• Ramazan Ayı ve Kur’an’a Dönüş

    Bir kez daha on bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayı geldi ve yine Yüce Allah bizleri rahmet ve mağfiret sofrasına davet etti. Bu fırsatı ganimet bilmeli ve midemizin yan ısıra tüm azalarımızla oruç tutmalıyız.

    Daha Fazla ...
  • Kur'an Hatmi

    Örneğin Ramazan ayında[2] bir ayet okumanın veya diğer aylarda üç defa tevhit suresini kıraat etmenin[3] veyahut Pazar akşamı kılınan özel namazın sevabı[4], Kur’an hatmi sevabıyla eşdeğer kılınmıştır.

    Daha Fazla ...
  • ÖZEL DOSYA: Ehlisünnet ulemasına göre Gadir Hadisinin tevatürü

    Gadir Hadisi, Şia'nın Emirü’l-Müminin Ali’nin (a.s.) velayeti için gösterdiği en üstün delillerden biridir ve bu hadis Şia ve Ehlisünnet tarikleriyle, sahih senetlerle ve mütevatir (yalan üzerinde birleşmesi mümkün olmayan sayıda insan tarafından anlatılan, nakledilen olay, hadis) olarak nakledilmiştir.

    Daha Fazla ...
  • On İki Halife Hadisi

    On iki halife hadisi Sahihi Buhari’de Cabir bin Semure’nin nakli ile Hz. Peygamber Efendimizden (s.a.a) “on iki emir” tabiriyle rivayet edilmiştir: “جَابِر بْنَ سَمُرَةَ قَالَ سَمِعْتُ النَّبِی(ص)، یقُولُ: یکونُ اِثْنی عَشَرَ اَمیراً فَقالَ کلِمَهً لَمْ اَسْمَعْها، فَقالَ اَبی اِنَّهُ قالَ کلُّهُم مِنْ قُرَیشٍ” ; “Cabir bin Semure dedi ki Nebi’nin şöyle dediğini duydum: ‘On iki emir olacaktır.’ Sonra bir şey daha dedi ama ben duymadım. Ama babam dedi ki Peygamber buyurdu: ‘Onların hepsi Kureyş’tendir.”[1]

    Daha Fazla ...
  • Peygamber Efendimizin Bi'seti Hakkında Her Şey

    Meb’es (Arapça: مَبعَث), Hz. Muhamemd Mustafa’nın insanların hidayeti için Allah tarafından gönderilmesini zaman ve mekân olarak anlatan bir terimdir. “Meb’es” sözcüğünde “bi’set” manasına gelen masdar anlamı da yatmaktadır. Bi’set kelimesi İslam litaretüründe daha çok Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) için kullanılmaktadır. Efendimiz (s.a.a) 40 yaşında Nur dağında (Mekke şehri yakınlarında) Hira mağarasında peygamberliğe seçilmiş ve bu İslam dininin başlangıcı olmuştur. Bu olay İmamiye Şialarının meşhur görüşüne göre Hicretten 13 yıl önce Recep ayının 27’sinde gerçekleşmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Kur'an-ı Kerim Hakkında Her Şey

    Kur’an (Arapça: القرآن‎, İngilizce: Quran) veya Kur’an-ı Kerîm (Arapça: القرآن الكريم) Müslümanların semavi kitabı olup onların inancına göre lafızlarının aynısı Vahiy Meleği Cebrail’in aracılığıyla Allah Teâlâ tarafından Levhi Mahfuz’dan 23 yıl boyunca Peygamberin kalbi ve diline nazil olmuş ve Peygamberin doğrudan ve sürekli gözetimi altında bizzat kendi yakınları ve bir grup Vahiy Kâtibi aracılığı ile yazılmıştır. Ashaplar arasında pek çok Kur’an hafızları Kur’an’ı hıfzedip tevatür yoluyla nakletmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Kur’an ve Nehcul Belağa’ya Göre Peygamber Efendimizin Özellikleri

    Tarihe adlarını altın harflerle yazdıran kişileri ötekilerden ayırt eden özellikleri bulunmaktadır. Peygamberler ve bütün peygamberlerin en üstünü olan peygamber efendimizin (s.a.a.) evrenselleşmiş bazı özellikleri vardır. Bu makalede Kur'an ve Nehcul Belağa’ya göre yüce İslam peygamberinin (s.a.a) birkaç özelliğine değineceğiz. Öncelikle Kur'an açısından Hz. Peygamberin (s.a.a.) bazı özelliklerine bakacağız.

    Daha Fazla ...
  • Kur’an’ı Anlamada Esas Engel

    İlahi ve ebedi bir mucize olan Kur’an’da her şey sonsuzluğu göstermektedir. Ve anlamları için hiçbir had ve sınır yoktur. [1] Bundan da anlaşıldığı üzere Kur’an-ı doğru anlamanın yolu ayetler hakkında insanın zihni ve soyut yorumu değildir. İtibari beşeri ölçüler sonsuz değerler okyanusu karşısında hiçbir değere sahip değildir.

    Daha Fazla ...
  • Kur’an’da Rüya ve Uyku

    Kur’an’da bahsedilen konulardan biri de uyku ve rüya görmektir ki sadece Yusuf suresinde üç önemli ve kader belirleyici rüyaya değinilmiştir. Rüya insan hayatının önemli bir bölümünü teşkil etmektedir. İnsan ömrünün üçte biri uykuda geçmektedir. İnsan uykuda çeşitli rüyalar görmektedir, ama buna rağmen insanların çoğu uyku ve rüya hakikatinden habersiz bulunmaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Cevaplar Hz. Ali’den

    Kur’an hakkındaki tüm şüphelere cevaplar

    “Bir şahıs Müminlerin Emiri Ali b. Ebi Talib’in (aleyhi selâm) huzuruna vardı ve şöyle arz etti: “Ey Müminlerin Emiri! Allah’ın semavî kitabı hakkında şek içindeyim.” İmam (aleyhi selâm) ona şöyle buyurdu: “Yazıklar olsun sana! Söyle bakayım, Allah’ın kitabında şek ettiğin şey nedir?” Dedi ki: nasıl şek etmeyeyim? Kitabın bazı yerleri bazı yerlerini çürütmektedir!” Hz. Ali (a.s) Kur’an’ın nerelerinde şek içindesin açıkla diye buyurdu” Adam dedi ki: “Allah Kur’an’da şöyle diyor: “Onlar, bu günleri ile karşılaşacaklarını unuttukları gibi biz de bugün onları unuturuz. (A’raf, 51)” ve aynı şekilde şöyle söylemekte: “Onlar Allah'ı unuttular. Allah da onları unuttu! (Tövbe, 67)” ve yine şöyle diyor: “Senin Rabbin unutkan değildir. (Meryem, 64)” Bir yerde unuttuğunu haber veriyor, başka bir yerde unutmadığını haber veriyor. Bu nasıl mümkün olabilir? Ey Müminlerin emiri!”…

    Daha Fazla ...
  • Asrın En Büyük Mucizesi:

    Bir Anda Mucizevi Bir Şekilde Kur’an Hafızı Olan Kerbelâ-i Kâzım’ın Hayat Öyküsü

    Muhammed Kâzım, İran'ın Batısında yer alan Erak ilinin Ferahan ilçesinin "Saruk" köyü ahalisinden bir çiftçi idi. Bölge halkının çoğunluğu gibi okuma yazma nimetinden mahrumdu. Bir yıl, ilahî ahkâmı, helal ve haramı tebliğ etmek için o köye gelen bir din alimi konuşmasında: humus, zekât gibi konulara temas ederek; "Buğdayları nisap haddine ulaşıp da fakirlerin hakkı olan zekâtını vermeyenin malı haramla karışmış olur. Eğer zekâtı verilmemiş buğdayların parasından ev veya elbise alınırsa, o evde ve o elbiseyle namaz kılınamaz" "Her Müslüman, “helal ve harama dikkat etmeli ve malının zekâtını vermelidir" açıklamasında bulunur. Bu konuşmadan sonra Muhammed Kâzım, üzerinde çalıştığı tarlanın sahibinin zekât vermediğini bildiğinden dolayı...

    Daha Fazla ...
  • İmam Hasan Askeri’den (a.s) Hadisler

    Allah, ihtiyaçlar ve zorluklar anında, her yaratığın O’ndan başka herkesten ümidini kestiği ve O’ndan başka her sebebin (bağın) koptuğu bir anda her yaratılmışın kendisine yöneldiği kimsedir. Sen, “Bismillah” diyorsun. Yani tüm işlerimde sadece ibadete lâyık olan Allah’tan yardım dilerim. Yardım istendiğinde yardıma koşar ve çağrıldığında icabet eder.

    Daha Fazla ...
  • Şia’ya Atılan İftiralara Cevaplar (5)

    Kur’an’ın Tahrif Olmadığına Dair Deliller

    Kur’ân’ın mukaddes oluşu ve itibarı açısından tahrifinin mümkün olmayışının yanında, Şiîler nezdinde bu konu büyük bir önem taşımaktadır. Şiîler Kur’ân’ın tahrif olmadığı konusunda en sağlam inanca sahiptirler ve günümüzde nuranî Kur’ân’ın bayraktarlığını yapıp İslam ve Kur’ân’ı ciddi bir şekilde savunmaktadırlar. Şiî âlimlerinin, alçak Salman Rüştü’nün Şeytan ayetleri ismindeki yazmış olduğu kitap karşısındaki tavırları buna apaçık bir delildir. Ne yazık ki bir takım art niyetli, fitneci kişiler Kur’ân’ın tahrif edildiği yalanını Şia’ya nispet vermeleri geçmişten günümüze kadar gelmiş ve bazı Ehlisünnet kardeşlerimizde bu inancın Şia’nın inançlarından biri olduğu düşüncesini oluşturmuştur. Gerçekte asılsız bir iftira olan Kur’ân’ın tahrif konusu Şia’nın nurlu yüzünü karalamaya yönelik bir çalışma olup Müslümanlar arasında oluşan vahdeti baltalamaya yönelik bir girişimdir.

    Daha Fazla ...
  • Şia Açısından Kur’an’ın Tahrifi Konusu

    Ehlibeyt mektebi düşmanı bazı kendini bilmezler Şia mezhebini karalamak ve kendilerince öz Muhammedi İslam’ın hakkaniyetini örtmek için akla ziyan iftiralar atmaktadırlar. Bu iftiralardan en meşhuru Şia’nın Kur’anın tahrif olduğuna inandığı iftirasıdır. İftiralarını ispatlamak için diyorlar ki: bir Şia alimi olan “Muhaddis Nuri, Kur’an’ın tahrif olduğuna inanmaktadır. Eğer bir alim buna inanıyorsa mutlaka başkaları da bu konuda aynı düşünceye sahip olmalıdır!!”

    Daha Fazla ...
  • Tevil Nedir?

    Bazıları tevil kavramını, "bir ifade ile kastedilen şey" anlamına gelen tefsir sözü ile açıklama eğilimindedirler. Bir kısım ayetten kastedilen hususlar zorunlu olarak bilindiğine göre, doğal olarak: "Fitne çıkarmak ve yorumunu (tevilini) yapmak"ifadesinde geçen tevilden maksat, müteşabih ayetten kastedilen anlamdır. Şu halde, bu değerlendirmeye göre, müteşabih ayetlerin anlamlarını Allah'tan başka hiç kimse bilmez. Ya da Allah'tan ve ilimde derinleşenlerden başka kimsenin bilmesi mümkün olmaz...

    Daha Fazla ...
  • Kur'an-ı Kerim hangi açılardan mucize sayılmaktadır?

    Kur'an-ı Kerim, çeşitli yönlerden mucize sayılmaktadır ve mucizeliği sürekli ve canlıdır. Yani bütün zamanlarda başkaları tarafından onun bir benzerinin getirilmesi imkânsızdır. Bu yüzden Kur'an-ı Kerim, bütün düşünürlere ve bilginlere, onun bir benzerini getirme hususunda meydan okumaktadır. Kur'an-ı Kerim'in bazı mucizevî yönleri şunlardır: Edebiyat ve ahenk açısından mucizeliği, Bilimsel mucizelik, Gelecekten haber verme yönünden mucizeliği, Tahrif edilemeyeceği, Meydan okuması…

    Daha Fazla ...
  • Kur’an Okumanın Fazilet ve Adabı

    Resulullah’ın (s.a.a) vasiyetlerinden biri de Kur’an tilavet etmektir. Kur’an tilavet etmenin, hıfzının, taşınmasının, kavranmasının, öğrenmesinin, sürekli okunmasının, anlam ve sırları hakkında tefekkür etmenin fazileti, kısır aklımızın alacağından çok daha fazladır. Bu hususta Ehl-i Beyt’ten nakledilen hadisler bu sayfalara sığmayacak kadar çoktur. Dolayısıyla bir kaçını aktarmakla yetiniyoruz. Kafi’de yer alan bir hadiste İmam Sadık’a şöyle buyurmuştur: “Kur’an Allah’ın, kuluna bir ahdidir (anlaşmasıdır) ve Müslüman insanın her gün bu ahdine bakması ve günde en az elli ayet okuması yakışır.” Hz. Seccad ise şöyle buyurmuştur: “Kur’an ayetleri hazinelerdir. O halde hazinelerden her biri açıldığında ona bakman yakışır.”

    Daha Fazla ...
  • Hadisler Işığında

    "Kur’an Nedir" Sorusuna Cevap

    Hüseyin b. Halid, Hz. Ali b. Musa er- Rıza’dan (aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir: Dedim ki: “Ey Allah Resulünün oğlu! Bana Kur’an hakkında bilgi ver. Acaba Kur’an yaratan mıdır, yoksa yaratılan mı?” Buyurdu ki: “Ne yaratandır, ne de yaratılan. Sadece Allah Azze ve Celle’nin sözüdür.”

    Daha Fazla ...
  • Bakara Suresinin Tefsiri (26 – 36) (3)

    إِنَّ اللَّهَ لاَ يَسْتَحْيِي أَن يَضْرِبَ مَثَلاً مَّا بَعُوضَةً فَمَا فَوْقَهَا فَأَمَّا الَّذِينَ آمَنُواْ فَيَعْلَمُونَ أَنَّهُ الْحَقُّ مِن رَّبِّهِمْ وَأَمَّا الَّذِينَ كَفَرُواْ فَيَقُولُونَ مَاذَا أَرَادَ اللَّهُ بِهَـذَا مَثَلاً يُضِلُّ بِهِ كَثِيراً وَيَهْدِي بِهِ كَثِيراً وَمَا يُضِلُّ بِهِ إِلاَّ الْفَاسِقِينَ (26) 26- “Allah sivrisineği ve onun küçüğünü bile misal olarak vermekten haya etmez. İman edenler bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. İnkâr edenler ise “Allah bu misalle neyi murat etti?”derler. O, bu misalle bir çoğunu saptırır, bir çoğuna da hidayet eder. . Onunla saptırdığı yalnız fâsıklardır. ”

    Daha Fazla ...
  • Bakara Suresinin Tefsiri (37 – 57) (4)

    فَتَلَقَّى آدَمُ مِن رَّبِّهِ كَلِمَاتٍ فَتَابَ عَلَيْهِ إِنَّهُ هُوَ التَّوَّابُ الرَّحِيمُ (37) 37- “Adem, Rabbi'nden kelimeler aldı; (onlarla tevbe etti) Rabbi de bunun üzerine tövbesini kabul etti. şüphesiz o tövbeleri daima kabul edendir, merhametli olandır. ” Tefsir Adem yasak ağaçtan tadınca onca nimetlerden ve refahtan mahrum kaldı. Ardından hatasını anladı. Pişmanlığı sebebiyle Allah’tan bir takım kelimeler aldı ve o kelimeler vesilesiyle tövbe etti. [1] Şii ve Sünni rivayetlerden de istifade edildiği üzere Adem’in kendileriyle tövbe ettiği kelimelerden maksat Allah’ın en iyi kullarına, yani Hz. Muhammed ve Ehl-i Beyt’ine tevessül etmesidir.

    Daha Fazla ...
Mourining of Imam Hossein
İran İslam Cumhuriyeti Rehberi Ayetullah Uzma Seyyid Ali Hamanei’nin 2017 Hac Mesajı
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki