Daeş rehberlerinden çoğunu kaybetmiştir/ Erdoğan, Barzani’yi nasıl kandırdı?

  • News Code : 816540
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA24.COM
Brief

Nüceba’ hareketinin resmi sözcüsü konuştu: Bugün Daeş sivil vatandaşları insan siperi olarak kullanıyor. Emniyet güçleri asla altyapılara zarar vermiyor; hâlbuki Amerika er-Ramadi’yi kurtarma operasyonunda 6 binden fazla binayı imha etti.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - İslami direniş Nüceba resmi sözcüsü Tahran’da yaptığı basın toplantısında şunları söyledi: Bizler Yaman karşıtı Arabistan koalisyonuna şu tavsiyede bulunuyoruz ki Yemen gibi küçük bir ülkeyi yenemezken İran gibi güçlü ve gelişmiş bir ülkeye yönelmemeniz sizin için daha iyidir.

Seyyid el-Haşim el-Musavi, bugün Tesnim Haber ajansının merkezinde basın mensuplarının katılımıyla gerçekleştirdiği basın toplantısının başında direniş güçlerinin son başarılarına işaret ederek ve bu zaferleri tebrik ederek şöyle konuştu: Bu basın toplantısında bölge ve Irak hadiseleri üzerinde konuşacağım. Terörizm İslam’ın çehresini karartmak ve İslam ülkelerinin altyapılarını yok etmenin peşindedir.

İslami direniş Nüceba sözcüsü bölgedeki fırka savaşına işaret ederek şöyle konuştu: Bu savaşın hedefi, İslam ülkelerinin ve İslam’ın çehresinin tahribidir; bu yüzden düşman medya organları bölge savaşını taife savaşı olarak nitelendiriyorlar. Biz Irak’ta tek bir ümmetiz ve terörizme karşı mücadele ediyoruz.

Daeş büyük miktarda para ve yüklü miktarda silah yardımı alarak geniş bir alanı işgal etti. Daeş, taife ve kavmiyet bayrağını eline almıştır. Onların hedefi İslam’ın mukaddesatını tahrip etmektir.

Birçok şehir kurtarıldı ve bugün Daeş rehberlerinden birçoğunu kaybetmiştir ki onların çoğu Arabistan’dadır. Adil el-Cübeyr’in son Irak ziyaretinde Irak için gönderdiği hediyeleri geri almasını istedik. Daeş, Musul’da iki gün içinde tüm belgeleri yok etti ve yaralılarını öldürdü ve teslim olanlar için darağacı hazırladı.

El-Musavi konuşmasına şöyle devam etti: Daeş unsurları Suriye’ye firar ederek orada müstakil bir hükümet kurmayı hedefliyorlar; ama Amerika tüm teröristleri Yemen ve Suriye’ye gönderme peşindedir; böylece terörizmin tüm bölgeye yayılmasını hedeflemektedir. Ayrıca Amerika terörizmi Afrika’da da canlandırmak istemektedir.

Musul savaşı kolaydır; çünkü terör gruplar dağılmış durumda. Bizim planımız Telafer’i Musul’dan ayırmaktı ki bu Daeş’in son nefeslerini vermesine neden oldu. Düşman intihar araçları gönderdi; otuzdan fazla intihar aracı geldi ve ayrıca intihar İHA’ları gönderdiler ki biz onların hepsiyle mücadele ettik.

Bizler hiçbir mezhep ayrımcılığı gözetmeden tüm sığınmacıları kabul ediyoruz. Haşdi Şabi ve direniş aleyhine yayınlanan video ve fotoğraflar teröristlerin medya savaşının bir parçasıdır.

Önümüzdeki günlerde Musul savaşının son bulmasını bekliyoruz. Musul’da Amerikan güçleri var; Amerika bu varlığını göstererek Irak halkının bu savaştaki zaferini çalmak istiyor.

Amerika bu teknolojisi ile nasıl oluyor da teröristler savaşmaya gücü yetmiyor? Amerika Aynu’l-Esad üssünde Daeş Suriye petrolünü çalarken sadece izliyordu. Daeş Amerikan silahlarından, Arabistan arabalarından ve Katar gıdalarından istifade ediyor. Musul işgal edildiğinde bir Arap koalisyonunun kurulacağını umuyorduk, ama ne yazık ki onlar fakat izlediler. Onların bahanesi sadece şuydu ki Irak, İran tabi olmuştur; hâlbuki İran bize yardım eden tek ülke idi. Askeri müsteşarları ve onların başında General Kasım Süleymani’yi gönderdi. Arap ülkelerine dedik ki niçin İranlı bir askeri müsteşar için bize karşı bu kadar sert tavır alıyorsunuz; ama binlerce Amerikan askeri müsteşarı için hiçbir şey demiyorsunuz veya kendiniz müsteşar göndermiyorsunuz!

Arap medyası aleyhimize kıyam etti. Bize “Milişat” diyorlardı; hâlbuki Daeş’e İslam devleti diyorlardı.

El-Musavi, bu sıkıntıların önümüzdeki birkaç gün içinde ve Telafer’in kurtarılmasıyla sona erecektir diyerek konuşmasına şöyle devam etti: Amerika devlete ciddi baskılar yaparak Haşdi Şabi’nin Musul ve Telafer’e girmesine engel olmaya çalıştı. Bizler de kurtarılan yerlere Amerikan güçlerinin girmelerine izin vermedik.

Bugün Daeş sivil vatandaşları insan siperi olarak kullanıyor. Emniyet güçleri asla altyapılara zarar vermiyor; hâlbuki Amerika er-Ramadi’yi kurtarma operasyonunda 6 binden fazla binayı imha etti.

Biz Irak ve Suriye sınırını kapadık ve Irak hava gücüne Suriye için saldırı emri verilmesi Adil Cübeyri endişelendirdi ve buna son verilmesini istedi; ama biz buna devam edeceğiz.

El-Musavi, Nüceba hareketinin dört yıldan fazladır Suriye’de bulunduğuna vurgu yaparak şunları söyledi: Teçhizatlar, altyapılar ve seçkin güçler Türkiye tarafından çalındı.

Fua ve Keferya bölgesine sürekli saldırılar, gıda ve sağlık malzemesi yokluğu burada bir soykırım hedeflendiğine dair bizi endişelendirmektedir.

Erdoğan’ın kendi halkı hakkındaki şiddet ve tahribi Fua ve Keferya halkı hakkında da tekrarlanabilir. Bu yüzden biz Irak dışişleri bakanlığı aracılığı ile Suriye’nin Arap birliğine alınmasını istedik; böylece Fua ve Keferya’da olup bitenleri uluslararası kamuoyunun gözleri önüne serelim.

Bizim asli önceliklerimizden birisi, Fua ve Keferya’da muhasaranın kaldırılmasıdır. Bu yüzden muhasaranın kaldırılması için uluslararası baskıları artırma peşindeyiz; zira bazı ülkeler siyasi hedefleri için bu muhasaranın devam etmesini sağlama peşindeler.

Osmanlı imparatorluğu rüyası Suriye’de dağıldı. Biz son teröristler Suriye’den çıkıncaya kadar Suriye’den çıkmayacağız. Biz Suriye’de muhtelif taifeler ve mezhepler için savaşıyoruz ve hiçbir şekilde nüfuz değişimini amaçlamıyoruz. Son zaferlerden sonra Cevelan’ı kurtarma ordusu kurduk. Bu ordu eğitimlidir ve dakik planları var. Eğer Suriye hükümeti isterse, ortaklarımızla birlikte Cevelan’ı kurtarmaya hazırız.

Arap ve İslam ülkelerinin bölgede İsrail’den daha küçük ülkelere parçalanmasına izin vermeyeceğiz.

