Doğu Perinçek

İran’a Türkiye’den bakmak

İran’a Türkiye’den bakmak

“İran yayılmacılığı” söylemi, binlerce yıllık tarihi eşeleyerek malzeme bulmak peşinde. Şahnamelerdeki Turan-İran savaşlarına, Yavuz Selim-Şah İsmail rekabetine kadar gidiyor. Sünnî-Şiî husumeti sürekli kışkırtılıyor. Mezhepsel yobazlığın paslanmış mühimmatı ABD ve İsrail yandaşlarının cephaneliğinden sağlanıyor. Oysa Türk-Fars ilişkileri tarihi, her şeyden önce ortak uygarlık kurma tarihidir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İran’a ABD’den ve İsrail’den bakanlar ülkemizde hayli yaygın. Atlantik medyasında yazılanlar, Türkiye’de de seslendiriliyor. Siyaset meydanında, gazetelerde, televizyonlarda en çok onlar var.

İran’ın rejimini belirlemek bizim işimiz değil, İran halkının işi.

Ancak İran’a Türkiye’nin geleceği açısından bakmak, hepimizin sorumluluğu.

VAZGEÇEMEYECEĞİMİZ KOMŞU

İran, hem güvenliğimiz hem de ekonomimiz için vazgeçemeyeceğimiz ülkeler içindedir.

ABD ve İsrail’in sözde “Kürdistan”, daha doğrusu İkinci İsrail girişimini İran’la birlikte bozduk.

İran, ABD’nin Suriye’nin kuzeyinde koridor açmasına karşı mücadelemizde en çok güveneceğimiz ülkelerden biridir.

İran, enerji güvenliğimiz açısından da dostluğuna her zaman ihtiyaç duyacağımız bir komşudur.

Türkiye’nin yerküredeki konumu belli. Komşularınızdan vazgeçemezsiniz. Kimi komşularınızdan hiç vazgeçemezsiniz.

'İRAN YAYILMACILIĞI' HURAFESİ

Atlantik propagandasının en başta gelen iddiası: “İran yayılmacılığı”.

Biz de diyoruz ki İran iyi ki “yayılmacı”!

İran, Suriye’nin ayakta kalmasına yardımcı olarak, Türkiye’nin toprak bütünlüğünü de savunmuş oldu. Bunun neresi yayılmacılık?

İran, Yemen’deki kararlı duruşuyla da hem kendisinin hem de bölgemizin güvenliğini savunuyor. Bunun neresi yayılmacılık?

Atlantikçilerin “yayılma” dedikleri olay, İran’ın toprak bütünlüğünü ve birliğini ileri hatlardan korumasıdır.

Suriye düşerse, İran düşer. O zaman Türkiye’ye yönelik tehditler de bugün öngöremeyeceğimiz kadar ağırlaşır.

Arap Yarımadası bütünüyle İsrail’in denetimi altına girerse, bunun sonuçları Türkiye’den Çin’e kadar bütün Asya’yı ilgilendirir. Hatta Avrupa’yı ve bütün dünyayı.

MEZHEPSEL YOBAZLIĞIN KIŞKIRTMALARI

“İran yayılmacılığı” söylemi, binlerce yıllık tarihi eşeleyerek malzeme bulmak peşinde. Şahnamelerdeki Turan-İran savaşlarına, Yavuz Selim-Şah İsmail rekabetine kadar gidiyor. Sünnî-Şiî husumeti sürekli kışkırtılıyor. Mezhepsel yobazlığın paslanmış mühimmatı ABD ve İsrail yandaşlarının cephaneliğinden sağlanıyor. Oysa Türk-Fars ilişkileri tarihi, her şeyden önce ortak uygarlık kurma tarihidir.

Sünnî-Şiî düşmanlığı üzerinden imâl edilen siyasetler amacına ulaşamadı. ABD’nin Batı Asya’da mezhepsel bölünme planları yerle bir oldu. Türkiye’nin dostlarına bakınız: İran, Irak, Suriye ve Rusya... Karşıdaki güçlere bakınız: ABD, İsrail, Suudi Arabistan, PKK/PYD.

Din ve mezhep bölünmesi geçersiz. Batı Asya’daki saflaşmayı ABD ve İsrail’in “Kürdistan” girişimi belirliyor. Batı Asya’da cephe, mezhep düşmanlığı ekseninde değil, ABD-İsrail planına karşı kuruldu. İran düşmanlığı, bu açıdan artık yobaz kindarlığının ötesinde, ABD-İsrail kışkırtmasıdır.

CEHENNEMİN YOLU

Fetullah Gülen’in İran hakkındaki o sözlerini İran yöneticileri de biliyor. Şöyle diyor: “Cennetin yolu İran’dan geçse, yine o yola uğramayın.”

PKK da İran düşmanlığında en öne fırladı. PKK’nın bütün yayın organları, ABD ve İsrail ile birlikte, İran’daki fitneyi desteklediler.

ABD, İsrail, Suudiler, PKK ve FETÖ, İran düşmanı cephede birlikteler.

İran’a ABD’nin gözüyle bakanlar, PKK ve FETÖ ile buluşuyorlar. İran düşmanlığı, Türkiye için cehenneme giden yoldur.

Doğu Perinçek


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

Arba'een
Mourining of Imam Hossein
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki