Allame Meclisi (r.a)

Cinsel Konuların Adabı ve Zifaf Gecesi

  • News Code : 182595
  • Source : Ehl-i Beyt Haber Ajansı
İmam Sadık (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: “Bir erkek çarşamba gecesi hanımıyla cima etmemelidir.”

Yine İmam diğer bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ayın başında, ortasında ve sonunda cima etme ki, çocuğun düşmesine sebep olur ve eğer çocuk olursa, deli veya sara hastası olabilir. Görmez misin sara nöbetine yakalanmış bir kimseyi; genellikle ayın başında veya sonunda olur.

(Bu hadislerdeki ay Arap ayıdır. Araplarda geceden kast edilen, günün akşam namazından sonraki vakti bir sonraki günün vaktinden sayılır:  Mesela Perşembe gecesi denildiğinde, kastedilen Çarşamba günü akşam ezanından sonra başlayan vakittir.)

Hz. Resul (sallalahu aleyhi ve alih) şöyle buyurmuştur: “Her kim karısıyla adetli iken cima eder ve sonra çocuğu olursa, cüzzam ve alaca hastalığı hastalığına yakalanırsa, kendisinden başkasını suçlamasın.”

İmam Sadık (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: “Zina zade ve annesi adetli iken ona hamile kalmış kimsenin dışında bize düşman olan yoktur.”

İmam Sadık (aleyhi selam) sahih bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Cima ettiğiniz zaman konuşmayın ki, çocuk olursa, dilsiz olmasından korkulur ve o esnada kadının avret yerine bakmayın ki, çocuk olursa, kör olmasından korkulur.” 

Hz. Resul (sallalahu aleyhi ve alih) şöyle buyurmuştur: “Canımın onun kudreti kapsamında olduğu O Allah’ın hakkı için, eğer bir kimse karısıyla cima eder ve o evde bir şahıs uyanık olur da onları görür veya seslerini, nefeslerini duyarsa, onlardan doğacak çocuk kurtuluşa erenlerden olmaz ve zinakâr olur.”

İmam Sadık’tan (aleyhi selam) şöyle sordular: “Bir erkek çırılçıplak olarak cima edebilir mi?” İmam (aleyhi selam) “Hayır”  cevabını verdi ve şöyle buyurdu: “Kıbleye doğru veya arkası kıbleye doğru gelecek bir şekilde cima etmesin ve gemide cima etmesin.” 

Hz. Resul (sallalahu aleyhi ve alih) muhtelim olan (kendisinden uykuda meni gelen kimse) kimsenin gusül etmeden önce cima etmesini yasaklamış ve şöyle buyurmuştur: “Eğer cima eder, çocuk olur ve deli olursa, kendisinden başkasını suçlamasın.”

İmam Sadık (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: “Güneş doğup sarı olduğu vakit ve yine aynı şekilde güneş batarken ve sarı olduğunda cünüp olmak mekruhtur.”

Hz. Emir-ül Müminin (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: “Ramazan ayının ilk gecesi cima etmek müstehaptır.”

Ebu Said-i Hudri’den şöyle nakledilmiştir: “Hz. Hz. Resul (sallalahu aleyhi ve alih), Hz. Emir-ül Mümini’ne şöyle vasiyet etti: “Gelin evine geldiğinde oturması için ayakkabılarını çıkar ve ayaklarını yıka. O suyu evin köşe bucağına serpiştir. Eğer böyle yaparsan, Allah sana yetmiş bin çeşit rahmet gönderir ki, gelinin başına iner. Öyle ki, o bereket evin her köşesine ulaşır ve gelin o evde olduğu müddetçe deli olmaktan, yara ve alaca hastalığı hastalığından korunmuş olur. Gelini yedi gün süt, sirke, geşniz (maydanoza benzeyen bir ot) ve ekşi elma yemekten alıkoy.”  Sonra Hz. Emir-ül Müminin (aleyhi selam) “Ya Resulallah! Hangi sebepten dolayı onu bunlardan engelleyeyim?” dedi. Hazret buyurdular:“Zira bunları yemekten dolayı rahim soğuk ve kısır olur ve çocuk doğurmaz. Evin bir köşesine düşmüş hasır bile çocuk doğuramayan kadından daha iyidir.” 

Ya Ali! Hanımınla ayın evvelinde ve ortasında cima etme ki delilik, cüzzam ve zihinsel özürlülük o kadın ve çocuğunda oluşabilir.

Ya Ali! Öğle vakti cima etme ki eğer çocuk olursa şaşı olur.

 “Ya Ali! Diğer bir kadının şehveti ve arzusu ile kendi kadınınla cima etme ki, eğer çocuk olursa, hain veya deli olur.”

Ya Ali cünüplü her kimse kendi karısıyla fıraşta (halı veya yatakta) yatmışken kuran okumasın ki gökyüzünden bir ateşin o ikisine nazil olup onları yakmasından korkarım.

 “Ya Ali! Sen kendine ait bir bez ve hanımında kendisine ait bir bez bulundurmadıkça cima etme. Her ikiniz aynı bezle kurulanmayın ki, sizin aranızda düşmanlık oluşur ve sonunda ayrılığa kadar çeker.”

 “Ya Ali! Hanımınla ayakta cima etme ki, o eşeklerin işidir ve eğer çocuk olursa, eşekler gibi yatağına idrar yapar.”

 “Ya Ali! Fıtır bayramının gecesinde cima etme. Eğer çocuk olursa, ondan çok fazla şer ortaya çıkar.”

 “Ya Ali! Kurban bayramının gecesinde cima etme. Eğer çocuk olursa, elinde dört veya altıparmak bulunur.”

 “Ya Ali! Meyvesi bulunan ağacın altında cima etme. Eğer çocuk olursa, cellât, insanları öldüren veya zulmün elebaşı ve reisi olur.”

 “Ya Ali! Bir perde asmadıkça güneş altında cima etme. Eğer çocuk olursa, ölünceye kadar her zaman kötü halde ve perişanlık içerisinde olur.”

 “Ya Ali! Ezan ve ikamet arasında cima etme. Eğer çocuk olursa, kan dökmekten korkmaz.”

 “Ya Ali! Hanımın hamile olduğunda abdestsiz olarak onunla cima etme. Eğer böyle yaparsan doğacak çocuk katı yürekli ve cimri olur.”

 “Ya Ali! Şaban ayının ortasında cima etme. Eğer çocuk olursa, uğursuz olur ve yüzünde siyah bir leke olur.”

 “Ya Ali! Şaban ayının son gecesi cima etme. Eğer çocuk olursa, eşar ve zalimlerin yardımcısı olur. Birçok kimsenin helakı onun eliyle olur.”

 “Ya Ali! Evin üstünde cima etme. Eğer çocuk olursa, münafık, riyakâr ve bidat sahibi olur.”

 “Ya Ali! Yolculuğa çıkarsan, çıkacağın gece cima etme. Eğer çocuk olursa, malını haksız yere harcar ve israf edenler şeytanların kardeşleridir. Eğer üç gün sürecek olan bir yolculuğa çıkarsan, (çıkmadan önce) cima etme. Eğer çocuk olursa, zalimlerin yaveri olur.”

 “Ya Ali! Pazartesi gecesi cima et. Eğer çocuk olursa, Kur’an hafızı ve Allah’ın verdiğine razı olur

 “Ya Ali! Eğer Salı gecesi cima edersen ve çocuk olursa, İslam saadetinden sonra, rızıklanır ve ağzı hoş kokulu, kalbi merhametli, eli cömert ve dili gıybet ve iftiradan pak olur.”

 “Ya Ali! Eğer Perşembe gecesi cima edersen ve çocuk olursa, şeriat hâkimlerinden bir hâkim veya âlimlerden bir âlim olur. Eğer Perşembe günü zeval vakti (gün ortası, öğle ezanı vakti) iken hanımınla cima edersen ve çocuk olursa, yaşlanıncaya kadar şeytan ona yaklaşmaz ve Allah ona dünyada ve dinde selametlik nasip eder.”

 “Ya Ali! Eğer Cuma gecesi cima edersen ve çocuk olursa, hatip ve konuşmacı olur. Eğer Cuma günü ikindiden sonra cima edersen ve çocuk olursa,  bilginlerden olur. Eğer Cuma gecesi yatsı namazından sonra cima edersen, o çocuğun seçkin kullardan olması ümidi vardır”

 “Ya Ali! Gecenin ilk saatlerinde cima etme ki eğer çocuk olursa, sihirbaz olmayacağına ve dünyayı ahirete tercih etmeyeceğine dair bir güvencen yoktur.”

 “Ya Ali! Benim Cebrail’den (aleyhi selam) öğrendiğim gibi bu vasiyeti benden öğren.”

İmam Muhammed Bakır (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: “Ne zaman sizi düğüne davet etseler, geç gidiniz. Zira size dünyayı hatırlatır. Sizi cenaze merasimine çağırdıklarında ise, çabuk gidin. Çünkü size ahireti hatırlatır.”

Hz. Emir-ül Müminin (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: “Bir kimse eşiyle birlikte olmak istediğinde acele etmesin ki, kadınlarla( ilgili) bir takım işler vardır. Bir kimse ne zaman bir kadın görür ve ondan hoşlanırsa, gitsin kendi hanımıyla cima etsin. Bunda olan şey onda da vardır ve kalbinde şeytana yol vermesin. Eğer eşi yoksa iki rekât namaz kılsın, Allah’a fazlasıyla hamdetsin, Hz. Muhammed’e ve O’nun soyuna salâvat getirsin. Sonra Allah’ın fazlından eş talebinde bulunsun. Elbette onu haramdan ihtiyaçsız edecek olanı nasip edecektir.”

Hz. Resul (sallalahu aleyhi ve alih) muteber bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Kadın ve erkek cima ettiklerinde, iki merkep gibi çıplak olmasınlar. Eğer böyle yaparlarsa, melekler onlardan uzaklaşır.”

Muteber bir hadiste İmam Muhammed Bakır (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: “Dokuz yaşını doldurmamış bir kızla cima etmek caiz değildir. Eğer eder ve bir zararı dokunursa, o kadından sorumludur. 

Muteber bir hadiste şöyle nakledilmiştir: “Sabahın başlangıcıyla güneşin doğuşuna kadar, güneşin batmağa başladığı andan itibaren, güneşin tamamen batışına ve batıdaki kızıllığın yok oluşuna kadar, güneş tutulması olduğu günde, ay tutulması olduğu gece, kara, kırmızı ve sarı rüzgârların estiği gece veya gündüz cima etmek mekruhtur. Vallahi (biri) bu vakitlerde cima ederse ve onun çocuğu olursa, onda sevdiği bir şeyi göremez. Zira ilahi gazap ayetlerini hafife almıştır.”

Fıkh-ur Rıza’da “Meyyit guslü verdikten sonra ve gusül etmeden önce cima etmek istersen, abdest al ve sonra cima et”  diye yazılmıştır.

Sahih bir hadiste İmam Rıza (aleyhi selam) şöyle buyurmuştur: “İmam Sadık (aleyhi selam) cima ettikten sonra ve gusül etmeden önce (tekrar) cima etmek istediklerinde abdest alıyorlardı.”

Diğer bir rivayette “Eğer bir kimsenin üzerinde Allah’ın ismi yazılı olan bir yüzük varsa, cima etmesin ”  diye belirtilmiştir.

Hilyetu’l Muttakin

Download FILES


32 course of competition of Holy Quran
Tekfirci Akımlar Konferansı