İran Gerçekten Suudi Arabistan İçin Bir Tehdit midir?

  • News Code : 877218
  • Source : Rast Haber
Brief

Batı Asya uzmanı yaptığı değerlendirmede, Suud Hanedanının İran'ın bölgede artan gücüyle olan mücadelesinde başarılı olamayacağını belirterek, Arabistan'dan Tahran ile müzakereye yönelmesini istedi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-  Batı Asya uzmanı yaptığı değerlendirmede, Suud Hanedanının İran'ın bölgede artan gücüyle olan mücadelesinde başarılı olamayacağını belirterek,  Arabistan'dan Tahran ile müzakereye yönelmesini istedi. 

Sebastian Sons, Almanya merkezli Tagus Spiegel gazetesine verdiği röportajda; Suudi veliaht prens Muhammed Bin Selman'ın uygulamalarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Sons, ülkede prensleri de kapsayan kapsamlı tutuklama dalgasıyla ilgili olarak bu konunun yakın tarihte bir benzeri olup olmadığı sorusuna verdiği yanıtta şu ifadeleri kullandı: Şu anki şekli ile böyle bir durum görülmemiştir. 

Batılı uzman açıklamalarında ayrıca, Bin Selman döneminde artan bu tür uygulamaların Suudi popüler siyasetinin bir parçası olduğunu belirtti. Sons’a göre, Bin Selman kendisi için önemli olan tek şeyin ekonomik düzelme olmadığını, amacının açıkça yapılan düzenlemeleri sorgulamak olduğunu ispatlamaya çalıştığını belirtti. 

Batı Asya konuları uzmanı açıklamalarının devamında, Bin Selman'ın Arabistan'daki aydın kişiler ile olan mücadelesinin bir gençlik hevesi ve aynı zamanda çok tehlikeli bir durum olduğunu belirterek şunları söyledi: Bin Selman, Arabistan'daki aydınların desteği olmadan hiçbir politikasını uygulayamaz. 

Sebastian Sons açıklamalarının bir başka bölümünde ise, Arabistan'ın dış politikasına ve özellikle Muhammed Bin Selman'ın İran konusundaki düşmanca tutumuna değinerek şunları söyledi: Bu politikalar onun popüler yöneliminin bir parçasıdır. Selman'ın içteki anlaşmazlıkları kontrol altına almak ve politikalarını sürdürebilmek için bir dış düşmana ihtiyacı var ve o düşman İran'dır. 1979 yılında İran'da İslam İnkılabının yaşanmasından bu yana, Arabistan İran'a karşı düşmanca bir tutum sergilemektedir.  Bin Selman da kendi gücünü artırmak için bu düşmanlığı ve nefreti kullanmaktadır.  

Sebastian Sons daha sonra kendisine yöneltilen "İran gerçekten Suudi Arabistan için bir tehdit midir? " Sorusuna verdiği yanıtta şunları söyledi: Geçtiğimiz yıllarda İran'ın Batı Asya'daki etkinliği ciddi anlamda arttı. Nükleer anlaşmanın yapılması da İran'a uluslararası arenaya tekrar dönme olanağı sağladı. Bu Şii devlet şuan bölgedeki en güçlü ülkedir. Suudi Arabistan bu durumdan kesinlikle hoşnut değil. Suud Hanedanı İran'ın etkisi altında olan ülkeler tarafından kuşatıldığını düşünmektedir. Muhammed Bin Selman bu durumla mücadele etmek istiyor. Selman, İran'ın durdurulması gerektiğine inanıyor. 

Sons, "Bin Selman bu hedefine ulaşabilecek mi? " Sorusuna verdiği yanıtta ise şu ifadeleri kullandı: Hayır, böyle olmayacak. Suudi Arabistan; Yemen, Lübnan ve Katar gibi bölgede bulunan ülkelerde dahil olduğu savaşların tamamında, İran'ın müdahalesiyle başarısız oldu. Bin Selman'ın şu anki tutumu çok tehlikelidir. 

Batı Asya uzmanı daha sonra sözlerini şöyle sürdürdü: Arabistan liderlerinin İran ile doğrudan çatışma gibi bir niyetleri yok. Ancak Amerika ve İsrail'in bu konuda Arabistan'a verdiği desteği dikkate alacak olursak, bu ülke İran ile mücadele konusunda özgüven kazanmıştır. Ancak Arabistan'ın bu yönelişi kesinlikle hatadır. ABD Başkanı Donald Trump güvenilir bir ortak değil. Bu durumda Suudi Arabistan'ın İran ile müzakere yolunu seçmesi daha uygun olacaktır. Elbette şu anki koşullarda bu mantıklı yoldan söz etmek pek de mümkün görünmüyor.


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

cartoon Quds 2018
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2017 Hac Mesajı
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki