Kur’an ve Hadisler ışığında Uyku hakkında her şey

  • News Code : 413467
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA.İR
Brief

“Uykunuzu dinlenme vakti kıldık.”[1] [2]

İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Uyku dert ve sıkıntılardan rahatlama sebebidir ve ölümle aynı türdendir.”[3]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Uyku bedenin rahatlık sebebidir, söz ruhun rahatlık sebebidir, sessizlik ise aklın rahatlık sebebidir.”[4]

İmam Rıza (a.s) şöyle buyurmuştur: “Uyku beynin sultanıdır ve bedenin dayanağı ve güç kaynağıdır.”[5]

İmam Hadi (a.s) şöyle buyurmuştur: “Geceyi ihya etmek uykuyu daha lezzetli kılar.”[6]
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Herkim ağır bir mideyle uyursa, rüyaları onu yalanlar” (yani gerçek olmayan rüyalar görür, onu başkalarına naklettiği zaman da yalan olduğu ortaya çıkar. Böylece adeta rüyaları onu yalancı kılmaktadır.)”[7]

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Salih’in merfu olarak rivayet ettiği bir hadiste şöyle yer almıştır: “Dört şeyin azı da çoktur: Ateşin azı da çoktur, uykunun azı da çoktur, hastalığın azı da çoktur, düşmanlığın azı da çoktur.”[8]
 
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Beş kişinin uykusu olmaz: Bir kan dökme fikrinde olan kimsenin, kendisi için emanetdar bir kimseyi bulamayan zenginin, dünyalık bir mala ulaşmak için insanlara yalan ve iftirada bulunan kimsenin, çok borcu olduğu halde eli boş olan kimsenin ve sevgilisinden ayrılmak üzere olan sevenin.”[9]
 
Uyku ve Ölüm
 
Kur’an:

 
“Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır. Ölmelerine hükmettiği kimselerinkini tutar, diğerlerini bir süreye kadar salıverir. Doğrusu bunda düşünen kimseler için dersler vardır.”[10]
 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Uyku ölümün kardeşidir ve cennet ehli ölmezler.”[11]
 
Çok Uyumaktan Sakındırmak
 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Çok uyumaktan sakının zira çok uyumak kıyamet günü sahibini fakir kılar.”[12]
 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Süleyman b. Davud’un (a.s) annesi Süleyman’a şöyle dedi: “Gece çok uyumaktan sakın. Zira gece çok uyumak insanı kıyamet gününde yoksul bırakır.”[13]
 
İmam Sadık (a.s), Abdullah b. Cündeb’e yaptığı tavsiyesinde şöyle buyurmuştur: “Ey İbn-i Cündeb! Gece az uyu, gündüz az konuş. Zira insanın bedeninde gözden ve dilden daha az şükreden bir organ yoktur. Süleyman’ın annesi Süleyman’a şöyle demiştir: “Oğulcağızım! Uykudan sakın. Zira (çok) uyku seni insanların sana ihtiyaç duyduğu bir günde eli boş bırakır.”[14]
 
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Musa (a.s) Allah’a şöyle arzetti: “Senin nezdinde en çok nefret edilen kul hangisidir?” Allah şöyle buyudu: “Gece leş gibi olan, gündüz boş gezen kimsedir.”[15]
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Herkim gece baskısından korkarsa, uykusu az olur.”[16]
 
İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Gözlerini çok uyumaya alıştırma. Zira gözler, bedenin az şükreden organıdır.”[17]
 
İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah boşta gezen uykucu kulundan nefret eder.”[18]
 
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah çok uyumaktan ve boşta gezmekten nefret eder.”[19]
 
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Çok uyumak, din ve dünyanın elden gitmesine neden olur.”[20]
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Uyku, günün kararlarını ne kadar da bozucudur!”[21]
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Uyku kötü bir alacaklıdır, kısa ömrü yok eder ve insanın bir çok sevap ve mükafatını ortadan kaldırır.”[22]
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Herkim gece çok uyursa gündüz telafi edemeyeceği bir ameli kaybeder.”[23]
 
İmam Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Herkim çok uyursa, karmaşık rüyalar görür.”[24]
 
Uyku Zamanında Ruhların Göğe Yükselmesi
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Müslüman cenabet halinde uyumaz ve sadece taharet üzere uyur. Ve eğer su bulamazsa toprakla teyemmüm eder. Zira müminin ruhu aziz ve celil olan Allah’ın huzuruna varır. Allah onu kabul eder ve ona bereket verir. Eceli ulaşmamışsa onu rahmetine mazhar kılar ve eğer eceli ulaşmamışsa onu emin melekleriyle birlikte gönderir ve onlar ruhunu bedenine geri döndürürler.”[25]
 
İmam Bakır (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah’a yemin olsun ki şiilerimizden biri uyuduğunda aziz ve celil olan Allah ruhunu göğe yükseltir ve ona bereket verir. Böylece eğer eceli gelirse, onu rahmet hazinelerinde, cennet bahçelerinde ve arşın gölgesinde karar kılar ve eğer eceli sonradan olursa, onu emin olan bir grup melek ile birlikte gönderir ki içinden çıktığı bedene yeniden geri iade etsin ve onda huzura kavuşsun.”[26]
 
Resulullah (s.a.a), Ali’ye (a.s) şöyle buyurmuştur: “Ey Ali! Senin şiilerinin ruhları hem uyku anında, hem de ölüm anında göğe yükselir. İnsanların ayın hilaline baktıkları gibi melekler de onlara olan şevkten ve aziz ve celil olan Allah nezdindeki makamlarını müşahade ederek onlara bakarlar.”[27]
 
Uyumanın Adabı
 
1- Temizlik

 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizden hiç kimse yemekten kalan yağlı elleriyle uyumasın. O halde eğer böyle yaparsa ve şeytandan kendisine bir zarar gelirse sadece kendisini kınasın.”[28]
 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Çocuklarınızın elini ve yüzünü, etin kokusundan ve yağlı yiyeceklerden dolayı yıkayınız. Zira şeytan eti ve yağlı kokuları koklar ve bu yüzden de çocuklar gece korkarlar. İki müvekkel melek ise o kokudan eziyet görür.”[29]
 
2- Taharet
 
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim taharet (abdest…) alır ve sonra yatağına giderse o gece yatağı mescidi gibi olur.”[30]
 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim abdestli uyur da o gece ölümü çatarsa Allah nezdinde şehit sayılır.”[31]
 
İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Her kim taharet  (abdest…) alır ve sonra yatağına giderse o gece yatağı mescidi sayılır. Eğer abdest almadığını hatırlarsa her ne olursa olsun yorganıyla teyemmüm etmelidir. Eğer böyle yaparsa sürekli namazda ve aziz ve celil olan Allah’ı zikirde bulunmuş olur.”[32]
 
Resulullah (s.a.a), ashabına şöyle buyurmuştur: “Sizden hanginiz sürekli oruç tutmaktadır?” Selman (r.a) şöyle arzetti: “Ben ey Allah’ın Resulü!” Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Sizden hangisi bütün geceyi ihya ederek geçirir?” Selman şöyle arzetti: “Ben, ey Allah’ın Resulü!” Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu: “Sizden hanginiz hergün Kur’an’ı hatmeder?” Selman şöyle arzetti: “Ben, ey Allah’ın Resulü!” Bu esnada Peygamberin ashabından birisi şöyle dedi: “Ey Allah’ın Resulü! Selman İranlı bir kimsedir ve bizlere üstünlük satmak istemektedir. Sen, “Hanginiz hergün oruç tutmaktadır?” diye sordun. O, “Ben” diye cevap verdi. Oysa o çoğu zaman oruç tutmamaktadır. Sen, “Hanginiz bütün geceyi ihya ederek geçirmektedir” diye sorunca da o, “Ben” dedi. Oysa gece çoğu zaman uyumaktadır.” Sen, “Sizden hanginiz hergün Kur’an’ı hatmetmektedir?” diye sordun. O, “Ben” diye cevap verdi. Oysa ki hergün çoğu zaman sessiz kalkmaktadır.” Peygamber (s.a.a) şöyle buyurdu: “Sus, ey falan kimse! Lokman Hekim gibi olan şahıstan sana ne? Sen bizzat ondan sor, o sana cevabını verir.” O şahıs Selam’a şöyle dedi: “Ey Allah’ın kulu! Sen sürekli oruç tuttuğunu söylemedin mi?” Selman, “evet” dedi. O şahıs şöyle dedi: “Ama ben biliyorum ki sen bir çok günler yemek yiyorsun.” Selman şöyle dedi: “Bu senin sandığın gibi değildir. Ben her ay üç gün oruç tutuyorum ve aziz ve celil olan Allah şöyle buyurmuştur: “Herkim bir iyilik yaparsa, ona on kat benzeri vardır.” Hakeza Şaban ayını Ramazan ayı ile birleştiriyorum, dolayısıyla sürekli orucum işte budur.” O şahıs şöyle dedi: “Sen bütün geceyi ihya ederek geçirdiğini söylemiyor musun?” Selman, “evet” dedi. O şahıs şöyle dedi: “Ama sen gecenin çoğunda uyuyorsun.” Selman şöyle dedi: “Bu da senin sandığın gibi değildir. Ben habibim Resulullah’tan (s.a.a) şöyle buyurduğunu işittim: “Herkim geceyi taharetle (abdestli) geçirirse, bütün geceyi ihya etmiş gibidir” ve ben de her geceyi taharetle geçiriyorum.” O şahıs şöyle dedi: “Sen hergün Kur’an’ı hatmettiğini söylemedin mi?” Selman, “Evet” dedi. O adam şöyle dedi: “Ama sen günün çoğu vaktinde sessiz duruyorsun.” Selman şöyle buyurdu: “Bu da senin sandığın gibi değildir, ben habibim Resulullah’tan (s.a.a) Ali’ye (a.s) şöyle buyurduğunu işittim: “Ey Ebe’l-Hasan! Senin bu ümmet arasındaki misalin, “kul huvallahu ehed” misalidir. Herkim bir defa onu okursa, Kur’an’ın üçte birini okumuş gibidir. Herkim de onu iki defa okursa, Kur’an’ın üçte ikisini okumuş gibidir. Herkim de üç defa okursa bütün Kur’an’ı okumuş gibidir. Herkim diliyle seni severse, imanının üçte biri kamildir. Herkim de dili ve kalbiyle seni severse, imanının üçte ikisi kamildir. Herkim de dil ve kalbiyle seni sever ve eliyle sana yardımda bulunursa, imanı tümüyle kamildir. Ey Ali! Beni hak üzere gönderene yemin olsun ki eğer göktekilerin seni sevdiği kadar yerdekiler de seni sevseydi, şüphesiz hiç kimse cehennem ateşiyle azap görmezdi.” Ben her gün üç defa “kul huvellahu ehed” suresini okuyorum.” O şahıs donup kalktı.”[33]
 
3- Tuvalet İhtiyacını Gidermek

 
İmam Ali (a.s) oğlu Hasan’a (a.s) şöyle buyurmuştur: “Oğulcağızım! Sana amel ettiğin taktirde doktora gitmekten müstağni olacağın dört şey öğreteyim mi?” İmam Hasan şöyle arzetti: “Öğret ey Müminlerin Emiri! Acıkmadığın müddetçe sofraya oturma. Henüz iştahın varken yemekten el çek, yemeği iyi çiğne. Ve yatmak istediğin zaman tuvalet ihtiyacını gider, eğer bunları yapacak olursan doktora gitmekten müstağni olursun.”[34]
 
4- Amelleri Hesaba Çekmek
 
 “İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Yatağına girdiğin zaman o gününde karnına ne koyduğunu, ne elde ettiğini düşün; öleceğini ve bir ahiretin olduğunu hatırla.”[35]
 
5- Uyurken Kur’an ve Dua Okumak
 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim yatağa girince “kulhuvellahu ehad” suresini okursa Allah onun elli yıllık günahını bağışlar.”[36]
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Herkim yatağa girince “kul huvallahu ehed” suresini okursa, aziz ve celil olan Allah ona elli bin melek vekil kılar ve bu melekler o gece kendisini korur.”[37]
 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her kim uyumak istediğinde elhakumuttekasür (tekasür) süresini okursa kabir azabından korunmuş olur.”[38]
 
Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sizden biri yatağına girdiğinde şöyle desin: “Alahumme in emsekte nefsi fi menami feğfir leha ve in erselteha fehfizha bima tahfuzu bihi ibadeke’s salihin” (Allahım! Eğer uykuda ruhumu alacak olursan onu bağışla. Eğer onu geri gönderecek olursan kendisiyle salih kullarını koruduğun şeylerle koru.”[39]
 
İmam Kazım (a.s) şöyle buyurmuştur: “Herkim uyurken “innellahe yumsikus semavati vel erz, en tezula ve lein zaleta in emsekehuma min ehedin min be’dihi innehu kane helimen gafura” (Doğrusu, zeval bulmasın diye gökleri ve yeri tutan Allah’tır. Eğer onlar zevale uğrarsa O’ndan başka, andolsun ki onları kimse tutamaz. O, şüphesiz halimdir, bağışlayandır.)[40] ayetini okursa, asla evi başına yıkılmaz.”[41]
 
6- Sırt Üstü veya Sağ Tarafına Uyumak
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Uyumanın dört şekli vardır: Peygamberler sırt üstü uzanırlar ve uyurlar ama gözleri uyanıktır ve aziz ve celil olan Allah’ın vahyini beklerler. Mümin ise sağ tarafına ve kıbleye doğru uyur, şahlar ve şehzadeler ise sol tarafa doğru uyur ki yedikleri yemekleri hazmetsinler, iblisin, kardeşleri tüm deliler ve afetzedeler ise yüzüstü yatarak uyurlar.”[42]
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Erkek yüz üstü yatmamalıdır. Eğer birinin yüz üstü yattığını görürseniz, onu uyandırınız, onu o hal üzere bırakmayınız.”[43]
 
7- Uyanırken Okunan Dua
 
İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Sizden birisi uykudan uyanınca şöyle desin: “La ilahe illahul halim’ul kerim, el-hayyul kayyum, vehuve ala kulli şeyin kadir, sübhane rabbi nebiyyine ve ilahil mürselin ve sübhane rabbis semaveti’s seb’ vema fi hinne ve Rabb’ul arazines seb’ vema fihinne Rebbi’l arş’il-azim, vel hamdu lillahi rabbil alemin” (Halim, kerim, hayy ve kayyum olan Allah’tan başka ilah yoktur. O her şeye kadirdir. Nebilerin Rabbi ve resullerin ilahı münezzehtir. Yedi göğün ve içindekilerin ve yedi kat yer ile içindekilerin Rabbi münezzehtir. O arşın sahibi yüce Rabdir. Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.) Uykudan uyanıp oturunca kalkmadan önce şöyle demelidir: “Hesbiye Allah ve hasbiyer Rabbu minel ibad, hesbiyellezi huve hesbi munzu kuntu hasbiyellahu ve ni’mel vekil.” (Allah bana yeter.Kullar karşısında Rab bana yeter. Her zaman bana yeten kimse –Allah-bana yeter. Allah bana yeter ve o ne güzel bir vekildir.) “Sizden biri gece namaza kalkınca göğün etrafına baksın ve bu ayeti oksun. “inne fi halkissemavati vel erz inneke la tuhliful miad.[44]”[45]
 
Huzeyfe şöyle diyor: “Peygamber (s.a.a) yatağına giderken şöyle buyururdu: “Bismike Allahumme emutu ve ehya” (Allahım! Senin adınla ölür ve senin adınla dirilirim.) Uyandığında ise şöyle buyururdu: “Elhamdulillahillezi ahyana ba’de ma ematena ve ileyhinnuşur” (Hamd bizleri öldürdükten sonra dirilten Allah’a mahsustur ve dönüş sadece onadır.”[46]
 
ABNA.İR
 
--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Nebe, 9
 
[2] Ayette geçen “subat” kelimesi, rahatlık ve huzur anlamındadır. Zira bedensel güçlerin, uyanıkken nefsin bedendeki tasarrufundan ortaya çıkan sıkıntı ve yorgunluktan huzura ve rahatlığa kavuşma sebebidir. (el-Mizan, c. 20, s. 162)
 
[3] Gurer'ul-Hikem, 1461
 
[4] Fakih, 4/402/5865
 
[5] Bihar, 62/316
 
[6] A’lam’ud-Din, 311
 
[7] Gurer'ul-Hikem, 1371
 
[8] el-Hisal, 338/84
 
[9] a.g.e. 296/64
 
[10] Zümer, 42
 
[11] Kenz'ul-Ummal, 39321
 
[12] el-İhtisas, 218
 
[13] el-Hisal, 28/99
 
[14] Tuhuf'ul-Ukul, 302
 
[15] Kıses’ul-Enbiya, 163/185
 
[16] Emali’es-Seduk, 322/4
 
[17] Tefsir-i Ayyaşi, 2/115/149
 
[18] el-Kafi, 5/84/2
 
[19] a.g.e. h. 3
 
[20] a.g.e. 1
 
[21] Nehc'ül-Belağa, 440. hikmet; 241. hutbe
 
[22] Gurer'ul-Hikem, 4416
 
[23] a.g.e. 8827
 
[24] ed-Derret’ul-Bahire, 43
 
[25] Bihar, 81/153/8
 
[26] el-Kafi, 8/213/259
 
[27] Emali’es-Seduk, 452/2
 
[28] Emali’es-Seduk, 345/1
 
[29] Uyun-u Ahbar’ir-Rıza, 2/69/320
 
[30] Sevab’ul-A’mal, 35/1
 
[31] Bihar, 76/183/7
 
[32] a.g.e. s. 182/6

[33] Mean’il-Ahbar, 234/1
 
[34] el-Hisal, 229/67
 
[35] Bihar, 76/190/21
 
[36] Emali’es-Seduk, 22/3
 
[37] el-Hisal, 631/10
 
[38] Bihar, 76/196/12
 
[39] İlel’uş-Şerayi’, 589/34
 
[40] Fatır suresi, 41. ayet
 
[41] Sevab’ul-A’mal, 183/1
 
[42] el-Hisal, 263/140
 
[43] a.g.e. 613/10
 
[44] Al-i İmran, 190-200
 
[45] a.g.e. 625/10
 
[46] Bihar, 76/218/25


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır