• Silsiletu’z Zeheb (Altın Silsile) Hadisi

    Silsiletu’z Zeheb (Altın Silsile) Hadisi (Arapça: حديث سلسلة الذهب); İmam Rıza’nın (a.s) Merv’e doğru giderken Nişabur’da beyan ettiği tevhit ve şartları babındaki kudsi hadisidir. İmam Rıza (a.s) bu hadiste kendisini (imametin) tevhidin şartı bilmektedir. Bu hadis, Allah Resulüne (s.a.a) kadar uzanan ravilerin hepsinin masum imamlardan (a.s) olması ve nihayetinde de Allah-u Teâla’ya ulaşması hasebiyle “Altın Silsile” manasına gelen “Silsiletu’z Zeheb” hadisi olarak meşhur olmuştur.

    Daha Fazla ...
  • İslam İnkılabı Rehberi; Seyyid Ali Hamaney

    Seyyid Ali Hüseyni Hamaney (1939) (Farsça: سید علی حسینی خامنه‌ای); Şii taklit mercilerinden ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının ikinci rehberidir. İmam Hamaney 1989 yılında rehberlik makamına seçilmeden önce iki dönem cumhurbaşkanlığı ve bir müddette İslami Şura Meclisinde milletvekilliği yapmıştır. İmam Humeyni (r.a) tarafından geçici Tahran Cuma namazı hatipliği görevi de Seyyid Ali Hamaney’in şer’i makamlarındandır. İmam Hamaney İslam İnkılabının zaferinden önce Meşhed şehrinde en etkili din âlimlerinden (ruhanilerden) biri sayılmaktaydı.

    Daha Fazla ...
  • Kumeyl b. Ziyad Nahai

    Kumeyl b. Ziyad b. Nehik Nahai Suhbani Kufi (Arapça: کُمَیل بن زِیاد بن نَهِیک نَخَعی صُهبانی کوفی) (hicri kameri 12 - 82); Allah Resulünün (s.a.a) ashabının tabiinlerinden ve İmam Ali (a.s) ve İmam Hasan’ın (a.s) has yaranlarındandır. O, ikinci halife Osman’ın azledilmesini ve İmam Ali’nin (a.s) hilafetini gündeme getiren ilk kişilerden biridir. Kumeyl İmam Ali’nin (a.s) hükümeti döneminde bir müddet Hit bölgesi valiliğini yapmıştır.

    Daha Fazla ...
  • Kumeyl Duası

    Kumeyl Duası (Arapça: دعاء كميل); Kumeyl b. Ziyad en-Nahai’nin Hz. Ali’den (a.s) rivayet ettiği bir duadır. Bu dua Allah-ı tanıma ve günahların bağışlanması talebi noktasında engin ve yüce maarifleri içermektedir. Allame Meclisi (r.a) Kumeyl duasını en iyi dualardan biri saymıştır. Kumeyl Duasını Şialar Şaban ayının on beşinci gecesinde ve yine her Cuma gecesinde (Perşembe gününün akşamında) okumaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Salavatı Şabaniye

    Salavatı Şabaniye (Arapça: ‎الصلوات الشعبانية); Şaban ayının her gününün öğle vaktinde ve aynı şekilde on beşinci gecesinde okunması müstehap olan, İmam Seccad’dan (a.s) nakledilmiş bir duadır. Şialar bu duayı genellikle Şaban ayının her günü öğle ve ikindi namazları arasında okumaktadır. Bu salavatın ana ve asıl konusu Ehlibeyt’in (a.s) makam ve derecesini beyan etmek ve onların velayetine vurgu yapmaktır.

    Daha Fazla ...
  • Peygamber Efendimizin Bi'seti Hakkında Her Şey

    Meb’es (Arapça: مَبعَث), Hz. Muhamemd Mustafa’nın insanların hidayeti için Allah tarafından gönderilmesini zaman ve mekân olarak anlatan bir terimdir. “Meb’es” sözcüğünde “bi’set” manasına gelen masdar anlamı da yatmaktadır. Bi’set kelimesi İslam litaretüründe daha çok Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) için kullanılmaktadır. Efendimiz (s.a.a) 40 yaşında Nur dağında (Mekke şehri yakınlarında) Hira mağarasında peygamberliğe seçilmiş ve bu İslam dininin başlangıcı olmuştur. Bu olay İmamiye Şialarının meşhur görüşüne göre Hicretten 13 yıl önce Recep ayının 27’sinde gerçekleşmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Cuma Guslü

    Cuma Guslü (Arapça: غسل جمعه), Cuma günü alınan en önemli müstahap gusüllerden biridir. Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a) bu guslün önemi hakkında şöyle buyurmuştur: “Hiçbir zaman Cuma guslünü terk etme; her ne kadar yemek ve içme parandan kısmalı da olsan Cuma guslü için harca; çünkü cuma guslü en üstün ve önemli müstaplardan biridir.” Cuma guslünün vakti, Cuma sabah ezanından, Cuma öğlen vaktine kadardır.(1) Cuma öğleden sonra veya Cumartesi günü kazası yerine getirilebilir. Taklit mercilerin (müçtehitlerin) çoğunluğuna göre Cuma guslü ile namaz kılınamaz, namaz kılmak için abdest almak gerekir.

    Daha Fazla ...
  • Taharet ve Adapları

    Taharet (Arapça: طهارة‎; Türkçe: Temizlik), fıkhi ve İslami bir terimdir. Abdest, gusül ve teyemmüm gibi bazı şeri eylemlerin sonucunda elde edilir. Ayrıca Şia fıkhında adına “Mutahhirat” veya temizleyiciler denen necis şeylerin giderilmesinde de kullanılır. Necasetten taharet namaz gibi bazı ibadetlerin sahih olma şartlarından biridir. Zahiri taharet, elbise ve vücudun necasetten temiz olması, batini taharet abdest, gusül veya teyemmüm ile elde edilen temizlik ve nuranilik; ahlaki taharet ise ruhun şirk ve günah kirlerinden uzak ve temiz olması anlamındadır.

    Daha Fazla ...
  • Zekat Hakkında Her Şey

    Zekât (Arapça: الزكاةٌ), İslam fıkhında belirlenmiş belli miktardaki malın belirlenen yerlere verildiği muayyen miktardaki malın adıdır. Zekat, Füru-u dinden sayılmakta ve mali-ibadi bir farzdır. Dini kaynaklarda namaz ve cihadın yanında yer almakta ve İslam dininin beş direğinden biridir. Dini bir ibadet olan zekât Kur’an’da 59, hadislerde ise yaklaşık olarak 2000 kere geçmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Ailede Cinsiyet İş Bölümü

    İslam, kendi değersel perspektifinde, aileyi öteki fonksiyonların yanı sıra, kadın ve erkeklerin maişet açısından karşılıklı hizmet yeri olarak ele almaktadır. İslam, geçim ve maişeti temin görevini kadınların omuzundan aldığı gibi nafakasını da kocasının omuzlarına yüklemiştir, bu da pratik olarak erkekleri kadınların hizmetkârı karar kılmıştır. Ailenin maişet ihtiyaçlarını giderme, bilhassa ev işlerinde kocalarına yardım eden kadınları üstün kadınlar olarak tanıtmıştır. Elbette kadının her türlü ekonomik katkısı, ister ev işlerinde ve isterse başka yerlerde olsun onun arzu ve isteği şartına bağlıdır ve hiçbir zorlama ve icbar onun için söz konusu değildir, ancak bu işte onun için oldukça çok manevi sevap ve mükâfatların kararlaştırılması imanlı kadınların teşvik edilmesinde oldukça çok etkiye sahip olmuştur.

    Daha Fazla ...
  • Hadisler ışığında

    İnsan mecbur mudur, yoksa her şey insana mı bırakılmıştır

    “İnsanlar “kader” konusunda üç düşünceye sahiptirler: “Allah Azze ve Celle’nin insanları günah işlemeye mecbur ettiğini iddia eden kişi. Bu kişi hakikaten verdiği hükümle Allah’a zulmetmiş ve kâfir olmuştur. İşlerin insanların ihtiyarına bırakıldığını iddia eden kişi. Bu kişi hakikaten Allah’a hükümranlığında hakaret etmiş ve kâfir olmuştur. Allah’ın kullarına güç yetirebilecekleri şeyleri yüklediğine ve güç yetiremeyecekleri şeyleri yüklemediğine ve her ne zaman iyi işler yapsalar Allah’a hamd ederler ve her ne zaman bir kötülük yapsalar Allah’tan bağışlanma dilerler, düşüncesinde olan kişi ise işte bu kişi kâmil Müslüman’dır.”

    Daha Fazla ...
  • Yetim Malı

    Bizlerde bu konuda Muhakkikle aynı görüşü paylaşacak ve onun görüşünü kabul edeceğiz. Dolayısıyla eğer: “Suyun kalil (az) ve kür miktarından az olması dışında hiçbir necaset suyu necis edemez.” Denilirse, bu sözün mefhumunun anlamı fakat bu olur ki eğer su az olursa, “müstesna minhu’da olan genel kaziye (cümle) bozulur ve onun gereksinimi müstesna için cüzi hükmün sabit olmasıdır ve böyle denilebilir: hakiki mefhumu şöyle olur: “Onu hiçbir şeyin necis etmemesi söz konusu değildir” bundan da yalnızca cüziye kaziyesi istifade olunur.

    Daha Fazla ...
  • Regaib Kandili

    Leyletu’l Regaib veya Regaib gecesi (Arapça: لیلة الرغائب), arzular gecesi anlamına gelmektedir. Arapça bir ibaret olan rekaib, Recep ayındaki ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecedir. Müslümanların inancına göre bu gece melekler, beşeri toplumlara ilahî rahmeti ulaştırmak için yeryüzüne inerler. Rekaib gecesi İslam dünyasında ibadet ve dualarla geçirilmektedir.

    Daha Fazla ...
  • Recep Ayının Amelleri

    Recep veya Recebu’l Muracceb (رجب یا رجب المرجب), hicri-kameri ayların yedincisidir. Aynı şekilde Efendimizden (s.a.a) şöyle bir rivayet daha nakledilmiştir: “Her kim Recep ayında bir gün oruç tutarsa, bir ay boyunca oruç tutmuş gibi olur.” Recep ayının ilk Cuma akşamına “Leyletü’l Regaib” denir.

    Daha Fazla ...
  • Zehra - Hakikate Giden Yol

    Acaba bu çağın kadınları olan bizler kendimizi hiç sorguluyormuyuz bizler Allah için ne yapıyoruz! O'nun Resulu için ne yapıyoruz! Bizler bugünün şartlarıyla elimizde bukadar imkan varken Hz. Fatıma'yı ne kadar tanıyoruz?

    Daha Fazla ...
  • Humus Hakkında Her Şey

    Hums (Arapça: الخُمس), yıllık kazancın beşte biri ve bazı durumlarda maden, hazine gibi fıkıhta belirtilmiş şeylerin verildiği fıkhi bir terimdir. Humus, füruu dindendir ve 110 hadis ve Enfal Suresinin 41. Ayetinde kendisinden bahsedilmiştir. Humus, İslam fıkhının en önemli ve İmamiye fıkhının has konularındandır. Humsun hesaplanması ve verilmesi Şiaların yaşamları boyunca üzerinde ciddi bir şekilde durdukları şeri bir tekliftir.

    Daha Fazla ...
  • Allah'ı gereği gibi tanımadılar

    Muhaddislerin en fazılı şeyh-i celil Muhammed b. Yakup el-Kuleyni’nin muttasıl senetle naklettiği hadiste Zürare’nin Ebu Cafer’den (İmam Bakır aleyhi selam) şöyle duyduğu rivayet edilmiştir: “Şüphesiz ki aziz ve celil olan Allah nitelendirilemez. Nasıl nitelendirilsin ki? Nitekim kitabında şöyle buyurmuştur: “Allah'ı gereği gibi (tazim edemediler) tanımadılar.” Allah-u Teâlâ bir sıfatla nitelendirildiğinde, mutlaka o nitelendirmeden daha büyüktür…”

    Daha Fazla ...
  • Ailede Cinsiyete Dair Eşitsizlik

    Cinsiyete dair eşitsizlik (sex inepuality) yaşam şekilleri ve özellikle sahip oldukları hukuk, fırsatlar, ödüller ve ayrıcalıklar gibi etkenlerin iki cinsin toplumsal konumlarındaki farklılıkları üzerindeki etkisine işaret eder. Aile ve toplumda gizli ve açık cinsiyete dair eşitsizlik konusu, son onlu yıllarda pek çok sosyologun dikkatini kendisine yönlendirdiği konulardan birisi olup bu alanda en önemli rolü Feminist edebiyatının ifa ettiğinde şüphe yoktur. Sonuç itibariyle pek çok araştırmacı, toplumsallık yöntemlerinde eşitsizlik, öğretim, çalışma, siyaset, iş bölümü, spor, turistlik geziler, cinsel ilişkiler ve benzeri konularda cinsel eşitsizliğin çeşitli boyutlarını araştırmıştır. Özellikle bu tür araştırmaların getirileri cinsiyet unvanıyla sosyoloji konularının genişlemesi sağlanmıştır (Gender).

    Daha Fazla ...
  • Emri Bil Marûf ve Nehyi Anil Münker

    Emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münker (Arapça: الأمر بالمعروف و النهي عن المنكر), "İyiliği emretmek ve kötülükten men etmek" anlamına gelen Füru-u dinden iki farzı barından Kur'an kökenli bir Arapça ifade. Emr-i bi’l ma’ruf: farz bir ameli terk eden birisini o ameli yerine getirmesi için davette bulunmak, nehy-i anil münker ise günahkâr bir kimsenin haram bir işi yapmasına engel olmak için çaba sarf etmektir.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da Cihad ve Önemi

    Cihad (Arapça: جهاد), insanın can, mal ve diğer varlıkları ile Allah yolunda mücadele etmesini ifade eden İslami bir öğretidir. Terim olarak İslam’ın yayılması veya savunulması amacı ile savaş ve mücadele etmek anlamına gelir. Kur’an ayetleri gereği, her kim Allah yolunda can ve malını feda ederse, Allah nezdinde diğer Müslümanlardan daha üstündür ve Allah Teâlâ onlara cenneti müjdelemiş ve şehadet makamı vermiştir.

    Daha Fazla ...
  • Şehadeti münasebeti ile...

    Eyyami Fatıma / Fatıma Günleri

    Eyyami Fatımiye (Arapça: أیام الفاطمیه ; Fatıma günleri) veya Fatımiye, Şiaların Hz. Fatıma Zehra’nın (selamullahi aleyha) şehadet günleri münasebeti ile yas ve matem tuttukları günlerin adıdır.

    Daha Fazla ...
  • Hz. Zeyneb'in (s.a) Hayatı

    Hz. Zeynep (Arapça: حضرت زینب; Zaynab bint Ali), İmam Ali ve Hz. Fatıma’nın kızıdır. Hicretin beşinde veya altısında Medine’de dünyaya gelmiştir. Kendisi İmam Hüseyin ile birlikte Kerbela’da yer almıştır.Kerbela savaşı sonrasında Muharrem’in onunda (Aşura günü) bir grup Ehlibeyt ile birlikte esir düşmüş veKufe’ye oradan da Şam’a götürülmüştür. Esareti boyunca öteki esirleri koruyup kollamasının yanı sıra insanları irşat edici aydınlatıcı hutbeler de okumuştur. Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şecaat, fesahat ve belagati ile örnek gösterilir bir kişilik ile Kerbela kıyamının kalıcı olmasına neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre hicretin 63’ünde Şam’da hayatını kaybetmiş ve orada defnedilmiştir.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da Tekbir ve Önemi

    Tekbir (Arapça: التکبیر), Allah-u Ekber (الله أكبر) şeklinde ifade edilen İslamî bir kavramdır. Sözlükte Allah'ın üstün, yüce ve ulu olduğunu ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de yalnızca bir kere geçmiştir. Allah-u Ekber zikrinin oldukça çok fazileti ve sevabı vardır. Bu zikri söylemek ve hatta her hâlette bu zikirle meşgul olmak müstahaptır. Bir çok dua ve farz zikrin bir bileşenidir. Nitekim “Tesbihat-ı Erbaa”da farz, Hz. Fatıma’nın tesbihatında müstahap ve ayrıca ezan ve ikamede de bu zikir yer almaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Namaz Sonrası Tesbihat ve Takibat

    Takibat (Arapça: تعقیبات), namazlardan sonra yapılan bazı müstahap amellerdir. Namaz, İslam dininde emrolunan en önemli farizelerden biridir. Namaz öncesi veya sonrasında dini adaplardan sayılan bazı ameller yerine getirilmektedir. Namaz sonrası yapılan ameller mecmuasına takibat denmektedir.

    Daha Fazla ...
  • Allah Ehlinin Teveccühü Hakk’ın Cemalinde ve Visalin Hubbundadır

    Vicdan sahibi herkes bilir ki insan asli yapısı ve fıtratı gereği tam ve mutlak olan kemale âşıktır ve gönlü mutlak güzel ve her açıdan mükemmel olana yöneliktir ve bu, Allah -Tebarek ve Teâlâ’nın- insanoğluna bağışladığı ilahî fıtrat nimetlerinden biridir. Bu mutlak sevgiyle mülk ve melekut âlemi idare edilir ve mutlak kemale aşık olanların vuslat sebebi temin edilir.

    Daha Fazla ...
  • Cinsel Eşitsizlik Süreci

    Genel anlamda İslam, yaklaşık aile kurumunun toplumsal işlevlerinin tamamını varsayım hakikatleri olarak nazarda tutar ve değersel yönden de İslam, işlevlerin çoğunu teyit eder. İslam’ın işlevlerini ifa eden ideal aile modeli cinsel gereksinimlerin düzenli doyurulması, neslin çoğaltılması, koruma, gözetleme, toplumsallık, duygusal ihtiyaçların giderilmesi, çocuklar için meşru babanın temin edilmesi, toplumun kontrolü ve ekonomik hizmetlerin üstlenilmesini ifa eden bir ailedir.

    Daha Fazla ...
  • Kur'an-ı Kerim Hakkında Her Şey

    Kur’an (Arapça: القرآن‎, İngilizce: Quran) veya Kur’an-ı Kerîm (Arapça: القرآن الكريم) Müslümanların semavi kitabı olup onların inancına göre lafızlarının aynısı Vahiy Meleği Cebrail’in aracılığıyla Allah Teâlâ tarafından Levhi Mahfuz’dan 23 yıl boyunca Peygamberin kalbi ve diline nazil olmuş ve Peygamberin doğrudan ve sürekli gözetimi altında bizzat kendi yakınları ve bir grup Vahiy Kâtibi aracılığı ile yazılmıştır. Ashaplar arasında pek çok Kur’an hafızları Kur’an’ı hıfzedip tevatür yoluyla nakletmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Hidayet İmamları dünyayı aydınlatıyor...

    İmam Hasan Askeri'nin Hayatı

    Ebu Muhammed Hasan b. Ali (a.s), İsna Aşeri (On İki İmam) Şialarının 11. İmamıdır. Babası (İmam Hadi) ve kendisinin Asker’de (Samarra) zorla alıkonulmasından dolayı bu iki imam Askeri diye ünlü olmuşlardır. Samarra’daki zorunlu ikamet, bu iki imamın (a.s) tüm hareketlerinin hükümet güçleri tarafından kontrol altında tutulmasına neden olmuştur. Dolayısıyla Şialar, bu dönemde imama (a.s) ulaşmakta büyük kısıtlamalarla karşı karşıya kalmıştır.

    Daha Fazla ...
buyuk-yarisma
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki