Şiiler neden Sahihi Buhari’ye itimat etmemekte ve hadis nakletmemektedirler?

  • News Code : 355067
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA
Brief

Cevabın daha iyi anlaşılması için öncelikle Buhari’nin yazarını tanımamız gerekmektedir. Buhari’nin yazarı Muhammed bin İsmail Buhari (vefat tarihi 256 kameri) bir süre Nişabur[1] şehrinde yaşamıştır. O dönemler Nişabur şehri Ehli sünnetin önemli ilmi merkezlerinden biri konumundaydı. Büyük ulemalar ve edipler bu ilmi havzada yetişmiştir. Hatta İmam Rıza (a.s) Medine’den Meşhed’e giderken Nişabur kentinden geçerken burada öğrenim gören alimler, edipler ve öğrenciler imam Rıza’nın (a.s) yolunu keserek ondan Peygamber efendimizden kendi senediyle bir hadis nakletmesini istemişlerdir.*

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Buhari, Nişabur ilmi havzasının büyüklerinden olan Ebu Zerai Razi, Ebu Hatem Razi ve Muhammed bin Yahya Nişaburi gibi üstatların yanında bulunmuş ve onların şakirtliğini yapmıştır. Muhammed bin Yahya bin Abdullah bin Halit Zehli Nişaburi (ölümü 258) Nişabur medresesinin büyük alimi ve Buhari ve Müslim’in şeyhidir.[2] O ve bazı Nişabur ulaması Buhari’nin akaidinin batıl olduğuna inanmaktaydılar. Dolayısıyla ondan hadis nakledilmesi yasaklanmıştı. Buhari ve Müslim’i akaitte sapma gerekçesiyle Nişabur’dan kovmuşlardı.[3] Bundan dolayı Buhari, kitabında Muhammed bin Yahya’dan rivayet naklettiğinde onun adını sarih ve açıkça getirmez, onun yerine Muhammed, Muhammed bin Abdullah (dedesi) veya Muhammed bin Halit (dedesinin babası) isimleriyle getirir.[4]  

Cerh ve tadil konusunda mütaahhirlerin imamı ve muasırın itimat ettiği Şemsettin Zehebi, “El- Muğni Fi’z Zuafa” kitabında Muhammed bin İsmail Buhari’den bahsetmiş ve onun hakkında şöyle demiştir: “Buhari, Ebu Zerai ve Ebu Hatem Razi’nin ta’n ve hakaretinden ari değildi.”[5]  

Buhari, sadece Şiaların yanında itimat edilmeyen ve güvenilmeyen olarak anılmaz, bilakis Buhari kendi asrındaki büyük ehli sünnet ulemaları tarafından hatta kendi üstatları tarafından bile eleştirilmiş ve akaidinin batıl olduğu söylenmiştir. İbn Hacer, Buhari’yi müdlisler[6] (aldatan, kandıran) tabakasından saymıştır. Fethul Bari kitabında Buhari’nin akaidini Hüseyin El Kerabisi ve İbn Kelab’tan[7] aldığını tasrih etmektedir. “Tehzibu’l Tehzib” kitabında ise İbn Kelab’ın Hıristiyan[8] olduğunu ifade eder. Bu sebepten dolayı Buhari’de İsrailiyat çoktur…

Buhari, ilk önce Hanefi mezhebine eğilim göstermiş, ama daha sonra Şafi mezhebine girmiştir. Bu sebepten dolayı Ebu Hanife’yi “Ez Zuafa ve’l Metrukin” kitabında adını getirmekte ve onun hakkında şöyle demektedir:  

لعنه اللَّه، يهدم الإسلام عروة عروة وما ولد مولود أشرّ منه

“Allah ona lanet etsin, İslam’ı ilmik ilmik ederek tahrip etmiştir. Ondan daha kötü birisi dünyaya gelmemiştir.”[9][10] (Ebu Hanife hakkında sadece Buhari yorum yapmamış bilakis bir çok ehli sünnet büyüğü onun hakkında kötü açıklamalarda bulunmuşlardır. Örneğin Dört ehli sünnet imamından biri olan İmam Malik Ebu Hanife hakkında şöyle demektedir: “İslam’da Ebu Hanife’den daha uğursuz biri dünyaya gelmemiştir.” Başka bir yerde “Ebu Hanife’nin bu ümmete fitnesinin zararı, iblisin zararından daha çoktur” demiştir.

Dört ehli sünnet imamından bir diğeri olan Ahmet bin Hambeli, Ebu Hanife hakkında şöyle demiştir: “Ebu Hanife’nin sözleriyle (at veya eşek) pisliği benim açımdan eşittir.”   

Dört ehli sünnet imamından biri olan İmam Şafi ise şöyle yazmaktadır: Ebu Hanife’nin 120 veya 130 sayfası olan kitabına baktım. 80 sayfası abdest ve namaz hakkındaydı. Bunlar ya Allah’ın kitabına veya Resulü Ekrem’in (s.a.a) sünnetine muhalifti… Tarih-i Bağdad Li’l Hatib Bağdadi, c. 13, s.413)

Buhari’nin Zayıf Olduğuna Dair Deliller

Şiaların Buhari’nin rivayetlerine itimat etmemesinin bazı sebepleri şunlardan ibarettir:

1. Buhari, Hz. İmam Hadi ve Hz. İmam Hasan Askeri (a.s) döneminde yaşamıştır. Ancak kitabında bir tane bile bu iki imamdan hadis olmadığı gibi önceki imamlardan da hadis nakletmemiştir. Buhari, o kadar çok taassup sahibiydi ki hatta İmamların çocuklarından ve ashabından bile hiçbir hadis nakletmemiştir!! Halbuki imamların (a.s) ashabı arasında çok büyük ulemalar ve muhaddisler bulunmaktaydı. Buraya kadar şayet Buhari’nin Resulullah’ın (s.a.a) Ehlibeytine karşı (a.s) bir inadının olmadığı düşünülebilir. Hadis nakletmemesinin sebebi sadece Peygamber efendimizin ehlibeytine sevgi beslemediğinden kaynaklanmış denilebilir, ancak buna karşın Ehlibeyt’e (a.s) açıkça ve aleni bir biçimde düşmanlık güden Harici ve Nasibilerden bir çok hadis nakletmiştir!! Elbette Buhari’nin böyle yapması onun düşmanlığını ve Ehlibeyt düşmanlarına olan güvenini göstermektedir. Bazı ehli sünnet ulaması Buhari’nin bu tutumunu tevcih etmeye kalkmış ve şöyle demişlerdir: Buhari’nin hadis naklettiği bu hariciler şayet o dönemler Peygamber Ehlibeytine düşmanlık gütmüyorlardı ve o dönemlerde harici ve nasibi çatısı altına girmemişlerdi! İbn Hacer Askalani, bazı ehli sünnet alimlerinin bu görüşünü zikrettikten sonra hepsini reddetmektedir. Her ne olursa olsun İmran bin Hattan gibi birisinden hadis nakletmesi bu ihtimali çürütmektedir. İmran bin Hattan, İmam Ali’nin (a.s) katili İbn Mülcem hakkında şiir okumuş ve Emirel Müminin Hz. Ali’yi (a.s) şehit ettiği için ona teşekkür etmiştir![11] Sonuç olarak Buhari’nin böyle birinden hadis nakletmesi onun Peygamber Ehlibeyt’ine (a.s) olan düşmanlığını açıkça ortaya koymaktadır. Sadece bu delil bile ona güvenilemeyeceğini ve naklettiği hadislerin reddine yeterlidir.

2. Sahihi Müslim’de Ehlibeytin (a.s) bazı fazilet ve menkıbeleri zikredilmiştir. Ancak Buhari, bu hadisleri nakletmekten sakınmıştır. Bu konu bile onun Peygamber Ehlibeytine olan muhalefetini ortaya koymaktadır. Şayet Sahihi Buhari’nin Sahihi Müslim’e tercih edilmesinin sebebi de bazı taassup sahibi Sünnilerden kaynaklanmıştır.

3. Buhari’nin kitabındaki hadislerde tahrif ve oynama oldukça fazladır. Sahihi Müslim’de rivayet edilen bazı hadisler aynı senet akışıyla Sahihi Buhari’de de nakledilmiştir, ancak aynı hadis birkaç hadise bölünmüş ve farklı şekillerde nakledilmiştir.[12] Bunun kendisi açıkça hadislerde oynandığını göstermektedir.

4. İbn Hacer, Buhari ve Müslim’in kitaplarını inceledikten sonra şöyle yazmaktadır:

حصل لمسلم في كتابه حظ عظيم مفرط لم يحصل لأحد مثله، بحيث أن بعض الناس كان يفضّله على صحيح محمّد بن إسماعيل، وذلك لما اختص به من جمع الطرق وجودة السياق والمحافظة على أداء الألفاظ كما هي من غير تقطيع ولا رواية بمعنى

 “Müslim bin Haccac için hasıl olan büyük fayda, ondan başka kimse için hasıl olmamıştır. Bundan dolayı bazıları onu Muhammed Bin İsmail’in sahihinden daha faziletli saymıştır. Çünkü yolun birliği, siyakta dikkat, lafızların edasının korunması,  Segmentasyon, bölümleme ve manayla nakilden kaçınmıştır.”[13] 

4. Hadisleri bölümlemesi.

5. Hadisleri manalarına göre nakletmesi.

6. Rivayetlerin lafızlarını korumaması. (farklı lafızlarda getirmesi)

7. Uydurma ve zayıf hadislerin Buhari’de bulunması.

8. Sahihi Buhari’deki sıkıntılardan biri de tüm kitabın ona ait olup olmadığının tartışma konusu olması. Bazı ulemalar bu konuyu kendi yerinde ele alıp incelemiştir.

Kısacası zikrettiğimiz bu hata ve yanlışlıkların dışında şahsiyeti hakkındaki bir çok menfi sözler doğal olarak Şia’nın ona itimat etmemesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla kitabına güvenmemektedirler. Ancak bazı yerlerde Sahihi Buhari’den kaynak getirilmesi başka bir konudur. Bunun anlamı ona itimat edildiğinden değil Ehli sünnet nezdinde kabul edildiğinden delil ve kanıt anlamında getirilmektedir.[14]    

* Bu makalede nakledilen tüm kitap, kaynak ve ulemalar Ehli sünnete aittir.

ABNA24.COM

...................................................................................

[1] - Nişabur, İran’ın Horasan bölgesinde bir şehirdir.

[2] - Tarih-i Bağdat, 2 / 31 ve 32: 424.

[3] - Tarih-i Bağdat aynı adres ve Seyr-u İ’lamu’n Nubela, 12 / 456-463

[4] - Vefayetu’l A’yan, 5 / 195: 248.

[5] - El- Muğni Fi’z Zuafa, 2 / 268: 5311.

[6] - Tabakatu’l Mudlisin, 24: 23

[7] - Fethu’l Bari, 1 / 243.

[8] - Tehzibu’l Tehzib, 2 / 310 – 311 ve El- Vafi Bi’l Vafiyat, 17 / 265.

[9] - El- İntika fi Fezailu’s Selasete’l Eimete’l Fukaha, 1 / 149 ve Ez Zuafa Buhari, 1 / 132: 388.

[10] - Bu konuda şüphesi olan okuyucularımız şu internet adreslerine başvurabilirler:

  1. http://www.mumsema.com/sizden-gelen-sorular/105825-imam-buhari-ile-imam-i-azam-ebu-hanife-arasinda-bir-sorun-mu-vardi.html 
  2. http://forum.memurlar.net/konu/750703/ 
  3. http://www.iktibasdergisi.com/author_article_detail.php?id=303 
  4. http://www.sorularlaislamiyet.com/article/10268/imam-buhari-imam-azam-i-elestirmis-midir.html 

[11] - İbn Hattan’ın İbn Mülcem’i öven şiiri şudur:

يا ضربة من تقيٍّ ما أراد بها                     إلّا ليبلغ من ذي العرش رضوانا

إني لأذكره حيناً وأحسبه‏                           أوفى البرية عند اللَّه ميزانا

Fethu’l Bari, 10 / 290; El-İstiab, 3 / 1128; El- İsabet, 5 / 303: 6880; Tarih-i Dimeşk, 43 / 495 ve Seyr İ’lamu’n Nubela, 4 / 215.

[12] - Örnek olarak Sahihi Buhari’deki Teyemmüm ve Bey (alış veriş) bablarındaki hadislerle Sahihi Müslim’deki hadisler karşılaştırılabilir.

[13] - Tehzibu’l Tehzib, 10 / 114: 227.

[14] - Cevahiru’l Kelam Fi Marifeti’l İmamet ve’l İmam, Ayetullah Seyyid Ali Milani, s. 84.


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

conference-abu-talib
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki