• Hadisler ışığında

    İnsan mecbur mudur, yoksa her şey insana mı bırakılmıştır

    “İnsanlar “kader” konusunda üç düşünceye sahiptirler: “Allah Azze ve Celle’nin insanları günah işlemeye mecbur ettiğini iddia eden kişi. Bu kişi hakikaten verdiği hükümle Allah’a zulmetmiş ve kâfir olmuştur. İşlerin insanların ihtiyarına bırakıldığını iddia eden kişi. Bu kişi hakikaten Allah’a hükümranlığında hakaret etmiş ve kâfir olmuştur. Allah’ın kullarına güç yetirebilecekleri şeyleri yüklediğine ve güç yetiremeyecekleri şeyleri yüklemediğine ve her ne zaman iyi işler yapsalar Allah’a hamd ederler ve her ne zaman bir kötülük yapsalar Allah’tan bağışlanma dilerler, düşüncesinde olan kişi ise işte bu kişi kâmil Müslüman’dır.”

    Daha Fazla ...
  • Yetim Malı

    Bizlerde bu konuda Muhakkikle aynı görüşü paylaşacak ve onun görüşünü kabul edeceğiz. Dolayısıyla eğer: “Suyun kalil (az) ve kür miktarından az olması dışında hiçbir necaset suyu necis edemez.” Denilirse, bu sözün mefhumunun anlamı fakat bu olur ki eğer su az olursa, “müstesna minhu’da olan genel kaziye (cümle) bozulur ve onun gereksinimi müstesna için cüzi hükmün sabit olmasıdır ve böyle denilebilir: hakiki mefhumu şöyle olur: “Onu hiçbir şeyin necis etmemesi söz konusu değildir” bundan da yalnızca cüziye kaziyesi istifade olunur.

    Daha Fazla ...
  • Zehra - Hakikate Giden Yol

    Acaba bu çağın kadınları olan bizler kendimizi hiç sorguluyormuyuz bizler Allah için ne yapıyoruz! O'nun Resulu için ne yapıyoruz! Bizler bugünün şartlarıyla elimizde bukadar imkan varken Hz. Fatıma'yı ne kadar tanıyoruz?

    Daha Fazla ...
  • Regaib Kandili

    Leyletu’l Regaib veya Regaib gecesi (Arapça: لیلة الرغائب), arzular gecesi anlamına gelmektedir. Arapça bir ibaret olan rekaib, Recep ayındaki ilk perşembeyi cumaya bağlayan gecedir. Müslümanların inancına göre bu gece melekler, beşeri toplumlara ilahî rahmeti ulaştırmak için yeryüzüne inerler. Rekaib gecesi İslam dünyasında ibadet ve dualarla geçirilmektedir.

    Daha Fazla ...
  • Recep Ayının Amelleri

    Recep veya Recebu’l Muracceb (رجب یا رجب المرجب), hicri-kameri ayların yedincisidir. Aynı şekilde Efendimizden (s.a.a) şöyle bir rivayet daha nakledilmiştir: “Her kim Recep ayında bir gün oruç tutarsa, bir ay boyunca oruç tutmuş gibi olur.” Recep ayının ilk Cuma akşamına “Leyletü’l Regaib” denir.

    Daha Fazla ...
  • Humus Hakkında Her Şey

    Hums (Arapça: الخُمس), yıllık kazancın beşte biri ve bazı durumlarda maden, hazine gibi fıkıhta belirtilmiş şeylerin verildiği fıkhi bir terimdir. Humus, füruu dindendir ve 110 hadis ve Enfal Suresinin 41. Ayetinde kendisinden bahsedilmiştir. Humus, İslam fıkhının en önemli ve İmamiye fıkhının has konularındandır. Humsun hesaplanması ve verilmesi Şiaların yaşamları boyunca üzerinde ciddi bir şekilde durdukları şeri bir tekliftir.

    Daha Fazla ...
  • Allah'ı gereği gibi tanımadılar

    Muhaddislerin en fazılı şeyh-i celil Muhammed b. Yakup el-Kuleyni’nin muttasıl senetle naklettiği hadiste Zürare’nin Ebu Cafer’den (İmam Bakır aleyhi selam) şöyle duyduğu rivayet edilmiştir: “Şüphesiz ki aziz ve celil olan Allah nitelendirilemez. Nasıl nitelendirilsin ki? Nitekim kitabında şöyle buyurmuştur: “Allah'ı gereği gibi (tazim edemediler) tanımadılar.” Allah-u Teâlâ bir sıfatla nitelendirildiğinde, mutlaka o nitelendirmeden daha büyüktür…”

    Daha Fazla ...
  • Ailede Cinsiyete Dair Eşitsizlik

    Cinsiyete dair eşitsizlik (sex inepuality) yaşam şekilleri ve özellikle sahip oldukları hukuk, fırsatlar, ödüller ve ayrıcalıklar gibi etkenlerin iki cinsin toplumsal konumlarındaki farklılıkları üzerindeki etkisine işaret eder. Aile ve toplumda gizli ve açık cinsiyete dair eşitsizlik konusu, son onlu yıllarda pek çok sosyologun dikkatini kendisine yönlendirdiği konulardan birisi olup bu alanda en önemli rolü Feminist edebiyatının ifa ettiğinde şüphe yoktur. Sonuç itibariyle pek çok araştırmacı, toplumsallık yöntemlerinde eşitsizlik, öğretim, çalışma, siyaset, iş bölümü, spor, turistlik geziler, cinsel ilişkiler ve benzeri konularda cinsel eşitsizliğin çeşitli boyutlarını araştırmıştır. Özellikle bu tür araştırmaların getirileri cinsiyet unvanıyla sosyoloji konularının genişlemesi sağlanmıştır (Gender).

    Daha Fazla ...
  • Emri Bil Marûf ve Nehyi Anil Münker

    Emr-i bi'l ma'rûf ve nehy-i anil münker (Arapça: الأمر بالمعروف و النهي عن المنكر), "İyiliği emretmek ve kötülükten men etmek" anlamına gelen Füru-u dinden iki farzı barından Kur'an kökenli bir Arapça ifade. Emr-i bi’l ma’ruf: farz bir ameli terk eden birisini o ameli yerine getirmesi için davette bulunmak, nehy-i anil münker ise günahkâr bir kimsenin haram bir işi yapmasına engel olmak için çaba sarf etmektir.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da Cihad ve Önemi

    Cihad (Arapça: جهاد), insanın can, mal ve diğer varlıkları ile Allah yolunda mücadele etmesini ifade eden İslami bir öğretidir. Terim olarak İslam’ın yayılması veya savunulması amacı ile savaş ve mücadele etmek anlamına gelir. Kur’an ayetleri gereği, her kim Allah yolunda can ve malını feda ederse, Allah nezdinde diğer Müslümanlardan daha üstündür ve Allah Teâlâ onlara cenneti müjdelemiş ve şehadet makamı vermiştir.

    Daha Fazla ...
  • Şehadeti münasebeti ile...

    Eyyami Fatıma / Fatıma Günleri

    Eyyami Fatımiye (Arapça: أیام الفاطمیه ; Fatıma günleri) veya Fatımiye, Şiaların Hz. Fatıma Zehra’nın (selamullahi aleyha) şehadet günleri münasebeti ile yas ve matem tuttukları günlerin adıdır.

    Daha Fazla ...
  • Hz. Zeyneb'in (s.a) Hayatı

    Hz. Zeynep (Arapça: حضرت زینب; Zaynab bint Ali), İmam Ali ve Hz. Fatıma’nın kızıdır. Hicretin beşinde veya altısında Medine’de dünyaya gelmiştir. Kendisi İmam Hüseyin ile birlikte Kerbela’da yer almıştır.Kerbela savaşı sonrasında Muharrem’in onunda (Aşura günü) bir grup Ehlibeyt ile birlikte esir düşmüş veKufe’ye oradan da Şam’a götürülmüştür. Esareti boyunca öteki esirleri koruyup kollamasının yanı sıra insanları irşat edici aydınlatıcı hutbeler de okumuştur. Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şecaat, fesahat ve belagati ile örnek gösterilir bir kişilik ile Kerbela kıyamının kalıcı olmasına neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre hicretin 63’ünde Şam’da hayatını kaybetmiş ve orada defnedilmiştir.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da Tekbir ve Önemi

    Tekbir (Arapça: التکبیر), Allah-u Ekber (الله أكبر) şeklinde ifade edilen İslamî bir kavramdır. Sözlükte Allah'ın üstün, yüce ve ulu olduğunu ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de yalnızca bir kere geçmiştir. Allah-u Ekber zikrinin oldukça çok fazileti ve sevabı vardır. Bu zikri söylemek ve hatta her hâlette bu zikirle meşgul olmak müstahaptır. Bir çok dua ve farz zikrin bir bileşenidir. Nitekim “Tesbihat-ı Erbaa”da farz, Hz. Fatıma’nın tesbihatında müstahap ve ayrıca ezan ve ikamede de bu zikir yer almaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Namaz Sonrası Tesbihat ve Takibat

    Takibat (Arapça: تعقیبات), namazlardan sonra yapılan bazı müstahap amellerdir. Namaz, İslam dininde emrolunan en önemli farizelerden biridir. Namaz öncesi veya sonrasında dini adaplardan sayılan bazı ameller yerine getirilmektedir. Namaz sonrası yapılan ameller mecmuasına takibat denmektedir.

    Daha Fazla ...
  • Allah Ehlinin Teveccühü Hakk’ın Cemalinde ve Visalin Hubbundadır

    Vicdan sahibi herkes bilir ki insan asli yapısı ve fıtratı gereği tam ve mutlak olan kemale âşıktır ve gönlü mutlak güzel ve her açıdan mükemmel olana yöneliktir ve bu, Allah -Tebarek ve Teâlâ’nın- insanoğluna bağışladığı ilahî fıtrat nimetlerinden biridir. Bu mutlak sevgiyle mülk ve melekut âlemi idare edilir ve mutlak kemale aşık olanların vuslat sebebi temin edilir.

    Daha Fazla ...
  • Cinsel Eşitsizlik Süreci

    Genel anlamda İslam, yaklaşık aile kurumunun toplumsal işlevlerinin tamamını varsayım hakikatleri olarak nazarda tutar ve değersel yönden de İslam, işlevlerin çoğunu teyit eder. İslam’ın işlevlerini ifa eden ideal aile modeli cinsel gereksinimlerin düzenli doyurulması, neslin çoğaltılması, koruma, gözetleme, toplumsallık, duygusal ihtiyaçların giderilmesi, çocuklar için meşru babanın temin edilmesi, toplumun kontrolü ve ekonomik hizmetlerin üstlenilmesini ifa eden bir ailedir.

    Daha Fazla ...
  • Kur'an-ı Kerim Hakkında Her Şey

    Kur’an (Arapça: القرآن‎, İngilizce: Quran) veya Kur’an-ı Kerîm (Arapça: القرآن الكريم) Müslümanların semavi kitabı olup onların inancına göre lafızlarının aynısı Vahiy Meleği Cebrail’in aracılığıyla Allah Teâlâ tarafından Levhi Mahfuz’dan 23 yıl boyunca Peygamberin kalbi ve diline nazil olmuş ve Peygamberin doğrudan ve sürekli gözetimi altında bizzat kendi yakınları ve bir grup Vahiy Kâtibi aracılığı ile yazılmıştır. Ashaplar arasında pek çok Kur’an hafızları Kur’an’ı hıfzedip tevatür yoluyla nakletmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Hidayet İmamları dünyayı aydınlatıyor...

    İmam Hasan Askeri'nin Hayatı

    Ebu Muhammed Hasan b. Ali (a.s), İsna Aşeri (On İki İmam) Şialarının 11. İmamıdır. Babası (İmam Hadi) ve kendisinin Asker’de (Samarra) zorla alıkonulmasından dolayı bu iki imam Askeri diye ünlü olmuşlardır. Samarra’daki zorunlu ikamet, bu iki imamın (a.s) tüm hareketlerinin hükümet güçleri tarafından kontrol altında tutulmasına neden olmuştur. Dolayısıyla Şialar, bu dönemde imama (a.s) ulaşmakta büyük kısıtlamalarla karşı karşıya kalmıştır.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da Vahiy

    Vahiy (Arapça: وحی), sonunda ilahî bir mesajın Peygambere aktarıldığı peygamberle gayb âlemi arasındaki ruhsal ve bilinmeyen bir irtibat ve ilişkidir. Bu irtibatta bazen vasıta bulunmakta ve bazen de hiçbir vasıta olmadan ilahî mesaj Peygambere aktarılmaktadır. Kelam ilmi terminolojisinde kendisine “Teşrii Vahiy” ve “Risali Vahiy” denilen bu aktarım peygamberlere mahsustur. İlham ve tahdisten farklıdır. Çağımızda bu konu araştırmacı düşünürlerin ilgisini çekmiş ve vahiy süreci hakkında yeni analizler yapılmıştır. Bunların bir çoğu dini deneyimlere dayanmaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Ailede Babanın Meşruiyeti ve Gereği

    Bazı rivayetlerde de nefsin öldürülmesi (çocuk düşüme yoluyla) ve anne ve babanın çocuklarının terbiyesinden kaçınmaları gayri meşru çocuğun menfi sonuçlarından başka bir şey sayılmamıştır. (Vesailu’ş Şia: c. 18: 234 ve 431) Asrımızda çocuk düşürmenin asli etkeninin gayri meşru ilişkilerin olduğunda hiç şüphe yoktur ve Çocuk Esirgeme Kurumlarındaki çocukların ezici çoğunluğunu gayri meşru yoldan dünyaya gelen çocuklar oluşturmaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Şia'nın En Önemli Dördüncü Kitabı "el-İstibsâr"

    Kitabın adından da anlaşılacağı üzere Şeyh Tusi bu eserinde farklı fıkıh içerikli hadisleri bir araya getirmeye çalışmıştır. Kitabın önsözünde de belirtildiği gibi kapsamlı kitap olan Tehzibu’l Ahkam kitabından sonra müelliften içinde karşılaştırma yapılacak yalnızca ihtilaflı ve çatışmalı hadislerin yer aldığı daha muhtasar bir eser yazması talebine binaen kitabı kaleme almıştır. Şeyh Tusi, bu eserinde araştırmacılara uygun kaynaklar vermeye çalıştığı gibi müptediler için de münasip yollar göstermeye çalışmıştır.

    Daha Fazla ...
  • İslami Ailede Sevgi ve Birliktelik

    İslam açısından evli çiftler arasındaki ruhi dinginliğin ürünü sevgi ve muhabbet, ilahî nişanelerden sayılır (Rum Suresi, 21). Bu hakikatin diğer toplumsal ilişkilerin (meslek, ticaret, öğrenim ve diğer) tersine, erkek ve kadının zıtlık ve menfaat farklılıklarına rağmen evli çiftler arasındaki vahdet ve birliktelik etkeni kapsamasını güvence altına almasına işaret etmesi mümkündür.

    Daha Fazla ...
  • Şia'nın En Önemli Üçüncü Kitabı "Tehzibu’l Ahkâm"

    Tehzibu’l Ahkâm (Arapça: تهذیب الاَحکام), Şeyh taife lakaplı Ebu Cafer Muhammed bin Hasan Tusi(460/1067) tarafından yazılmıştır. Bu kitap, Şii rivayi kitaplarının en önemlilerinden ve Kutub-u Erbaakitaplarının üçüncüsüdür. Hz. Peygamber ve Masum Ehlibeyt İmamlarından nakledilen fıkıh ve şeri hükümler yer almaktadır. Şeyh Tusi, bu kitabı “İstibsar” kitabından önce kaleme almıştır. Tehzib kitabı yalnızca şeri hükümlerin olduğu hadisleri kapsamı alanına almaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Şia'nın En Önemli İkinci Kitabı "Men La Yahduruhu'l Fakih"

    Men La Yahduruhu’l Fakih kitabı, Şeyh Saduk’un (r.a) yazmış olduğu en büyük ve en önemli kitaplarından biridir. Şeyh Saduk, bu kitabı şeri hükümlere amel edilmesi için bir fıkıh kitabı unvanı ile yazmıştır, ancak kitapta kullandığı yazım üslubu sadrı İslam’ın ilk yıllarındaki üslupla aynıdır. Kullandığı üslupta Şii fakihler yalnızca nakledilen rivayete ve İmamların sözlerine iktifa etmekte ve Masum İmamların sözlerinin mukabilinde bir söz söylememektedirler. Çünkü Masumlar (a.s), vahiy merkezi ve hikmet madenidirler.

    Daha Fazla ...
  • Cafer-i Tayyar Namazı

    Müslümanların Hayber Kalesini Fethettiği ve Hz. Cefer-i Tayyar’ın döndüğü haberi, aynı anda Hz. Peygamber Efendimize (s.a.a) ulaştı. Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurdular: "Hayber’in Fethinden dolayı mı, yoksa Cafer’in döndüğünden dolayı mı daha çok sevinçliyim bilemiyorum."

    Daha Fazla ...
  • Allah’a Yaklaşma ve Yakınlaşma Yolları

    Allah’a yakınlaşma yolları insanların nefisleri sayısıncadır. Bu yüzden insanlardan her biri için bütün insanların sayısınca yollar vardır. Dolayısıyla bütün her şeyi kaplamış olan bu ilahi rahmetten mahrum kalan kimse zavallı kimsedir.

    Daha Fazla ...
  • Allah Korkusundan Ağlamak

    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ne mutlu, Allah’tan başka hiç kimse haberi olmadan işlediği bir günahtan dolayı Allah korkusundan ağladığı halde aziz ve celil olan Allah’ın kendisine baktığı yüze!"

    Daha Fazla ...
  • Allah’la söyleşi: Söyledim, Söyledin!

    Söyledim: Yorgunum. Söyledin: لا تقنطوا من رحمة الله (Allahın rahmetinden ümidinizi kesmeyin - Zümer Suresi, 53. Ayet)Söyledim: İçim sıkılıyor, içimden çok şeyler geçiyor. Söyledin: ان الله یحول بین المرء و قلبه (Allah kişi ile onun kalbi arasına girer. Enfal Suresi, 24. Ayet)

    Daha Fazla ...