İstanbul’un Göbeğinde SIR OPERASYON

İstanbul’un Göbeğinde SIR OPERASYON

Dünya, Washington Post gazetesi yazarlarından, Suudi rejimi muhalif Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın Mecidiyeköy’deki İstanbul Başkonsolosluğunda sırra kadem basmasını konuşuyor. Farklı ülkelerin istihbarat servislerinin karıştığı olayla ilgili 3 farklı senaryo gündemde. İşte o senaryolar:

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Dünya, Washington Post gazetesi yazarlarından, Suudi rejimi muhalif Cemal Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan’ın Mecidiyeköy’deki İstanbul Başkonsolosluğunda sırra kadem basmasını konuşuyor. Farklı ülkelerin istihbarat servislerinin karıştığı olayla ilgili 3 farklı senaryo gündemde. İşte o senaryolar:

ABD'nin önde gelen gazetelerinden Washington Post gazetesinin 'Küresel Fikirler' sayfasında yazan 59 yaşındaki Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın Levent'teki İstanbul Başkonsolosluğunda ortadan kaybolmasının yankıları sürüyor. Evlilik işlemleri için ilk kez 28 Eylül'de konsolosluğa giden Kaşıkçı'ya 2 Ekim'e randevu verildi. 2 Ekim'de saat 13.25'te konsolosluk binasına giren Kaşıkçı'dan bir daha haber alınamadı. AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay'a göre, kendisinden haber alınamayan muhalif Suudi gazeteci Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğu kapılarından çıkmadığı tespit edildi. Pazar günü bir TV kanalına açıklamalarda bulunan Aktay, "Konsolosluğun iki kapısı var, hangi kapıdan çıktı? Tüm kameraları inceledik, kapıdan girdiği gözüküyor ama çıktığı görülmüyor" dedi. Aktay, "Kaşıkçı, Suudi makamları tarafından Türkiye'den talep edilen bir suçlu değildi. Evet, muhalif olduğu sır değildi, ama muhalefeti onu ülkesine karşı suçlu kılan türden değildi ve hakkında açılmış ve Türkiye'ye bildirilmiş bir dava yoktu" şeklinde konuştu. Emniyet yetkilileri de bu iddiayı doğruluyor.

Gazetecilere özel tur!

Suudi Arabistan'ın İstanbul Konsolosluğu yetkilileri ise konsolosluk binasının kapılarını Reuters Haber Ajansı'na açarak, durumun böyle olmadığını savundu. Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Muhammed El Utaibi ise binanın içini muhabirlere gezdirerek, "Kaşıkçı burada değil" savunması yaptı. Ancak gazetecilerin binanın gizli bölümleri hakkında bilgi sahibi olduğunu söyleyebilmek mümkün değil! Suudi Arabistan'ın Veliaht Prensi Muhammed bin Salman da geçtiğimiz hafta Bloomberg TV'ye verdiği mülakatta, Kaşıkçı'nın konsoloslukta bulunmadığını iddia etmişti. Prens Salman röportajda "Anladığım kadarıyla içeriye girdi ve birkaç dakika ya da bir saat sonra dışarı çıktı. Emin değilim" demiş ve konsolosluğun aranmasına izin verebileceklerini söylemişti. Türk yetkililer ise Suudi Arabistan ile hassas ve gergin ilişkiler nedeniyle böyle bir arama gerçekleştirmedi. Zira son bir yıldır bir iki istisna hariç iki ülke arasında doğru dürüst üst düzey ziyaret gerçekleştirilmiyor.

Özel tim öldürdü

Emniyet yetkililerine göre, bir kısmı Suudi yetkili olan 15 Suudi vatandaşı, olayın gerçekleştiği 2 Ekim'de 2 uçakla İstanbul'a geldi. Zira Kaşıkçı Türk nişanlısı ile ilk olarak evlilik işlemleri için 28 Eylül'de konsolosluğa gitmişti, kendisine 2 Ekim'de randevu verilmişti. Kaçıkçı konsolosluğa gittiğinde tim oradaydı. Batı medyası söz konusu kişilerin 'infaz timi' olduğunu ve Kaşıkçı'yı orada öldürdüğünü savunuyor. Cesedin ise özel yöntemlerle bertaraf edildiği öne sürülüyor.

Ajanslara konuşan ve isimlerini açıklamayan Türk yetkililer de, Kaşıkçı'nın başkonsoloslukta öldürüldüğünün değerlendirildiğini söyledi. Reuters'a konuşan yetkili, "Türk polisinin ön değerlendirmesine göre Bay Kaşıkçı, Suudi Arabistan'ın İstanbul konsolosluğunda öldürüldü. Biz cinayetin planlı olduğuna ve cesedin konsolosluk dışına çıkarıldığına inanıyoruz" dedi.

Anadolu Ajansı'na konuşan yetkililer ise Suudi Arabistan Başkonsolosluğu'na yapılan tüm giriş çıkışların emniyet tarafından incelendiğini söyledi. Washington Post gazetesi ise Kaşıkçı'nın, "sırf bu cinayet için Türkiye'ye gelen bir tim tarafından öldürüldüğünü" yazdı. Gazeteye konuşan bir Türk yetkili, "Suudi Arabistan'dan 15 kişilik bir ekibin geldiğine ve cinayetin planlı olduğuna inanıldığını" açıkladı. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan bir kaynak da 15 kişilik ekibin iki ayrı uçakla Türkiye'ye girdiği ve aynı gün Türkiye'yi terk ettiğini söyledi. İstanbul'daki Suudi Arabistan Konsolosluğu'ndan adını açıklamayan bir yetkili ise Suudi Arabistan'da devlete ait Saudi Press Agency'ye konuşarak iddiaları reddetti. Kaşıkçı'nın Türk nişanlısı Hatice Cengiz de Kaşıkçı'nın öldürüldüğüne inanmadığını söylediği bir Tweet paylaştı.

Suudi Arabistan'a götürüldü

Kaşıkçı'nın yazdığı Wasghington Post gazetesinin ve bazı yayın organlarının iddialarına göre Türk yetkililer ile Suudi makamları işbirliğine giderek, 59 yaşındaki Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'a götürülmesi sağlandı. Bu kapsamda 15 kişilik özel ekibin siyah araçlarla Konsolosluk'tan çıktığı ve Kaşıkçı'nın farklı isimle düzenlenen bir pasaportla havaalanından çıkışının sağlandığı öne sürülüyor.

Yurt dışı bile tehlikeli

Veliaht Prens Selman bin Muhammed karşıtı yorumlarla öne çıkan Cemal Kaşıkçı, tutuklanma endişesi nedeniyle ABD'de yaşıyordu. Bu arada Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) İcra Direktörü Vekili Robert Mahoney, Suudi Arabistan'da kraliyet ailesini sorgulayan herkesin tehlike altında olduğunu söyledi. Mahoney, "Veliaht prens kesinlikle kraliyet ailesinin, harcamalarının, yolsuzlukların sorgulanmasını istemiyor. Bu yıl Suudi Arabistan'da gazeteci ve bloggerların tutuklandığına tanık olduk. Kaşıkçı ülkenin ünlü gazetelerinden birinde editörlük yapmıştı ve kendisine konuşmaması, sosyal medyadan uzak durması tembih edilmişti. Ülkesinde gazetecilik yapamayacağı için yurt dışına çıktı fakat görünen o ki artık yurt dışı bile güvenli değil" dedi. Bu arada Washington Post, çok sayıda Suudi muhalifin İstanbul'da yaşadığını aktararak, İstanbul'un bundan böyle bu kişiler için güvenli olmadığını savundu.

Telefonunu Türk nişanlısına verdi

Olay günü yani 2 Ekim'de konsolosluğa Türk nişanlısı Hatice Cengiz ile giden Cemal Kaşıkçı, başkonsolosluğa girdikten sonra dışarıya çıkamadı. Hatice Cengiz, gelişmeyi şöyle anlattı: "Bana telefonları verdi, bir şey olursa ne yapmam gerektiğine yönelik sorum üzerine 'Ben gireceğim, evraklarımı alıp çıkacağım. Bir şey olursa da hemen AKP Genel Başkan Danışmanı Yasin Aktay ve Türk Arap Medya Derneği'ne haber verirsin' dedi. İçeri girdi, birkaç saat haber gelmeyince Yasin Aktay'a, ardından Türk Arap Medya Derneği'ne haber verdim. Şu ana kadar kendisinden haber yok. Henüz bir gelişme yok. Konsolosluktan birileri kapı önünde 'O zaten çıkmış, burada beklemenize gerek yok' dedi." Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) İcra Direktörü Vekili Robert Mahoney, Suudi Arabistan'da kraliyet ailesini sorgulayan herkesin tehlike altında olduğunu söyledi.


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki