Suriye’nin Geleceğinde İsrail’in Rolü

Suriye’nin Geleceğinde İsrail’in Rolü

Suriye’nin geleceği konusunda plan yapan bölge ülkeleri, Suriye’nin geleceğinde İsrail’in yayılmacı politikasının ABD ve Batı tarafından esas alınacağını, hem Suriye’nin hem de bölge ülkelerinin buna uygun olarak şekillendirilmeye çalışıldığını görmek durumundadılar

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- İsrail uyguladığı Siyonist, yayılmacı, baskıcı politika ve stratejilerden dolayı kendi bekasını, güvenliğini sağlamak için başta komşuları olmak üzere Ortadoğu’yu kendi stratejik ve politik amaçlarına göre dizayn etmek istemektedir. Bunu sadece kutsal metinlere dayandırılan vaat edilmiş topraklar, Nil’den Fırat’a uzanan büyük İsrail ideolojisiyle açıklayamayız. Bütün bu kutsal metinlerdeki söylemler ve ideolojik takıntıların oluşması ve insanların bunlara göre yönlendirilmelerinin altında yatan neden İsrail’in jeopolitik zorunluluklarıdır, yerleştiği coğrafyadır. Akdeniz kıyısında Lübnan, Ürdün, Mısır ve Suriye arasında ve Filistinlilerin anavatanı olan bölgede 1948 yılında Batılılarca yaratılan, kutsal metinlere ve Siyonist ideolojiye dayanan İsrail’in yaşaması için jeopolitik olarak batı ve ABD tarafından desteklenen yayılmacı ve Filistin halkının haklarını gasp edici bir politika ve strateji izlemesi kaçınılmazdır. Zaten bu devletin yaratılmasında rol oynayanlar Yahudi liderlerin amaçlarını ve ideolojik yaklaşımlarını biliyorlardı. İsrail devletinin bölgede yaratacağı kaosu ve bu devletin yaşaması için Arap ülkelerinin aleyhine yayılacaklarını değerlendiriyorlardı. Bir şekilde İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Ortadoğu’nun kontrolü için ABD ve Batı’nın desteğinde böyle Siyonist ve Irkçı bir devlete ihtiyaç vardı.

SİYONİST PLANLAR

Bu devlet zaman içersinde kendinden beklenen şekilde hareket ederek, komşuları aleyhine topraklarını genişletti. Bölgedeki Filistin halkını Gazze ve Batı yakasına hapsetti. Filistinlilerin büyük kısmını Ürdün’e ve diğer Arap ülkelerine göçe zorladı. Bunu yaparken hem ABD ve Batı’dan hem de Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Mısır’dan destek aldı.

Kudüs’ü başkent ilan ettikten, Ürdün, Suudi Arabistan, Körfez ülkeleri ve Mısır ile anlaştıktan sonra, ABD’nin desteği ile yeni bir barış(!) projesi ortaya atarak kazandıklarını meşrulaştırma yoluna gitmeyi planlıyordu. Bu plan, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın karıştığı ve bundan sonra da karışabileceği skandallar yüzünden sekteye uğrasa da, uygulanmak için uygun ortamı bekliyor. Cenevre’deki Suriye konusundaki görüşmeler sırasında bu planın da gündeme gelmesinin şaşırtıcı olmayacağını vurgulamak isterim.

UYGUN ORTAM BULDU

Siyonist rejimin Ortadoğu ile ilgili planlarının yürürlüğe konması açısından çok uygun bir ortamın bulunduğunu söylemek gerekiyor. Yedi buçuk senedir devam eden Suriye iç savaşı ve şu andaki parçalanmışlık hali, Suriye’nin İsrail için bir tehdit olma özelliğini ortadan kaldırmıştır. Suriye’nin toprak bütünlüğünün ve siyasi bütünlüğünün sağlanması İsrail’in mevcut planları, politikası ve uyguladığı/uygulayacağı stratejiler açısından kabul edilemeyecek bir sonuçtur.

BÖLGE ÜLKELERİ DİKKATLİ OLMALI

İran’ın Akdeniz ile diğer bir ifade ile Lübnan ile irtibatının kesilmesi için Suriye’nin Kürt, Sünni ve Nusayri devleti ya da başlangıçta özerk bölgeler olarak parçalanması gerekmektedir. İsrail yerleştiği bu dar coğrafyada başka türlü yaşama imkânı olmayacağını bilmektedir. İsrail devletinin yaşaması için yayılması bunun için de Suriye başta olmak üzere komşu devletlerin, Ortadoğu’daki ve ülkelerin, levant, Türkiye ve İran’ın bir şekilde parçalanması, bölünmesi, güçlü ulus devletlerin/merkezi hükümetlerin zayıflatılması, sonra da ortadan kaldırılması gerekmektedir.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiliz ve Fransızların bölgede kurdukları, cetvelle çizdikleri sınırlar içindeki çok farklı etnik ve mezheplerden oluşan ulus devletler yapısı, aralarındaki çatışmalar İsrail’e, ABD ve Batı’ya böyle bir planı uygulama imkânını vermektedir.

Suriye’nin geleceği konusunda plan yapan bölge ülkeleri, Suriye’nin geleceğinde İsrail’in yayılmacı politikasının ABD ve Batı tarafından esas alınacağını, hem Suriye’nin hem de bölge ülkelerinin buna uygun olarak şekillendirilmeye çalışıldığını görmek durumundadılar. Zaten bölgeye baktığımızda, Mısır, Suudi Arabistan, Ürdün, Irak, Lübnan, BAE ve diğer körfez ülkelerinin yönetimleri bu planın uygulanmasına imkân verecek yöneticilerden oluşturulmuştur.

Türkiye ve İran, Suriye’nin toprak ve siyasi bütünlüğü konusunda daha dikkatli olmalı ve İsrail’in bölgedeki yayılmacı ve bölücü planlarını durdurmalıdır. Suriye’deki iç savaş ve bu savaşı durdurmak bahanesiyle ABD’nin, İran’ın güçlerini bahane ederek İsrail’in yaptığı askeri ve siyasi faaliyetleri desteklemesi Suriye’nin bölünmesine yöneliktir. Amaç Suriye’nin bölünerek, İsrail’in Siyonist ve yayılmacı politikasına uygun hale getirilmesidir.

İsrail’in Siyonist ve yayılmacı politikaları anlaşılmadan, ABD ve Batı tarafından Suriye’de yapılmak istenenlerin anlaşılması mümkün değildir. Türkiye, İran, Suudi Arabistan, Mısır ve diğer İslâm ülkelerinin dikkatine!..

E. Korgeneral (Eski Genelkurmay İstihbarat Başkanı)


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki