Şehit Samir Kantar’ın Eşi Zeynep Bercevi ile Şehadet Üzerine Röportaj

  • News Code : 728856
  • Source : rasthaber
Brief

Samir Kantar, 1962 yılında Lübnan’ın Aybe köyünde dünyaya geldi. Kantar, daha 16 yaşında iken Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Örgütüne katıldı. Samir Kantar üç hemşerisi; Abdulmecit Aslan, Mehna El-Mevit ve Ahmet Albers ile birlikte kendi tekneleri ile işgal altındaki Filistin topraklarının kuzeyinde bulunan Siyonist yerleşim bölgesi Neharya giderek bir İsrail polis aracına saldırı düzenledi. Saldırıda aracın şoförü öldürüldü.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Samir Kantar, 1962 yılında Lübnan’ın  Aybe köyünde dünyaya geldi. Kantar, daha 16 yaşında iken Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Örgütüne katıldı. Samir Kantar üç hemşerisi; Abdulmecit Aslan, Mehna El-Mevit ve Ahmet Albers  ile birlikte kendi tekneleri ile işgal altındaki Filistin topraklarının kuzeyinde bulunan Siyonist yerleşim bölgesi Neharya giderek bir İsrail polis aracına saldırı düzenledi. Saldırıda aracın şoförü öldürüldü.

Samir Kantar ve beraberindeki 3 kişinin gerçekleştirdiği bu operasyona Filistin Halk Kurtuluş Cephesi tarafından, Milliyetçi Mısır cumhurbaşkanı Cemal  Abdulnasir’in adı verildi. Kantar, bu operasyonun sonunda esir alındı ve beraberinde bulunan 2 kişi de öldürüldü. Samir Kantar ömrünün en güzel zamanlarının 2 yılından fazlasını Siyonist rejim hapishanelerinde geçirdi. İsrail, Kantar’ın tutukluluk süresi boyunca, İsrailli pilot Ron Arad’ın durumuna ilişkin bilgi almak şartıyla Kantar’ı serbest bırakmaya hazırdı. Ancak Hizbullah Lideri Seyyid Hasan Nasrallah Kantar’ın kurtarılmasına karar verdi. 

Kantar’ın esirlerin değişim ile teslim alınmasından önce Nasrallah İsrail’e hitaben şöyle bir konuşma yaptı: “Onlar ahmaktır. Çünkü kardeşimiz Samir Kantar’ı tutukladılar. O şuan özgür bırakılmış olmalı ve bizim yanımızda şu sandalyenin üzerinde oturmalıydı. Ancak üçüncü bir yol daha vardır. Benim ellerime dikkatle bakın” 

Nasrallah daha sonra arkasında bulunan resmi işaret ederek şöyle devam etti:“Üçüncü yol budur” 

Nasrallah işaret ettiği resmin karşısında durarak konuşmasını şöyle sürdürdü:“Bu resim sizin İslami direnişteki cihat eden kardeşlerinizdir. Ancak elleri biraz kudretli ve serttir, genelde İsraillileri ölü olarak getirirler! Ben size diyorum ki bu üçüncü yoldur. Ancak size söz veriyorum İslami Direniş Mücahitleri olarak bir daha ki sefere Siyonist esirleri canlı olarak getireceğim”

Nasrallah başka bir konuşmasında da Samir Kantar’a seslenerek şöyle söyledi:“Seninleyiz! Bizim görüşmemiz çok çok yakındır inşallah”

Ve 2008 yılında Seyyid Hasan Nasrallah’ın  Samir hakkında söylediği sözler gerçekleşti. Samir Kantar ülke topraklarına geri döndü. 

Kantar özgür kaldıktan kısa bir süre sonra Zeynep Bercavi ile evlendi. Son olarak Hizbullah Komutanı Samir Kantar İsrailli askerler tarafından Şam kayalıklarında komutanlık yaptığı sırada şehit edildi. 

Hizbullah Komutanı Şehit Samir Kantar’ın eşi Zeynep Bercavi  Fars Haber Ajansına verdiği röportajda; Şehit Kantar’ın şehadetine ,Filistin davasına verdiği öneme ve Rehber Hameney ile Seyyid Nasrallah’a duyduğu derin sevgiye dair bilinmeyenleri  anlattı.

Şehit Samir Kantar’ın eşi Zeynep Bercavi ile gerçekleştirilen röportajın tam metni şu şekilde:

Muhabir: İlk olarak Şehit Kantar ile Seyyid Hasan Nasrallah arasındaki ilişkiyi sormak istiyoruz. İkisi arasında nasıl bir ilişki vardı? 

Bercavi: Seyyit Hasan Nasrallah gerçekte Samir Kantar’ın manevi babası idi. Hasan Nasrallah öyle bir rehberdi ki ilham ve güven veren konuşmaları ile 30 yıl boyunca İsrail hapishanelerinde tutuklu kalan eşimin serbest bırakılması için çalıştı. Kantar’ın serbest kalmasından hayatının diğer aşamalarına kadar hatta şehadetinde bile büyük etkiye sahipti. 

Samir Kantar’ın Seyit Hasan Nasrallah’a olan ilgisi ve güveni öyle bir noktada idi ki benimle onun hakkında sohbet ettiğinde, eşimin ona olan aşkının ve saygısının büyüklüğünü hissedebiliyordum. Samir, başarısızlık karşısında  benzersiz bir hisse sahipti. Seçimi direniş yolu, davranışları ise kudretli bir asker davranışı idi. Şehit Samir Kantar, İmam Hamanei  ve Hasan Nasrallah’da cihat yolunu aydınlatan ve İsrail’in en kısa zamanda yok oluşunu müjdeleyen bir ışık görüyordu. 

Muhabir: Samir Kantar’ın şehadet haberini duyduğunuzda ilk ne hissettiniz?

Bercavi: Her zaman onun şehadet haberini almayı bekliyordum özellikle de evden uzun süre uzak kaldığında. Doğrusu alışmıştım bu olayın gerçekleşmesini beklemeye çünkü her zaman konuşmasında şehadetten bahsederdi ve hayatının şehadetle son bulmasını isterdi.İşgalci İsrail aleyhine olan direnişinin şehidi olmak istiyordu. İsrail ile olan savaşta şehit olmayı arzu ediyordu. Şehit olmadan bir saat önce mesaj göndererek ben ve oğlumuz Ali’nin durumundan emin oldu ve bana Ali’ye çok dikkat etmemi tembihledi. Şehadet haberini duymak benim için çok zordu. Haber bir yıldırım gibi üzerime düştü ve kendimi kontrol edemedim. O an Samir’i kaybetmenin acısıyla ağladım ancak Allah bana hemen sabır ve güç verdi ,kendimi toparladım. Hakikati kabullenmeye başladım. Birkaç saat içerisinde   başsağlığı için çok sayıda kişi aradı.  O an bu durum karşısında bir sorumluluk duygusu hissettim. Şöyle ki Samir sadece benim kocam değildi o direnişin zaferler kazanmış bir ferdiydi. Hem ülkesinde hem de dünyada birçok seveni vardı. Bu doğrultu da bir sorumluluk almalıydım nitekim böyle de oldu. 

Muhabir: Esir olduğu yıllardan size bahseder miydi? 

Bercavi: 30 yıl tutukluluk ne kadar güçlü bir iradeye sahip olunursa olunsun hiç kimse için kolay değildir. Samir; esaret yıllarını konuşmalarında, sohbetlerinde anlatmıştır. Ne yazık ki bu kısa vakitte burada anlatabilmek mümkün değildir. Ancak onunla ilgili söyleyebileceğim tek şey,  askerler ve gardiyanlarla alay ettiğini, onları nasıl kızdırdığını anlatırdı. Ve hapishanede gerçekleşen her kıyam hareketinin, her itirazın ardından İsrail sorgu memurlarının olumsuz davranışları ile nasıl karşı karşıya kaldıklarını anlatırdı. Bana, esaret altındayken de işgalci askerlerle silahsız bir şekilde mücadele edebildiği için  mutlu olduğunu söylerdi. 

Muhabir: Size göre, Şehit Kantar’ın Siyonizm ve Amerika’ya karşı direnen gençlere mesajı neydi?

Bercavi: Onun şehadeti şu an Amerika ve Siyonizm’e karşı savaşan gençlere Filistin’in özgürlük mücadelesinin sonuçlanacağının kesinliği konusunda bir mesajdır. Kantar, özgürlük yolunda gençlerin çok etkin olacağına inanıyordu. Samir Kantar seçkin bir insandı ve şehit olmasıyla onu kaybetmedik. Direniş yolunda daha çok Samir Kantarlar göreceğiz. Çünkü o direniş okulunun kapılarını açtı. Eşimin şehadetiyle, onun istediği sahne meydana geldi. İstemiş olduğu şey Allah yolunda Filistin’in özgürlüğü için şehit olmaktı. 


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

conference-abu-talib
Şeyh Zakzaki