Bölge güvenliğini işbirliğimiz sağlar

Bölge güvenliğini işbirliğimiz sağlar

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı karşılamaya hazırlanan İran Silahlı Kuvvetleri'nden bölge gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalar geldi. Aydınlık'ı İran Genelkurmay Karargahında ağırlayan İran İslam Cumhuriyeti Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Seyyid Mesud Cezayiri, Irak’ın kuzeyinde yapılan referandumu, Suriye’deki son gelişmeleri ve Türkiye-İran askeri işbirliğini değerlendirdi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - İran İslam Cumhuriyeti Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Seyyid Mesud Cezayiri Aydınlık'ı makamında ağırladı.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ı karşılamaya hazırlanan İran Silahlı Kuvvetleri'nden bölge gündemine ilişkin çarpıcı açıklamalar geldi. Aydınlık'ı İran Genelkurmay Karargahında ağırlayan İran İslam Cumhuriyeti Genelkurmay Başkan Yardımcısı ve İran Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Seyyid Mesud Cezayiri, Irak’ın kuzeyinde yapılan referandumu, Suriye’deki son gelişmeleri ve Türkiye-İran askeri işbirliğini değerlendirdi.

Tuğgeneral Cezayiri'nin sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

*İran Genelkurmay Başkanı Tümgeneral Muhammed Bakıri’nin Türkiye ziyareti, Türkiye kamuoyunda olumu etki yarattı, Türk Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar da Tahran’a gelecek. Bu ziyaretlerde askeri işbirliğine dair somut adımlar atılacak mı? PKK ve diğer terör örgütlerine karşı ortak harekat yada sınır ötesi harekat kararı alınabilir mi?

Sizi ve değerli tüm okuyucuları, büyük Türk halkını selamlıyorum. Sizinle beraber olmaktan mutluyum. İran Silahlı Kuvvetler Başkanı Tuğgeneral Bakıri’nin Türkiye ziyareti ile yıllar sonra bölgenin iki büyük ülkesi olan İran İslam Cumhuriyeti ve Tükiye Cumhuriyeti’nin askeri yetkilileri bir araya geldi. Sayın Hulusi Akar da önümüzdeki günlerde İran’da olacak. Şüphesiz bu ziyaretlerin gerçekleşmesi iki ülke arasındaki ilişkilerin ve işbirliğinin farklı düzeylerde güçlenmesine sebep oluyor.

Özellikle de askeri, savunma ve güvenlik sahalarında bu ilerleme kendisini gösterecektir. Bildiğiniz üzere biz son derece hassas bir bölgede bulunuyoruz. Ülkelerin karşılıklı ilişkileri geliştirmesi ve işbirliğini sağlaması gerekiyor. Bu sayede hem ülkelerimizin hem de bölgemizin güvenliğini sağlayabiliriz. Ankara ziyaretinde eğitim ve araştırma alanında çok iyi müzakereler gerçekleşti. İki ülkenin uzmanları arasında görüş alışverişi oldu. Aynı zamanda savaş gemilerine gidildi. Terörizm, IŞİD ve tekfirci akımlar ile ilgili konular konuşuldu. Suriye ve aynı zamanda Irak ve bazı diğer ülkeler ile ilgili konular gündeme geldi ve geniş çaplı bir müzakere gerçekleşti. Biz söz konusu müzakerelerin devam etmesinin iki ülke arasında anlaşmaların önünü açmasını diliyoruz, bu sayede iki ülkenin ve bölgenin güvenliği doğrultusunda ilişkilerin daha yüksek bir düzeye ulaşmasını umuyoruz.

BÖLME GİRİŞİMİNE KARŞILIK VERECEĞİZ

*Kuzey Irak'ta referandum yapıldı. Şu an sınırda Türkiye-Irak ortak tatbikatı var. İran’ın bu tatbikata dahil olma ihtimali var mı? Referandum sonucunu İran askeri kanadı nasıl değerlendiriyor? Referandumun bölgeyi nasıl etkiliyecek?

Terör örgütleri ve IŞİD’in bölgede ve Suriye’deki varlığı sona ermek üzere. Batı Asya halklarının yakın bir zamanda tüm bölgede inşallah terör örgütlerinin yok olmasını kutlamasını umuyoruz. Maalesef halkın teröristlere karşı elde ettiği zaferler ile beraber, ABD’nin bölgedeki bir diğer yıkıcı senaryosuna tanık oluyoruz.

Şüphesiz milletlerin ayrılmasına, kavimlerin ayrılmasına, ülkelerin bölünmesine sebep olacak her hangi bir planlama ve uygulama İran İslam Cumhuriyeti’nin genel stratejilerine aykırıdır. Doğal olarak bu tür planlara karşı direniş gösterip, gerekli karşılığı vereceğiz. Bir her türlü bölücülüğü başta İran İslam Cumhuriyeti olmak üzere bölgenin genel çıkarlarına karşı buluyoruz.

SIÇRAMASINI ENGELLEMEMİZ GEREKİYOR

Hiç şüphesiz Kuzey Irak'ta gerçekleşenler komşu ülkeler ve özellikle Türkiye, Irak ve İran için büyük sorunlar oluşturacaktır. Bütün dünya, ABD ve Siyonist rejimi çıkarları çerçevesinde olan ve akıldan uzak duran bu eyleme tepki göstermelidir. Bölge halkı, bölge hükumetleri bu eylem karşısında kendilerini gösterip, karşı çıkmalıdır, bölgede bölücülük akımının oluşmasına, ABD’nin planladığını düşündüğümüz yeni bir krizin çıkmasına izin vermemeleri gerekiyor.

Bu krizin büyümesini ve diğer güvenlik sahalarına sıçramasını engellememiz gerekiyor. Ben Irak Hükümeti ile Kuzey Irak ve değerli Kürt halkının bazı anlaşmalara vararak, bu tür bölücülükleri engellemesini, mezheplerin, kavimlerin ve halkın farklı kesimleri arasında ihtilaf oluşturabilecek bu tür eylemlerin gerçekleşmesine izin vermemesini umuyorum. İran İslam Cumhuriyeti bu meseleyi kabul etmeyecektir ve benim görüşüme göre, inşallah Irak, Türkiye ve İran hükümetinin işbirliği ile ABD ve Siyonist rejiminin amaçlarına varmasına izin vermeyeceğiz.

ABD'NİN BÖLGEDEKİ DURUMU KOMİK
IŞİD bölgede neredeyse bitti, ABK PKK/PYD’ye IŞİD ile mücadele adı altında yüzlerce TIR silah yardımı yaptı, bu silahlar kime karşı kullanılacak ve ABD’nin Suriye’deki varlığı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bölgenin siyasi fenomenlerinde ortaya çıkan komik bir durum ile karşı karşıyayız. Ortaya çıkan tüm kanıt ve belgelere göre IŞİD terör örgütünün kurucusu olan ABD’nin IŞİD’e karşı mücadele ettiğini iddia etmesi...

Biz Suriye ve Irak’taki operasyon meydanlarında ABD uçakları ve helikopterlerinin nasıl IŞİD güçlerine yardım ettiğine tanık olduk. Nasıl IŞİD için büyük bir öneme sahip olan stratejik sevkıyatları yaptıklarını yakından gördük. İster operasyon sahasında ister istihbarat ve lojistik destek olmak olsun buna benzer onlarca örnek mevcut. ABD’liler IŞİD terör örgütünü destekleyip güçlendirebilmek için ellerinden geleni yaptılar.

ABD BATI ASYA'DA YENİLDİ

ABD’yi temsil ederek bölgede bir savaş başlatan IŞİD terör örgütünün yenilgiye uğradığını tüm dünyanın kabul etmesi gerekiyor. ABD burada başarısız oldu ve Batı Asya’da yenilgiye uğradı ve bu bölgenin gücünü göstermektedir. Allah’a hamdolsun ki, böylesi büyük bir olay gerçekleşti ve yine ABD bölgemizde yerle bir oldu.

ABD’nin yenilgiye uğraması asla fitneyi, komplo yolunu bırakacağı anlamına gelmez ve biraz önce de dediğim gibi ABD’nin yeni senaryoları var ve bunları teker teker bölgemizde uygulamaya çalışıyor. Peki bu senaryolar hangi hedefler ile düzenlenmiştir? Bölgemizin her bir noktasında bir çatışmanın gerçekleşmesi ve İslam ülkelerinin güçlü alt yapılara sahip olmaması hedefi ile yazılıyor bu senaryolar.

ABD elinden geleni yaparak Batı Asya’da yanmış bir bölge oluşturmaya çalışıyor. Neden mi? Zira ABD’ye göre Siyonist rejiminin güvende olması gerekiyor. Filistin topraklarını işgal etmiş İsrail rejiminin savaşlar ve çatışmaların hedefinde olacağına, bölge ülkeleri birbirini hedef alıyor. Bu bizim bölgede tanık olduğumuz en büyük tarihi faciadır. ABD bu sürecin sona ermesine izin vermek istemiyor.

TÜRKİYE-SURİYE YAKINLAŞMASINI ABD BALTALAMAYA ÇALIŞIYOR

ABD yeni bir senaryo ortaya çıkararak, bu aralar aralarında ilişkilerin ve işbirliklerinin arttığına tanık olduğumuz Türkiye ve Suriye arasında ihtilaf oluşturmaya ve süreci baltalamaya çalışıyor. ABD, İran İslam Cumhuriyeti’nin güvenli bölge oluşturmak için gösterdiği çabaların son aşamaya gelmesini engellemeye çalışıyor. ABD Irak halkının yıllar sonra huzur ve güvenlik içinde yaşamasına izin vermek istemiyor. ABD savaşlardan ötürü bir çok zarar görmüş Suriye’nin kendisini yeniden inşa etmesini istemiyor.

Onlara göre bölge ülkelerinin bir birleri ile yeni bir çatışmaya girmesi gerekiyor. ABD’nin istediği budur. Söz konusu çatışmalarda kazananlar ise aslında ABD ve Siyonist rejimidir.

Peki kimler kaybedecektir? Tüm bölge halkı ve bölge ülkeleri. Doğal olarak çatışmaların daha çok alevlendiği ülkeler, daha fazla zarar görecektir. Dikkatli olmamız, basiretimizi korumamız gerekiyor. bu sayede ABD’nin ve Siyonistler’in planları, siyasetleri ve fitnelerinin zamanında farkına varıp, onları etkisiz hale getirebilmek için tüm çabamızı sarf etmemiz gerekiyor. İnşallah böyle olacaktır.

ASTANA'YA DERİNLEŞTİRMELİYİZ

*Bölgede yeni gelişen iklimde özellikle Türk-İran askeri işbirliği Suriye'ye nasıl yansıyacak? İdlib’in kurtarılması için müşterek bir plan var mı?

Astana konusunda İran, Türkiye, Suriye ve Rusya işbirliğinin arttığına tanık oluyoruz. Astana gerçekten bölgeye yardımcı olarak, bölgenin huzura kavuşmasına, daha fazla güvenli bölgenin oluşmasına ve çatışma bölgelerinin azalmasına vesile olabilir. İran ve Türkiye’nin ilişkileri ve işbirliği daha hızlı bir şekilde ilerliyor ve biz bu işbirliklerinin ciddi bir düzeyde bölgenin güvenliğe kavuşmasına yardımcı olabileciğini umuyoruz. İran İslam Cumhuriyeti başından beri bu doğrultuda çaba gösteriyordu. İran’ın dünyadan, Suriye’den, Irak’tan, Türkiye’den ve Suriye’de bulunan tüm taraflardan her zaman istediği şey, Suriye halkının kendi geleceklerini seçmesine izin vermeleri olmuştur.

Böylece Suriye halkı güvenli bir ortamda ülkelerinin, hükümetlerinin ve devletlerinin geleceği konusunda karar alabilecektir. Bana göre bizim bu doğrultuda çaba göstermemiz gerekiyor. Bu süreç doğru sonucu vermiştir. ABD’nin çabaları ve teröre desteği ülkenin alt yapılarının yok edilmesi ve korkunç cinayetleri dışında hiç bir sonuç vermemiştir ve şüphesiz bundan sonra da hiç bir sonucu olmayacaktır. Geriye kalan tek seçenek güvenli ve inşallah barış dolu bir ortamın oluşması için müzakerelerin gerçekleşmesidir.


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki