Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Muharrem Bildirisi

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının Muharrem Bildirisi

Irak, Afganistan, Yemen, Pakistan ve Nijerya’da geçen yıllarda arka arkaya meydana gelen kanlı olayların tekrarı şunu gösteriyor ki bazı bölge ülkeleri Ehlibeyt (a.s) takipçilerinin canlarını ve ibadi merasimlerini ya koruyamıyorlar veya koruma iradesine sahip değiller. Bu yüzden cami, Hüseyniye, dergâh vs. yetkilileri kendileri işe koyulmalı ve yas merasimlerini ve onlara katılanların canlarını en üst düzeyde korumalıdırlar.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Hicri Kameri 1440 yılının girişi ve İmam Hüseyin’in (a.s) şehadet yıldönümünün yetişmesi münasebetiyle bir bildiri yayımladı.

Bu bildirinin tam metninin tercümesini okurlarımızla paylaşıyoruz:

Allah Resulü (s.a.a) buyurdu: “Hüseyin hidayet meşalesi ve kurtuluş gemisidir”.

Üzüntü, acı ve baştan ayağa ders ve mesaj olan Muharrem ve Sefer günleri, Müslümanlar, dünyanın özgür insanları ve beşeriyetin dostları için ganimet sayılacak bir fırsat oluşturmuştur; böylece hamaset ve Aşuralı olma ruhunu, şecaat ve düşmandan korkmama ruhunu, Allah’a tevekkül ve sonsuz kemalin yolunda mücadele etme ruhunu kendilerinde oluşturabilirler, geliştirip güçlendirebilirler. Ve yine bu yolda Kerbela şehitlerinin efendisi İmam Hüseyin’den (a.s) yardım alabilirler. Zaten matem merasimlerinin ve İmam Hüseyin’e (a.s) yas tutulmasının varlıksal felsefesi böylesi bir ufuksal marifete ulaşmaktır; böylece kalplerimizi o Hazret ve o yüce önderin, dünyanın özgür insanlarının galibinin hedefleriyle aşina edebilir ve yakınlaştırabilir.

Böyle bir dönemde, Kerbela şehitlerinin davranışsal ve sözel siretine tabiiyetle, insanların ve mustazafların birliğine ve İslam toplumunun ekonomik ve maişet sorunlarının çözümüne duyulan ihtiyaç her zamandan daha çok hissedilmektedir. Diğer taraftan düşmanların komploları, ithamlarının ve yalanlarının propaganda edilmesi, İslam kültürünün hizmetkâr yetkilileri ve halk arasında ihtilaf ve kötümserliğin icat edilmesi hususundaki suiistimalleri öncesine göre daha çok görülmekte ve kendini göstermektedir. Bu bağlamda Ehlibeyt’in (a.s) hürmetinin korunması ve o mukaddes zatların velayetine sarılması, özellikle Hüseyni kurtuluş gemisine sarılmak, âlimlere, İslami ilimler havzasına, merceiyete ve rehberliğe saygı göstermek istikbarın planlarını etkisiz hale getirmede en iyi çözüm yolu olacaktır.

İslam inkılabı rehberinin beyanlarına göre, İmam Hüseyin (a.s) kendi açıklamalarında anlattı ki böyle şartlarda İslam dünyası için tağut güçlerinin aslıya mücadele etmek ve bu gücün şeytani sultasından insanları kurtarmak için girişimde bulunmak en gerekli işlerdendir. Bu bakımdan İslam toplumu o Hazretten (a.s) ders almalıdır; yani düşmandan korkmamalıdır, kendine itimat etmelidir, Allah’a tevekkül etmelidir ve şunu bilmelidir ki düşmanın görkemi varsa bu görkem geçicidir. Şunu bilmelidir ki düşman cephesi görünüşte geniş ve güçlü ise de dünya Müslümanlarının birliği, birlikteliği ve görevdeşliği karşısında gerçek gücü azdır. Eğer milletler istikbar güçlerinin kaş çatmasından kokmazlarsa onları geri çekilmeye mecbur edeceklerdir.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı, Ehlibeyt’in (a.s) Muharrem ve Sefer aylarındaki matemleri hususunda başsağlığı dileyerek saygıdeğer yas tutanların, özellikle üyelerin, irtibatı olanların, tebliğcilerin ve dünya genelindeki temsilcilerinin dikkatini aşağıdaki hususlara çekmektedir:

-Gerçekte İslam toplumunun diğer toplumlara karşı bir imtiyazı olan Matem ve Aşura merasimlerini en üst düzeyde ve görkemli bir şekilde düzenleyelim. Çünkü bize dini korumak için fedakârlık yapılması gerektiğini öğretmektedir; Kur’an yolunda her şeyden geçilmesi gerektiğini öğretmektedir. Şu hatırlatmada bulunmaktadır ki hak ile batılın savaş meydanında küçük büyük, kadın erkek, genç yaşlı, şerif, yüce, imam ve me’mum hepsi bir safta yer almaktadır. Bu yüzden İslam, Kur’an ve Ehlibeyt (a.s) düşmanları her zaman bu merasimlerin düzenlenmesinden öfkelenmişlerdir ve onları yok etmek için çaba sarf etmişlerdir.

-Bu öne gelen fırsatta ve çok önemli Muharrem ve Sefer aylarında, hakikatte Kur’an maariflerinin ve asıl ve doğru İslam’ın aynısı olan, müstenit ve asıl Hüseyni ve Alevi maarifleri halka açıklayalım.

-Şia’nın taklit mercileri ve büyüklerinin görüşüne göre, Ehlisünnet’in büyüklerine saygısızlıkta bulunmak İngiliz Şiilerinin işidir. Öyle ki Amerikan Sünniliği ile birlikte İslam dünyasının afetleri sayılan bu gruplar, velayetten saptırmaya çalışmaktadırlar ve onların saygısızlıkları düşman tarafından alevlendirilmekte ve yayılmaktadır. Bizim vazifemiz, bu alanda zekice ve uyanık davranmaktır; ayrıca saygısızlıklar karşısında, tefrika yaratacak ve aşağılayıcı girişimlerden, özellikle bu fikrin bir türetmesi olan ve yas merasimlerinde revaç bulmuş olan kama vurma ve benzeri bidatların karşısında ciddi bir şekilde durulması ve mücadele edilmesi gerekmektedir. Çünkü böyle hareketler, Kerbela öğretileri ile örtüşmemektedir ve İslam toplumunun birleştirici safları arasında tefrika ve çatlak icat etmektedir.

Oldukça önemli olan konulardan bir diğeri “İmam Hüseyin’e (a.s) yas tutanların canının korunması” meselesidir. Irak, Afganistan, Yemen, Pakistan ve Nijerya’da geçen yıllarda arka arkaya meydana gelen kanlı olayların tekrarı şunu gösteriyor ki bazı bölge ülkeleri Ehlibeyt (a.s) takipçilerinin canlarını ve ibadi merasimlerini ya koruyamıyorlar veya koruma iradesine sahip değiller. Bu yüzden cami, Hüseyniye, dergâh vs. yetkilileri kendileri işe koyulmalı ve yas merasimlerini ve onlara katılanların canlarını en üst düzeyde korumalıdırlar.

-İslam dünyasının Suriye, Irak, Afganistan, Pakistan, Bahreyn, Filistin, Myanmar’ın mazlum halklarının ve özellikle hain Suudi hâkimlerin eliyle şehit olan mazlum Yemen halkının yasında olduğu bu günlerde Ehlibeyt (a.s) dostları ve takipçileri kendilerini Muharrem yasları için hazırlarken, İslam ülkelerinin birçoğunda yayılan cinayetleri ile cani Amerika ve alçak İngiltere’nin uşakları Vahhabi tekfiriler ve teröristler tarafından İslam ülkelerinde Kerbela faciasının tekrarlanması ile karşı karşıyadırlar. Bu yüzden saygı değer hatipler, vaizler, meddahlar ve mersiye okuyanlar İslam dünyasındaki terör saldırılarının perde arkasını aydınlatarak tekfiri grupların gerçek yüzünü halka göstermelidirler ve tefrika yaratan veya taifeci girişimlerin yayılmasına engel olmalıdırlar.

-Aynı şekilde Siyonist rejimin işgal altındaki topraklarda savunmasız Filistin halkına karşı yürüttüğü canice girişimler, Beytü’l-Mukaddes’e saldırı, Müslümanların ilk kıblesinin elçiliğin aktarılması ve Siyonist rejim parlamentosunda “Yahudi Ülkesi” tasarısının kabul edilmesiyle eşzamanlı olarak Siyonistleştirilmeye çalışılması, buna ilaveten Amerika’nın İslam bölgelerinde sulta kurma stratejisini açıklamalıyız. Zira bu ülke, diğer ülkelere nüfuz etmek, meşru olmayan menfaatlerini temin etmek, milletleri zayıflatmak, diktatör rejimlere ve terörist gruplara yardım etmek için çaba sarf etmektedir. Elbette katıksız ve saf Muhammedi İslam’ın takipçileri bu ülkeyi dizginleyebileceklerini ispat etmişlerdir.

Son olarak yine bu insanlık düşmanlarının namertçe ve vahşice girişimlerini şiddetle kınıyor ve dünya genelindeki İslami direniş cephesinin şehit ailelerine tebrik diyor ve başsağlığı temenni ediyoruz. Aynı şekilde bu insanlık dışı saldırıda yaralananlar için acil şifalar diliyor ve şehitler için yüce makamlar ve geride bıraktıkları için sabr-ı cemil temenni ediyoruz.

“Zulmedenler de yakında nereye varacaklarını göreceklerdir”.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı

11 Eylül 2018

ABNA24.COM


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki