Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası’nın Bahreyn Hakkındaki Hukuki Bildirisi

  • News Code : 767451
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA24.COM
Brief

Dünya İnsan Hakları Bildirisi’nin 15 maddesinin birinci ve ikinci fıkrası diyor ki: “Her insanın vatandaşlık hakkı vardır ve hiç kimse sebepsiz vatandaşlıktan mahrum edilemez. Aynı şekilde Uluslararası Medeni ve Siyasi Hukuk Anlaşmasının 20. Maddesinin ikinci fıkrası diyor ki: “Ayrımcılığa, düşmanlığa ve güç kullanmaya sevk edecek her türlü milli, ırkçı ve mezhebi nefrete teşvik etmek kanun gereği yasaktır.”

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Bahreyn halkı ve kanaat önderleri hakkında Al-i Halife rejiminin kanunsuz girişimlerinin şiddetlenmesinin peşi sıra Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası hukuki bir bildiri yayınladı.


Bu bildiride  “Dünya İnsan Hakları Bildirisi,” “Uluslararası Medeni ve Siyasi Hukuk Anlaşması” ve “Bahreyn Anayasası” delil gösterilerek Al-i Halife rejiminin Cuma Namazı hatiplerini susturmak ve Bahreyn barışçıl harekâtının rehberlerini ve vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak için yaptığı baskıcı girişimler kanunsuz ilan edilmiştir.


Arapça yayınlanan bu bildirinin Türkçe tam tercüme metnini aşağıda getiriyoruz:


Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla…


“Onlar, zulme uğradıkları zaman birbirlerinden yardım isterler.” Şura/39


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurasının 21 Temmuz 2016 Perşembe günü Kum şehrinde yaptığı dönemsel toplantısında bölgenin vaziyeti incelendi. Bu oturumda özellikle mustazaf milletlerin karşı karşıya olduğu sorunlar ve Yemen, Irak ve Keşmir halklarının kendisinden acı çektiği planlı terörizm ve başına buyruk girişimler görüşüldü. Aynı şekilde bu oturuma katılanlar Bahreyn’deki üzücü ve tehlikeli değişimleri incelediler.


Kendisine işaret edilecek olan uluslararası kanunlar gereğince Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası şu vurgulamada bulundu: Al-i Halife rejiminin Cuma Namazı hatiplerini susturmak ve Bahreyn barışçıl itiraz hareketlerinin rehberlerini ve vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak ve onları vatanlarından sürmek için yaptığı baskıcı girişimler ve başına buyruk kararlar, tüm insan hakları prensipleri, uluslararası normlar ve İslami değerler ile çelişmektedir. Bu bakımdan bu kurultay, Birleşmiş Milletlerden, uluslararası toplumdan, devletlerden ve dünya özgürlükçülerinden Bahreyn hükümetini uyararak Bahreyn’de bir insanlık faciasının oluşmasına engel olmalarını istemektedir. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası Bahreyn’deki acı ve tehlikeli gelişmeler hususunda aşağıdaki bildiriyi yayınlamıştır:


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Al-i Halife rejiminin Mazlum Bahreyn halkı hakkındaki başına buyruk girişimlerini ve tehlikeli kararlarını şiddetle kınamaktadır. Bahreyn halkı sadece meşru ve adilane haklarının peşindedirler ve Al-i Halife rejiminin zulüm ve istibdadına, yabancı güçlerin ülke işlerine karışmalarına muhaliftirler. Al-i Halife rejiminin en son girişimlerinden Ayetullah İsa Kasım’ın vatandaşlıktan çıkarmasına, İslami el-Vifak partisinin kapatılmasına, İslami et-Tevi’ye ve er-Risalet partisinin merkezlerinin kapatılmasına işaret edilebilir. Bir vatandaşın vatandaşlıktan çıkarılması yanlıştır; çünkü hüviyet cüzdanı hükümetin verdiği sade bir kâğıt parçası değildir; insanın toprağına olan bağını göstermektedir, vatanında yaşayan, haklarını savunan ve ülkesinin edinimlerini koruyan bir şahsın göstergesidir ki bu tam olarak Ayetullah Şeyh İsa Kasım, el-Vifak, et-Tevi’ye ve er-Risalet partisi hakkında sadıktır. Onlar sadece meşru ve kanuni haklarını talep etmektedirler.


Burada Bahreyn hükümetinden halkına, rehberlerine ve düşünürlerine karşı yaptığı zalimce girişimlerinden vaz geçmesini talep ediyoruz. Bu hükümeti gayri şeri ve kanunsuz kararlarını bir kenara bırakmaya davet ediyoruz. Biz bu kararların Bahreyn’de tehlikeli bir mezhebi fitne yaratacağı hususuna vurgu yapıyoruz ki bu iş bu ülkenin ve emniyetinin maslahatına değildir.


Müslümanların ve dünya özgürlükçülerinin fikirlerinin aydınlanması için bazı noktaları açıklıyoruz ki bu noktaların medyatik bir savaşla karşı karşıya kalmayacağını ümit ediyoruz:


1. Dünya İnsan Hakları Bildirisi’nin 15 maddesinin birinci ve ikinci fıkrası diyor ki: “Her insanın vatandaşlık hakkı vardır ve hiç kimse sebepsiz vatandaşlıktan mahrum edilemez.


2. 1966 yılında oluşturulan ve 1976 yılında Bahreyn’de uygulanan Uluslararası Medeni ve Siyasi Hukuk Anlaşmasının 20. Maddesinin ikinci fıkrası diyor ki: “Ayrımcılığa, düşmanlığa ve güç kullanmaya sevk edecek her türlü milli, ırkçı ve mezhebi nefrete teşvik etmek kanun gereği yasaktır.”
Bahreyn Anayasasının 17. maddesinde şöyle gelmiştir: “Bahreyn vatandaşlarının bu ülkeden sürgüne gönderilmesi veya onların Bahreyn’e dönüşünün engellenmesi yasaktır.”


Uluslararası kanunlar temelinde açıkladığımız ilkelere göre şunu vurguluyoruz ki Al-i Halife rejiminin Cuma Namazı hatiplerini susturmak ve Bahreyn barışçıl itiraz hareketlerinin rehberlerini ve vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak ve onları vatanlarından sürmek için yaptığı baskıcı girişimler ve başına buyruk kararlar, tüm insan hakları prensipleri, uluslararası normlar ve İslami değerler ile çelişmektedir.


Son olarak yine Al-i Halife rejiminin girişimlerini kınıyoruz ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinden, diğer insan hakları ve uluslararası kuruluşlardan Bahreyn sorununun çözümü için girişimde bulunmalarını, Bahreyn halkına karşı mezhep temelinde yapılan zulümlerin ortadan kaldırılması için ve yıkıcı baskı girişimlerinin durdurulması için fevri kararlar almalarını talep ediyoruz.


“De ki: Yapın! Allah, Resulü ve müminler yaptıklarınızı görüyorlar.”
صدق الله العلی العظیم (Yüce ve büyük Allah doğru söyledi).


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası
21 Temmuz 2016

ABNA24.COM

Bahreyn halkı ve kanaat önderleri hakkında Al-i Halife rejiminin kanunsuz girişimlerinin şiddetlenmesinin peşi sıra Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası hukuki bir bildiri yayınladı.
Bu bildiride  “Dünya İnsan Hakları Bildirisi,” “Uluslararası Medeni ve Siyasi Hukuk Anlaşması” ve “Bahreyn Anayasası” delil gösterilerek Al-i Halife rejiminin Cuma Namazı hatiplerini susturmak ve Bahreyn barışçıl harekâtının rehberlerini ve vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak için yaptığı baskıcı girişimler kanunsuz ilan edilmiştir.
Arapça yayınlanan bu bildirinin Türkçe tam tercüme metnini aşağıda getiriyoruz:
Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla…
“Onlar, zulme uğradıkları zaman birbirlerinden yardım isterler.” Şura/39
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurasının 21 Temmuz 2016 Perşembe günü Kum şehrinde yaptığı dönemsel toplantısında bölgenin vaziyeti incelendi. Bu oturumda özellikle mustazaf milletlerin karşı karşıya olduğu sorunlar ve Yemen, Irak ve Keşmir halklarının kendisinden acı çektiği planlı terörizm ve başına buyruk girişimler görüşüldü. Aynı şekilde bu oturuma katılanlar Bahreyn’deki üzücü ve tehlikeli değişimleri incelediler.
Kendisine işaret edilecek olan uluslararası kanunlar gereğince Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası şu vurgulamada bulundu: Al-i Halife rejiminin Cuma Namazı hatiplerini susturmak ve Bahreyn barışçıl itiraz hareketlerinin rehberlerini ve vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak ve onları vatanlarından sürmek için yaptığı baskıcı girişimler ve başına buyruk kararlar, tüm insan hakları prensipleri, uluslararası normlar ve İslami değerler ile çelişmektedir. Bu bakımdan bu kurultay, Birleşmiş Milletlerden, uluslararası toplumdan, devletlerden ve dünya özgürlükçülerinden Bahreyn hükümetini uyararak Bahreyn’de bir insanlık faciasının oluşmasına engel olmalarını istemektedir. Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası Bahreyn’deki acı ve tehlikeli gelişmeler hususunda aşağıdaki bildiriyi yayınlamıştır:
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Al-i Halife rejiminin Mazlum Bahreyn halkı hakkındaki başına buyruk girişimlerini ve tehlikeli kararlarını şiddetle kınamaktadır. Bahreyn halkı sadece meşru ve adilane haklarının peşindedirler ve Al-i Halife rejiminin zulüm ve istibdadına, yabancı güçlerin ülke işlerine karışmalarına muhaliftirler. Al-i Halife rejiminin en son girişimlerinden Ayetullah İsa Kasım’ın vatandaşlıktan çıkarmasına, İslami el-Vifak partisinin kapatılmasına, İslami et-Tevi’ye ve er-Risalet partisinin merkezlerinin kapatılmasına işaret edilebilir. Bir vatandaşın vatandaşlıktan çıkarılması yanlıştır; çünkü hüviyet cüzdanı hükümetin verdiği sade bir kâğıt parçası değildir; insanın toprağına olan bağını göstermektedir, vatanında yaşayan, haklarını savunan ve ülkesinin edinimlerini koruyan bir şahsın göstergesidir ki bu tam olarak Ayetullah Şeyh İsa Kasım, el-Vifak, et-Tevi’ye ve er-Risalet partisi hakkında sadıktır. Onlar sadece meşru ve kanuni haklarını talep etmektedirler.
Burada Bahreyn hükümetinden halkına, rehberlerine ve düşünürlerine karşı yaptığı zalimce girişimlerinden vaz geçmesini talep ediyoruz. Bu hükümeti gayri şeri ve kanunsuz kararlarını bir kenara bırakmaya davet ediyoruz. Biz bu kararların Bahreyn’de tehlikeli bir mezhebi fitne yaratacağı hususuna vurgu yapıyoruz ki bu iş bu ülkenin ve emniyetinin maslahatına değildir.
Müslümanların ve dünya özgürlükçülerinin fikirlerinin aydınlanması için bazı noktaları açıklıyoruz ki bu noktaların medyatik bir savaşla karşı karşıya kalmayacağını ümit ediyoruz:
1. Dünya İnsan Hakları Bildirisi’nin 15 maddesinin birinci ve ikinci fıkrası diyor ki: “Her insanın vatandaşlık hakkı vardır ve hiç kimse sebepsiz vatandaşlıktan mahrum edilemez.
2. 1966 yılında oluşturulan ve 1976 yılında Bahreyn’de uygulanan Uluslararası Medeni ve Siyasi Hukuk Anlaşmasının 20. Maddesinin ikinci fıkrası diyor ki: “Ayrımcılığa, düşmanlığa ve güç kullanmaya sevk edecek her türlü milli, ırkçı ve mezhebi nefrete teşvik etmek kanun gereği yasaktır.”
Bahreyn Anayasasının 17. maddesinde şöyle gelmiştir: “Bahreyn vatandaşlarının bu ülkeden sürgüne gönderilmesi veya onların Bahreyn’e dönüşünün engellenmesi yasaktır.”
Uluslararası kanunlar temelinde açıkladığımız ilkelere göre şunu vurguluyoruz ki Al-i Halife rejiminin Cuma Namazı hatiplerini susturmak ve Bahreyn barışçıl itiraz hareketlerinin rehberlerini ve vatandaşlarını vatandaşlıktan çıkarmak ve onları vatanlarından sürmek için yaptığı baskıcı girişimler ve başına buyruk kararlar, tüm insan hakları prensipleri, uluslararası normlar ve İslami değerler ile çelişmektedir.
Son olarak yine Al-i Halife rejiminin girişimlerini kınıyoruz ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinden, diğer insan hakları ve uluslararası kuruluşlardan Bahreyn sorununun çözümü için girişimde bulunmalarını, Bahreyn halkına karşı mezhep temelinde yapılan zulümlerin ortadan kaldırılması için ve yıkıcı baskı girişimlerinin durdurulması için fevri kararlar almalarını talep ediyoruz.
“De ki: Yapın! Allah, Resulü ve müminler yaptıklarınızı görüyorlar.”
صدق الله العلی العظیم (Yüce ve büyük Allah doğru söyledi).
Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Yüksek Şurası
21 Temmuz 2016


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*

conference-abu-talib
Şeyh Zakzaki