Suudi Arabistan ve AKP İktidarının Suriye’ye Girmesi Akla Ziyan Bir Durumdur

  • News Code : 735768
  • Source : tasnimnews
Brief

"Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan koparılacak topraklarla Büyük İsrail Devleti oluşturulmaya çalışılıyor. Projenin Irak ayağı tamamlandı, şimdi de Suriye ayağı tamamlanmaya çalışılıyor. Emperyalizm yenilmiş olmakla birlikte bu projeden vazgeçmiş değildir."

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - "Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan koparılacak topraklarla Büyük İsrail Devleti oluşturulmaya çalışılıyor. Projenin Irak ayağı tamamlandı, şimdi de Suriye ayağı tamamlanmaya çalışılıyor. Emperyalizm yenilmiş olmakla birlikte bu projeden vazgeçmiş değildir."

Son dakika haberlerinin hiç bitmediği bir bölgede yaşıyoruz. Haberleri yetiştirmek  kadar olayların perde arkasını irdelemek uzmanların öngörülerini de mutlaka değerlendirmek gerekiyor. Batı Asya’da Kürt-İsrail koridoru tehlikesini ilk anlatan isimlerden eski Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri Emekli Kurmay Albay Sayın Ümit Yalım ile 2000’li yıllarda ki emperyalist saldırıyı ve önümüzdeki sürecini konuştuk. Yalım Tesnim Haber Ajansı İstanbul’un sorularını yanıtladı.        

                          İSTİKRARSIZLIK NEREDE BAŞLADI?

Muhabir: Sayın Yalım; Bölgemiz tarihin en ağır saldırılarından birini yaşıyor. En baştan başlayalım; Batı Asya bölgesinde istikrarsızlığın ana nedeni ne?

Ü.Yalım: Batı Asya bölgesindeki istikrarsızlığın ana nedeni Ortadoğu bölgesindeki istikrarsızlıktır. Rusya Federasyonu, ABD ve AB’nin, Ortadoğu bölgesindeki kriz ve savaşlara müdahil olması istikrarsızlığın başta Batı Asya olmak üzere bütün bölgeye yayılmasına neden olmaktadır.

Muhabir: Bölge dışı güçler, Devletler (emperyalizm) ile bölge devletlerinin siyasetleri bu istikrarsızlıkları nasıl etkiliyor? Bölge ülkelerinin siyasetleri ne kadar bölge dışı güçlerin etkisindedir?

Ü.Yalım: ABD ve AB ülkelerinin Arap Baharı adı altında başlattıkları karışıklıklar bölgedeki istikrarsızlığın ana nedenidir. Demokrasi getireceğiz derken bölgeye kan ve gözyaşı getirilmiştir. Savaşı ve iç çatışmaları destekleyen siyaset yerine barışı destekleyen siyaset izlenmelidir. Bölge ülkelerinin çoğunluğu, ABD ve İsrail ile eşgüdümlü siyaset izlemektedir. Bu da istikrarsızlığı giderek artırmaktadır. Mülteci krizi, başta bölge ülkeleri olmak üzere AB ülkelerini de olumsuz olarak etkilemekte, istikrarsızlığın boyutu giderek artmaktadır.
                         
                             ‘İSRAİL KORİDORU HALA GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR’

Muhabir: Suriye emperyalizm ile savaşında son derece önemli başarılar elde etti. Ciddi bir süpürme operasyonu ile Suriye Ordusu ilerleyişini sürdürüyor. Irak’ta Saddam sonrasında işler hiçte ABD’nin istediği gibi gitmiyor. Emperyalist cephenin geri adım atmak zorunda olduğu yenilgiler yaşanıyor. Şimdi bu savaşta son durum nedir?

Ü.Yalım: Ülkeleri küçük devletçiklere bölmek yerine Suriye’nin ve Irak’ın toprak bütünlüğünü sağlayacak politikalar izlemek daha akılcıdır. Suriye’deki savaş oldukça karışık hale gelmiştir. Bölgeye daha fazla müdahale edilmesi halinde Suriye’nin toprak bütünlüğünün yeniden tesis edilmesi zorlaşacaktır. Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmak istenen İsrail Koridoru hala güncelliğini korumaktadır.

Muhabir: Durum böyle iken özellikle Suudi Arabistan’ın ve Batı güçlerinin beklenilmez ve aşırı eylemlere girmesi ihtimali var mıdır? Son olarak Suudi Arabistan ve AKP iktidarının Suriye’ye gireceğini iddia eden açıklamalar bu ihtimalin bir parçası mı?

Ü.Yalım: Suudi Arabistan’ın ve Batı güçlerinin beklenilmez ve aşırı eylemlere girmesi ihtimali oldukça zayıf bir ihtimaldir. Petrol fiyatlarının düşmesi Suudi Arabistan’ı zor durumda bırakmıştır. Suudilerin Suriye’ye müdahil olması ekonomisine oldukça zarar verecektir. Suudi Arabistan ve AKP iktidarının Suriye’ye girmesi akla ziyan bir durumdur. Suriye’de Süleyman Şah Türbesinin bulunduğu bölgedeki topraklarımızı PYD’ ye bırakan AKP iktidarının izlediği Suriye politikası baştan sona yanlışlarla doludur. AKP İktidarı, Esad’ ın gitmesi gibi boş işlerle uğraşmak yerine barışı desteklemelidir.

                           ‘YENİLDİLER AMA VAZGEÇMEDİLER’

Muhabir: Komutanım bu anlattıklarınız çerçevesinde ki özellikle altını çizmek istiyorum; ABD ve batının Kürt –İsrail koridoruyla bölme planını açıklayan ilk isimlerden birisiniz. Burada ki açık tehlikeye dikkat çekmiştiniz. Şimdi bu koridorun gerçekleşme ihtimali hala var mı? Yoksa emperyalizmin büyüyerek devam eden yenilgisi de eklendiğinde bölgemizde yeni proje ve hedefleri nedir?

Ü.Yalım: Maalesef İsrail koridorunun gerçekleşmesi ihtimali hala var. Koridorun oluşumunu engellemek için Süleyman Şah Türbesi, sınırımızdan 37 km. güneydeki eski yerine taşınmalı ve Fırat Nehrinin her iki tarafında 50 km. derinliğinde güvenli bölge oluşturulmalıdır. Oluşturulacak güvenli bölgenin önünde hiçbir hukuki engel yoktur. Ancak AKP Hükümetinin bunu yapması mümkün değil. Yıllardır dillendirilen Büyük Kürdistan Projesi aslında Büyük İsrail Devletinin kurulmasını gizlemek için kullanılan bir paravandır. Türkiye, Suriye, Irak ve İran’dan koparılacak topraklarla Büyük İsrail Devleti oluşturulmaya çalışılıyor. Projenin Irak ayağı tamamlandı, şimdi de Suriye ayağı tamamlanmaya çalışılıyor. Emperyalizm yenilmiş olmakla birlikte bu projeden vazgeçmiş değildir.

Muhabir: Ümit bey; Daha açık soracak olursam geri mi çekilirler yoksa daha saldırgan mı olurlar?

Ü.Yalım: Geri çekileceklerini sanmıyorum. Daha da saldırgan davranmaları daha yüksek bir ihtimal olarak görünüyor.

Muhabir: Bu arada gerçekleşen daha doğrusu gerçekleşemeyen bir Cenevre süreci yaşandı Suriye Devleti son dönemde ki kararlı hamleler ile masaya daha güçlü oturmuştu. İsmi Cenevre ya da başka yer acaba masa başında bir tuzak var mı? Yoksa sonuçsuz kalacak görüşmeler mi olacaktır?

Ü.Yalım: Cenevre süreci futbol sahasında top çevirmeye benziyor. Bu görüşmelerle bir yere varmak mümkün değil. Burada Türkiye kilit ülke konumunda. AKP Hükümeti, Suriye’de barışı desteklerse sorun daha kolay çözülür. Ancak AKP Hükümetinin izlediği dış politika bağımsız değil. AKP Hükümeti, ABD ve İsrail ile eşgüdümlü politikalar izliyor.

Muhabir: Bölgenin en önemli ve köklü Devletleri İran – Rusya sahada ve bu yoğun saldırıyı püskürtmeye çalışıyor. Şimdiye kadar ortaya koydukları hamleler yeterli mi? Bundan sonra nasıl tavır almalılar?

Ü.Yalım: İran ve Rusya’nın hamleleri, savaşın taraflarını uzlaştıracak ve barışı destekleyecek şekilde olmalıdır. Rusya’nın, Suriye’de yaşayan Türkmen soydaşlarımıza yönelik saldırıları ve bombardıman sırasında hastane, okul gibi binaları vurması kabul edilemez.

Muhabir: Asya’da bir başka ekonomik ve siyasal güç olan Çin Devleti bu denklemde nerede? Bölgede ki gelişmelere sessiz mi? Yoksa masanın bir tarafında etkili oluyor mu?

Ü.Yalım: Çin Devleti şimdilik savaşa müdahil olmama yolunu seçti. Ancak savaşın yayılma eğilimi göstermesi halinde kendi menfaatlerini korumak maksadıyla müdahil olabilir.

                               ‘AKP YANLIZLAŞTI’

Muhabir: Suriye meselesinde AKP hükümetinin hem bölgede hem de uluslararası alanında konumunu nasıl etkiledi?

Ü.Yalım: AKP Hükümetinin, Suriye meselesinde,  ABD ve İsrail’den bağımsız bir politika izlemediğini bütün ülkeler görüyor. AKP Hükümeti hem bölgede hem de uluslararası alanda yalnızlaştı.

Muhabir: Gece saatlerinde Almanya'da yapılan toplantıyla Suriye'de ateşkes sağlandığı bilgisi ABD dışişleri bakanı Kery tarafından açıklandı.  Açıklamada altı çizilen husus  Işid-El Nusra  gibi terör örgütleriyle mücadelenin bu ateşkesin kapsamı dışında olmasıydı. Bu son dakika gelişmesini nasıl anlamak gerekiyor?

Ü.Yalım: ABD’nin Suriye politikasının samimiyetten uzak olduğunun bir göstergesidir. ABD bir kez daha Suriye’de barıştan yana olmadığını göstermiştir.

Muhabir: Irak’taki durumu da sormak istorum size Sayın Yalım. Irak Kürtlerinin özel devlet kurmalarının ne kadar gerçek imkânı var? Erbil Bağdat’tan kopmuş halde ne kadar hayatını sürdürebilir ?

Ü.Yalım: Barzani’nin maksadı bağımsız devlet kurduktan sonra İsrail ile bütünleşmeyi sağlamaktır. Suriye’nin kuzeyinde koridor açılması halinde, Barzani, Kuzey Irak petrolünü Akdeniz’e çıkarır ve Bağdat’tan kopsa bile İsrail ile bütünleşinceye kadar hayatını sürdürebilir.

Muhabir: ABD ve İsrail’in Kürt devleti desteklemesinin nedenleri ne? ABD’nin tavrı zaten ortada , son olarak İsrail Adalet Bakanı Kürt Devletine olan desteğini açıkça dile getirdi. Tabi bir yandan da ABD ve AB ülkeleri silah yardımlarını aralıksız Kürt gruplara sevk ediyor neden bunu yapıyorlar nasıl değerlendiriyorsunuz?

                              ‘ABD PYD’YE DESTEK VERİYOR’

Ü.Yalım: Irak’ın kuzeyinde fiilen( de facto) kurulan devlet İkinci İsrail Devletidir. Bu proje Büyük İsrail Devletinin kurulmasının bir aşamasıdır. ABD ve İsrail’in desteklemesinin temel nedeni budur.

Muhabir: Suriye Kürtleri ile Erbil’in ilişkisiyle tabii bölgede ki terör yapılanmasını düşündüğümüz de Suriye Kürtleri ile ABD-AB ekseninin ilişkileri nasıl?

Ü.Yalım: ABD, PYD’ye açık destek veriyor. Suriye Kürtleri, İsrail’in topraklarına katmak istediği coğrafyada yaşıyor. Ayrıca Kuzey Irak petrolünün Akdeniz’e çıkarılması için ihtiyaç duyulan koridor, bölgeden geçiyor. Suriye Kürtleri ile ABD-AB ekseninin ilişkileri, menfaat ortaklığına dayanıyor.

Muhabir: Bölgede IŞİD’in yok edilmesine yönelik nasıl bir yol izlenmeli? IŞİD’i kim destekliyor neden yok edilemiyor?

Ü.Yalım: IŞİD terör örgütü, lojistik desteğinin kesilmesi halinde yok edilebilir. IŞİD’ın asıl görevi, İsrail Devleti ile Kuzey Irak bölgesinde teşkili devam eden İkinci İsrail Devleti arasında bağlantıyı sağlamaktır. Arkasında ABD ve İsrail olduğu müddetçe yok edilmesi çok zordur.

                            MÜLTECİ PAZARLIĞI!

Muhabir: Peki , AKP’nin  iç siyaseti ve dış siyaseti size göre Batılı güçleri ikna ediyor mu, deyim yerindeyse yaranabiliyor mu?

Ü.Yalım: Mülteci akını başlamadan önce, AKP’nin  iç ve dış siyasetinden Batılı güçler memnun görünüyordu. Mülteciler AB ülkelerinin kapılarına dayanınca memnuniyet sona erdi. Mültecilerin geri dönüşü için pazarlıklar başladı.

Muhabir: İç gündeme ilişkinde  sorularım olacak Komutanım ; Türkiye PKK sorunu nasıl çözecek mi? TSK’nın Son dönemde gerçekleştirdiği kararlı operasyonlar kökten çözer mi bu sorunu daha neler yapılmalı? Tabi terör örgütü PKK’nın bölgedeki uzantılarına yönelik bir harekat bekliyor musunuz?

Ü.Yalım: Türkiye PKK terörü sorununu çözer. Ancak sorunu çözmek için iktidarda milli bir hükümetin olması gerekir. Terörle mücadele çok kapsamlı bir konudur. Güvenlik boyutu ile birlikte ekonomik ve sosyal boyutu da vardır. TSK’nın kararlı operasyonları sorunun sadece güvenlik boyutunu çözmektedir. PKK terör örgütüne lojistik destek sağlayan milis teşkilatı KCK yapılanmasıdır. KCK yapılanmasına yönelik hukuki girişimler de yapılmalıdır.

Muhabir: ‘Çözüm nerede?’Diye sormak istiyorum. Örneğin bu aralar uzmanların sıkça dile getirdiği Batı Asya birliği tartışılıyor. Böyle bir oluşum hem İslam ülkelerini hem de bütün coğrafyayı kapsayacak şekilde (İran-Rusya-Türkiye- Suriye- Mısır-Çin gibi) köklü devlet geleneği olan ülkeler bir siyasal güvenlik ve ekonomik işbirliği sağlayabilir mi?

Ü.Yalım: Ülkeler arasında kurulan birliktelikler uzun süreli olmuyor. Çözüm Türkiye’nin milli bir dış politika izlemesidir. Türkiye’nin Irak, İran, Suriye politikaları ABD ve İsrail’in vesayetinden uzak olmalıdır. Türkiye’nin, Atatürk dönemindeki gibi milli bir politika izlemesi halinde, bölgeye huzur ve istikrar gelecek, kan ve gözyaşı duracaktır.

Muhabir: AKP tekfircilerin Türkiye'ye yönelmesi meselesinde korkmuyor mu?

Ü.Yalım:  Bu soruyu AKP’ye sormak gerekir.

Muhabir:  Türkiye'nin kürt bölgelerinde olan son çatışmaların dış odaklarla ilişkisi var mı?

Ü.Yalım: Türkiye’nin coğrafi bölgeleri vardır. Kimlik siyasetine dayalı bir bölgesi yoktur. Kastedilen bölgede Türk milletine mensup bütün insanlar yaşamaktadır. Diyarbakır ve Şırnak’ta yığınaklanma yapan PKK terör örgütü zaten İsrail’in ve Büyük İsrail Projesinin taşeronluğunu yapıyor. Güvenlik güçleri tarafından ele geçirilen Amerikan yapımı İHA, terör örgütünün arkasında dış odakların olduğunun somut göstergesidir.

Muhabir: Türkiye içeride terör örgütü ile çatışırken sınırlarında ki gelişmelerden uzak tutuluyor görüşüne katılıyor musunuz?

Ü.Yalım: Evet katılıyorum. Türkiye, terör örgütü ile çatışırken, Yunanistan’ın batı bölgemizdeki topraklarımızı işgal etmesine, kara, deniz ve hava sahamızı ihlal etmesine karşı bir şey yapamaz hale getirildi.

Sorularımızı ; Türk Silahlı Kuvvetlerinde çeşitli kademelerde görev yapmış
2001-2003 yıllarında Ürdün’de Askeri Ataşe, 2006-2009 yıllarında Genelkurmay Başkanlığı Karargahı Ortadoğu ve Afrika Şube Müdürü
2009-2010 yıllarında Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreterliği yapmış olan Emekli Kurmay Albay Sayın Ümit Yalım yanıtladı çok teşekkür ediyoruz…

Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım

Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım

İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

conference-abu-talib
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2018 Hac Mesajı
Şeyh Zakzaki