Suudiler Katarlı El Cezire’ye neden bu kadar kızgın?

  • News Code : 847906
  • Source : Medyaşafak
Brief

Bu durum dikkate alındığında, Suudilerin krizi bitirmek için Katar’a sunduğu 13 maddelik talepler listesinde neden El Cezire’nin derhal kapatılması ve Arabi 21, Rassd News, El-Arabi el-Cedid, Middle East Eye ve Mekameleen haber ağı gibi bazı başka web sitelerine yapılan finansmanın durdurulmasının da olduğu açık hale gelecektir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – Bu durum dikkate alındığında, Suudilerin krizi bitirmek için Katar’a sunduğu 13 maddelik talepler listesinde neden El Cezire’nin derhal kapatılması ve Arabi 21, Rassd News, El-Arabi el-Cedid, Middle East Eye ve Mekameleen haber ağı gibi bazı başka web sitelerine yapılan finansmanın durdurulmasının da olduğu açık hale gelecektir.

Dev doğalgaz ve petrol rezervlerine sahip bir ülkeyi yöneten Katar liderleri, enerji satışlarından elde ettikleri kârları kullanarak bir medya diplomasisi meydana getirme arayışında oldu. Bu, zengin ekonomiyi Doha'nın hem bölgedeki hem de dünyadaki yumuşak gücünü arttırma amacına hizmet edecek şekilde kullanan bir düzenlemeydi.

Eğer Katar'ın yumuşak gücünün boyutları mercek altına alınırsa, neden Suudi Arabistan gibi bazı Arap rejimlerinin Fars Körfezi'ndeki bu küçük Arap emirliği karşısında bu denli öfkeli olduğu açığa çıkarılabilir. Gerçekte, son aylarda Suudi Arabistan ve Katar arasındaki siyasi ve ekonomik çekişmenin arkasındaki nedenler olarak bahsedilen meselelerin kökleri, perde arkasında yürüyen derin bir mücadelede yatıyor ve bu, Riyad'ın ve müttefiklerinin Doha'nın yumuşak gücünün ve Müslüman dünyası çapındaki nüfuzunun artmasından korkmasında kendini çok açık bir şekilde gösteriyor.

Doha dış politikada yumuşak gücü nasıl kullanıyor?

1. Günümüz dünyasında bütün biçimleriyle medyanın – kitle medyası ve sosyal medya – diplomatik ilişkiler kurma girişimleri için payanda işlevi gördüğü tartışma götürmez bir gerçektir. El Cezire Medya Ağı, Doha liderlerinin ülkelerinin yumuşak gücünü ilerletmesinin önde gelen araçlarından biridir. 1 Kasım 1996 tarihinde El Cezire'nin kurulması, Katar liderlerinin büyük ölçüde devlet mülkiyetinde ve aşiret merkezli olan Arap dünyası medyası arasında attığı çığır açıcı bir adımdı. Medya devi, o tarihten bu yana, Arap dünyasının çok farklı sosyal kesimlerine, profesyonel tarzda ve yüksek uluslararası medya standartlarını karşılayacak şekilde, çok geniş bir programlar yelpazesi sundu.

Ağ aynı zamanda dini programlar yaparak, din meselelerini de içine alacak şekilde genişledi ve bu düzenleme, Doha'da yaşayan Mısırlı bir İslam teologu olan Şeyh Yusuf el-Karadavi'nin Katarlı ağın bir ikonu olarak yükselmesine yol açtı. Karadavi'nin Şeriat ve Hayat isimli haftalık programı yalnızca Arap dünyasında değil, dünya genelinde milyonlarca izleyiciye ulaştı. Dahası, El Cezire Araştırma Merkezi, her yıl Katar'ın başkentinde çeşitli konferanslar organize ederek Arap ve Batı ülkelerinden, İsrail ve başka ülkelerden, İslamcı, hatta radikal grupların temsilcilerini seçili meseleleri tartışmak üzere bir araya getiriyor. Şu anda ağ bölge çapında yaygın kabul görüyor ve yaygın bir şekilde izleniyor ve bu, Suudi yönetiminin El Cezire karşıtı eleştirilerini ve husumetini beraberinde getiriyor.

2. Geride bıraktığımız on yıllar içinde Katar yöneticileri, dünya çapında özel bir Doha imajı yaratmak amacıyla eğitim, spor ve kültür alanlarında planlar geliştirdi ve bu türden etkinlikler organize etti. Batı ve gençlik yanlısı politikalar benimsenmesi, demokrasi yanlısı tutumlar alınması ve 2022 Dünya Kupası ve bir dizi başka gösteri etkinliğine ev sahipliği yapmak için lobi faaliyet yürütülmesi, şatafatlı bir Katar imajını güçlendirme amaçlıydı. Şu anda Katar hükümeti, 2022'deki turnuva için birinci sınıf stadyumlar hazırlamak üzere yüz binlerce inşaat işçisi tutmuş durumda.

Kuşkusuz, kadınların araba kullanmasının bile yasak olduğu bir ülke olan Suudi Arabistan, komşusunda ve altı ülkeli (Fars) Körfez(i) İşbirliği Konseyi içinde böyle bir yumuşak gücü ve demokrasi jestlerini tolere ediyor. Katar ayrıca 1990'lardan beri pek çok yabancı tarafa yardım sundu ve hatta son yıllarda bu yardımları arttırdı. Yardımların alıcılarının arasında savaşın vurduğu Lübnan ve Gazze de bulunuyor. Örneğin Katar, İsrail'le olan 34 gün savaşı sonrasında Lübnan'daki yeniden inşa projelerini finanse etti. O dönemde güneydeki farklı Lübnan köylerinde “Teşekkürler Katar” afişleri görülebiliyordu. İlave olarak Katar, İsrail saldırıları nedeniyle son derece büyük hasar gören Gazze'nin altyapısının yeniden inşa edilmesine yardım etme sözü verdi.

3. Katar'ın ve El Cezire'nin savaşın harap ettiği Suriye'ye yönelik yaklaşımı konusundaki İran-Katar anlaşmazlığı dışarıda bırakılırsa, Tahran-Doha ilişkileri genel olarak dostça ve sıcak oldu. Son diplomatik krizde Katar, İran'la iyi ilişkiler geliştirmek gibi Suudi Arabistan'ın hassas olduğu meselelerin üzerine bastı. Katar Emiri'nin Tahran'la ilişkilerin önemi hakkındaki vurguları, Suudi rejiminin dostane İran-Katar bağları karşısındaki hassasiyetine işaret ediyor. Suudi yetkilileri, Katar'ın açıklamalarını Katar'ın İran'la resmen ittifak kurması olarak gördü. İslam Cumhuriyeti, Katar devleti içinde kültür elçiliği açan tek yabancı ülke.

4. Tunus, Cezayir ve Sudan gibi Arap dünyası ülkelerinden pek çok siyasi ve ideolojik muhalif ve elit, bunların yanı sıra da, Suudiler öncülüğündeki Arap bloğu tarafından terörist örgütler olarak kara listeye alınan Hamas ve Müslüman Kardeşler'in liderleri Doha'da bulunuyor. Onlar “İslami Uyanış” çağı (2011) öncesinde ve sonrasında Katar'da yaşadı ve Doha'nın böyle figürlere ev sahipliği yapması, çeşitli Müslüman ülkelerden farklı olumlu ve olumsuz tepkiler aldı.

5. Katar, Lübnan'daki 8 Mart ve 14 Mart ittifakları, Çeçen gruplar, Filistinli örgütler, Sudan hükümeti ve ayrılıkçılar ve Yemenli gruplar gibi, farklı taraflar arasındaki pek çok görüşme ve buluşmaya da ev sahipliği yaptı. Katar'ın arabuluculuğu, “Harameyn'in Bekçisi” olmakla övünen ve Fars Körfezi'ndeki küçük şeyhliklere büyük ağabeylik yapan Suudi liderlerini bir hayli öfkelendirdi.

6. Katar, Suudi rejiminin bölgedeki baş düşmanı Müslüman Kardeşler'in sıkı bir destekçisi. Suudi Arabistan Katar'ı her zaman, kendini temel olarak para ve medyayla gösteren yumuşak güce sahip bir rakip olarak gördü. Zaman içinde BAE de Katar karşıtı Suudi kampına gelerek Katar'ı Müslüman Kardeşler'le ilintili pek çok vakadan ötürü suçladı ve Doha liderlerini Arap dünyasına yayılan ve otoriter rejimleri karşısına alan İslami grubu finanse ettiği için fırçaladı.

Gerçekte, Katar'ın yumuşak gücünün yok edilmesi, emirliğin kendi üstü konumundaki Riyad'a tâbi olması sonucunu getireceğinden, Suudilerin başlıca amacıdır. Suudiler, Katar'ın yıllardır El Cezire'yi Müslüman Kardeşler'i desteklemeye yönelten ve Kuzey Afrika'daki ayaklanmalar esnasında hükümet karşıtı protestoları kışkırtan yumuşak gücünü etkisizleştirme arayışındadır.

Suudi Arabistan artık, kendi politikalarının başarısız olduğunu, rejimin Batı Asya'da savaşları körükleme ve terörist grupları destekleme adımlarının geri teptiğini, Katar'ın medya yatırımının ise başarılı olduğunu anlıyor. Bu durum dikkate alındığında, Suudilerin krizi bitirmek için Katar'a sunduğu 13 maddelik talepler listesinde neden El Cezire'nin derhal kapatılması ve Arabi 21, Rassd News, El-Arabi el-Cedid, Middle East Eye ve Mekameleen haber ağı gibi bazı başka web sitelerine yapılan finansmanın durdurulmasının da olduğu açık hale gelecektir.

Alwaght 
 


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

buyuk-yarisma
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki