Beş soruda ABD’nin İran’daki eylemlere bakışı

  • News Code : 876332
  • Source : Birgün
Brief

Trump açıkça İran'da rejim değişikliğini hedeflediğini söyledi... “Trump'ın İran halkına desteğini ikiyüzlülük olarak adlandıran pek çok İranlı var.”... Trump yakın gelecekte, “Tweet'lerinin ötesinde insan haklarını ve İran'ın dış politikasını, Gazze, Lübnan ve Suriye'deki varlığını hedef alan daha fazla yaptırım getirecek.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-  “İran'da ne zaman bir sorun çıksa, Washington'da adrenalin salgılanır. Pentagon, CIA, Beyaz Saray ve Kongre'de kalpler heyecanla atmaya başlar.” Şah'ın Bütün Adamları kitabının yazarı Amerikalı Gazeteci Stephen Kinzer, Boston Globe'daki yazısında, ABD'nin, İran'da yaşanan protesto gösterileri karşısında aldığı tavrı bu şekilde anlatıyor. İran'da yeni yıldan hemen önce başlayan gösteriler karşısında ABD Başkanı Donald Trump eylüldeki Birleşmiş Milletler (BM) konuşmasını hatırlatan tweetler attı ve “ABD izliyor”, “Baskıcı rejimler sonsuza dek var olamaz” dedi. Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, hükümetin barışçıl değişimini isteyenler” de dahil İranlı protestocuları desteklediğini söyledi. BM Temsilcisi Nikki Haley'e göre “uzun zamandır bastırılan İran halkı sesine kavuştu.”
 
İran'daki 2009 protestoları sırasında ‘bir fırsatın kaçırıldığını' düşünen kimi kesimler, Trump'ın tavrıyla fırsatın yeniden yakalanabileceğini belirtiyor. Başkan Yardımcısı Mike Pence bunu Washington Post'a yazdığı yazısında, 2009 protestolarına Obama'nın destek vermediğini ve bunun “ABD'nin liderlikten feragati olarak” hatırladığını ifade etti.
 
Trump yönetiminin protestolar karşısındaki tavrı genel İran politikalarından bağımsız değil.
 
 
 
1- Trump'ın İran politikası
 
2015'te dönemin Başkanı Obama tarafından imzalanan nükleer anlaşma, Trump'ın seçim kampanyasında en çok saldırdığı ögelerden biri oldu. Başkanlık koltuğuna oturduktan sonra da ‘düşman İran' söylemini devam ettiren Trump, geçen ay yayınlanan Ulusal Güvenlik Stratejisi'nde yine İran'ı Ortadoğu'daki tüm istikrarsızlığın sorumlu tutarak ‘terör devleti' olarak adlandırmıştı.
 
Prag'daki Çek Bilimler Akademisinde İran üzerine çalışan Kevin Schwartz, BirGün'e yaptığı değerlendirmede, bu yönelimi “ABD'nin Suudi Arabistan'ın İran'a ilişkin pozisyonunu tamamen desteklemesi” şeklinde yorumluyor: “Suudiler, İran'ı Ortadoğu'daki en büyük tehdit olarak görüyor. Yemen ve Suriye'deki karışıklıktan, Lübnan ve Irak'taki gergin siyasi durumdan İran'ı sorumlu tutuyor. Trump yönetimi Suudiler'in pozisyonuna tam destek veriyor.”
 
Washington'da yaşayan İranlı Gazeteci Negar Mortazavi'ye göre Trump, İran'a vurmak ve hükümeti kınamak için protestoları bir fırsat olarak görüyor.
 
Protestoların nedeni ne?
 
 
2- Desteklenen İran halkı mı?
 
The Intercept'in kurucu editörlerinden Glenn Greenwald, DemocracyNow'a verdiği röportajda durumu çarpıcı şekilde yorumluyor. Hükümetlerini daha iyi hale getirmek için ayağa kalkan insanlarla dayanışma içinde olunması gerektiği notunu düşen Greenwald, ABD hükümetinin tavrıyla ilgili şunları söylüyor: “Uzun zamandır İran'da rejim değişikliği dış politika ajandasında. İran halkını umursuyormuş gibi görünen ama aslında hiç umursamayan kişiler, İran'daki istikrarsızlığı kışkırtmak istiyor. İranlıların refahıyla ilgili derin kaygısıyla ilgili tweet atan Trump, en fazla üç ay önce İranlılar'ın ABD'ye gelmesini yasakladı. Trump, Suudi Arabistan dahil, dünyanın en vahşi diktatörleriyle saf tutan biri. İran'daki insan haklarıyla ilgili kaygılı bir tavır sergileyen pek çok Batılı yorumcu aynı bölgedeki diğer diktatörlükler ve baskıcı tiranlıklarca fonlanıyor. Konu Donald Trump ya da Washington think tank'lerinde insan hakları ve refah endişesiyle müdahalede bulunulmasını istiyormuş gibi yapan kişiler olunca aşırı şüpheci olmamız gerek. Bence dış politikada umabileceğimiz en iyi şey İran içindeki politik tartışmadan ABD'nin uzak kalması olabilir.”
 
Negar Mortazavi'ye göre, “Trump'ın İran halkına desteğini ikiyüzlülük olarak adlandıran pek çok İranlı var.” Şöyle devam ediyor: “Trump'ın İranlılara karşı en büyük hamlesi seyahat yasağı oldu. Bu yasaktan İran'daki sıradan insanlar etkilendi.”
 
Mortazavi'ye göre, ABD'nin İran'daki harekete kendi çıkarları uyarınca yaklaşması, İran halkına destek olmaz aksine, onlara zarar verir. Şöyle anlatıyor: “Protestocuların talepleri ABD hükümetinin ne düşündüğünden bağımsız. Trump yönetiminin yaptıkları ve söylemi İran'daki demokratik sürece faydalı olmayacak. Onların amacı, nükleer anlaşmayı, İran'da nükleer anlaşmanın başarısından sorumlu olan tarafları zayıflatmak. Trump açıkça İran'da rejim değişikliğini hedeflediğini söyledi. Bu durum kesinlikle reforma doğru giden yavaş harekete ve sonunda da demokrasiye zarar verecek.”
 
 
3- Mesele insan hakları mı?
 
Son olarak basına, ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson'a danışmanı tarafından yazıldığı belirtilen bir not sızmıştı. Notta açıkça, ABD için insan haklarının düşmanlarına karşı kullanacağı bir araç olduğu ifade ediliyordu. Dost ülkelere düşmanlardan farklı davranılması gerektiği belirtilen notta, İnsan haklarının Çin, Kuzey Kore, Rusya ve İran söz konusu olduğunda önemli bir konu olarak görüldüğü belirtiliyordu.
 
Mortazavi şöyle konuşuyor: “Şu anda Trump yönetimi, İsrail'de ya da Suudi Arabistan'da olan insan hakkı ihlallerine İran'a odaklandığı kadar odaklanmıyor. İran'dakine odaklanırken bile bunu kendi politik çıkarları için yapıyor.”
 
 
4- Amaç ne?
 
Mortazavi'ye göre, Trump için meselenin önemli kısmı kendi seçmenine oynamak: “Kampanyası boyunca nükleer anlaşmayı kınayan Trump şimdi bu durumu nükleer anlaşma karşıtı mücadelesini yükseltmek için kullanıyor. Belki de Trump uzun zamandır söz verdiği üzere ABD'yi nükleer anlaşmadan çıkaracak ortam hazırlamaya çalışıyor bile olabilir.”
 
Öte yandan Mortazavi, Trump yönetiminin protestolarda diğerlerine görece düşük yoğunlukta olan dış politika taleplerine odaklanıyor. “İran'daki protestolar, genel olarak iç politikayla ve ekonominin durumuyla ilgili aynı zamanda kimi dış politika vurguları da var” diyen Mortazavi, alanda, hükümetin Gazze'ye, Lübnan'a Suriye'ye değil İran'a odaklanmasını isteyen sloganlar da atıldığını hatırlatıyor. Trump yönetiminin genellikle bu sloganlara odaklandığını belirten Mortazavi, “Nikki Haley'in söyledikleri ya da Trump'ın İran halkının İran hükümetinin Ortadoğu'daki dış politikasına karşı olduğu söylemi, ki bu doğru değil, bunu gösteriyor” diyor.
 
 
5- ABD ne yapacak?
 
Kevin Schwartz,'a göre, “İran'ın Trump yönetimi için bir hedef olarak kalacağını söylemek yerinde olur. ABD, bölgedeki İran etkisini; kapalı ve açık hareketler, yaptırımlar ve İran'ın Suriye Irak, Yemen ve başka yerlerdeki ‘kazanımlarına' karşı yatırım yapan devletler ve diğer ortaklar üzerinden azaltmaya çalışacak.”
 
Mortazavi'ye göre ise Trump yakın gelecekte, “Tweet'lerinin ötesinde insan haklarını ve İran'ın dış politikasını, Gazze, Lübnan ve Suriye'deki varlığını hedef alan daha fazla yaptırım getirecek. Ayrıca Ocak ortasında nükleer anlaşma kapsamındaki teyit işleminin yapılması gerekiyor. Bu teyit nükleer anlaşmadan beri başkanlar tarafından imzalanıyor. İmzalamaması ve ABD'yi resmen anlaşmadan çekmesi ihtimali de var. Fakat bunun çok yüksek ihtimal olduğunu düşünmüyorum. Kongre'nin iki tarafı da bu işe çok gönüllü değil.”
 
Ömür Şahin Keyif


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

cartoon Quds 2018
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2017 Hac Mesajı
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki