İsrailliler Nasrallah’a suikast planları ve kara operasyon odalarıyla ilgili sızıntıları yoğunlaştırıyor

İsrailliler Nasrallah’a suikast planları ve kara operasyon odalarıyla ilgili sızıntıları yoğunlaştırıyor

İsrailliler Seyyid Hasan Nasrallah’a suikast planları ve kara operasyon odaları hakkındaki sızdırmalarını yoğunlaştırıyor... Bu sızıntıların ardında ne var? Ve bu hedefe ulaşmak 26 yıl boyunca başarısız olmalarının sebebi nedir?

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-  İsrail istihbaratı, 16 Ocak 1992 tarihinde Hizbullah lideri şehid Abbas Musavi'nin konvoyuna İsrail helikopterleri tarafından fırlatılan füzelerle düzenlenen başarılı suikasttan bu yana, Seyyid Hasan Nasrallah'a suikast düzenleme girişimlerine aralıksız olarak devam ediyor. Seyyid Hasan Nasrallah İsrail'e iki kez yenilgiyi tattırdı. Bunlardan ilki, 2000 yılında Direnişin operasyonları karşısında insani kayıpları giderek ağırlaşan İsrail ordusunu Güney Lübnan'dan çekilmek zorunda bıraktığı zaman gerçekleşti. İkinci yenilgi ise, 2006 yılı Temmuz ayında, İsrail ordusu Hizbullah'ı tasfiye edebileceğini düşünürken, sonuç bunun tam aksinde geldi. Yenilmez olarak adlandırılan İsrail ordusu, daha önce görülmemiş bir şekilde askeri yenilgi alarak baş aşağı devrildi.

Son zamanlarda gün geçmiyor ki, İsrail gazeteleri ve televizyon programlarında Seyyid Hasan Nasrallah'a suikast planlanan siyah oda hakkında konuşulmasın. Son olarak, İsrail istihbaratına ait “Walla” sitesi, geçtiğimiz Salı günü, “MOSSAD" ve “Şin Bet” dâhil olmak üzere İsrail güvenlik organlarına, Hizbullah lideri Hasan Nasrallah'ın hakkında bilgi toplamak ve onu takip etmek için ortak birim tahsis edildiğini ortaya çıkardı.

26 yıldır İsrail istihbaratı ve gizli odaları, Seyyid Hasan Nasrallah'ın dar çemberine girmeyi ve ona ulaşmayı başaramadı. -Allah'a şükürler olsun- Hizbullah istihbarat organları ise, bu alanda dünyanın en gelişmiş istihbaratı olduğunu iddia eden İsrailli meslektaşlarını geride bıraktı.

****

2006 Temmuz savaşında İsrail savaş uçakları, Seyyid Hasan Nasrallah'ın bulunacağı ihtimaline karşı Güney banliyölerindeki evinin etrafından ayrılmadı ve burayı yer altındaki sağlam siperleri dahi delip geçebilecek bombalar ve füzelerle vurmadı. Sebebi is çok basit, çünkü bu adamın yer altında ya da üzerinde her yerde bulunuyor olması muhtemel. Seyyid Nasrallah neredeyse normal bir şekilde hareket ediyor ve sıradan mütevazı yerlerde yaşıyor. Maaşı, Lübnan para biriminde bin 200 doları geçmiyor. Tabi doğal olarak el-Hamra caddesinde veya süpermarkette alışveriş yapmıyor.

El-Meyadin televizyon kanalı yönetim kurulu başkanı olan meslektaşım Gassan bin Cido, Temmuz savaşı hakkındaki anılarını derlediği bir televizyon programında, savaşın doruk noktasında Seyyid Nasrallah ile defalarca görüştüğünü ve bunlardan ilkinin, bir binanın çatısında, ikincisinin Güney banliyölerinde bir evin balkonunda olduğunu ve Nasrallah'ın hiçbir korku belirtisi göstermediğini belirtti. Filistin Direnişi liderlerinden biri de, sıradan evlerde birkaç kez görüştüklerini ve güvenlik uygulamalarının asgari düzeyde olduğunu ifade etti.

Geçtiğimiz Salı günü, sosyal medya kullanıcıları Seyyid Hasan Nasrallah ile İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani'nin bir yerde yan yana siyah emamelerini giymedikleri ender bir resim paylaştı. Fotoğrafın çekildiği zamana bakılırsa, beyaz sakallar göz önüne alındığında fotoğraf yeni çekilmiş gibi görünüyor. Ayrıca yayınladığı diğer fotoğraflarda da Nasrallah çok sevdiği futbol maçı yapıyor. Ancak bu gençlik yıllarından kalma eski bir fotoğraf.

Kendisine suikast düzenlemek isteyen birçok tarafın hedefinde olan bir kişinin, sıkı güvenlik tedbirleri alması, gerekli önlemlerdendir. İsrail'den önce Arapların hedefinde olan Nasrallah'ın da bunu yapması beklenir. Ancak görünüşe bakılırsa, bu güvenlik uygulamaları Nasrallah'ın, Lübnan'ın başkentini ziyaret eden Araplar liderler ve heyetler ile görüşmesine engel olmuyor. Bunlardan sonuncusu, Filistin Direnişini temsil eden bir heyet oldu. Bu bağlamda, “Hizbullah” ile sınırlı bir ilişkisi olan “Fetih” hareketi dâhil hiçbir grup dışlanmadı.

İsraillilerin, MOSSAD'ın suikast planlarını yürüten Caesarea gibi bir suikast birimini, Hasan Nasrallah'ı takip etmek için özel olarak görevlendirdiği hakkında mütemadiyen yaptığı açıklama, bu istihbarat organının yaşadığı hayal kırıklığı ve başarısızlık duygusu çerçevesinde gelmektedir. Aynı şekilde psikolojik savaş ve tehditlerinin ardından Hizbullah'ın gelişmiş askeri gücünden korku yaşan İsrail kamuoyunu rahatlatma girişimleri olarak ta yorumlanmaktadır. Hizbullah'ın özellikle de son zamanlarda yaptığı, Akdeniz'deki doğalgaz ve petrol platformlarını bombalama tehdidi ve yerleşimcilere en kısa zamanda kaçmalarını tavsiye etmesi İsrail'de korku ortamı yarattı.

Arap İslam gücü, tek başına işgalci İsrail devletini tehdit ediyor ve endişe uyandırıyor. İsrailli askeri uzmanların da vurguladığı gibi, Hizbullah'ın, 150 binden fazla füze gücüyle, uçaklarla, hızlı deniz botlarıyla ve yeraltında kurulan askeri altyapısıyla desteklenen yüksek savaş deneyimine sahip olması bu korkuların fitili ateşliyor. Seyyid Nasrallah'a suikast girişimi, bölgedeki diğer güçleri geride bırakan ilerlemiş bir güvenlik ve askeri tesis kurmayı başaran Nasrallah'ın güçlü beyinlerle çevrili bir üst akıl olmasından dolayı geliyor. Ancak en önemlisi, Direnişin bayrağının, Arap normalleşmesinin gündemde olduğu bir dönemde güçlenmiş olmasıdır.

İsrail istihbarat organının, 2012 yılında Hizbullah'ın askeri kanadı komutanı Hacı İmad Muğniye, 2015 yılında işgal hapishanelerindeki Arap esirlerin lideri Samir Kantar ve Cihad Muğniye gibi Direnişin önde gelen isimlerine suikast düzenlemeyi başardığı doğrudur. Ancak bu konumlardaki liderlerin ve savaş meydanlarında şehitlerin verilmesi böylesine şiddetli bir savaşın doğasında vardır.

Seyyid Hasan Nasrallah'ın bütünleşmiş bir örgütsel yapıya dayalı bir kurum oluşturduğunu söylerken, Hizbullah'ın liderinin şehit olmasıyla bitecek tek kişiye dayalı bir kurum olmadığını kastediyoruz. Bununla birlikte, şehid olan Genel Sekreteri Seyyid Abbas Musavi suikastından sonra, Hizbullah'ın gücü, kenetlenmesi ve tehlikesi arttı. Hizbullah o günden sonra işgalci İsrail karşısındaki savaşında daha da kararlı hale geldi.

Seyyid Hasan Nasrallah, General Kasım Süleymani, İsmail Heniyye, Yahya Sinvar ve Salih Aruri'yi, varsayılmış suikast listesine koyan İsrailliler, bunun gibi raporlar yayınlamaya devam edeceklerdir. Seyyid Hasan Nasrallah ve arkadaşları, belki bir evin çatısında, bir dairede belki de yer altında çaylarını yudumlarken bu sızıntıların okumasını kesinlikle yapacaktır… Çünkü denize giren kişi ıslanmaktan korkmaz.


Abdulbari Atvan
Ray el-Yevm
Çeviri: Merve Soydaş


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

Mourining of Imam Hossein
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki