• Dr. İsam el-İmad: Selefiliğe 100 soru (18)

    Biz “Sakife” meselesinde de aldatıldık. Selefilik bize Sakife'yi Amerika'daki Beyaz Saray türünden büyük bir bina gibi gösterdi! Sanki bu dönemde internet vardı, sahabenin hepsi telefon kullanıyor ve kolaylıkla sosyal ağlar üzerinden iletişim kuruyorlardı da hemencecik organize olup ilk halifeye biat edebildiler!

    Daha Fazla ...
  • Dr. İsam el-İmad: Selefiliğe 100 soru (16)

    Bu bağlamda, Vehhabilerin günümüz müstekbiri ABD’nin planlarına teslimiyetinin de rububî tevhidi çıkarıp yerine uluhî tevhidi yerleştirmelerinden kaynaklandığını düşünüyorum. Rububî tevhidin yerine öne çıkardıkları uluhî tevhidi de kabir ziyareti meselelerine indirgeyen Vehhabilerin bu yorumunun Muhammedî tefsir ile alakası olmadığını belirtmek isterim.

    Daha Fazla ...
  • Dr. İsam el-İmad: Selefiliğe 100 soru (14)

    İnsanları birbirinin boğazını bıçakla kesmeye götüren Selefi düşüncesinin en büyük problemi akıl ile savaşmasıdır. Selefi mezhebinin kurucusu İbn Teymiyye'nin problemi, aklı (akli yöntemleri) reddetmiş olmasıdır.

    Daha Fazla ...
  • Dr. İsam el-İmad: Selefiliğe 100 soru (12)

    İbn Teymiyye bu konu hakkında şu yorumda bulunuyor: "Çünkü bu kişiler, Tevrat ve İncil'de Ahmed'den sonra bahsi geçen 12 büyük ve ulu kişinin (Hz. İsmail’in 12 büyük kişinin babası olacağı bahsinin geçtiği bölüm; ünlü oryantalist Louis Massignon bu Tevrat ayetine dayanarak İslam’ın Hıristiyanlarca sahih bir gelenek olarak görülmesi gerektiğini söyler; Medya Şafak), Rafızilerin imamları olan 12

    Daha Fazla ...
  • Resulullah'tan (s.a.a) Şifa Dilemek

    Resulullah'ı (s.a.a) aracı kılmayı ve şefâatçi kılmayı her zaman meşru ve câiz gören Müslümanlar, bunun hatta gerek Resulullah (s.a.a) yaratılmadan önce, gerek Hz. Peygamber'in hayatında ve gerekse irtihalinden sonra kıyamet gününde yüce Allah'ın rıza ve hoşnutluğuna mazhar olduğunu ileri sürer ve iddialarını şu delillere dayandırırlar:

    Daha Fazla ...
  • Hz. Peygamber'den (s.a.a) Kalan Şeylerle Teberrük Etmek

    Bazı Müslümanların peygamberler hakkında görüşleri şu şekildedir: Peygamberlere ait şeylerden ve onlardan bize kalan hatıralardan hayır ummak ve onların türbelerini ibadet yeri edinmek şirktir. Onların mezarının üzerine türbe yapmak şirk seviyesindedir. Onların ve Allah velilerinin doğumları dolayısıyla anma programları düzenlemek, günah, bidat ve haramdır. Allah'tan başkasını O'na aracı kılmak şirk sayılır; Resulullah'ın (s.a.a) vefatından sonra ondan şefaat ummak İslâm dinine aykırıdır. Bunların karşısında yer alan grup ise kendi görüşlerinin ispatı için aşağıdaki delilleri ileri sürmektedirler:

    Daha Fazla ...
  • Beytü'l-Ahzan

    Beytü’l-Ahzan (Arapça: بيت الأحزان); Medine’nin Baki kabristanlığında bulunan mekânın adıdır. Rivayet edildiğine göre Hz. Fatıma (s.a) bu mekânda ibadet eder ve burada babasının yasını tutarmış. Önceleri kubbeli bir odası olan bu mekan, hicri kameri 1344 yılında Vahhabiler tarafından yıkılmıştır.

    Daha Fazla ...
  • Dr. İsam el-İmad: Selefiliğe 100 soru (10)

    Vehhabi kardeşlerime sormak istiyorum. Rasulullah (s.a.a.) “Size Allah'ın Kitabını ve Ehl-i Beyt’imi bıraktım” demişken, onların mezhebinin var olmaması makul mü? Bu hadis Sahih-i Müslim'de de geçiyor...

    Daha Fazla ...
  • Dr. İsam el-İmad: Selefiliğe 100 soru (3)

    1968'de Yemen'de dünyaya gelen İsam el-İmad, Suudi Arabistan üniversitelerinde tahsil görmüş ve Bin Baz gibi önde gelen Selefi ulemasından ders almış bir Vahhabi âlimi iken, Şia ile tanışmasının ardından bu mezhebe geçmişti. 1989 yılından beri Kum'da tahsilini sürdüren Dr. İsam el-İmad pek çok kitap kaleme almış önemli bir muhakkiktir.

    Daha Fazla ...
  • Dr. İsam el-İmad: Selefiliğe 100 soru (2)

    1968'de Yemen'de dünyaya gelen İsam el-İmad, Suudi Arabistan üniversitelerinde tahsil görmüş ve Bin Baz gibi önde gelen Selefi ulemasından ders almış bir Vahhabi âlimi iken, Şia ile tanışmasının ardından bu mezhebe geçmişti. 1989 yılından beri Kum'da tahsilini sürdüren Dr. İsam el-İmad pek çok kitap kaleme almış önemli bir muhakkiktir.

    Daha Fazla ...
  • Kısa adıyla IŞİD veya DAEŞ

    Onun yolunu sürdüren İbn Cibrin, Şiaları kafir saydığından Şialara zekat verilmesinin haram olduğunu iddia etmiştir.[10] İbn Cibrin ve Şeyh Abdurrahman Berrak, Şiaların Hz. Ali’nin (a.s) Hz. Resulullah’ın vasisi olduğuna inandıkları ve İmam Hüseyin’e (a.s) matem tuttuklarından dolayı Şialara karşı savaşmanın farz olduğunu iddia etmişlerdir.[11] Bu kişiler, vahabilikleri ile ünlüdürler.

    Daha Fazla ...
  • ‘Onları vesile ederek Benden isteyin’

    Resûlullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “Yüce Allah buyuruyor ki: Benim katımda mahlûkatın en üstünü Muhammed ile kardeşi Ali’dir, sonra da Allah’a doğru vesile olan İmamlar gelirler. Benden bir şey dileyen, Muhammed ve O’nun masum soyu (Ehl-i Beyt’i) vasıtasıyla dilesin”

    Daha Fazla ...
  • Baki Mezarlığı

    Hz. Fahri Kainat Efendimizin (s.a.a) Medine’ye hicretinden ve şehrin genişlemesinden sonra, Müslümanların ölülerinin defnedilebilmesi için bir mezarlığın belirlenmesi zaruret haline geldi. Resulü Ekrem (s.a.a) Medine’nin çeşitli bölgelerini gezdikten sonra Mescid-i Nebevi'nin doğu kısmının yakınındaki, Cebrail kapısı yolu üzerinde bulunan[6] Baki’yi, Müslümanların kabri olarak seçti ve daha sonra şöyle buyurdu: “Ben (Allah tarafından) bu mekan (seçmek) için emir olundum.”[7]

    Daha Fazla ...
  • Baki Mezarlığı Hakkında Çarpıcı Açıklamalar

    Kum İlim Havzası Üstatlarından Ayetullah Muhammed Hadi Yusufi Garevi Baki Mezarlığının tahrip edilme yıl dönümü olan 8 şevval hadisesinin yıl dönümü münasebetiyle shafaq haber ajansına çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    Daha Fazla ...
  • İşid Vahhabiyet Düşüncesinin İzinden Gidiyor/ Vahhabiyet Düşüncesinde Baki’deki İmamların Kabirlerinin Tahrip Edilmesinin Nedeni

    Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Kitap Şurası Sekreteri Abbas Caferi Ferahani: Vahhabilik ve Selefiliğin kuru ve sapık düşünceleri kabirlere olan saygısızlığı tahrip derecesine kadar ileri götürdüler. Onların masum imamlara karşı bakışı da aynıdır ve hatta daha şiddetlidir. Onlar, hiçbir kabrin saygı görmemesi gerektiğine inanmaktadırlar; çünkü bu dünyadan göçüp gitmiş birinin bedeninin hiçbir değeri yoktur ve eğer saygıya değer bir şey varsa o da ruhtur.

    Daha Fazla ...
  • Yevmu’l-Hedm (Tahrip Günü)

    Osmanlı devleti, zamanın padişahının oğlu İbrahim paşa komutasında bir orduyu Vahhabilerle savaşmak üzere Medine’ye gönderdi.[3] Onlar Medine’yi muhasara altına aldıktan sonra Vahhabilerden birçoğunu öldürdüler ve Babu’ş-Şami yakınlarındaki bir kaleye sığınan çok sayıda Vahhabiyi de tutukladılar.[4] Baki’deki bazı türbe ve kubbeler hicri kameri 1234 yılında İkinci Sultan Mahmut’un (Hükümet dönemi: 1223 - 1255) emriyle restore edildi.[5]

    Daha Fazla ...
  • ŞİA - ŞİA, SÜNNİ - SÜNNİ SAVAŞLARDAN ŞİA - SÜNNİ SAVAŞLARA

    Çaldıran Savaşı’nı Şii-Sünni savaşı olarak nitelersek büyük bir hata yapmışızdır. Safevilerle Osmanlıların bütün savaşları ve siyasi tarih literatüründe Şii-Sünni savaşı denilen diğer çatışmalar, çoğu zaman kısacık bir mezhep boyutu olmasına rağmen mezhepsel ihtilaflar değillerdi. Birçok Sünni devlet birbirleriyle savaştığı gibi çok sayıda Şii devlet de birbirleriyle karşı karşıya geldiler, ancak bir hayli Şii devletle Sünni devlet arasında sıcak ilişkiler yaşanıyordu.

    Daha Fazla ...
  • Şirk

    Şirk (Arapça: الشرك) Allah’a ortak ve eş koşmak anlamına gelen dini bir terim. Hadis ve ahlak kitaplarında şirk için farklı aşamalar zikredilmiş ve büyük günahlardan sayılmıştır.

    Daha Fazla ...
  • Vahhabilik/Selefilik İnancı

    Vahhabilik (Arapça: الوهابية), hicrî onikinci yüzyılın sonunda Suudi Arabistan’ın Necd kentinde Muhammed bin Abdulvahhab tarafından kurulan bir fıkra ve mezheptir. Bu mezhebin takipçilerine vahhabi denilmektedir. Vahhabilik füru din ve feri konularda Ahmed bin Hambeli’nin görüşlerine tabidir. Bu fırka mensupları daha çok Necd, Ahsa, Katif ve Umman’da yaşamaktadırlar. Bu mezhebin düşünsel ve fikri önderleri İbn Teymiye, İbn Kayyum ve Muhammed bin Abdulvahhab’tır.

    Daha Fazla ...
  • Selefi/Vahhabiliğin Fikir Babası İbn Teymiye'nin Hayatı

    İbn Teymiye (Arpça: اِبنِ تِیمِیّة), diye meşhur olan Ahmed bin Abdulhalim bin Abdusselam bin Teymiyye Harrani Hanbeli, hicrî sekizinci yüzyılda yaşamış ve selefilik düşüncesini teorize eden Ehli sünnet âlimlerindendir. Vahabilik gibi bir çok selefi akım düşüncesi İbn Teymiyye kaynaklıdır. Âlimler ve yazarların İbn Teymiyye hakkındaki görüşleri oldukça farklıdır. Bazıları onu övmüş, bazıları da küfür ve inkâr haddinde onu yermişlerdir.

    Daha Fazla ...
  • Ehlisünnet Fakihlerinin Görüşü

    Sahabe Ve Tabiinin Kabir Ziyareti Hakkındaki Tutumu

    1-İmam Muhammed Bakır (a.s) buyuruyor: "Allah Resulünün (s.a.a) kızı Fatıma (a.s), Hamza'nın -Allah ondan razı olsun- kabrini ziyarete gidiyor ve onun kabrini tamir ediyordu. Alamet unvanında kabrin üzerine taş bıraktı."[1] 2-Rezîn İmam Muhammed Bakır'dan (a.s) naklediyor: "Fatıma (s.a) her iki veya üç günde bir, şehitlerin kabrini ziyarete gidiyordu."[2] 3-Zikredilen rivayeti, "Yahya" İmam Muhammed Bakır'ın (a.s), İmam Seccad'dan (a.s) nakliyle başka bir şekilde ekleyerek rivayet ediyor: "Hz. Fatıma (s.a) orada namaz kılıyor; dua edip ağlıyordu. Fatıma (s.a) ömrünün sonuna kadar bu amelini sürdürdü."[3]

    Daha Fazla ...
  • Alimlerin görüşü:

    Kabir Ziyaretleri Caiz midir / Hz. Peygamber'in (s.a.a) Kabrinin Ziyareti

    Kastalani[1] ve İbn-i Hacer el-Cevheru'l-Munazzam da[2] şöyle yazmışlardır: "İbni Teymiye, ister ziyaretçi Peygamber'in (s.a.a) kabrini ziyaret kastıyla sefere çıksın isterse ziyaret kastı olmasın, Peygamber'in (s.a.a) kabrini ziyaret etmeyi yasaklamış ve haram etmiştir." Her halûkarda İbn-i Teymiyye Peygamber'in (s.a.a) kabrinin ziyaretini haram bilir. İbn-i Teymiyye, Peygamber'in (s.a.a) kabrinin ziyaretini haram biliyorsa, diğer kabirlerin ziyareti de kesinlikle caiz olmayacaktır. O, fakihlerin ziyaret kastıyla yolculuğa çıkılmasının haram olduğu ve yolculuk da namazın kasredilmesi gerektiği üzerinde ittifak ettiklerini zannetmiştir.

    Daha Fazla ...
buyuk-yarisma
پیام امام خامنه ای به مسلمانان جهان به مناسبت حج 2016
Şeyh Zakzaki