İstihbaratçılar: Kaşıkçı cinayeti CIA'nın bilgisi dahilinde

İstihbaratçılar: Kaşıkçı cinayeti CIA'nın bilgisi dahilinde

ABD Başkanı Trump da onayladı.
Ama dünyada inanan yok.

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Günlerdir Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’yı tartışıyoruz. Suudi Arabistan cinayeti kabul etti. “Konsoloslukta çıkan arbedede öldü” dedi. ABD Başkanı Trump da onayladı.
Ama dünyada inanan yok.

SORULAR SORULAR...

Olayın boyutu giderek büyüyor. Şimdiden uluslararası bir sorun haline geldi.
Peki kim bu Cemal Kaşıkçı? Neden hedef alındı?
Öldürülmek mi istendi, yoksa işin içinde başka bir iş mi var?
Cinayetin arkasında Suudi yönetimi olduğu çok net.
Peki cinayet için neden Türkiye ve konsolosluk binası seçildi? İstanbul’da yasadışı olarak 10 bin dolara yaptırılabilecek bir iş niye bu kadar karmaşık hale getirildi?
CIA, MOSSAD bu işin neresinde?

GİZLİ DOSYALAR

Kaşıkçı, Suudi Arabistan İstihbarat Dairesi Başkanı Suudi Prensi Türki Bin Faysal’ın basın danışmanlığını yapmıştı. Cinayetin bu göreviyle bir bağlantısı var mı?
Kaşıkçı’nın elinde Suudi yönetimini zora sokacak dosyalar mı vardı?
İki uçakla Türkiye’ye gelen Suudi ekibi kim gönderdi?
Panik neden?
Ekiptekilerden biri niye kuşkulu bir kazada öldü?
Soru çok..!

İSTİHBARATÇI DEĞERLENDİRMESİ

Olayı istihbaratçılarla konuştum.
Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin gelişmeleri şöyle sıraladı:
2 Ekim: Kaşıkçı Veliaht Muhammed Bin Selman’la görüntülü görüştürülüyor.
ABD’nin bütün dinlemeleri yapan istihbarat örgütü NSA bu görüşmeyi dinliyor ve kayda alıyor.
3 Ekim: Trump açıklama yapıyor. Suudi kralına, “Biz olmasak Suudi yönetimi 2 hafta bile ayakta kalamaz” diyor.
Arkasından Kaşıkçı öldürülüyor.
Bu arada, Veliaht’ın konsolosluktaki Kaşıkçı sorgusunu canlı olarak izlediği iddiası da var.
Cinayetin CIA’nın, dolayısıyla da ABD’nin bilgisi dahilinde olduğu çok açık!

ACEMİCE

Pekin, işlenen cinayeti çok acemice buluyor. “Dünyada hiçbir istihbarat örgütü bu kadar acemice iş yapmaz. Belli ki sürece müdahale sözkonusu. Sonuçlara bakalım: Suudi yönetimi çok zor durumda kaldı. Tartışmalı bir şekilde yönetime el koyan ve yerine oğlunu geçirme planları yapan Kral Selman’ın sıkıntısı iyice büyüdü. Tam da ABD’nin istediği bir durum. Suudi Arabistan iyice kucağına oturacak” görüşünde.
Pekin bu yolla ABD’nin Türkiye ile yeniden yakınlaşma hesabı yaptığını da düşünüyor.

DOSYALAR

Başka istihbaratçılarla da konuştum. İstihbaratçılar, CIA’nın Kaşıkçı operasyonunu başından itibaren bildiğine kesin gözüyle bakıyorlar.
“Kaşıkçı bir gazeteci. Geçmişte Suudi istihbaratında da kritik görevler yapmış. Washington Post gazetesindeki görevini Katar Emiri’nin ayarladığı iddia ediliyor. Katar-Suudi Arabistan ilişkileri malum. Ortalıkta çok dolaşan biri. Uluslararası istihbarat örgütleri ile de bağlantılı olabilir. Bağlantılı olmasa da onlar tarafından kullanılmış olması büyük ihtimal. Bu nedenle Kaşıkçı’nın her adımı takip edilmiştir. CIA böyle birini boş bırakmaz” değerlendirmesi yaptılar.

ABD’NİN KESECEĞİ FATURA

İstihbaratçıların bundan sonra yaşanacaklara ilişkin görüşleri de şöyle:
“Genç veliaht Muhammed bin Selman’ın krallık ihtirası giderek sıkıntı yaratmaya başladı. Çok sayıda prensin hapse atılması, para cezaları kesmesi, tahsil ettiğini serbest bırakması büyük sorun oldu.
Şimdi Kaşıkçı cinayeti ile zorda. ABD Başkanı Trump ise bunu paraya çevirme çabasında. Önümüzdeki günlerde kralın önüne yüz milyar doların çok üstünde bir fatura koyarsa sürpriz olmaz. Veliaht prens daha önce tutukladığı diğer prenslerden yardım ister noktaya geldi. Önümüzdeki dönemde işi çok zor. ABD hem parayı alıp, hem de ortada bırakabilir. Bu cinayet daha çok su çeker.”
İstihbaratçılar, İngiliz yayın organlarının olaya aktif olarak girmesine de vurgu yaptılar.

TÜRKİYE’NİN TAVRI

Türkiye’nin tavrı da ilginç. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başdanışmanlarından İlnur Çevik’in “Türkiye olayı fazla deşelemeden, aksine iyi niyetle adımlar atarak Kral Selman’a yardımcı oluyor...” sözleri kafa karıştırdı.
Kaçacağı bilinmesine rağmen Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosu Muhammed el-Uteyb, Türkiye’den elini kolunu sallayarak ülkesine gitti.
Konsolos geri dönmeyeceğini bildiği halde Suudi Arabistan’a gidiş dönüş bileti aldı. Gider gitmez de görevden alındı.
Suudi yönetimi ile anlaşmalı bir durum havası öne çıktı.
İktidarın da kralın zor durumundan yararlanmaya çalıştığı iddiaları var.
İzliyoruz..!


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki