ABD'nin yeni kabusu: Öfke nöbetleri had safhada

  • News Code : 884889
  • Source : Aydınlık
Brief

'Türk-Rus yakınlaşması ABD'nin yeni kabusu. Caydırıcılık kırbaçları da işlevini yitiriyor. Kurduğu dünya düzeni sirki' artık temelden çatırdamaya başladı.'

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- "Türkiye'nin üç asırdır rekabet halindeki Rusya ile yakınlaşması ve Suriye başta olmak üzere bölgesinde bağımsız politika izleme kararlılığı her bakımdan Atlantik'in yeni kâbusu haline geldi."

Sabah gazetesi yazarı Bercan Tutar, "ABD'nin yeni kıyameti Türk-Rus ittifakı" başlıklı yazısına böyle başlıyor.

Türk-Rus ilişkilerinin durumunu ve bunun ABD'ye yansımalarını değerlendiren Tutar'ın tespitlerinin satırbaşları şöyle:

"DEAŞ, FETÖ ve PKK projeleri ters tepen ABD'nin Suriye'deki YPG tezgâhı da çöküyor.

ABD'deki öfke nöbetleri bu nedenle had safhaya ulaşmış durumda.

NATO tatbikatlarındaki simülasyonlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 'düşman kuvvetler' safında gösterip YPG'li teröristleri ise 'general' diye taltif etme küstahlığında bulunan ABD yönetimi, ektiğini biçiyor sadece. Ve yaklaşan fırtınanın da farkındalar.

Bu yüzden ABD 'sopa'yı bırakıp şu sıralar bazen 'havuç' uzatıyor Türkiye'ye. Bir de sanki Türkiye, Rusya'nın oyununa geliyormuş gibi bir atmosfer oluşturma gayreti içindeler.

Nitekim Pentagon'un İstihbarat Departmanı Müdürü Robert Ashley, önceki gün yine "Rusya, Türkiye ile yakınlaşarak NATO'daki anlaşmazlıklarıderinleştirmeye çalışıyor" sakızını ağzına aldı.

Zeytin Dalı Harekâtı'ndan üç gün sonra 23 Ocak'ta ise ABD Dışişleri Bakanlığı da Rusya'nın operasyona verdiği desteği 'Türkiye ve ABD gibi iki NATO müttefikinin arasını açma gayreti' diye nitelemişti.

Oysa asıl tezgâh kuran ve Türkiye'ye yönelik devreye soktuğu sinsi oyunlarının altında kalan aktör bizzat ABD'nin kendisi. 'Havuç ve sopa' siyasetiyle karşısındaki aktörün kültür, tarih, devlet ve medeniyetini yok sayarak ona deyim yerindeyse bir 'hayvan muamelesi' yapan kovboy anlayışı miadını doldurdu.

Dolayısıyla uluslararası siyaseti 'hayvan terbiyeciliği' olarak gören ABD'nin 'teşvik ve caydırıcılık kırbaçları/mekanizması' işlevini yitiriyor. Zira kurduğu'dünya düzeni sirki' artık temelden çatırdamaya başladı.

Bu bağlamda, Rus lider Vladimir Putin'in "2018'de Dünya Düzeni" adlı belgeselde dün yaptığı "Türkiye büyük bir ülke, komşumuz. Türkiye ileobjektif bir şekilde iyi ilişkiler geliştirmekle ilgileniyoruz" açıklaması inanın ABD'yi daha da delirtmiştir.

Türk ve Rus yetkililer, Avrasya uzmanı Stephen F. Cohen'in de vurguladığı gibi "Soğuk Savaş, Moskova ve Ankara'da bitti fakat Washington'da bitmedi" tespitindeki gerçeğin farkında.

Zaten bu farkındalık olmasaydı ABD'nin her iki ülkeyi kapıştırmak üzere devreye soktuğu 2015'teki jet krizi kumpası kolay kolay aşılamazdı. 24 Kasım'daki krizin, Rusya'nın Ortadoğu'ya girme kararı aldığı ve Suriye'ye asker gönderdiği 30 Eylül'den iki ay sonra gerçekleşmesi de manidardı.

Ancak ABD'nin bir jetle iki kuş vurma planı elinde patladı. Oyunu gören Erdoğan ve Putin, krizden 9 ay sonra 9 Ağustos 2016'da St. Petersburg'da bir araya geldi. İki liderin buluştuğu zirve bana göre Süveyş Krizi'nden (1956) sonra Ortadoğu'daki en büyük jeopolitik depremdi. Bu zirveden sonra Türkiye ve Rusya'nın taarruza geçmesiyle ABD ilk kez bölgesel toplantıların ağırlık merkezi olma vasfını yitirdi.

Astana/Soçi süreçleriyle sembolleşen yeni dönemde, Ortadoğu'daki siyasetinekseni Cenevre'den Moskova ve İstanbul'a kaydı. Bu saatten sonra ABD ağzıyla kuş da tutsa ne bu süreci tersine çevirebilir ne de Rusya ve Türkiye'nin arasını yeniden açabilir. İki ülke de ABD'nin her tür sabotaj ve provokasyonunakarşı oldukça şerbetli çünkü."


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

cartoon Quds 2018
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2017 Hac Mesajı
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki