Merak Edilen Soru: Huda Par Suriye sorununu nasıl değerlendiriyor

  • News Code : 705334
  • Source : tahahaber
Brief

Huda Par Dış İlişkiler Danışmanı Suriye’deki iç savaşla ilgili merak edilen soruları cevapladı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA-Huda Par Dış İlişkiler Danışmanı Suriye’deki iç savaşla ilgili merak edilen soruları cevapladı.

Huda Par Dış İlişkiler Danışmanı Zeynep Bozdaş Nuri Akçay’a konuştu. Birçok kesimin merak ettiği soruları kendisine sorduğumuz Huda Par Dış İlişkiler Danışmanı Bozdaş, Suriye’deki iç savaşla ilgili sorularımızı büyük bir samimiyetle cevapladı. İşte o röportaj..

Röportajı Yapan: Nuri Akçay

Nuri Akçay: Bize vakit ayırdığınız için teşekkür ederiz Zeynep Hanım. Öncelikle şunu sormak istiyorum. Suriye’de yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz. Hükümetin ve İslamcı camiaların Suriye’ye yaklaşımını nasıl buluyorsunuz.

Zeynep Bozdaş: Suriye’de yıllardır devam eden bir iç savaş var. 240 binden fazla cana mal olan, milyonlarca insana ülkesini terkettiren acı bir savaş. Onlarca grup türedi ve alan hâkimiyeti üzerine mücadele ediyorlar. Suriye’nin küçük bir provası Libya’da yaşanmıştı aslında karmaşa halen de devam ediyor. Buna rağmen Suriye’de dönüşümün hemen sağlanabileceğine inanıldı ve Suriye hadisesi bir iç politika malzemesi haline getirildi. Zannediyorum Arap sokaklarındaki teveccühün neticesiydi bu politika, ne realist ne de rasyoneldi nitekim sonuçlarını da görüyoruz. Suriye’de insan kayıplarına yönelik verilen son derece insani tepkilerden bahsetmiyorum. Bu kayıpların engellenmesine yönelik politika izlenebilecekken, Suriye’nin bir kaos merkezine dönüşmesine göz yumulduğu için eleştiriyorum.

NA: İran ve Lübnan Hizbullah’ının Suriye savaşında aktif rol almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

ZB: İran, Hizbullah ya da Suudi Arabistan, Katar, Türkiye. Hiçbir devlet ya da yapının Suriye savaşına müdahil olmasını onaylamıyoruz. Suriye karmaşasında her ülkenin desteklediği bir yapı ya da grup var ve bu destekler devam ettiği müddetçe Suriye’de kan akmaya devam edecek. Oysa olması gereken; öncelikli olarak ateşkes çağrısı akabinde de siyasi çözüm için arabulucu rolü üstlenmek. Suriye halkına yapılacak en büyük iyilik bu olur.

NA: İslamcı camialar ile Türk hükümetinin Suriye’ye bakış açısındaki benzerlik, İslamcı camiaların AK Parti hükümeti sayesinde sisteme entegre olmasından kaynaklanıyor olabilir mi?

ZB: İslamcı camialar daha önce Bosna, Afganistan ya da Filistin konusunda farklı bir tavır takınmadılar. Suriye, İslam dünyasında iki keskin cephe oluşturduğu için bu tavırlar göze çarpıyor aslında. Slogan yerine çözüme odaklı söylemler geliştirilmesi önerilebilir, iki taraf için de.

NA: Huda Par çevresinin diğer İslamcı camialar gibi Suriye savaşına tabiri yerindeyse balıklama atlamadığını müşahade ettik. Fakat buna rağmen hiçbir zaman da Suriye ile ilgili tam olarak bir konum belirlemediler. Her zaman sessiz kalmayı tercih ettiler. Bunu nasıl açıklıyorsunuz.

ZB: Suriye’de yıllardır rejim ve karşıtı olarak tanımlayabileceğimiz iki grup yok ki, iki taraftan birini haklı bulalım. Dışarıdan savaşa müdahil olan onlarca grup var, birbirleriyle savaşıyorlar, alan hâkimiyeti sağlamaya çalışıyorlar. Bizim politikamız belli; dışarıdan savaşa müdahil olanların tahliyesi ve yerel unsurların ateşkesle birlikte siyasi çözüm için uzlaşmaları. İşin insani boyutu her şeyin üzerinde.

NA: Huda Par’ın Suriye konusundaki bu tutumu pek çok çevrenin kendilerini karşılarına almasına neden oldu. Mesela birçok radikal kesim Huda Par’ı tekfir etme boyutuna varan açıklamalar yapıyor. İran’a yakın kesimlerse Huda Par’ın bu tutumunu beğenmiyor. Bunun parti içerisinde rahatsızlıklara neden olduğu iddia edildi. Sizce Huda Par’ın bu tutumu doğru muydu? Acaba baştan itibaren net bir tavır takınsaydı daha doğru olmayacak mıydı?

ZB: 240 bin ölüden sonra rejimi de muhalifleri de destekleyenler şuan “siyasi çözüm olmalı, bu savaşın sonu yok” diyorlar. Biz bunu ilk günden beri söylüyorduk, farkımız bu.

NA:  Rojava’da yaşanan YPG direnişi hakkında neler düşünüyorsunuz?

ZB: Burada şunun idrakinde olmak gerekiyor. Evet IŞİD’e karşı savaşan aktif bir unsur YPG. Hatırlarsınız çatışmalar sebebiyle bölgeden yüzlerce kişi topraklarını terketmek zorunda kalmıştı. Biz öncesini de söylüyoruz. Baskı sebebiyle topraklarını terketmek zorunda kalan onlarca muhaliften bahsediyoruz. ABD şuan bölgede kara gücü olarak YPG’yi kullanıyor ve belki de buna güvenerek YPG, diğer Kürt unsurların İŞİD’e karşı aktif savaşmasını engellemeye çalışıyor. Mesela hala çatışmaların yaşandığı bir alana peşmergenin geçişini engellemenin bir izahı var mı? İhtiyacınız olan destek ise neden engel oluyorsunuz? Ya da yine bizzat Kürtler tarafından yapılan silah yardımlarını neden inkâr edip birilerine ‘emrinizdeyiz’ mesajı yolluyorsunuz?

NA: Son olarak, Huda Par camiasına Filistin meselesine duyarlı oldukları kadar Kürt meselesine duyarlı değiller gibi eleştiriler getirilmekte. Mesela Rojava’da aylarca süren IŞİD kuşatması sırasında Huda Par’ın parti olarak bir açıklama yapmamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

ZB: Farklı, muhalif Kürtleri tasfiye etmeye çalışanların bu üslupta olmaları doğal. Söylediğim gibi Kürt meselesine bu kadar duyarlı olanlar neden Kürt güçleri yerine başka yapılarla ittifak halindeler? Bizzat Kürtler tarafından sürgün edilen binlerce Kürdü ne yapacağız peki? IŞİD ve YPG üzerinden kirli bir savaş veriliyor ve bu savaş ile de bölge şekillendiriliyor. Hüda Par Suriye'deki genel savaş gibi bu savaşı da tasvip etmedi ve IŞİD ya da YPG'nin yanında yer almadı. Ancak bu savaşın mağduru Kobani halkına, gücü nispetinde sahip çıktı. Ama bu, kirli savaşın tarafları olan güç odaklarını memnun etmedi.Hüda Par camiası olarak zulmeden her gücü kınadık kınamaya da devam ediyoruz. Zalimler arasında da ayırım yapmadık, yapmayacağız.


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

ramadan
conference-abu-talib
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki