Tarih bu kadar mı çarpıtılır?!!

Hz. Peygamber Efendimiz, Ebu Bekir’i namaz kıldırması için imam tayin etmiş midir

  • News Code : 407908
  • Source : islamquest-abna.ir
Brief

Hz. Peygamber efendimiz (s.a.a), ömrünün son günlerinde hastayken Ebu Bekir’i insanlara namaz kıldırması için cemaat imamı olarak tayin etmiş midir?

Cevap: Ehli sünnet kaynaklarında bu hususta bir takım rivayetler nakledilmiştir. Bunları kabul ettiğimizde birçok problem ve belirsizlikler meydana gelecektir. Dolayısıyla Ebu Bekir’in insanlara namaz kıldırması için Peygamber efendimiz tarafından imam tayin edilmesi kabul edilemez. Cemaat imamlığı için bir veya birkaç defa tayin edilmesinin doğru olduğunu varsaysak bile, bu Hz. Peygamber’in (s.a.a) halifesi olması için liyakatinin olduğu anlamına gelmez. Zira Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) halka namaz kıldırması için imam olabilecek başkalarının da liyakat ve konumuna işaret etmiştir. Ancak hiç kimse bu bireyleri imamet ve hilafete layık görmemiştir.

Konunun kısaca özeti şu şekildedir: Ehli sünnet kaynaklarında Hz. Peygamber’in (s.a.a) hastalandığı sırada bir gün namaz için Ebu Bekir’i görevlendirdiği nakledilmiştir. Ehlisünnet bu hususu Ebu Bekir için bir üstünlük ve hilafet konusu için kendisinin liyakatinin bir delili saymıştır. Ancak bu hadise hiçbiri kabul edilemeyecek değişik şekillerde nakledilmiştir. Müslim, kendi sahihinde Ayşe’den şöyle aktarmaktadır: “Allah Resulü (s.a.a) benim evime geldiğinde şöyle buyurdu: Ebu Bekir’in halka namaz kıldırmasını söyleyiniz. Ben, ey Allah Resulü (s.a.a) Ebu Bekir ince kalpli bir insandır ve ne zaman Kur’an okursa ağlamasını tutamaz, keşke Ebu Bekir dışında başka birini emretseydiniz diye söyledim. Ben bu sözü iki veya üç defa tekrar ettim ve Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: Halka Ebu Bekir namaz kıldırmalıdır, sizler Yusuf’un yoldaşlarısınız.”[1] Bir başka hadiste Ayşe şöyle demektedir: “Allah Resulü (s.a.a) hastalandığı (vefatına yol açan hastalık) vakit, Bilal namaz vaktini bildirmek için geldi. Allah Resulü (s.a.a) halka Ebu Bekir’in namaz kıldırmasını buyurdu. Hatta sizler Yusuf’un yoldaşlarısınız diye buyurdu. Sonra Ebu Bekir’e bildirdik ve o halka namaz kıldırdı. Allah Resulü (s.a.a) rahatladı ve iki şahsa dayanarak dışarıya çıktı… Ebu Bekir, Allah Resulünün (s.a.a) varlığını hissedince (namaz kıldırdığı esnada) geriye gelmek istedi, ama Allah Resulü (s.a.a) kendi yerinde kalması için ona işaret etti. Sonra geldi, Ebu Bekir’in yanında oturdu, Ebu Bekir Peygamber’e (s.a.a) tabi oldu ve halk da Ebu Bekir’e tabi oldu.”[2] Taberi, Allah Resulü’nün (s.a.a) şöyle buyurduğunu nakletmektedir: “Namaz vakti geldi mi? Bir şahıs evet dedi. Allah Resulü (s.a.a) Ebu Bekir’e halka namaz kıldırmasını söyleyiniz dedi. Ayşe şöyle dedi: Ebu Bekir ince kalpli bir şahıstır, Ömer’e emrediniz. Hz. Peygamber (s.a.a) Ömer’e deyiniz diye buyurdu. Ömer, ben Ebu Bekir olduğu müddetçe onun önüne geçmem dedi. Bunun üzerine Ebu Bekir öne çıktı ve Allah Resulü (s.a.a) kendi ateşinin derecesinin düştüğünü hissedince evden dışarıya çıktı. Ebu Bekir, Hz. Peygamber’in (s.a.a) (ona doğru) hareket ettiğini duyunca (namaz kıldırdığı esnada) kendini geriye çekti. Allah Resulü (s.a.a) onun gömleğini çekti ve onun yerine geçti. Allah Resulü (s.a.a) oturdu (namazı oturarak kıldı) ve Ebu Bekir’in kıldığı yerden namazı kıldırdı.”[3] Bu nakillerde belirtilen hususlar çok düşündürücü ve çeşitli sorular doğurmaktadır. Bu nedenle bu nakillere tam güvenmek olanaksızdır. Sorulardan bazıları şunlardan ibarettir:

1. Eğer Peygamber (s.a.a) halka namaz kıldırması için Ebu Bekir’e emirde bulunmuştuysa, neden yürümeye güç yetirememesi rağmen mescide gelmekte ve namaz kılmaktadır?

2. Hz. Peygamber’in (s.a.a) mescide gelmesi Ebu Bekir’i teyit etmek için midir? Eğer böyleyse, neden onu kenara itmekte, gömleğini çekmekte, onun yerine geçmekte ve namaz kılmaktadır?

3. Eğer Ebu Bekir Hz. Peygamber’e (s.a.a) namaz esnasında iktida ederek uymuşsa (nitekim rivayetler açıkça bunu söylemektedir), o halde onun imametinin bir anlamı yoktur. Ayrıca bir şahsın belirli bir vakitte ve namaz diliminde hem imam ve hem cemaat bireyi olmasının bir anlamı yoktur, olmaz.

4. Ebu Bekir’in Hz. Peygamber’in (s.a.a) yerine kıldığı bu namaz hangi namaz idi? (Sabah, öğle ve akşam) Bu cemaat imamlığı nerede gerçekleşmiştir? Neden Ehlisünnet hadisçileri kendi kitaplarında bu hadiseyi çelişkili bir şekilde nakletmişlerdir?

5. Eğer bu namaz Ebu Bekir’in hilafette öncelikli olduğuna delil teşkil ediyorsa, neden Muhacirler, Ensar ve hatta Ebu Bekir’in kendisi Sakife’de[4] buna istinatta bulunmamıştır? (Bu, Ebu Bekir için bazılarının iddia ettiği gibi büyük bir kanıt olabilirdi)

6. Eğer Ebu Bekir’in Allah Resulü (s.a.a) yerine namaz kılması onun hilafeti hak etmesine neden olmuşsa, neden Abdurrahman b. Avf hilafete layık olmasın? Çünkü Ehlisünnet hadisçileri Abdurrahman b. Avf hakkında Hz. Peygamber’in (s.a.a) dilinden hadis nakletmişlerdir ve sizin büyük şahsiyetlerinizden hiçbiri bu hadis hususunda bir şüphede bulunmamıştır: Hz. Peygamber (s.a.a) onun hakkında şöyle buyurmuştur: “Onun arkasında namaz kılınız.”[5] (Ehli sünnet kaynaklarında Peygamber efendimizin Abdurrahman bin Avf’ın arkasında namaz kıldığı çok meşhur bir konudur.)

7. Bu namazın gerçek olduğu varsayılsa bile, Hz. Peygamber’in (s.a.a) Müminleri Emiri Hz. Ali (a.s) hakkında buyurmuş olduğu bütün açık nasların yerini alabilir mi? Hz. Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali senin bana yakınlığın Harun’un Musa’ya yakınlığı gibidir.”[6] Ve…

8. Bu konunun gerçek olduğu varsayılsa bile, Hz. Peygamber efendimizin (s.a.a) ölüm döşeğinde Ebu Bekir’in kendi yerine insanlara namaz kıldırması için imam olması gerektiği sözü nasıl olurda sayıklamak sayılmıyor da “Benden sonra dalalete ve sapkınlığa düşmemeniz için size bir şeyler yazmam için bana kâğıt ve kalem getirin” sözü (Ömer’in tabiriyle) hezeyan ve sayıklamak sayılıyor?![7]

Eğer Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) sayıklıyor (neuzibillah) ise, neden Ebu Bekir’in namazı hakkında kendisinin sözü ölçü alınmaktadır?! Ve eğer sayıklamıyorsa neden Ömer, Allah Resulüne (s.a.a) sayıklıyor iftirasını atmaktadır?!

9. Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ölüm döşeğindeyken sahabelerin Usame’nin ordusuna katılmasını emretmiş ve şöyle buyurmuştur: “Usame'nin ordusunu donatın.[8] Ondan geri kalana Allah lânet etsin.”[9] Tüm tarihçilerin görüşü esasınca Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) bu dünyadan göçene dek Usame savaştan dönmemiş idi. Bu gerçek göz önünde bulundurulduğunda acaba Ebu Bekir Usame’nin ordusuna katıldı mı yoksa katılmadı mı? Eğer katılmadıysa, Hz. Peygamber’in (s.a.a) emrine itaatsizlik etmiştir.[10] Eğer katılmışsa, bu durumda Medine’de bulunmamış ve dolayısıyla Hz. Peygamber’in (s.a.a) yerine namaz da kıldırmamıştır.[11] Böyle bir çelişki var iken siz Ebu Bekir’in Hz. Peygamber-i Ekrem’in (s.a.a) yerine namaz kıldığını nasıl iddia edebilirsiniz?

10. Neden Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) eşlerini kınamaktadır ve onları Hz. Yusuf’u (a.s) saptırmak isteyen kadınlara benzetmektedir? Ayşe böyle bir kınamayı hak edecek ne yapmış idi?! Bütün bu cevapsız sorular var iken böyle rivayetlerin doğruluk ve delaleti kabul edilemez. Bütün bu meseleler, bu konu ve rivayetlerin nasıl olduğu hususunda bizi düşünmeye sevk etmeye yeterli değil midir?[12]

** Bu konuda daha kapsamlı bir makale yakında sitemizde yayınlanacaktır.



[1] - Sahih-i Müslim, Kitabu’s-Salat, c. 1, s. 313; Sahih-i Buhari, Kitabu’l-Ezan, c. 1, s. 87; Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c. 6, s. 229; Müsned-i EbiAvane, c. 2, s. 114; ve…

[2] - Sahih-i Buhari, Kitabu’s-Salat, c. 1, s. 85 ve 92; Sahih-i Müslim, c. 1, s. 85 ve 92; Müsned-i Ahmed b. Hanbel, c. 6, s. 210; Sünen-i Nesai, c. 3, s. 99 ve 100 ve…

[3] - Tarihi Taberi, c. 2, s. 230, Beyrut.

[4] - Peygamber efendimizin dünyadan göçer göçmez Ebu Bekir ve Ömer’in de aralarında bulunduğu bazı Ensar ve Muhacirden sahabelerin daha Peygamber efendimizin cenazesi defnedilmeden toplanarak hilafeti kendi aralarında paylaştıkları yerin adı.

[5] - Megazi, Vagıdi, c. 3, s. 1012; Tehzibu’l-Kemal, c. 14, s. 122.

[6] - a.g.e.

[7] - Ömer b. Hattab, Hz. Peygamberin (s.a.a) vasiyet etmesini engellemek için şöyle dedi: “Bırakın bu şahsı (Hz. Peygamber’i kast ediyor); zira o sayıklıyor!! (Bu utanç verici sözden Allah’a sığınıyoruz) Allah’ın kitabı bize yeterlidir.” Şia alimlerinin icmasına ek olarak, büyük Ehlisünnet alimleri de değişik tabir ve sözler ile bunu nakletmiştir:

a) Sahih Buhari, Kitabu’l-İlm, Babı Kitabetu’l-İlm, c. 1, s. 39, c. 2, s. 118 – c. 4, babı govlu’l-merid ez kitabı el-Merza, s. 5 – c. 6, babı maradu’n-Nebi ve vefatihi, s. 11 – c. 4, Kitabu’l-Cihad, babı cevaizu’l-Vefd, s. 85.

b) Sahih-i Müslim, c. 6, Kitabu’l-Vasiyye babı terku’l-vasiyye, s. 76.

c) Şerhi Nehcu’l-Belağa, İbn. Ebi’l-HadidMutezili, c. 2, s. 536 ve c. 2, s. 217.

d) Kamiliİbn. Esir, c. 2, s. 217.

[8] - Tarihi Medine’yi Demeşk, İbn. Asakir, c. 2, s. 57 ve c. 8, s. 60; Mucemu’l-Kebir, Taberani, c. 3, s. 130; Kenzu’lUmmal, c. 10, s. 576; ve…

[9] - el-Milel ve’n-Nihel, Şehristani, c. 1, s. 23; Tarih-i Halife-i İbn. Hayat, s. 63-64; Şerhi Nehcu’l-Belağa, İbn. Ebi’l-Hadid, c. 6, s. 52, ve…

[10] - Buna ek olarak, eğer Ebu Bekir’in Usame’nin ordusuna katılmadığını söylersek, Hz. Peygamber-i Ekrem’in lanetine muhatap olacaktır; zira dokuzuncu dipnotta belirtilen bazı nakillere göre Allah Resulü (s.a.a) Usame’nin ordusuna katılmaktan kaçınanlara lanet etmiştir.

[11] - Ehlisünnete mensup tarihçilerin çoğu Ebu Bekir’in Usame’nin ordusunun bir parçası olduğunu nakletmişlerdir:

Tabakatu’l-Kübra, İbn. Sa’d, c. 4, s. 46 ve 136; Tehzibiİbn. Asakir, c. 2, s. 391 ve c. 3, s. 215; Kenzu’l-Ummal, c. 5, s. 312; Tarihu’l-Hamis, c. 2, s. 172; Tarihi Yakubi, c. 2, s. 93; Şerhi Nehcu’l-Belağa, İbn. Ebi’l-Hadid, c. 1, s. 53 ve c. 2, s. 21; ve…

[12] - Az bir tasarruf ile Faruk Azam Ali’den (a.s) iktibas edilmiştir.


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır