Yusuf El Kardavi’nin Bilinen ve Bilinmeyen Bütün Yönleri

  • News Code : 414938
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA.İR
Brief

Suudi Arabistan ve Katar’ın Vahhabi- Selefi kuruluşları ile çok yakın ilişkilere sahip olan Yusuf el Kardavi, Katar’ın başkenti Doha’nın da Cuma İmamlığını yapmaktadır. Yusuf el Kardavi, Irak’ın içişlerine defalarca karışmış, Sünnileri Şiilere karşı ayaklanmaya çağırmıştır. Mazlum Bahreyn halkının barışçı gösterilerine bile tahammül edemeyerek bunu Sünni yönetime başkaldırı olarak değerlendirmiştir. Yusuf El Kardavi, Suriye’deki krizin derinleşmesinde ve Müslüman kanının daha çok akmasında da çok etkin bir rol üstlenmiştir. Yusuf el Kardavi’nin İran, Hizbullah ve Şialara karşı tutumuna, bölgede yaşanan olaylara yaklaşımına baktığımızda onun aynen Siyonist İsrail rejimi ve Suudi Arabistan gibi hareket ettiği net olarak görülecektir. ABD, İsrail ve Vahhabi Suudi rejimi ile Kardavi’nin İran, Irak, Hizbullah ve Şiiler hakkındaki söylemi birebir örtüşmektedir…

E hlibeyt (a.s) H aber A jansı ABNA- NATO müftüsü olarak ünlenen Yusuf el Kardavi, Mısır’ın Nil Nehrine yakın bir köyünde dünyaya geldi. 1953 yılında Din Fakültesinden lisans, 1954 yılında bu üniversitede öğretim üyesi, 1960 yılında Kur’an ilimleri ve sünnet dalında yüksek lisans ve 1973 yılında da yine bu üniversitede doktorasını yaptı.

Yusuf el Kardavi, daha çok son yıllarda verdiği ilginç ve akla ziyan fetvalarla anılmaya başlandı. En son verdiği fetvalardan bir kaçı şöyle: Suriye halkının toplu katliam fetvası, Irak Başbakanı Nuri el Maliki’nin öldürülmesi, NATO’nun Suriye’ye askeri olarak müdahale etmesi, Hac da İranlılara beddua edilmesi…

Şeyh kendisine NAMAHREM olan Katar Emiri'nin eşiyle tokalaşıyor!!

Mısırlı bazı medya yayın organları tarafından NATO Müftüsü olarak anılan Yusuf el Kardavi, Hüsnü Mübarek zamanında Katar’a yerleşerek Katar monarşisinin emri altına girdi. En önemli çalışmalarından birisi El Cezire kanalından “Eş Şeria ve’l Hayat” (Din ve yaşam) adlı programda tebliğ çalışmasıdır.

Katar emirinin finansörlüğünde kurulan El Cezire kanalı, Suudi Arabistan, Katar, Amerika… gibi ülkelerin politikaları çerçevesinde yayınlarını sürdürmektedir. Suriye krizinin gelişerek büyümesinde en etkin rollerden birsini üstlenen kanal, Suriye’de yer altı ve yer üstü kaynaklarını talan eden, halk arasında korku ve panik yaratan, insanları acımasızca katleden teröristlerle yaptığı röportaj ve programlarla Amerika’dan yayın yapan CNN, İngiltere’den yayın yapan BBC ve Suudi Arabistan kanalı El Arabiye kanalları gibi Suriye krizinin derinleşmesini sağlamaktadır.

Arabistan ve Katarlı yetkililer Yusuf el Kardavi’nin ününden ve verdiği tartışmalı fetvalardan kendi politik çıkarlarında yararlanmak için Kardavi’ye özel ve çok izlenen programlar yapmaktadır. Öyle ki NATO Müftüsü Yusuf El Kardavi, Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad taraftarlarının katledilmesi gibi fetvalarını bu programlarında vermiştir.

Suudi Arabistan ve Katar’ın Vahhabi- Selefi kuruluşları ile çok yakın ilişkilere sahip olan Yusuf el Kardavi, Katar’ın başkenti Doha’nın da Cuma İmamlığını yapmaktadır. Yusuf el Kardavi, Irak’ın içişlerine defalarca karışmış, Nuri el Maliki karşıtı fetvalar vererek Sünnileri Şiilere karşı ayaklanmaya çağırmıştır. Mazlum Bahreyn halkının barışçı gösterilerine bile tahammül edemeyerek bunu Sünni yönetime başkaldırı olarak değerlendirmiştir. Yusuf El Kardavi, Suriye’deki krizin derinleşmesinde ve Müslüman kanının daha çok akmasında da çok büyük bir rol üstlenmiştir. Dünya genelindeki Sünni - Selefileri Suriye’de cihat adıyla savaşa çağırmıştır.

Yusuf el Kardavi’nin Şialara karşı tutumu ve bölgede yaşanan olaylara yaklaşımına baktığımızda onun tam olarak Siyonist İsrail rejimi ve Suudi Arabistan Vahhabi rejimi gibi hareket ettiği net olarak görülecektir.

* Suriye krizinde Beşşar Esad’ın öldürülmesi fetvasının yanı sıra, Beşşar Esad’ı destekleyen sivil, asker, alim… Herkesin öldürülmesi gerektiğine dair fetva yayınlamıştır.

** Irak’ta yaşanan mezhep fitnesinde de Siyonist İsrail ve Vahhabi Suudi Arabistan gibi Şiaları suçlamış ve kendilerinin çıkardıkları fitneyi mazlum Şialara yıkmıştır. Bunun için Irak Başbakanı Nuri el Maliki’nin öldürülmesi gerektiğine dair fetva yayınlamıştır. NATO Müftüsünün bu fetvasından sonra Irak, Katarla ilişkilerini en alt seviyeye indirmiştir.

*** Kardavi, Suriye’de devlete karşı tam bir savaş yürüten isyancılara her türlü askeri, siyasi ve medya desteği sunarak yabancı ülkelerden teröristlerin geçişini koordine eden batılı ülkeler gibi, Bahreyn’in barışçı halk devrimini gayri İslami sayarak şu iddialarda bulunmuştur: “Bahreyn’de yaşananlar bir devrim sürecini taşımamaktadır. Bahreyn’de yaşananlar fırka ve mezhepseldir. Mısır, Tunus ve Libya’da yaşananlarla hiçbir benzerliği yoktur!

Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı sıfatını taşıyan Yusuf el Kardavi’nin gizli görüşmelerini ve iç yüzünü ele almaya devam ediyoruz.

Yusuf El Kardavi Siyonistlerin Yok Olmasını İstiyor Mu?

Yukarda da belirttiğimiz gibi NATO Müftüsü olarak ünlenen Vahhabi zihniyete sahip olduğu gün yüzüne çıkan Yusuf el Kardavi’nin çelişkili bir çok konuşması bulunmaktadır. Kendisi defalarca Batılı ülkelere ve Siyonist rejime muhalefet etmiş ve Yahudiler karşısında sert bir tavır takınmıştır. Yahudilerin tamamının katledilmesi, Yahudi gebe kadınların öldürülmesi ve intihar saldırılarının helal olduğuna dair fetvalar yayınlamıştır.

Ancak başka yerde Yahudi hahamları görmeye gitmekte ve Yahudilere karşı olmadığını açıklamaktadır!

Oldukça ilginç olan ise, onun Siyonistlere karşı tutumudur. Yusuf el Kardavi, defalarca Siyonistlerin hepsinin öldürülmesi gerektiğini ve birisinin bile sağ kalmamasını istemiştir. Ancak Yusuf el Kardavi ve Siyonist rejimin İran, Suriye ve Şialar hakkındaki konum ve pozisyonunu yakından ve dikkatli bir şekilde incelediğimizde onun Siyonist karşıtı olmadığı gibi onlarla aynı düşüncelere ve onlarla yakın ilişkilere sahip olduğu ortaya çıkmaktadır. (Yusuf el Kardavi’nin yakın bir geçmişte İsrail’le gizli ilişkileri olduğu ortaya çıkmıştı.)

Yusuf el Kardavi’nin Mossad’la yakın ilişkileri

Lübnan El Diyar gazetesi geçtiğimiz yıl Arap istihbarat raporlarına dayandırdığı haberinde şunları yazmaktaydı: “Şeyh Yusuf el Kardavi’nin eski eşi Esma bin Kadet, Kardavi’nin yaşamındaki gizli ve saklı mahrem konuları ifşa etmişti. Esma bin Kadet’in ifşa ettiği konulardan birisi de Kardavi’nin Siyonist İsrail rejimi istihbarat teşkilatı Mossad’la gizli görüşmeleri ve ilişkileri idi.

Yusuf el Kardavi’nin ikinci eşinin söylediklerine göre, Kardavi, 2010 yılında Tel Aviv’e bile bir ziyarette bulunmuş. Esma bin Kadet’in naklettiğine göre Kardavi, İbraniceyi rahatlıkla yazmakta, okumakta ve rahatlıkla İbranice sohbet etmektedir. Kardavi’nin Siyonist İsrail rejimi ile ilişkileri Katar emiri vasıtasıyla yürütülmektedir.

Yine Kardavi’nin eski eşi Esma bin Kadet, Kardavi hakkında dediklerinin delili olarak Kardavi’nin çoğunluğunu Amerikalı Yahudilerin oluşturduğu Amerikan kongresinden takdirname belgesi, Amerika ve Siyonist rejimin politikaları çerçevesinde Arap ülkelerinde üstlendiği rolünde başarılı olması için finansal destek almıştır.

NATO Müftüsü İle Mossad Arasındaki Müzakere

Suudi Arabistan televizyon kanalı El Arabiye, “İsrail, Kardavi ile müzakere etmeyi düşünüyor mu?” başlığında verdiği haberinde NATO Müftüsü ile Siyonist rejim arasında gizli pazarlıkların olduğunu beyan etmektedir. Bu habere göre Mossad eski şefi Efraim Haleyy, İsrail Başbakanı Binyamin Netenyahu’den Şeyh Yusuf el Kardavi ile müzakere kapısını açmasını istemektedir.

Fitne Şeyhi Kardavi, Suriye Halkının Katliam Fetvasını Verdi

Suudi Arabistan ve Katar’ın Suriye karşıtı en büyük silahlarından birisi hiç şüphesiz Şeyh Kardavi’dir. Katar emirine olan borcu ve Suudi Arabistan ile yakın ilişkileri nedeniyle Kardavi, başta aşırı radikal Sünniler olmak üzere Sünni dünyasındaki etkin nüfuzunu kullanarak Suriye halkının katliamında ön ayak olmaktadır.

Yusuf el Kardavi, çok izlenen TV programlarının birinde açıkça Beşşar Esad taraftarlarının ister asker, ister politikacı, ister âlim ve isterse halktan olmuş olsun hepsinin öldürülmesi gerektiğine dair fetva yayınladı.

Suriye’de terörist eylemlerde bulunan El Kaide terör örgütüyle yakın ilişkilere sahip olan Kardavi’nin, İspanya polisi tarafından yapılan araştırmalarda El Kaide’nin önemli isimlerinden biri olan Ahmed İbrahim ile oldukça yakın ilişkilere sahip olduğu ortaya çıkmıştır. İspanya polisi, Ahmed İbrahim’i 2002 yılında tutuklamıştı. Kardavi, 2002 yılına kadar bu gruba ait El Takva bankasının ortaklarından birisiydi. İsviçre’de yaşayan bu bankanın ortaklarından iki kişi yakın zamanda İsviçre polisi tarafından terörist örgütlere finansal destek verdikleri gerekçesiyle tutuklandı. Tutuklananlardan Yusuf Nida adlı kişi, Müslüman Kardeşlerin Avrupa ve Amerika’dan sorumlu dış ilişkiler sorumlusu olduğunu itiraf etti.

Allame Ramazan El Buti, Yusuf El Kardavi’nin Fetvasıyla Öldürüldü

Yusuf El Kardavi’nin, Beşşar Esad’ı destekleyen herkesin kanının helal olduğuna dair fetvasından sonra dünyaca ünlü Suriyeli âlim Allame Ramazan el Buti öldürüldü.

Suriyeli teröristlerin üvey babası olarak anılan Yusuf el Kardavi’nin Suriyeli silahlı radikal gruplar arasında oldukça büyük bir nüfuzu olduğu söylenmektedir. Allame Ramazan el Buti, şehit olmadan dört gün önce Yusuf el Kardavi tarafından çok ağır eleştirilere maruz kalmıştı. Şehadetinden sonra Allame Buti’nin hidayet olmadığını iddia ederek şunları söylemişti: “El Buti, hidayet olmadan önce dünyadan göçtü! O benim arkadaşımdı, Allah’ın onu hidayet etmesi için ümitliydim, ancak hidayet olmadan dünyadan göçtü!”

Allame Muhammed Said Ramazan el Buti, Suriye’nin en büyük âlimlerinden ve Sünni dünyasının en büyük din mercilerinden biriydi.

Kardavi’nin Evlilik Macerası / 86 Yaşında Evlilik Peşinde!

Yusuf el Kardavi, birinci eşi “Esa’du’l Herem”i kaybettiği günlerde üçüncü evliliğine hazırlık yapıyordu. Kardavi’nin ikinci eşiyle evliliği oldukça tartışmalara neden olmuştur. Kardavi, kendisinden tam 37 yaş küçük bir kıza aşık olmuştu!

Şeyh Yusuf el Kardavi ve Esma bin Kadet’in aşk macerası oldukça ilginç noktaları barındırdığı için onlardan bazılarına değiniyoruz:

Doktor Esma bin Kadet, Cezayir’de matematiğin babası olan Muhammed bin Kadet’in kızı ve Şahzade Abdulkadir’in torunudur. Şeyh Kardavi ile olan evliliği hakkındaki hatıralarında şunları kaydetmiştir:

“Ben ve şeyh 1984 yılında bir dini konferansta tanıştık. Tanışma yerimiz 2 bin kişinin katıldığı konferans tribününde gerçekleşti. Cezayir medya yayın organları konferansı yakından takip etmiş ve konferans hakkında gerekli bilgileri vermişti. Ben, Şeyh Kardavi’nin konuşmasının ardından konuşma yapmak için tribüne çıkıp Şeyh Kardavi’nin anlattıklarına küçük bir eleştiri yöneltip bazı konularda bir konuşma yaptım. Bir gün sonra Cezayir’in tirajı en yüksek gazetesi Kardavi’yi eleştirdiğim noktayı ve konuşmalarımı “Nehirde bulabileceğiniz şeyi, denizlerde bile bulamayabilirsiniz” başlığı altında manşete taşıdı. Konuşmamdan sonra Şeyh Kardavi, ileri çıkarak güzel konuşmamdan ötürü beni tebrik etmek istedi, ancak o bana ulaşmadan gazeteciler etrafımı kuşattı. Aynı gece Şeyh beni öğrenci evinde görerek “siz, bugün benim konuşmamdan sonra konuşma yapan Esma hanım değil misiniz?” diye sordu. Bende evet benim, dedim. Güzel konuşmamdan ötürü beni tebrik eden Şeyh o günden sonra bana daha çok yakınlaşmaya başladı.

Yusuf el Kardavi’nin eski eşi Kardavi hakkındaki hatırlarını anlatamaya devam ediyor: Şeyh Kardavi, her bahane ile benimle konuşmaya çalışıyordu. Bazen de hiçbir bahanesi olmadığında bana yazdığı kitapları hediye eder ve bunu bahane ederek benimle konuşurdu. Şeyh bana “azizim” (sevgili) diye hitap eder ve bana hediye ettiği kitaplara “Sevgili kıza hediye…” diye yazardı. Şeyhle olan ilişkimiz tam beş yıl bu şekilde sürdü.

Esma bin Kadet’in dediğine göre Kardavi’nin Cezayir’e seferlerinin birinde Şeyh kendisiyle görüşmek ister, ancak bazı nedenlerden dolayı görüşme gerçekleşmez. Kalbi kırık bir şekilde Doha’ya dönen şeyh, kendisine olan aşkını anlatan 72 beyitlik bir şiir yazar ve bir mektupla Esma bin Kadet’e gönderir. Şeyh Kardavi’nin beş yıllık bekleyişini anlatan bir bölüm:

Senden cevap almak için açgözlülüğümden haberin yok mu?

Ahlarımın, azap sözlerime dönüştüğünü görmüyor musun?

Esma bin Kadet, Eş Şuruk muhabirinin Kardavi’nin bu tutumu karşısında ne yaptığı sorusuna şu yanıtı veriyor:

“Bir taraftan hayret ve şaşkınlık içinde bocalayıp duruyordum. Öte yandan Şeyh Kardavi benden vazgeçmiyor, her fırsat ve bahane ile ya telefonla yahut mektuplarla bana olan duygularını anlatmaktan çekinmiyordu. Yavaş yavaş benden onun hakkındaki düşüncelerimi öğrenmek istedi.

Çok Çabuk Sönen Aşk Ateşi

Sonunda Esma’nın ailesinin şiddetle karşı çıkmasına rağmen bu evlilik gerçekleşir. Bu aşk ateşi yalnızca üç ay sürüyor ve nihayetinde Esma ölümle tehdit edilir, Esma’da Kardavi’nin Mossad’la olan ilişkilerini ifşa eder.

Esma bin Kadet, Kardavi’den ayrılır ayrılmaz 150’nin üzerinde hakaret içerikli tehdit mektupları alır. Mektuplarda Esma bin Kadet’in Kardavi’den ayrılma sebebini açıklaması durumunda öldürüleceği söylenir.

Kardavi’nin ikinci eşinden ayrılması Cezayir’de tartışmaları da beraberinde getirir. Bu doğrultuda basında çıkan haberlerin birinde şunlar yazıldı: “Şeyh Kardavi, devamlı gençlerin görüşmelerini ve birbirlerine aşık olmalarını yasaklar ve hatta evlilik için bile olsa görüşmelerini men ederdi.” (Bu habere göre) Kardavi, bir kız veya erkeğin karşı cinsten birisiyle çay, kahve içmeye çağırmasını caiz bilmez ve haram olduğunu söylerdi. Halbuki kendisi hatırlarını anlattığı kitabında aşkı hakkında sayfalarca konu işlemiş ve en sonunda aşkından ayrılmıştır.”

Şeyh Kardavi, en son evliliğini geçtiğimiz yıl birinci eşinin ölümünden hemen sonra 86 yaşındayken Ayşe Lemfnen adlı Faslı bir bayanla yaptı.

Kardavi Ve Halkın Münafıkları Örgütü

Şeyh Yusuf el Kardavi, Şialar arasında da Fitne Şeyhi olarak tanınmaktadır. Zira Şeyh yaptığı konuşmalarda Şia mezhebi aleyhinde konuşarak İslam Mezhepleri arasında fitne ve tefrikaya neden olmaktadır.

Yusuf el Kardavi, 10 Eylül 2008 yılında El Mısır El Yevm gazetesine verdiği demecinde Müslümanları mürtet ve bidatçi olarak adlandırmış ve Şiaları Sünnilere saldırmakla ve onlara nüfuz etmekle itham etmişti.

Kardavi, İran ve Lübnan Hizbullah’ının Müslümanlığını kabul etmemekte ve onları İslam ve Arap düşmanı olarak bilmektedir. Bununla yetinmeyen Kardavi, İran’da binlerce insanın ölümünden sorumlu en büyük terör örgütü olan Halkın Münafıkları örgütüne de destek vermektedir.

Geçtiğimiz haftalarda El Cezire televizyonunda “Din ve Yaşam” programında açıkça Halkın Münafıkları örgütü hakkında şunları söyledi: “Bu insanlar (Münafıklar) mustazaf insanlardır. Onlara yardım etmek zorundayız.”

İranlılara Beddua Edin

Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanı Yusuf el Kardavi’nin İran karşıtı bir diğer açıklaması ise Hac’da İranlılara beddua edilmesini istemesiydi! Geçtiğimiz yıl Hac mevsimi sırasında, Kardavi, Katar’da kıldırdığı Cuma namazı hutbesinde Beytullah ziyaretçilerinden İranlılara beddua etmelerini istedi. Nedenine gelince İran Suriye devletinin yanında yer almış ve Suriye’nin düşmesini önlemişti. Konuşmasında İran, Rusya ve Çin’i hedef alan Kardavi şunları söylemişti: “İslam dünyası ve Araplar, bu üç ülke karşısında durmalıdır. Bu ülkeler siyasi, askeri ve mali olarak Suriye rejiminin yanında yer almakta ve bu ülkenin halkını öldürmekler!!”

Yusuf El Kardavi Ve Düşüncelerini Benimsemeyen Oğlu

Ancak Yusuf el Kardavi’nin aksine Abdurrahman Yusuf adlı oğlu, Kahire’deki Tahrir meydanı gençlerinden ve Mısır devriminin öncülerindendir.

Abdurrahman Yusuf, defalarca Suriye, Hizbullah ve özellikle Bahreyn Devrimi konusunda babasına muhalefet etmiştir.

Mısırlı ünlü bir şair olan Abdurrahman Yusuf, Hizbullah’ın 33 günlük savaşındaki galibiyetinden dolayı Seyyid Hasan Nasrallah’ı öven bir kaside okumuş ve Hizbullah’ı savunmuştur.

Abdurrahman Yusuf, Mısır’ın eski diktatörü Hüsnü Mübarek zamanında da cesaret örneği göstermiş ve Hüsnü Mübarek’i kötüleyen iki şiir okumuştur.

Kardavi’nin oğlu iki yıl önce Dünya Ehlibeyt Kurultayı’nın daveti üzerine bir heyetle İran İslam Cumhuriyetine bir ziyaret gerçekleştirmiş ve orada İslami Uyanış toplantısına katılmıştır. İran’da kaldığı süre içinde İslami uyanış hakkında konuşmalar yapmış ve Bahreyn devrimini destekleyici beyanatlarda bulunmuştu.

NATO Müftüsünün aksine, oğlu Bahreyn devrimini İslami ve halkçı olarak bilmekte ve Bahreyn’in mazlum halkını desteklemektedir.


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır