Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri:

İslam vahdetinin temeli Ehlibeyt (a.s)’tir/Şimdiki zamanda İslam aleyhine yapılan komploların sabıkası yoktur

 İslam vahdetinin temeli Ehlibeyt (a.s)’tir/Şimdiki zamanda İslam aleyhine yapılan komploların sabıkası yoktur

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri: Bugün düşmanlar Ehlibeyt (a.s) mektebi karşısında toplanmışlardır ve birlik oluşturmuşlardır; böyle bir düşmanlık, komplo ve şeytani planlar şimdiye kadar Ehlibeyt (a.s) mektebi aleyhine yapılmamıştır ve sabıkası yoktur.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Velayet ve İmamet haftası ile eşzamanlı olarak yapılan “Uluslararası el-Gadir Arapça Şiir Festivali” Molla Fazıl Sekrani kültür sarayında yapıldı.

Bu programda bir konuşma yapan Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri şunları söyledi: Bugün dünyada oldukça özel şartlar içinde bulunmaktayız. Her bakıştan İslam, Ehlibeyt (a.s) mektebi ve İran İslam Cumhuriyeti çok özel şartlarda bulunmaktadır. İslam tarihi boyunca böyle azametli ve iftihar verici şartlara sahip olmamıştır. Bugün İslam ve Müslümanlar şeref ve izzetin doruk noktasındadırlar.

İslam ve Ehlibeyt (a.s) mektebi dünya genelinde yayılmaktadır. Birçokları, özellikle düşmanlar, bizlere itiraz ederek muhtelif ülkelerde insanları Şii yapıyorsunuz, diyorlar. Ama bu söz tamamen yalandır. Ehlibeyt (a.s) mektebinin kendisi ilerleme ve yayılma halindedir. Bizler Müslümanların ve gayri Müslimlerin Şii olması için hiçbir çaba sarf etmiyoruz.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri sözlerine şöyle devam etti: Ben Ehlibeyt (a.s) mektebinin bir hizmetçisi unvanıyla ki kurultayımızın 140 ülke ile irtibatı vardır ve 1600’den fazla kurum ve Ehlibeyt (a.s) dernekleri, âlimler ve tebliğciler ile doğrudan irtibat halindeyiz, açıkça şunu söylemek isterim ki İslam ve Ehlibeyt (a.s) mektebi azameti, mantığı ve ilmi birikimiyle ilerleme halindedir. Ehlibeyt’in mantığı akli mantıktır, insanın beğendiği hekimdir ve toplumun ihtiyaçlarına cevap vermektedir. Bu yüzden dünya genelinde yönelimle karşı karıyadır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri İslam İnkılabı Rehberinin Batılı gençlere yazdığı mektuplara işaretle şunları söyledi: İslam İnkılabı Rehberi son iki yılda Batılı ve Amerikalı gençlere iki mektup yazdılar. Bu mektuplar dünya genelinde yayıldı ve iyi karşılandı. O, bu mektuplarda gençleri İslam ile asli kaynakları ve Kur’an yoluyla tanışmaya davet etti.

Diğer taraftan İslam saldırı ile karşı karşıyadır. Bugün düşmanlar Ehlibeyt (a.s) mektebi karşısında toplanmışlardır ve birlik oluşturmuşlardır; böyle bir düşmanlık, komplo ve şeytani planlar şimdiye kadar Ehlibeyt (a.s) mektebi aleyhine yapılmamıştır ve sabıkası yoktur.

Amerika, İngiltere ve müttefikleri gibi tarihin canileri ve istikbar elebaşları İslam ile mücadele için anlaşmışlardır. Bunlar slogan değildir, aksine bu canilerin ilan ettiği hakikatlerdir. Hileci cani İngiltere 300 yıl öncesinden İslam ülkelerine, kaynaklarına ve yeraltı zenginliklerine musallat olmak için birçok işler yapmışlardır. Eğer bölge tarihine bakarsak nasıl savaşlar başlattıklarını ve hangi cinayetleri işlediklerini görürüz. Bugün bile bunların kalıntıları mevcuttur. Kissenger Irak savaşından sonra oğul Bush’a verdiği brifingde şunları söyledi: Bölgeye nüfuz etmenin tek yolu Müslümanlar arasında fitne ve ihtilaf yaratmaktır ve Müslümanlar arasında iç kargaşa yaratıp savaş çıkarmaktır.

O, yaşlı sömürgecinin İslam ülkeleri için yaptığı planlar hakkında şunları söyledi: İngiltere’nin Ortadoğu bölgesinde yaptığı işlerden biri, İran’da Bahaiyet gibi ve Arabistan’da Vahhabiyet gibi yapmaca mezheplerin oluşturulmasıdır. İngiltere Arabistan’da Yahudi soyundan olan Al-i Suud ailesini başa getirdi ve onları destekledi. Cani İsrail devletinin bölgede tesis edilmesi İngiltere’nin şeytani planlarından bir diğeridir. Bugün bile bu kanser tümörü ile mücadele etmekteyiz ve onlar gece gündüz kadın ve çocukları katletmektedirler.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri konuşmasına şu sözlerle devam etti: Bugün Ortadoğu bölgesinde ve İslam ülkelerinde olanlar Amerika ve İsrail’in cinayetleridir, ancak cani Al-i Suud ve Al-i Nihyan rejimlerinin eliyle yapmaktadırlar. Bu caniler Allah’ın hükmüne boyun eğmediler ve “İyilik ve takva üzere yardımlaşın” buyruğu yerine günah, düşmanlık, cinayet ve tecavüz üzere yardımlaştılar ve henüz devam etmekteler. Arabistan hangi hakla üç yıldan fazladır Yemen’i bombalamaktadır? Kur’an ayetlerine göre haram aylarda savaşmak haram değil midir? Onlar Recep ayında Yemen savaşını başlattılar. Arabistan niçin kendine gelmiyor? Niçin bu ülkede bulunan düşünürler, aydınlar, üstatlar, siyasetçiler, âlimler ve müftüler bu cinayetler karşısında susuyorlar?

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Daeş’in kuruluş ve cinayetlerine işaretle şunları söyledi: Daeş teröristleri satılmış bir gruptur ve Amerika ile İsrail için bölgede çalışmaktadırlar.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri konuşmasının diğer bir bölümünde “İmam nasıl seçilmelidir?” sorusunu söz konusu etti ve şunları söyledi: Bizim Kur’an’dan daha yüksek bir emir merciimiz yoktur. Allah, Hazreti İbrahim’e şöyle buyuruyor: “Ben seni insanlar için imam karar kılacağım”. Kelam ilmine göre imamet makamı o kadar yüce bir makamdır ki beşer onun seçiminde rol oynayamaz. Yüce Allah diğer bir ayette şöyle buyuruyor: “Onları bizim emrimizle hidayet eden imamlar karar kıldık”.

Bir rivayette İmam Ali (a.s) Peygamber’den (s.a.a) naklen Allah’ı, Peygamberi ve ulu’l-emri tanımak hakkında buyuruyor ki Allah’ı Allah ile tanıyın; yani Allah’ın azamet, hilkat, ayetleri ve nişaneleri ile Allah’ı anlayın. Peygamberi risaleti ile ve İslam’daki ulu’l-emri, hâkimi ve veliyi iyiliğe emretmek, adalet ve ihsan ile tanıyın. Maide suresi 67. Ayette Yüce Allah Peygamberine buyuruyor ki eğer İmam Ali’nin imametini ilan etmezsen risaletini yapmamış olursun. Tüm müfessirler diyor ki bu ayetler Peygamberin ömrünün sonlarında ve 23 yıllık risaletten sonra nazil olmuştur. Ayetin devamında buyuruyor ki Allah seni insanlardan koruyacaktır.

Peygamber (s.a.a) öğlen vakti cemaat ile namazın kılınmasını emretti. Herkes toplandı ve develerin sırtlarındaki araçlarla bir minber hazırladılar. Peygamber (s.a.a) bir hutbe okudular ve İmam Ali’nin elini tutup kaldırarak şöyle buyurdular: “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır. Allah’ım onun dostuyla dost ol ve düşmanıyla düşman ol.” Hutbe oldukça uzundur; bu hutbeyi sadece Şii kaynakları nakletmemiştir, Ehlisünnet kaynakları da nakletmiştir.

Bu bakımdan imamın seçimi Allah tarafındandır ve bunda halkın herhangi bir rolü yoktur. İmam Ali (a.s) buyuruyor ki: “Benden sonra öyle bir zaman size gelip çatacak ki o zamanda haktan daha gizli bir şey olmayacaktır ve batıldan daha açık bir şey olmayacaktır. Allah ve resulüne en çok yalan ve iftiralar atılacaktır. O zamanın insanları nezdinde Kur’an hakkıyla okunduğunda ondan daha kesat bir meta olmayacaktır ve tahrif edildiğinde ondan daha revaçta bir mal olmayacaktır. Şehirlerde iyi işlerden daha kötüsü ve kötü işlerden daha sevimlisi olmayacaktır.” Bu rivayet şunu beyan ediyor ki bugün Al-i Suud insan hakları savunucusu olarak tanıtılıyor ve Amerika onu destekliyor. Ama mazlum Yemen halkı bu canilerin kurbanı hesaplanmıyor.

ABNA24.COM


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki