TÜM ŞİİLERE VE DUYARLI MÜSLÜMANLARA ÇAĞIRIDIR

Endonezyalı Şiilerin Sularını bile kestiler!

  • News Code : 369721
  • Source : Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA.İR
Şiiler sırf Ehlibeyt mektebine bağlı oldukları için Endonezya devlet güçleri ve selefileri tarafından kendilerine baskı ve şiddet uygulanmakta. Mülteci Şiiler, eğer evlerine geri dönmek istiyorlarsa Şii inançlarından vazgeçerek, Sünni mezhebine geçmelerinin gerektiği konusunda baskılara maruz kalmaktadırlar. Ancak devlet güçlerinin baskı ve zorbalığına rağmen Şiiler, kendilerine ait evleri terk etmeye razı oldular, ama öz Muhammedi İslam olan Ehlibeyt mektebini terk etmeyerek Şii mezhebinde kalmayı seçtiler… Bu konuda Şiilerin ve duyarlı tüm Müslümanların sorumlulukları bulunmaktadır. Herkes en azından Endonezya hükümetine mektuplar yazarak bu zulmün bir an önce durdurulmasını isteyebilir…

Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA- Endonezyalı mülteci Şiilerin yaşam koşullarının çok ciddi boyutlara ulaşması ve en son su ve gıda maddelerinin de kesilmesinin ardından "Uluslararası Af Örgütü" (Amnesty international)  bir rapor yayınlayarak mülteci Şiilerin yaşam koşullarının çok ciddi boyutlara ulaştığı konusunda uyarıda bulundu.  

Selefi - Vahabilere bağlı haydutların geçtiğimiz yıl Muharrem ayında Peygamber ailesi İmam Hüseyin ve yaranları için matem tuttukları gerekçesiyle Endonezyalı Şiilere saldırılarda bulunmuş evlerini yakmış, darp, yaralama, cinayet ve evlerinden kovmuşlardı. Bu yıl Muharrem ayında ise Endonezya güvenlik güçlerinin de yardımıyla saldırı ve baskılar çok daha ciddi boyutlara çıkmış ve en son Ehlibeyt (a.s) takipçisi Şiilerin gıda ihtiyaçları ve suları da kesilmiştir. Bu şekilde Ehlibeyt mektebi inançlarından vazgeçmeleri istenmektedir.

Endonezyalı Şiilerin şu anda yaşam koşulları o kadar ciddi boyutlara ulaşmıştır ki hatta Uluslararası Af Örgütü bile olayı doğrulayarak bu insanlık karşıtı zulmü resmen kabul etmiş ve şöyle bir bildiri yayınlamıştır: "Endonezya güvenlik güçleri Cave'nin doğusundaki mülteci Şiilerin gıda ihtiyaçlarını ve sularını kesmiştir. Güvenlik güçlerinin bu girişimiyle 69'u kadın, 61'i çocuk olmak üzere en az 190 kişi tehlike sınırında çok ciddi koşullarda yaşamaktadır.

Örgütün raporunda Madura Şiilerinin geçmişte yaşamış olduğu şiddet ve baskılara da değinilerek şunların altı çizildi: Madura Şiileri önceden de işkence ve baskılara maruz kalmıştır. 29 Eylül 2011 yılında bir grup haydut, Şialara ait ibadethane, okullar ve bir çok evi ateşe vermişlerdi. Ancak olaylar karşısında polis hiç bir tepkide bulunmamış, sadece bir kişi tutuklanarak üç ay hapse mahkum edilmiştir.

Temmuz 2012 yılında, bölgenin Şii liderlerinden olan "Tac el Melik" Cave'nin doğusunda küfürle itham edilerek 2 yıl hapse mahkum edilmiştir. Olaydan sonra Eylül 2012'de Cave Yüksek Mahkemesi, Tac El Melik'in hapis cezasını 4 yıla çıkarmıştır. Uluslararası Af Örgütü, Şii alimin suçsuz olduğuna inanmakta ve bir an önce kayıtsız ve şartsız olarak serbest bırakılmasını talep etmektedir.

Ağustos 2012 yılında ise yaklaşık 500 kişilik Selefi haydut gruplar bıçak, satır ve taşlarla Şiaların yaşadığı Madura Adasındaki Sampang kentindeki Karang Gayam köyüne saldırdılar. Bu saldırılarda Şiilerden bir kişi öldürülürken onlarca kişi ağır yaralanmıştır. Haydutlar ayrıca Şiilere ait 35 evide ateşe vermişlerdir. Ancak bu saldırılarda da yalnızca 4 kişi tutuklanmıştır.

Bu saldırıların ardından, bölge Şiilerine geçici olarak çok düşük seviyede yaşam koşullarının olduğu bir spor tesisinde barınma imkanı tanıdılar. Şu ana kadar burada üç aydır yaşamalarına rağmen kadın ve çocuklar için ilaç ve doktor doktor gibi en küçük bir imkana bile sahip değillerdir.

18 Kasım 2012 yılında yerel su işletim ve ulaştırma kurumu mülteci Şiilerin sularını kesti. 22 Kasım’da ise mültecilerin gıda maddelerinin girişi yasaklandı. Dolayısıyla evleri barkları yakılarak sığınmacı duruma düşürülen Şiiler geride neleri kalmışsa satarak su ve gıda maddeleri temin etmeye başladılar.

Şiiler sırf Ehlibeyt mektebine bağlı oldukları için devlet güçleri tarafından kendilerine baskı ve şiddet uygulanmakta. Mülteci Şiiler, eğer evlerine geri dönmek istiyorlarsa Şii inançlarından vazgeçip Sünni mezhebine geçmelerinin gerektiği konusunda baskılara maruz kalmaktadırlar. Ancak devlet güçlerinin baskı ve zorbalığına rağmen Şiiler, kendilerine ait evleri terk etmeye razı oldular, ama öz Muhammedi İslam olan Ehlibeyt mektebini terk etmeyerek Şii mezhebinde kalmayı seçtiler.

Uluslar arası Af Örgütü, yayınladığı bildiride ayrıca şunlara değindi: “Uluslar arası Af Örgütü, özel olarak bu konuda endişe duymaktadır. Endonezya hükümeti –poliste dahil olmak üzere- bu azınlığın güvenlik ve huzurunu sağlama potansiyeline sahip değildir. Bilakis bazen bu insanlık karşıtı eylemlere bizzat iştirak etmiştir. Bu baskılardan biri de bu kişilerin zorla mezheplerinin değiştirilmesi istenmektedir.” 

Uluslar arası Af Örgütü raporun sonunda dünya kamuoyundan mazlum ve dışlanmış Şiilerin yardımına koşulması çağrısında bulunmakta. Uluslar arası Af Örgütü Dünya kamuoyuna şu önerilerde bulundu:

Lütfen İngilizce, Endonezya’ca veya kendi dilinizde Endonezya devletine dilekçeler yazarak şu taleplerde bulununuz:

- Bölge Şiileri, en kısa zamanda acilen gıda maddeleri ve içme suyuna kavuşturulmalıdır.

- Şiilerin sosyal imkanlarının temin edilmesi garanti altına alınarak, evlerine geri dönmeleri sağlanmalı ve yıkılmış evlerinin yeniden yapılmasına izin verilmelidir. 

- Sampang bölgesindeki yerel güvenlik güçlerinin Şiilere karşı uyguladıkları cinayet, baskı ve şiddete maruz kalanlara ulaşılmalıdır.

- Şiilere karşı suç ve cinayetlere karışan herkesin bir an önce mahkemeye çıkarılarak adalet karşısına çıkarılması garanti altına alınmalıdır. Ve bu olaylarda hakları elinden alınan herkesin tüm haklarının geriye iade edilmesi sağlanmalıdır.

Lütfen dilekçelerinizi 7 Ocak 2013 yılına kadar aşağıdaki adrese gönderiniz:

Sampang District Head (Bupati) Noer Tjahja Jl. Jamaluddin No.1A, Sampang, Madura, East Java, Indonesia 69241 Fax: + 62 323

321017 Salutation: Dear Noer Tjahja

Minister of Justice and Human Rights Amir Syamsuddin Jl. H.R. Rasuna Said Kav No. 4-5 Kuningan, Jakarta Selatan 12950,

Indonesia Fax: +62 21 525 3095 Salutation: Dear Minister

And copies to: Mr. Otto Nur Abdullah Chairperson National Human Rights Commission (Komnas HAM) Jl Latuharhary, No.4

Menteng Jakarta Pusat 10310, Indonesia Fax: +62 21 39 25 227

Aynı şekilde gönderdiğiniz dilekçelerin bir kopyasını kendi ülkenizin güvenilir diplomatlarına gönderiniz.

ENDONEZYA HAKKINDA KISA BİR BİLGİ

Endonezya ülkesinde –Şiiler ve Hıristiyanlar başta olmak üzere- dini ve mezhebi azınlıklar devlet güçlerinin baskı ve yıldırmasıyla karşı karşıyadır. Ev ve ibadet yerleri yakılarak, zorla evlerini terk etmeleri sağlanmıştır. Bu suçlara karışanlar göstermelik olarak çok nadir tutuklanmaktadır. Halbuki Endonezya Anayasasında mezhebi azınlıkların haklarına riayet edileceği vurgulanmıştır. Buna ek olarak Endonezya’nın da taraf olduğu Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin (ICCPR) 18. Maddesinde şöyle demektedir: “1. Herkes düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne sahip olacaktır. Bu hak, herkesin istediği dine ya da inanca sahip olması ya da bunları benimsemesi özgürlüğünü ve herkesin aleni veya özel olarak bireysel ya da başkaları ile birlikte toplu olarak, kendi din ya da inancını ibadet, icra, bunun icaplarını yerine getirme ya da öğretme bakımından ortaya koyma özgürlüğünü de içerir.

2. Hiç kimse, kendi seçtiği bir din ya da inanca sahip olma ya da bunu benimseme özgürlüğünü zedeleyecek bir baskıya maruz bırakılamaz.”

Buna rağmen yerel yetkililer, 60 Şii ailenin su ve gıda ihtiyaçlarının kesilmesinin sebebi onların inançları değil, spor tesislerinden çıkarılarak yeni bir köye nakledilmeleri olduğunu iddia etmektedir. ancak şimdiye kadar defalarca saldırıya uğrayan Şiiler Selefilerin yeni saldırılarından çekinmekte ve kendilerini spor tesislerinde güvenli hissettiklerinden oradan çıkmaktan imtina etmektedirler.

Oradan kaçanlardan biri gazetecilere şunları söyledi: Bizim, yiyecek ve içecek hiçbir şeyimiz yok. Bizim küçük çocuklarımıza gıda maddeleri almak için paramız yok. Radikal gruplar bize mezhebimizi değiştirip, mezhebimizden beri olduğumuzu belirtip Sünni olmadan köylerinize geri dönemezsiniz diye tehditlerde bulunmaktadırlar.

Bilindiği gibi geçtiğimiz yıl Endonezyalı Şiiler İmam Hüseyin ve yaranlarına matem tuttukları için defalarca saldırılara maruz kalmıştı. Saldırılarda evleri yakılmış ve Vahabi Selefilerin baskıları sonucu yaşadıkları köyleri terk ederek mülteci olmak zorunda kalmışlardı.

Daha sonra Endonezya hükümeti, saldırılarda bulunup insanların evlerini yakan can ve mallarını heba eden saldırganları yargılayacağı yerde Şii alimi “Şeyh Tac El Meluk”u yargılayarak uzun süreli hapse mahkum etmişti.

Yine aynı şekilde bu yılın başlarında Vahabi Selefiler, yine Şiilere saldırmış ve Sampang bölgesinde Hammame ve Tahir adlı iki Şii vatandaşı şehit etmişlerdi. Bir çok Ehlibeyt (a.s) takipçisinin evlerini yakmışlardı. Aynı saldırıda yedi Şii Müslüman çok ağır yaralanmıştı. Bu saldırının amacı ise Şii öğrencilerin Cave’nin doğusundaki “Bancil”de okulda okumasına engel olmak içindi. 

Bazı haber kaynaklarına göre Cave adasındaki ve –Cakarta şehri gibi- başka şehirlerdeki Şiilere saldırıların arkasında Suudi Arabistan elçiliği var. Ancak hükümet bu konu hakkında hiçbir girişimde bulunmamakta.

Yerel haber kaynaklarına göre Endonezya Şiilerine geçmişte hiçbir saldırının olmadığını ancak şu anda Arabistan elçiliğinin direk müdahalesi ve körfez şeylerinin yardımlarıyla bunun gerçekleştiği yönünde. Örneğin “Şeyh Ayd bin Muhammed Al-i Sani Enstitüsü” iki yıl kadar önce Vahabi Selefi düşüncelerini Endonezya’da yaymaya başladı. ve bu alanda Vahabi Selefi itikadının yayılması için on milyonlarca dolar harcadı. Buradaki en büyük amaçları ise Şialarla mücadele etmekti. 

Bu arada Endonezya’nın Surabaya kentindeki “Şiddet Mağdurları ve Ezilmişleri Komisyonu” (Kontras) Bazı devlet yetkililerini Cave adasındaki Şii azınlığa baskı yapmak için Vahabi- Selefi gruplarla işbirliği yapmakla suçladı.

ABNA Haber Ajansı daha öncede bu saldırıları dünya kamuoyuna duyurmuş, ancak hiçbir sonuç alınmamıştı. Anlaşılan öldürülen ve evleri yakılanların Şii olması buna mani olmaktadır. 


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır