Hz. Ali hakkında aşırıya kaçmak

  • News Code : 410086
  • Source : Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA.İR
Brief

Şialar, Hz. Ali bin Ebu Talip (a.s) hakkında guluv (aşırılık) içerikli rivayetler nakletmektedirler. Örneğin: “Ali sıratı müstakim’dir” Ve “Ali bin Ebu Talip, yaratılmışlara benim hüccetimdir” gibi bir çok hadis nakletmektedirler. Bu tür hadisler sahih midir?

Cevap

Guluvsınır ve ölçüyü geçmek demektir. Şiiler, Hz. Emirel Müminin Ali (a.s) hakkında Kuranda gelen ayetler veya tevatür veya tevatür haddindeki onu teyit eden hadisler dışında bir şey söylememektedirler. 

Hambeli mezhebinin imamı Ahmed Bin Hambelin şu sözü bunun için yeterlidir: Hz. Ali (a.s) hakkında rivayet edilen sahih hadisler, hiçbir sahabe hakkında nakledilmemiştir.

Hz. Ali (a.s), Hz. Peygambere (s.a.a) iman eden ilk kişidir. Ve Hz. Peygamber yolunda Tebuk savaşı dışındaki tüm savaşlara katılan tek kişidir. Hz. Ali (a.s), Hz Peygamberin kendi ilminin kapısı olarak ilan ettiği kişidir: Ben ilmin şehriyim ve Ali de onun kapısıdır.

Hz. Ali (a.s), Allah Resulünün (s.a.a) neslini eşi Hz. Fatıma (s.a) ile birlikte sürdüren ilk ve son kişidir. Hz. Ali (a.s), tüm sahabelerin ona müracaat ettiği ve ondan ilim öğrendikleri tek kişidir. Ancak o hiç kimseye müracaat etmemiştir.

Bu fazilet ve erdemler dizisi inkar edilebilecek bir şey değildir. Hz. Aliye (a.s) kalbinde düşmanlık besleyen İbni Teymiye gibi en inatçı insanlar bile onun bazı faziletlerini itiraf ve izan etmek zorunda kamışlardır.

Ancak burada şüpheyi tasarlayan kişinin bahanesi olan iki konu hakkında durmamız gerekmektedir:

1. {اهْدِنَا الصِّراطَ الْمُسْتَقِيمَ} ; Bizi sıratı müstakim / doğru yola iletayetinin tefsirinde sıratı müstakimden maksadın Müminlerin Emiri Hz. Ali (a.s) olduğu gelmiştir.

Bunun, külli ve genel bir mefhumun mısdaka tatbik edilmesi şeklinde olduğu kesindir. Hz. Ali, sıratı müstakimin mazharıdır, ama ondan önce Hz. Peygamber Ekrem (s.a.a) sıratı müstakimin açık mazharıdır. Gerçekte Hz. Peygamber ve Hz. Ali ve öteki evliya ve vasiler sıratı müstakim için model ve örneklerdir. İnsanların, doğru yolu yanlışından ayırt etmeleri için bu seçkin insanların yaşamlarına bakmaları gerekir ki onların yol ve yöntemlerinin sıratı müstakimin tecellikahı olduklarını görsünler. Günümüzde toplumun ıslah ve reformu için ortaya konulan yollardan biri de model ve olgu olan insanların tanıtılarak insanların onları yakından tanımaları ile onlar gibi olmalarının sağlanmasıdır. Bu gerçekler ışığında, bu inancın neresi guluv aşırıcılıktır?

Kuran-ı Kerim, başka bir ayette sıratı müstakim için daha fazla örnekler tanıtarak şöyle buyurmuştur:

مَنْ يُطِعِ اللَّهَ وَ الرَّسُولَ فَأُولئِكَ مَعَ الَّذِينَ أَنْعَمَ اللَّهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَ الصِّدِّيقِينَ وَ الشُّهَداءِ وَ الصَّالِحِينَ وَ حَسُنَ أُولئِكَ رَفِيقاً

Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır! (Nisa, 69) 

Dolayısıyla, iki fırka (Sünni ve Şia) tarafından oldukça fazla rivayet edilen bu tür tefsirler, küllü ve genelin cüziye tatbiki türündendir.

Ali bin Ebu Talip, yaratılmışlara benim hüccetim ve dinim üzere hüküm verendir.Bu hadis farklı Şia kaynaklarından rivayet edilmiştir ve onda en küçük bir guluv ve aşırıcılık yoktur. Hz. Ali (a.s) Gadir ve Sakaleyn hadisi hükmüne göre Allah Resulünün (s.a.a) hak olan halife ve vasisidir. Bundan dolayı Allah resulü (s.a.a) gibi onun da yetkileri vardır.

Ayetullah Cafer Subhani

ABNA.İR


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır