'Alevi'liğinden onur duymayan biri CHP Genel Başkanı olamaz'

  • News Code : 404401
  • Source : habercem
Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan'dan Kemal Kılıçdaroğlu'na sert sözler: 'Aleviliğinden onur duymayan biri CHP Genel Başkanı olamaz'

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Cem Vakfı'nın 19. Olağan Genel Kurulu Cem Vakfı Genel Merkezi'nin Yenibosna Merkez binasında yapıldı. Genel Kurulun açılış konuşmasını yapan Cem Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. İzzettin Doğan birçok konuda önemli açıklamalar yaparken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na sert sözlerle yüklendi. Prof. Dr Doğan; 'CHP en çok Aleviler'den oy alıyor ama partinin genel başkanı Alevi olduğunu söyleyemiyor. Alevi kanalı olarak bilindiği için bir gün gelip Cem TV'de bir programa konuk olmadı. Aleviliğinden onur duymayan biri CHP Genel Başkanı olamaz, Türkiye'de olamaz' diyerek KıIılıçdaroğlu'na tepki gösterdi. 

Prof. Dr. Doğan yeni anayasa çalışması sürecine de tepki göstererek '25-30 milyonu görmezden gelenleri, yok sayanları, halk deyimiyle adam yerine koymayanları,  Aleviler adam yerine koymaz. Bu anayasa Alevilerin Anayasası olmaz' dedi.

İşte Prof. Dr. İzzettin Doğan'ın Cem Vakfı 19. Olağan Genel Kurulunda yaptığı konuşmanın satır başları:

Aleviliğin İslam anlayışının tüm dünyaca bilinmesi gerektiğini düşünerek 18 yıl önce Cem Vakfı'nı kurduk.  Alevilik bir suçtu, Alevi olmak da suçlu olmak demekti. Aleviyim demek cesaret isteyen bir şeydi. Kamuda bir Alevi olarak bulunmanız çok zordu. Karar merciinde bulunamazdı. Emniyet müdürü, vali müşavir olamazdınız. İstanbul'da bir zamanlar ona yakın vali muavini vardı bir tanesi bile vali olamadı. Bu 18-19 yıl zaman zarfı içinde şiddete başvurmadan kanunların dışına çıkmadan barış içinde kalarak yurttaşların önce Alevileri tanımasını sağladık. Anadolu'da binlerce sempozyum düzenledik. Sünni ulemayı da yanımıza alarak bu toplantıları gerçekleştirdik. Eski Diyanet İşleri Prof. Yaşar Nuri Öztürk, Prof. Mehmet Ali Kılıçbay bizlere çok destek oldu onlara çok teşekkür ederim.  Aleviliğin İslam anlayışını halka anlatarak halkı bilgilendirmeye çalıştılar. Tanrıya ancak sevgiyle varılacağını, insanın en değerli varlık olduğunu, insana zulüm yapılamayacağını anlatmaya çalıştık.  19 yıl sonra Alevliğin bir suç değil şans olduğunu anlattık. Aleviliği dünyadaki inançların arasında köprü kuracak, ayrımı reddederek kardeşçe ve birlikte yaşama anlayışını hayata geçiren bu anlayışı tüm dünyaya yayarak uygarlıklar arasında köprü rolünün Aleviliğin özünde sahip olduğunu görebiliyoruz. 

18-19 yıllık süre zarfında tüm Anadolu Balkan haklarıyla birlikte tüm sorunların üzerine gitmeye karar verdik.  Artık Alevilik Sünni vatandaşlarımız tarafından öğrenilmeye çalışılan bir vaka haline gelmiştir. Şekilcilik anlayışına kapılmış bir din anlayışının yaşama şansı yoktur. Oysa Alevi olmak için Alevi İslam anlayışını ve Kuran yorumunu kabul ederek herkesin Alevi olma şansı vardır.

Aleviler Yapılan Zulüm Gibi Bir Uygulamadır

'İşte Aleviler bu iktidar döneminde rahata kavuştular bak cemevelerini yapıyorlar' söylemleri doğru değildir. 17 Ağustos 1997 yılında ilk defa bir hükümet toplantısını Nevşehir'de yapmaya karar verdi. Tüm dünyaya 'cami de bizimdir cemevi de bizimdir sözü verildi'. Din hizmetleri için bütçeden pay ayrılacaksa bu tüm yurttaşlar arasında eşitlikle paylaşacaktır dendi. Artık Yavuz Selim'le Şah İsmail'in barıştırılması gerekir dendi. Cem Vakfı'na tahsis edilmiş arsa üzerinde o günün Başbakan Yardımcısı tarafından cemevinin temeli atıldı. Böylece cemevlerinin yapımının temeli koalisyon hükümetleri tarafından atılmış oldu. Bugün inşa edilen cemevlerinin sayısı ikibini bulmuştur. Sadece İstanbul'da 63 cemevi vardır. Bu gelişme bu iktidar döneminde devam etti. Alevi vatandaşlara genel bütçeden pay verilmesi sözü bu hükümet döneminde de yerine getirilmemiştir. En ufak bir gelişme olmamıştır. Genel bütçeden Alevilere tek bir kuruş pay ayrılmamıştır.  Bu kabul edilecek bir olay değildir. Hukukta bunu engelleyen herhangi bir gerekçe yoktur. Bugün Devrim Kanunları gerekçe gösteriliyor. Fakat bu gerekçe doğru değildir. Bu zulüm gibi bir uygulamadır.  Biz halkın sokağa dökülmesini engellemeye çalıştık.  Alevi İslam anlayışında cebir ve şiddet yoktur dedik. Siyasi iktidarların bu işkenceye dayanan uygulamalarına rağmen şiddete başvuracak bir uygulama içine girmedik.  Dolmabahçe'de Başbakan'la yaptığım görüşmede Alevi yurttaşlara haklarını bir barış içinde vermeyi kabul etmezseniz Alevilerin barış içindeki bu talepleri bir yerden sonra bitebilir diye uyardım. Hukuk içinde kalarak barış içinde davalar yoluyla barışçıl sonucu elde etmeye çalıştık, İlla yok dediniz. Alevilerin taleplerine karşı direndiniz. Bir Kürt meselesinin maliyeti 400 milyar doları buldu 40 bine yakın ölü verildi diyorsunuz Cem Vakfı'nın yürüttüğü politika Sayesinde Alevi İslam anlayışını bu ülkede yaşayan herkese anlatmaya bu inancımızın güzelliklerini anlatmaya gayret ediyoruz.  Bu dönem nereye kadar devam edecek. Ben 22 yılı aşan bu süreçte yavaş yavaş yorulduğumu hissediyorum dedim. Başbakan'a artık bu işlerle uğraşmak istemiyorum dedim. Barış içinde bir meseleyi halletmeye çalışanlarla aranız iyi değil dedim.  Başbakan bana çıkıp 'Alevilere şu hakkı versem benim için Başbakan Alevilere Başbakan Alevilere seçim rüşveti veriyor diye sonraya bırakalım' dedi.  Seçimler geldi geçti Alevi açılımları oldu. Bu açılım süreci 3 yıl sürdü fakat net bir sonuç alınamadı. Kürt sorununda yapılan görüşmeler kısa sürede sonuçlanırken bu üç yıllık toplantıların sonunda güya Alevilerin sorunların tespit etmişler vardıkları sonuç buydu. Ama eller tutulur somut bir adım atılmadı.

Alevileri Kapsamayan Anayasayı Hazırlayanları Aleviler Adam Yerine Koymaz

Şimdi vardığımız sonuç şudur bu yeni hazırlanmakta olan anayasayla 32 madde üzerinde mutabık kalınmış.  Herkes kendi anayasasını getirecek.  Bizlerin yeni anayasa da yani Alevi yurttaşların din ve inanç özgürlükleri güvence altına alınmıyorsa bütçende kendiler pay verilmesi güvence altına alınmayacaksa bu hazırlanacak olan anayasa kimden gelirse gelsin Alevilerin anayasası olmayacaktır ve Aleviler bu anayasayı benimsemeyecektir. 25-30 milyonu bulan Alevi kitleyi önemsemiyorsa, görmezlikten geliyorsa halk deyimiyle adam yerine koymuyorsa bizimde o anayasayı hazırlayanları adam yerine koymak gibi bir mecburiyetimiz yoktur. Bugün Avusturya devleti 80 bin Alevi nüfus için 3 milyon Euro ayırmayı kabul etti. Okullara destek vermeyi ve Alevi öğrencilere Alevilik dersi verecek öğretmenlerin maaşının karşılanması için bu parayı veriyor.  Almanya'da hemen hemen tüm eyaletlerde din derslerinde Alevi öğrencilerin ailesi çocuklarının Alevi İslam anlayışını öğrenmesi için kararlar alındı. Aynı şekilde Fransa ve İsviçre'de 5 eyalette Alevi yurttaşların kendi inançlarını rahatça öğrenmesi yolunda çalışmalar var. 

Dış Politikada Aleviliğin Gücü Kullanılmalı

Başbakan kin nefret sözlerinde vazgeçip Suriye'de demokratik bir geçişin mümkün olması yolunu arayabilirse Alevilerin bu yönde olumlu katkıları olabilir. Aleviliğin gücü dış politikada daha etkin olarak kullanabilir. Cem Vakfı'na ait cemevlerini Alevilerin elinden almaya çalıştılar. Bir dernek kurup Cem Vakfı'ndan alıp bu derneğe verelim bakalım ne olacak dediler. Burada belediye başkanlarını kullanmaya çalıştılar. Cem Vakfı'nı kimse parçalayıp bölemez. İzzettin Doğan'ı yıpratmaya çalışıyorlar. Halk hala Cem Vakfı'nın yürüttüğü politikayı benimseyip destek veriyor.  15 gün içinde dernek kurdurup yönetimini verdikleri İkitelli'deki cemevi Belediye meclisinin aldığı karara rağmen bize geri verildi mahkeme kararı iptal etti. Demek ki Türkiye'de yargının gücünün koruma sahip hakimlerimiz var bu fevkalade güzel bir haber. Cem Vakfı gerekli düzenlemeyi yapıp insanlarımız ibadetini yapmaya devam edecektir.

Alevi Olduğunu Söylemeyen Biri Türkiye'de Bulunamaz CHP Genel Başkan Olamaz

Muhalefet bizim belki eleştirimizin hedefine mağdur kalmadı ama eleştirmeyeceğimiz anlamına gelmez.  Anayasanın 10. maddesi var ama uygulama geçince yapılmıyor. Alevilere en çok yakın kabul edilen Alevilerin en çok oy verdiği parti olarak bilinen CHP benimde oy verdiğim siyasi parti inanç ve din özgürlüğü için Cem Vakfı'na bir tek soru sormamıştır. Bilimsel olarak büyük bir hatadır.

Eskiden askerler anayasayı yapıyordu şimdi anayasayı sözde sivil siyasi kurum yapıyor.  Anayasanın hazırlanması sırada bize yani Alevilere bir şey sorulmamıştır. Din ve vicdan özgürlüğünün savunucusu bir kurum olarak gelip kimse bize bir şey sormadı.  Bu siyasi akıma en çok desteği veren grup Aleviler'dir. En çok destek veren kurumda Cem TV'dir. 35-  40 milyona yakın insanın izlediği bir kanal. Ama bir tek gün Ana Muhalefet partisinin genel başkanı gelip o kanalın bir programında konuşmamıştır.  Neden Çünkü Cem TV Alevilerin kanalı olarak biliniyor. Böyle bir şeyi kabul etmeyiz. Aleviliği olduğunu söylemeyen biri hangi parti başında olursa olsun Türkiye'de olamaz. Aleviliği'nden onur duymayan biri CHP Genel Başkanı olamaz. Aynı ilkeleri savunuyorsak aynı safta yer almalıyız. Ben Aleviyim siz nasıl olsa biliyorsunuz demek olmaz. Demokrasiler açıklık şeffaflık rejimidir.  Oy veren verir vermeyen vermez. Cumhuriyet Halk Partisi kendinden gözden geçirilmeli. Alevilerle ilgili konuları yüksek sesle konuşmalı. 25-30 insanın hakları söz edilirken onun herkes tarafından bilinmesi görülmesi gerekir. Yol açılmıştır inşalah 19 senemizde daha iyi olacak. 

Download FILES


8th Conference of Imamia Medics Intrnational
Tekfirci Akımlar Konferansı