El-Musavi, Yemen hususunda ise şunları söyledi: Arap medyası gözlerini bu ülkedeki hadiselere ve katliamlara kapamış durumda. Yemen karşıtı koalisyonun yenilgileri çok fazladır; özellikle Yemendeki savunma savaşı, direniş tarafından saldırı savaşına döndürülmüştür. Bizler Yemen karşıtı koalisyona, Yemen gibi küçük bir ülkeyi yenemezken İran gibi gelişmiş ve güçlü bir ülkeye yönelmemelerini tavsiye ediyoruz.

Seyyid Haşim el-Musavi, Adil Cübeyr’in Irak’a ziyareti ve Cevelan’ı kurtarma ordusunun teşkili hususunda ise şunları söyledi: Biz Irak’ta siyasi çözümün devamı için taife bakışı olmadan yapılacak tüm çabaları destekliyoruz; ama Irak’ın içişlerine yapılacak her türlü müdahaleye kesinlikle karşıyız. Biz Irak’ın diğer ülkelerin mücadele sahnesi olmasına kesin bir şekilde karşıyız. Bu düzlemde Adil Cübeyr’in ziyaretinin Irak’ın durumunu düzeltme yönünde olduğunu düşünmüyoruz. Bu sorun ve Arabistan ile çatışma sürmektedir ve onlardan Irak’tan ve halkından el çekmelerini istiyoruz. Aynı şekilde İran ile Irak arasında ayrılık düşmesini kabul etmiyoruz.

Nüceba resmi sözcüsü konuşmasına şöyle devam etti: Cevelan ordusu, eğitim almış donanımlı özel kuvvetlerden oluşmaktadır ve şimdiye kadar bir bölgede savaşa son vermek dışında savaşlara katılmadılar. Bu yüzden Cevelan ordusunun o bölgedeki varlığı Suriye devletinin iznine bağlıdır.

Türkiye askeri güçlerinin Başika’daki varlığı hakkında ise şunları söyledi: Irak parlamentosunda Türkiye güçlerinin varlığı işgal olarak tanımlandı. Biz Türkiye’nin geri çekilmesi için tüm siyasi baskıları yaptık ve eğer bu baskılar sonuç vermezse askeri yollara başvuracağız. Türkiye taife savaşı bahanesiyle Haşdi Şabi’nin Telafer’e girmesine engel olmak istiyordu.

Amerika, Musul’a askeri olmayan bir hâkimin atanması peşindedir; ama Irak hükümeti bu konuyu ret etmiştir. Neyneva isimli diğer bir grup yine var ki bu bölgede hâkimiyet kurmak istiyor; ama biz buna izin vermeyeceğiz.

El-Musavi Musul konusunda ise şunları söyledi: Haşdi Şabi Musul’da askeri açıdan başarıya ulaşmıştır; biz gelecekteki siyasi gidişata katılmayacağız. Musul konusunda asla gözümüz yok; tek amacımız bu bölgenin işgalden kurtarılmasıdır ve daha sonra kültürel faaliyetlere yöneleceğiz.

Nüceba sözcüsü Işid elebaşlarının Rakka’ya firarı hususunda ise şöyle konuştu: Amerika Işid elebaşlarını Irak güçlerinin elinden kurtarmaya çalışmaktadır; bu yüzden biz onlara yardım yollarını kesmiş durumdayız. Işid komutanlarının firar kararı bizim bu bölgelere girişimizden önceki plandı. Amerika Sina yarımadasında ve Afrika’da yeni cepheler açmayı planlamaktadır.

Nüceba sözcüsü Sincar’daki çatışmalar hususunda şöyle konuştu: Erdoğan Barzani’yi kandırdı. Ama Türkiye’nin rüyası Sincar sınırlarında gömüldü. Bugün Sincar’da ve ondan önce Kobani’de Barzani Irak merkezi devletinden izin almadan girişimde bulundu ve Kürtleri kahraman göstermeye çalıştı; ama Kürt partiler ve gruplar bu diktatörü istememektedirler. Türkler ve Amerikalılar bu çatışmaların Kürtlerin arasında kalmasını hedefliyorlar.

ABNA24.COM


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

buyuk-yarisma
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki