Bilal-i Habeşî’nin Hayatı

  • News Code : 229912
  • Source : Ehl-i Beyt Haber Ajansı ABNA
Bilal b. Ribah-i Habeşi’nin künyesi Ebu Abdullah idi. O Allah Resulü’nün (s.a.a) biseti zamanında Mekke’de yaşayan kölelerden biri idi. Annesinin adı Hamame idi ve Beni Cumh kabilesinde yaşıyordu. Can ve gönülden İslam dinini kabul eden Bilal-i Habeşi müşriklerin işkenceleri karşısında şiddetle direniyor ve mukavemet gösteriyordu. Yaygın olan görüşe göre Bilal-i Habeşi (Umeyye b. Halef’in kölesi) de efendisi ile aynı kabileden idi ve onun evinde yaşıyordu.

Umeyye b. Halef Bilal-i Habeşi’yi sıcak günlerde öğlen vakti evden dışarı çıkarıyor ve Mekke’nin sıcak çakıl taşlarının üzerine yatırıyor ve göğsünün üzerine büyük bir taş koyuyor ve ona şöyle diyordu: “Allah’a yemin olsun ki ölünceye kadar bu halet üzere olacaksın ya da Muhammed’in ilahından el çekip Lat ve Uzza putlarına ibadet edeceksin.” Ama bu sabır ve direniş abidesi olan Bilal-i Habeşi sürekli olarak işkenceler altında “Ahad! Ahad!” (yani Allah birdir, Allah birdir) diye feryat ediyordu. Bir gün Hz. Hatice’nin amcasının oğlu olan Varaka b. Nevfel onun yanından geçiyordu. Bilal’in işkenceler altında “Ahad, Ahad!” diye feryat ettiğini gördü ve bunun üzerine Nevfel de “Ahad! Ahad!” diye bağırdı. Ardından Ümeyye’ye ve diğerlerine şöyle dedi: “Allah’a yemin olsun ki eğer onu bu hal üzere öldürecek olursanız ben onun kabrini mukaddes bir ziyaretgah halinde getiririz ve böylece ondan teberrük umarız.” Bazılarına göre ise Ebu Cehil Bilal’e işkence ile görevlendirilmişti.

Bilal-i Habeşi o zor ve içler acısı durumda yaşadı. Sonunda Allah resulü (s.a.a) onu satın aldı ve Allah yolunda azad etti. Zira söylenildiğine göre bir gün Allah Resulü (s.a.a) Ebu Bekir’e şöyle dedi: “Eğer bir şeyim olsaydı Bilal’i satın alırdım.” Bunun üzerine Ebu Bekir Abbas b. Abdulmuttalib’in yanına geldi ve Allah Resulü (s.a.a)’nün sözünü ona aktardı. Allah Resulü’nün (s.a.a) amcası Abbas’ta Bilal’in özgürlük vesilesini temin etti ve onu Beni Cumh kabilesinden sahibi olan bir kadından satın aldı.

Bilal, Allah Resulü’nün (s.a.a) müezzini idi. bu yüzden Allah Resulü’nün (s.a.a) vefatından sonra Hz. Ali’ye (a.s) çok saygı duyuyordu. Diğerlerine asla biat etmedi ve şöyle buyurdu: “Ben Allah Resulü’nün (s.a.a) tanıtmadığı bir kimseye biat etmem. Allah Resulü’nün (s.a.a) tayin ettiği kimseye ise kıyamet gününe kadar biatli haldeyim.” Ömer şöyle dedi: “Babası yok olasıca! O halde artık burada durma.” Bunun üzerine Bilal-i Habeşi, bir grupla birlikte Şam’a gitti ve H. K. 20. yılda orada vefat etti.

Evet, salih bir genç olan Bilal-i Habeşi dinini korumak için bütün zorluklara tahammül etti ve ömrünün son anına kadar sabır ve direniş gösterdi. Bilal-i Habeşi Allah Resulü’nün (s.a.a) vefalı bir sahabesi sayılıyordu. Bütün savaşlarda Allah Resulü’nün (s.a.a) yanında hazır bulunmuştur. [1]

ABNA.İR

[1] el-İsabe, c. 1, s. 165; A’yan’uş Şia, c. 3, s. 601; Tabakat, İbn-i Sa’d, c. 3, s. 174; Sıfat’us Safvet, c. 1, s. 171; Hilyet’ul Evliya, c. 1, s. 147; Tarih’ul Hamis, c. 2, s. 245; es-Sehih min Siret’in Nebiyy’il A’zam, c. 2, s. 34; Tarih-i Ya’kubi, c. 2, s. 42; es-Siret’un Nebeviyye, İbn-i Kesir, c. 2, s. 336; Hayat’us Sahabe, c. 2, s. 132; Sire-i İbn-i Hişam, c. 1, s. 339; Usd’ul Gabe, c. 1, s. 206; Sefinet’ul Bihar, c. 1, s. 104; Bihar’ul Envar, c. 22, s. 264; Vefa’ul Vefa, c. 2, s. 477 ve Şerh-u Nehc’il Belağa, İbn-i Ebi’l Hadid, c. 17, s. 283

Download FILES


8th Conference of Imamia Medics Intrnational
Tekfirci Akımlar Konferansı