Kabir Azabından Kurtulmak İçin Neler Yapmalıyız

  • News Code : 451377
Brief

Kabir azabından kurtulmanın yolları nelerdir? Herkes kabir azabı görecek midir? Kabir Azabından kurtaracak faktörler nelerdir?

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Kabirden maksat bireylerin içine gömüldüğü zahiri kabir değildir. Zira meyyitin defnedileceği yerde hiçbir değişiklik meydana gelmemektedir. Bunun yanı sıra bazıları ortadan kaybolacak bir şekilde ölürler veya yok olacak bir şekilde defnedilmemektedirler. Hadislerde kabir azabını yok edecek farklı faktörler beyan edilmiştir. Kur'anın zuhruf ve Yasin sureleri gibi bazı sureleri sürekli okumak bu cümleden sayılmaktadır. Hakeza dört defa hac ve imam Hüseyin’i ziyaret etmek de kabrin azabının kalkmasına neden olur.

Kabir sıkması şeklindeki azap müminlerin inandığı hakikatlerinden bir hakikattir. Kabirden maksat bireylerin içine gömüldüğü zahiri kabir değildir. Zira meyyitin defnedileceği yerde hiçbir değişiklik meydana gelmemektedir. Bunun yanı sıra bazıları ortadan kaybolacak bir şekilde ölürler veya yok olacak bir şekilde defnedilmemektedirler. Bir rivayette imam Cafer Sadıktan; öldürülmüş ve bedeni halen “evde” duran bir kimse hakkında şöyle soruyorlar: Acaba böyle bir kimse kabir Azabını görecek mi? İmam cevaben evet diyor. [1]

Buna binaen kabir azabı her türlü ölüm için geçerlidir.
 
Kabrin sıkıştırma şeklindeki azap hakkında iki çeşit faktör söz konusudur. Bazıları bu tür azabın gerçekleştirmesine neden olmakta ve bazıları da bu tür azapları ortadan kaldırmaktadır. Burada her iki kısma değinilecektir.

Kabrin Sıkmasına Neden Olan Amiller
 
Hadislerde şöyle nakil edilmiştir: “İnsanların kabir azabına müptela olmalarına neden olacak en büyük faktörler şunlardır: Koğuculuk (sözü götürüp getirmek), kötü ahlaklı olmak, idrar şeklindeki necasetlerden sakınmamak”.[2] Başka bir rivayette şöyle denilmiştir: “Kabrin azabı koğuculuk, gıybet ve yalan gibi amellerin cezasıdır”.[3]
 
Kabir Azabını Ortadan Kaldıracak Faktörler
 
İmam sadık (a.s.): “Her Şeyin kalbi vardır. Kuran’ın kalbi Yasin suresidir. Her kim onu okursa kabir azabından emin olacaktır. Ve…” .[4]
 
İmam Bakır (a.s.): “Allah’u Teâlâ Zuhruf suresini sürekli okuyan bir kimseyi kabirdeki yeryüzüne ait olan zehirli havyalarından, haşaratlardan ve kabrin azabından Allah’ın huzuruna gidinceye kadar emin kılacaktır”.[5]
 
İmam Sadık (a.s.): “Perşembe öğlesiyle Cuma öğlesi arasında ölen bir kimseyi Allah onu kabir azabından kurtaracaktır”.[6]
 
Mensur b. Hazım Şöyle diyor: İmam Cafer Sadıktan dört defa hac yapan bir kimsenin mükâfatı nedir? diye sordum. İmam şöyle buyurdu: “Ey Mansur dört defa hac yapan bir kimse için kesinlikle kabir azabı yoktur”.[7]
 
Müminlerin Emiri hz. Ali şöyle buyurmuşlardır: “Her Cuma Nisa suresini okuyan bir kimse kabir azabından kurtulur”.[8]
 
İmam Bakır (a.s.) İmam Hüseyin’in Ziyaretinin eserlerini anlatırken şöyle buyuruyor: “İmam Hüseyin’in Ziyareti ziyaretçinin kabir azabından kurtulmasına neden olmaktadır”.[9]
 
İslam peygamberi (s.a.a) şöyle buyurdu: Kadınlardan üç taife vardır ki kabir azabı onlardan kaldırılacak ve hz. Muhammedin kızı hz. Fatma’yla birlikte haşır olunacaklardır; “kocasının gayretli ve kıskanç oluşuna karşı sabır edenler, kötü ahlaklı kocasıyla barışık yaşayan ve kendi mihrini kocasına bağışlayan kadınlar”.[10]
 
Allah resulünden nakledilmiştir: “Müminin vereceği sadakalar onu dünya afetlerinden, kabir ve kıyamet azabından kurtarır”. [11]
 
Sonuç itibarıyla şunu hatırlatıyoruz ki kabir azabı her ne kadar zor ve meşakkatli ise de kabrin azabı müminlerin günahları için kefarettir ki kıyamette ve kıyamette hesaba çekildiklerinde onların günahlarının azalmış olmasına neden olur. Bir çok Farklı rivayetlerde bu gerçeğe işaret edilmiştir. Sekuni İmam Sadıktan (a.s.) imam Sadık da kendi babalarından onlarda müminlerin emiri hz. Ali den o da peygamberden şöyle nakletmiştir: “Kabir azabı, müminlerin nimetleri boşa harcamasına kefarettir."[12]
 
--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Kuleyni, Muhmmed b. Yakup, “Kafi”, Tahran: Daru’l - Kutübil İslamiye, 1365, şemsi, c. 3, s. 241.
 
[2] Saduk, Muhammed b. Ali, “itikadat”, farsça tercümesi; Hüseyni, Tahran: İntişarat-i islamiye, 1371, şemsi, s. 69.
 
[3] Meclisi, Muhammed Bakır, “Tercüme-i Cild-i Şanzdehum-i Biharul Envar”, farsça tercümesi; Muhammed Bakır Komrei, Tahran: intişarat-i İslamiye, 1364, şemsi, c. 2, s. 162.
 
[4] Saduk, Muhammed b. Ali, “Sevabul A’amal”, farsça tercümesi; Benderrigi, Kum: İntişarat-i Ahlak, 1379, şemsi, s. 223.
 
[5] A.g.e., s. 243.
 
[6] A.g.e., s. 419.
 
[7] Saduk, Muhammed b. Ali, “Men la Yahdurul -Fakih”, Kum: İntişarat-i Camiatu Mudderisin, 1413, şemsi, c. 2, s. 217.
 
[8]  A. g.e.s. 223.
 
[9] Muhaddis Nuri, “Mustedrekul Vesail”, Kum: İntişarati, Müesesei Alulbeyt, 1408, kameri, c. 10, s. 309.
 
[10] Deylemi, Hüseyin b. Ebul Hasan, “İrşadul-Kulup”, Farsça Tercümesi; Rızayi, Tahran: İntişarati İslami, 1377. Şemsi, c. 1, s. 413,
 
[11] A.g.e., s. 444.
 
[12] “Sevabul A’amal”, farsça tercümesi; Benderrigi, Kum: İntişarat-i Ahlak, 1379, şemsi, s. 425.
 


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır