Londra'nın Riyad ile Tahran'a karşı işbirliğinde stratejik hatası

  • News Code : 870602
  • Source : Parstoday
Brief

Batı Asya bölgesinde silah ticareti yüzünden petro-dolarlarına sahip ülkelerle silah ticaretinden dev paralar elde eden bazı Batılı ülkeler, bu bölgede yaşanan olay ve gelişmeleri doğru dürüst anlayıp, kavrama gücünü kaybetmiştir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Batı Asya bölgesinde silah ticareti yüzünden petro-dolarlarına sahip ülkelerle silah ticaretinden dev paralar elde eden bazı Batılı ülkeler, bu bölgede yaşanan olay ve gelişmeleri doğru dürüst anlayıp, kavrama gücünü kaybetmiştir.

Nitekim Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü, 2012-2016 yılları arasında 1990 yılının ardındaki 5 yıllık diğer dönemlerden ziyade silah ticaretinin arttığını ve bu arada Ortadoğu'nın silah alımının önceki 5 yıllık döneme göre yaklaşık 2 kat arttığını, raporuna yansıttı.

Suudi Arabistan, Hindistan'ın ardından dünyanın en büyük silah ithalatçısı sayılıyor. Suudi Arabistan aynı dönemde ABD ve İngiltere'den silah alımını yüzde 212 oranında arttırmış oldu.

Kuşkusuz Suudi Arabistan'ın Yemen'e askeri saldırısı ve Riyad'ın Irak ve Suriye'deki tekfirci gruplara desteği ve de Al-i Suud'un Lübnan ve Bahreyn'de kriz çıkarma çabaları da silah alımının en önemli gerekçelerinden sayılıyor.

Tabii ki, bir silah deposu ve cephanelik haline gelen bir ülkenin depoladığı silahları kullanmak için savaş çıkarıp, bölgeyi istikrarsızlaştırma çabasında olması gerekiyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyir dün bir kez daha Tahran'ı diğer ülkelerin iç işlerine karışmakla suçlayarak, Suud rejiminin kendi yaptıklarının üstünü kapatmak için nasıl Tahran'ı suçlamaya kalktığını ortaya koymuş oldu.

Daha komik olan konu şu ki, bazı Batılı siyasetçiler de Suudiler ile aynı telden çalarak, kendi silah ticaretine zarar vermemek için İran'a yüklenmek suretiyle Arap müşterilerinin memnuniyetini korumaya çalıştılar.

Bu bağlamda, Avrupa Parlamentosu'nun Suudi Arabistan'a silah ihracatını yasakladığı günde, Avrupalı yetkililerden İngiltere Başbakanı Theresa May Riyad'da yaptığı açıklamada, İran'ı suçlayarak, Arap dünyasından İran'a karşı daha kararlı olmasını istedi.

May, Avrupa Parlamentosu'nun Suudi Arabistan'a karşı tutumunu savunmak yerine, İngiliz silah fabrikalarının Londra'nın insan hakları jestinden dolayı zarar görmemesi için Suudilerin Yemen'deki cinayetlerine göz yumdu.

Fransız Dışişleri Bakanlığı da, İran'ın savunma programı aleyhindeki açıklamalarını tekrarladı.

Böylece Paris ve Londra'nın Ortadoğu'da Washington'un yerini doldurmak için birbiriyle rekabet içinde olup,silahlarına zengin müşteri sayılan Al-i Suud'a yaranmak için İran karşıtı açıklamalarda bulunmaya hazır oldukları ortaya konulmuş oldu.

Bu tür açıklamaların nükleer anlaşmanın ruhu ile bağdaşmadığı açık ve net olarak ortada duruyor, İran'a baskıyı sürdürmekte ısrarcı olmaları halinde Avrupa ile Tahran'ın artmakta olan münasebetleri zarar görebilir.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Avrupalı ülkeleri, Tahran'a karşı Riyad'ın yanında Washington ile birlikte durmak için sıkıştırdığını anlamak zor olmasa gerek.

Buna rağmen, Avrupa'nın bölgesel gelişmelere karşı bağımsız hareket edememesi halinde, bölge denklemlerinde asıl kaybeden tarafın Avrupa olacağı düşünülüyor.

Riad ile silah ticaretinden kaynaklanan kısa vadeli çıkar, bölgesel gelişmelerin galibi İran ile stratejik işbirliğindeki uzun vadeli çıkardan daha önemli olamaz.

Avrupalı yetkililer, bunu anlamamaları halinde, Ortadoğu'nun satranç sayfasında bir yeri olmayacak.

İngilitere ve Fransa gibi Avrupalı ülkelerin; Yemen halkını her gün bombalayarak, yeni cinayetler işleyen, Irak ve Suriye'de tekfirci teröristleri desteklemek suretiyle siviller ve askerlerin katledilmesine sebebiyet veren, Bahreyn'e gönderdiği askeri güç ile barışçıl halk gösterilerini bastıran, Lübnan'da yeni kriz ve gerilim çıkarmaya çalışan Suudi Arabistan gibi bir rejim yanında durup, İran İslam Cumhuriyeti'ni suçlamaları çok komiktir.

Avrupa Parlamentosu'nun Suudi Arabistan'a silah ihracatını yasaklayan kararının ardından, söz konusu ülkelerin artık Suudi Arabistan'a silah ihracatını durdurmaları temenni ediliyor. Yoksa, Riyad ile Tahran'a karşı aynı telden çalan bu ülkeler, Suudi rejimin işlediği cinayetlerine ortak sayılacak.


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2017 Hac Mesajı
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki