• İranlı Şehidin Fotoğrafını bile Muhalif olarak yutturdular!..

    Belgeleriyle Suriyeli muhaliflerin 12 yalanı / Foto

    Suriyeli teröristlerin yalan ve dezenformasyonları olağan hızıyla devam ediyor. Daha öncede defalarca yalan haber, video ve fotoğraflarla dünya kamuoyunu aldatmaya çalışan Amerikan güdümlü çokuluslu teröristler, şimdide mukaddes savunma yıllarında şehit düşen İranlı bir şehidin fotoğrafını “Sadece Suriye’de” başlığıyla vererek şehidin Beşşar Esad tarafından öldürülen kurbanlardan biri olduğunu iddia ettiler!

    Daha Fazla ...
  • Bazı sünni sitelerinde Şia'ya iftira atılmaktadır!!

    Erkeklerin küpe takması caiz midir?

    İslam dininin erkeklerin süs eşyalarını kullanmadaki kural ve kaidesi iki şey üzerine bina edilmiştir. 1. Süs ve ziynet eşyasının altından yapılmamış olması. Çünkü altın takmak süs olsun veya olmasın erkeklere haramdır. İmam Humeyni (r.a) ve diğer Müçtehitler bu hususla ilgili olarak şöyle buyurmaktadırlar: “Altın kolye ve altın yüzük takmak ve koluna altın saat takmak gibi altından yapılmış ziynet eşyasını erkeklerin kullanması haramdır ve bunlarla namaz kılmak namazı batıl eder. İhtiyaten farz olarak altın gözlük kullanmaktan da çekinilmelidir.”[1] 2. Kadınlara mahsus olan ziynetlerden olmaması.

    Daha Fazla ...
  • İslam’da Kadın – Erkek Arasındaki Bakma Hükümleri (Tüm taklit mercilere göre)

    Soru: Acaba erkeğin henüz mahrem olmayan (ancak ileride mahrem olacağı kesin olan) kendi nişanlısının bedenine bakması caiz midir? Cevap: Bütün taklit mercilerine göre: Hayır; namahrem olan nişanlının diğer kadınlardan hiçbir farkı yoktur. Soru: Üniversiteli öğrencilerin sınıfları karma olduğu için doğal olarak insanın gözü istemeden namahrem olan kız öğrencilere takılmaktadır. Bu durumda lezzet kastı olmadığı takdirde hükmü nedir?

    Daha Fazla ...
  • Ehli sünnet ve Şia mezhebine göre:

    Tavşan Eti Yemek Caiz mi?

    Ehlibeyt mektebi fakihlerine göre tavşan eti yemek haram, ancak Ehli sünnet fakihlerine göre tavşan eti yemek caizdir. Şia açısından bunun delili fakihlerin ittifak ve “icma”sıdır.

    Daha Fazla ...
  • Bir Okuyucumuzun Bölge, Suriye ve Bizim Hakkımızdaki Sorularına Cevap (2)

    Samimi olduğunu düşündüğümüz bir okurumuzun bize sorduğu sorulara geçen ki yazımızda değinmiş ve gerekli açıklamaları yapmıştık. Aynı okurumuzun bize karşı yazdığı cevap yazısına da buradan cevap yazmayı uygun gördük. Böylelikle aynı düşüncede olan okurlarımızın zihninden bu tür şüphelerin giderileceğini umut ediyoruz.

    Daha Fazla ...
  • 30 Şii Şehit:

    Ehlibeyt Dostlarının Ziyaret Ettiği Afrika’nın En Büyük Türbesi Selefilerce Yıkıldı / Foto

    Dün bir kez daha “yevmu’l Hadm” tekrarlandı. Hem de Vahhabilerce Medine’deki Cennetül Baki Mezarlığının yıkıldığı gün. Afrika kıtasının en meşhur türbelerinden olan Abdusselam El Esmer’in türbesi çağımızın haricileri olan Selefilerce yıkıldı. Abdusselam El Esmer, İmam Hasan’ın (a.s) torunlarından ve Afrika kıtasında yatmakta olan en ünlü imam zade. Selefiler bu kez biraz daha ileri giderek İslam dinince yasak olmasına rağmen türbeyi yıktıktan sonra cesedi de yerinden çıkararak saygısızlıkta bulundular. Selefilerin tahribine direnen 30 Ehlibeyt dostu şehit edilirken 212 kişide yaralandı.

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Sistani: ‘Ayetullah Hamaney’e deyin ki her gece ona dua ediyorum’

    İsfahan’ın en önemli Ayetullahlarından biri olan Ayetullah Fakihi İsfahani, şöyle nakletmektedir: Ayetullah Sistani ile görüşmek üzere Necef’e giden medrese öğrenci ve üstatlarından biri Ayetullah Sistani ile görüştükten sonra Ayetullah Sistani ona şöyle buyurmuş: Tahran’a gidin ve Ayetullah Hamaney’e deyin ki “BEN HER GECE SİZE DUA EDİYORUM”

    Daha Fazla ...
  • Bir Okuyucumuzun Bölge, Suriye ve Bizim Hakkımızdaki Sorularına Cevap

    Bismihi Teala, Sevgili kardeşim editör, öncelikle Allah'ın selamıyla selamlarım sizi. Bana uzunca bir cevap yazdığınız için teşekkür ederim. Öncelikle samimi olmaya çalıştığımı belirtmeliyim. Burası sanal bir ortam. İnsanların samimiyetlerini de ölçmek doğrusu güç olsa gerek. Size açıkça uygun gördüğüm bazı sorular sormak istiyorum. İlk defa bir şiiyle iletişim kurduğumu da söyleyim. Ben şafii mezhebinden ve Kürt'üm. Türkiyedeki Hizbullaha uzunca bir süredir sempatiyle bakarım. Bu hareketi yakından tanırım. Şimdi sizi sırf eleştirmek için değil, gerçekten öğrenmek istiyorum.

    Daha Fazla ...
  • Sitemize yapılan Eleştiri ve İftiralara Cevap

    Bismihi Teâlâ Son bir yıldır ve özellikle son günlerde sitemizin yorumlar bölümünde ve bazı İslami sitelerde bizzat sitemizin adı anılarak karalanmaya ve kötülenmeye çalışılmaktayız. Bizim mezhepçi olduğumuz, Safevi zihniyeti taşıdığımız! İmam Humeyni ve İmam Hamaney’i anlayamadığımız dile getirilmekte ve en ağır sözcüklerle eleştirilmekteyiz. Vahdeti sözde savunduğumuz, ama gerçekte vahdeti kullanarak mezhepçilik yaptığımız gibi akla hayale gelmeyen iftira ve bühtanlara maruz kalmaktayız… Öncelikle şunu belirtmek istiyoruz ki bizim hiç kimseye karşı bir nefretimiz ve düşmanlığımız yoktur, bilâkis bizler hangi mezhepten olursa olsun Müslümanların aşığıyız. Bizler, Müslümanların aşkıyla yanıp tutuşan canlarını veren ve vermeye hazır olan insanlarız. Sözlerimize mübarek Ramazan ayında olduğumuz bu günlerde Allah şahittir. Bizi takiyecilikle itham edenleri ise Allah’ın kahhar sıfatına havale ediyoruz…

    Daha Fazla ...
  • Türkiye’ye bir haller oluyor…

    “Bu yazıma, mezhepçilikten ve taassuptan uzak, duyarlı Ehli Sünnet kardeşlerime hürmet ve saygılarımı sunarak başlıyorum…bu yazı belli bir İslami mezhebe tabi olanlara değil, mezhebi kullanarak Müslümanlar arasında fitne çıkarmak isteyenlere bir cevaptır.”

    Daha Fazla ...
  • Yorumsuz:

    Hz. Ali ile Ömer Arasındaki Önemli Fark

    Burada iki halife hakkında bir ayrıntıya parmak basmak istiyoruz. Birisi Ehli sünnet nezdinde Hz. Resullullah’ın (s.a.a) halifesi olan Ömer, ötekisi Şia’nın yanında Peygamber efendimizden sonra onun yerine fasılasız olarak Allah ve Resulü tarafından seçilen Hz. Ali bin Ebu Talip (a.s). İslam dünyasında çok önemli yere sahip olan bu iki şahsiyetin aralarında pekte görülmeyen ortak bir yanları bulunmaktadır… Her ikisi de halifelik dönemlerinde kılıç darbesiyle vurularak öldürülmüş halifelerdir.

    Daha Fazla ...
  • Hariciler ve günümüz selefilerinin ortak noktaları

    Zalimler, Ahdini Bozanlar ve Dinden Çıkanlar

    İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ama işi elime alınca bir bölük hemen biatten döndü, ahdini bozdu. Başka bir bölük ok yaydan fırlar gibi dinden çıktı, öbürleri de zulme saptılar. Sanki onlar her türlü noksan sıfatlardan münezzeh olan Allah’ın “İşte ahiret yurdu; biz onu yer yüzünde yücelik ve bozgunculuk dilemeyenlere veririz”ve “Akıbet takva sahiplerinindir” buyurduğunu duymamışlardı! Evet andolsun Allah’a elbette duydular ve anladılar da. Ama dünya gözlerine süslenmiş, bezenmiş bir şekilde göründü, onun bezentisi, süsü hoş geldi onlara.” Resulullah şöyle buyurmuştur: “Ahir zamanda yaşları küçük akılları hafif bir topluluk çıkacaktır. En iyi sözleri söyleyecekler, sizden çok namaz kılacaklar ve sizden çok Kur’an okuyacaklardır. Ama imanları köprücük kemiğinden-veya boğazlarından, diye buyurdu- ileri geçmeyecektir. Okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklardır. Onları öldürün.”

    Daha Fazla ...
  • Şiiler, Müşrik ve Kafir midir?

    Vahhabi ve Selefilerin özelde Şiileri genelde tüm Müslümanları kafir ve müşrik bilmelerine sebep olan Kur’an’da birkaç ayet vardır. Kafir ve müşrik bilmelerinin sebebi Kur’an’daki ayetlerden kaynaklanmamaktadır, bilakis İslam ve Kur’an’ı yeterince anlayamadıklarından ve İslam’ın özüne inemediklerinden kaynaklanmaktadır. Kur’an’ın zahirine bakarak derinliğine inememiş bu grup, her asırda birileri tarafından kullanılmış ve iktidarlarını sağlama almak isteyen tağuti yönetimler tarafından her zaman kullanılmışlardır. Şu anda da başta ABD, İsrail olmak üzere bazı kukla Arap ülkeleri tarafından öz Muhammedi İslam’a darbe vurmaları için kullanılmaktadırlar. Bu yazıda Şiilerin müşrik ve kafir oldukları iddialarına Kur’an’dan cevap verilecek ve asıl müşriklerin kendileri oldukları ortaya konulacaktır.

    Daha Fazla ...
  • Şia'ya atılan iftiralara cevaplar (5)

    Hz. Ali'nin Kızı Ümmü Gülsüm'le Ömer Evlendi mi?

    Soru: Şiaların iddiasına göre ikinci halife Ömer, Peygamber Efendimizin değerli kızı Fatıma’nın şehadetine sebep olmuştur. Ancak hangi aklıselim buna inanabilir ki, çünkü Hz. Ali, Fatıma’nın da kızı olan kızını eşi Fatıma’nın katiliyle evlendirerek eşinin katiliyle akrabalık bağı kurabilir mi? Cevap: Ehli sünnet tarafından özellikle son yıllarda yaygın olarak ikinci halife Ömer’le Hz. Ali ve Hz. Fatıma’nın kızı Ümmü Gülsüm’ün evlilikleri konusu gündeme getirilmektedir. Ehli sünnet ve selefiler, bu evlilikten bir çok yönüyle istifade etmektedirler. Örneğin bu evliliğin ispatıyla Hz. Ali (a.s) ile halifeler arasında samimi ilişkilerin olduğunu, Hz. Fatıma’nın (s.a) şehadetini, hilafetin gasp edilmesini… inkar etmeğe kalkmaktadırlar!

    Daha Fazla ...
  • ABNA Haber Ajansı’ndan Yayın Politikası Hakkında Önemli Duyuru

    Dünya Ehlibeyt Kurultayı’na Bağlı Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA, 2007 yılında İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın eliyle Arapça, İngilizce, Farsça ve Urduca dillerinde yayın hayatına başladı. Yayın hayatına başlar başlamaz dünya Müslümanlarının yoğun ilgisiyle karşılaşan ABNA Haber Ajansı, kısa sürede dil sayısını 18’e çıkarmak zorunda kaldı. ABNA Haber Ajansının Türkçe bölümü yaklaşık olarak üç yıl önce hizmete girdi… Siz değerli Abna okuyucuları şu ana kadarki yayınlarımızı nasıl buldunuz?

    Daha Fazla ...
  • Hariciler (Marikin)

    Allah'ın adıyla, Nihayette hakem olayı ile müspet manada hiçbir olumlu sonuç alınamamıştı. Aksine bu olaydan sonra İslâm ümmeti açısından çok daha olumsuz gelişmeler vuku bulmaya başlamıştı. Öyle ki, bir grup çıkıp, “Bu hakem olayını kabul etmekle büyük bir günaha girdik, hatta dinden çıkmış olduk, hemen tövbe etmeliyiz, aksi halde şirk içerisinde kalmış oluruz, zira ‘Lâ hükme illâ lillâh‘ (Hüküm vermek ancak Allah’a mahsustur)“ diyerek birbirlerini tövbeye çağırıyorlar. Gelişmeler o raddeye varıyor ki, İmâm Ali’yi (a.s) de şirkle itham ederek tövbeye davet ediyorlar. İmâm (a.s), “Lâ hükme illâ lillâh sözü hak olan bir kelimedir ancak siz bunu yanlış yorumlamakla batılı kastediyorsunuz. Allah’a yemin ederim ki, ben bu hakem olayına baştan beri razı değildim ve sizin de razı olmanızı istemedim. Ancak bunda şirk koşacak bir durum söz konusu değildir“ diyerek karşısındakileri teskin ve iknaya çalışıyor.

    Daha Fazla ...
  • Evde Güvercin, Horoz ve Köpek Beslemenin Hükmü

    “Evde güvercin, tavuk ve oğlak gibi hayvanları beslemek iyidir. Öyle ki cinlerin çocukları onlarla oynasın ve sizin çocuklarınızla oynamasın.” “Güvercin peygamberlerin kuşlarındandır.” “Horozun ötmesi onun namazı, kanat çırpması rükû ve secdesidir.” “Av ve çoban köpeği dışında başka köpeklerde hayır yoktur.”

    Daha Fazla ...
  • Vahabi –Selefilerin Fikir Babası..

    Ehlisünnet Alimleri Nezdinde “İbni Teymiye” Kafir, Zındık…ve Sapkın’dır

    Vahabi – Selefiliğin fikir babası, İslam dünyasındaki Müslümanlar arası tekfirciliğin öncüsü, Peygamber ve Ehlibeyti’nin düşmanı İbni Teymiye’nin İslam dünyasına vurduğu darbeyi belki de hiç kimse vuramamıştır. Şia mezhebi nezdinde nasibi ve bidat ehli sayıldığı gibi Ehli sünnet yanında da deli, kafir, zındık, sapkın, cahil, dal ve mudil olarak anılmaktadır. Sünnilerin inançlarını bozmak için ülkemizde Ehli sünnet alimi olarak tanıtılarak kitapları satılan İbni Teymiye, gerçekte İslam dinine darbe vurmuş Ehli sünnetle alakası olmayan sapkın bir insandır. Burada Ehli sünnettin en büyük alimlerinden bazılarının İbni Teymiye hakkındaki görüşlerini sunuyoruz…

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt ve Ehlisünnet Ekolleri (2)

    Allah'ın Bazı Sıfatları ve Bu Alandaki İhtilâfın Kaynağı

    Müslümanlardan bazıları şuna inanmaktadır: Yüce Allah insanı kendi suretinde yaratmıştır[1]! Allah'ın eli ve parmakları[2], ayağı ve bileği vardır[3]! Yüce Allah kıyamet günü mübarek ayağını cehennem ateşine bırakacak veya ona sokacak, bunun üzerine cehennem "kattu, kattu, kattu" (yeter, yeter, yeter) diye inleyecek[4]. Allah'ın özel bir yeri vardır. Yer değiştirir. Bir yerden diğer bir yere gider; çünkü Resulullah'tan (s.a.a) bu konuda şöyle nakledilir: Rabbimiz varlıkları yaratmadan önce yalnızdı, altında ve üstünde havadan başka bir şey yoktu. Hiçbir varlık yoktu ve arşı suyun üstündeydi.[5]

    Daha Fazla ...
  • İran’da Kaç Milyon Sünni Yaşamakta ve Sünni Camii Sayısı Kaç?

    İran İslam devriminden önce Tahran’da Sünnilere ait cami bulunmamaktaydı. Tahran’da Sünni camilerinin yapılması için Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da Şiilere ait caminin açılmasına izin verilme şartı koşulmaktaydı. Ama görüldüğü gibi İran İslam Cumhuriyeti kurulduktan sonra bu şarttan vazgeçilmiş ve bugüne kadar sayıları oldukça az olmasına rağmen Tahran’da 9 Sünni camisinin açılmasına izin verilmiştir. Tahran’da Sünni camisinin olmasına karşı çıkanların ileri sürdükleri gerekçeler de öyle yabana atılır cinsten değildir.* Peki İran genelinde iddia edildiği gibi 20 milyon sünni yaşamakta mıdır?

    Daha Fazla ...
  • İran Parlamentosundaki Sünni Milletvekillerinin Listesi

    İran parlamentosunda görev yapan toplam milletvekili sayısı 290’dır. Bu milletvekillerinin 19’u Ehli sünnete, 12’side öteki dini azınlıklara aittir. Şimdi şu anda parlamentoda görev yapan Ehli sünnet ve dini azınlıkların milletvekillerinin isimleriyle birlikte tam listesini veriyoruz. (böylelikle hiçbir şüpheye mahal verilmemiş olunsun)

    Daha Fazla ...
  • İftiralara cevaplar...

    Tahran’da Sünnilere Ait Kaç Cami Var?

    Türkiye’mizde olduğu gibi dünyanın bir çok ülkesinde Şiileri ve İran İslam Cumhuriyetini karalamak ve kötülemek için atılan iftiralardan birisi de Tahran’da 3 milyon!! Sünni olmasına rağmen bir tek Sünni camisi bile yok; bazen de çıtayı biraz daha yükselterek bunu İran geneline yaymakta ve şöyle demektedirler: İran’da 20 milyon!! Sünni olmasına rağmen bir tek Sünni camisi bile yok. Gerçekten de iddia edildiği gibi Tahran’da 3 milyon ve İran genelinde 20 milyon Ehli sünnet yaşamakta mıdır? Ayrıca iddia edildiği gibi Tahran’da ve İran genelinde Sünni camisi yok mudur?

    Daha Fazla ...
  • Takiyesiz, sabit görüşler:

    Ehli sünnet ve Şia Mezhebine Göre Kimler Kafirdir

    Şii ve Ehli sünnet fakihlerine göre her kim İslam dininin zaruretlerinden birini inkar ederse kafirdir ve dininin dışındadır. Müslümanlar arasında meşhur ve maruf olan, İsna Aşeri (12 İmam) Şiilerine muhalif olan fırkaların ve muhaliflerin “tahir” ve “temiz” olduğudur.” İmam Malik şöyle demektedir: Eğer birisinin kafirliğine % 99 ve imanına sadece % 1 ihtimal versem, Müslüman’a hüsnü zandan dolayı onun amelini müminliğe yormak gerekir.”

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Sistani’den Gündeme Dair Önemli Açıklamalar

    Sistani Erdoğan'ın ziyaret talebini büyük bir umutla kabul etmiş. Aslında siyasi liderlerle görüşmediğini hatırlattı. Siyasi ihtilaflarda taraf olmamak için siyasi liderleri kabul etmeyen Sistani, Erdoğan'ı kabul etmiş ve bölgesel konuları konuşmuşlar… Sistani, Fırat ve Dicle sularının daha fazla verilmesini istemiş. "Irak kurudu, hayvanlar öldü" dedi. Erdoğan söz vermiş ama tutmamış. Sistani, Erdoğan ve Davutoğlu'nun Arap ülkelerine eski Osmanlı vilayetleriymiş gibi baktığını, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi. Sistani, Davutoğlu'nun "Stratejik Derinlik" kitabını incelediğini, onun Müslüman ülkelere hakim olma fikri taşıdığını söyledi. Seyyid Sistani, Erdoğan ve Davutoğlu için, "başkaları onların sözlerinden etkilenebilir belki, ben 63 yıldır bu işlerin içindeyim" dedi.

    Daha Fazla ...
  • Yoksa sizin mezhep Resulullah’tan (s.a.a) önce mi kuruldu? (1)

    Ali Bulaç Zaman gazetesinde Şii ve Ehli Sünnet arasındaki ihtilafları değerlendiren ve güzel temennilerini dile getirdiği bir yazı kaleme almış. “Her iki tarafın da kabullendiği ravilerin rivayet ettikleri hadislerin derlendiği bir hadis mecmuası çalışması ve bunun taban kitleye yayılması gerekli olan ilk adımlardan biridir. Hakeza İmam-ı Cafer'in fıkhi görüşlerinin Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli fakihlerin görüşleri ile mukayeseli biçimde çalışılması bir başka önemli çalışma alanıdır. Bu ve benzeri çalışmalar her iki tarafın ortak paydalarını yeniden keşfini sağlayacaktır" temennisini paylaşmış.

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt ve Ehlisünnet Ekolleri (1)

    Müslümanlar arasında, Resulullah'ın, Ehlibeyt İmamlarının ve diğer Müslümanların mezarlarını ziyaret eden, onlarla Allah'a tevessül etmek isteyenleri müşrik sayan, onları İslâm'ın dışında ve bidat ehli olarak gören kimselerle sağlıklı bir vahdet nasıl gerçekleşebilir? Bu düşüncelerinden dolayı da Hira mağarası ve benzeri mukaddes mekânlarda yapılmış bütün camileri ve mukaddes binaları, imamların, müminlerin annelerinin, Resulullah'ın ashabının ve Uhud şehitlerinin mezarlarını yerle bir ettiler! Bunlar, dünya Müslümanlarının çoğunluğuna karşı yaptıklarını, Yahudilere ve Hıristiyanlara yapmıyor; üstelik onlarla dostluk anlaşması imzalıyor ve onlara "müşriksiniz" demiyorlar! Oysa onların ibadet merkezlerinde haç ve Hz. İsa'yla Hz. Meryem'in putları vardır ve onlar açıkça Hz. İsa'yı rabb olarak addetmekte ve Allah'ı üç ilahtan biri olarak saymaktadırlar...

    Daha Fazla ...
  • Alevilik-Caferilik Üzerine

    Caferilik, Hz. İmam Cafer Sadık (a.s)'ın mezhebine mensup olmak demek olup, Hz. Resulullah (s.a.a)'dan sonra İslam camiasının önderliğinin ilki Hz. Ali olan on iki imama ait olduğuna inanan Ehl-i Beyt mektebinin ortak ismidir. Bu mektebe aynı zamanda İsnaaşeriyye, İmamiyye, Şiilik ve Alevilik de denmektedir. Ancak bu mektep, Türkiye'mizde daha çok Alevilik, Caferilik ve Şiilik isimleriyle tanınırken; İran, Irak, Azerbaycan, Lübnan, Bahreyn, Suriye, Afganistan, Arabistan, Pakistan Bengladeş ve Hindistan gibi, aynı inancı paylaşan Ehl-i Beyt dostlarının yoğun olduğu ülkelerde Şiilik ve Caferilik isimleriyle meşhur olmuştur.

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1440 / 2019
conference-abu-talib
Şeyh Zakzaki