Sünnetler Bidat, Bidatler Sünnet Oldu !!

Toprağa Secde Etmek Bidat midir?

  • News Code : 469867
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA.İR
Brief

Bizler topraktan yapılan mühürler (türbetlere) üzerine secde ediyoruz. Hüseyin bin Ali’nin (aleyhi selam) Kerbela toprağından yapılan mühürlerin üzerine secde ediyoruz. Öteki Müslümanlar (Vahabi, Selefi, Aşırı radikal Sünniler) bizleri toprak üzerine secde ederken gördüklerinde, diyorlar ki bu bidattir! Neden bidat olsun? Halbuki bunun kaynağı Peygamber efendimizin (s.a.a) sünnetindendir. “Cuilet li’l Ardu mesciden ve Tahura” (Yeryüzü ve toprak benim için secde gâh ve temizleyici kılınmıştır), cenabet olduğumuzda da, elleri toprağa sürüyor, yüz ve ellerimize çekiyoruz (teyemmüm alıyoruz). Bu bizim temizlik mayamızdır. Toprak hem bizim secde gâhımız ve hem de temizleyici ve secde gâhımız olan temizlik mayasıdır.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Halı ve kilim temizleyici değildir, temizleyici olan topraktır. Ancak her yerde toprak bulunmadığından örneğin eğer camiye gidersek orada toprak bulunmaz veya Medine’ye gidersek her yer halılarla kaplanmıştır. Bizim dinimiz diyor ki: جعلت لی الأرض مسجداً و طهوراً “Cuilet li’l Ardu mesciden ve tahura” (Yeryüzü ve toprak benim için secde gâh ve temizleyici karar kılınmıştır), dolayısıyla en üstün insanlardan olan Hüseyin bin Ali’nin (aleyhi selam) kanının dökülerek karıştığı temiz bir yerin toprağından alıp ondan mühür (kalıba sokularak sağlamlaştırılmış toprak parçası) yaparak onun üzerine secde etmeye mecburuz.  

Elbette bu şekilde kalıplaştırılmış topraktan yapılmış mühürler Kur’an ve hadiste geçmemiştir, ancak bunun kaynak ve kökü Hz. Peygamber efendimizin (salallahu aleyhi ve alihi) hadislerinde yatmaktadır. Efendimiz: Yeryüzü benim için secde gâh kılınmıştır diye buyurmuştur. Yeryüzü (toprak, taş…) her yerde bulunmamaktadır. Bundan dolayı Kerbela veya başka yerlere ait bir miktar toprağı kalıplaştırarak mühür haline getirmekte ve onun üzerine secde etmekteyiz.

İmam Cafer Sadık’ın (aleyhi selam) bir seccadesi vardı. O seccadesinde Kerbela toprağı bulunmaktaydı. Namaz sırasında ona secde etmekte ve şöyle buyurmaktaydı: Kerbela toprağına secde etmek namazı yedi hicap yukarı götürür.

Dolayısıyla, Kerbela mühür ve türbetine secde etmek, dinin özüdür. Zira Peygamber efendimiz (s.a.a) toprağa secde etmekteydi. (Bizim üzerine secde ettiğimiz) mühürde topraktan yapılmıştır, başka bir şeyden değil.

Hasıra Secde Etmek Bidat midir?

Vahhabi, Selefiler diyorlar ki hasıra secde etmek bidattir! Halbuki Peygamber efendimiz (salallahu aleyhi ve alih) hasıra secde ediyordu. Peygamber efendimizin hasıra secde ettiğine dair bir çok rivayet bulunmaktadır. Dolayısıyla mühür, toprak ve hasıra secde etmek caizdir, her ne kadar Peygamberimizin (s.a.a) zamanında bu şekilde olmamış olsa bile. Ancak bunun aslı ve kökü, genel ve külli olarak bulunmaktaydı ve bizlerde bu genel kaidelere uymaktayız.

Sünnetler Bidat, Bidatler Sünnet Oldu

Şimdi sünnetler, bidat ve bidatlerde sünnet olmuş. Başka bir ifadeyle, sünnetleri bidat sanmakta, bidatleri ise sünnet! Halı ve kilim türü şeylere secde etmek bidat idi, şimdi sünnet olmuş!! Maalesef Peygamber efendimiz ve sahabelerinin secde ettikleri toprağa secde etmek şimdi bidat olmuş!!

Öyle ki Peygamber efendimiz ve sahabeler kızgın çakıl taşlarına secde ediyorlardı. Bazen çakıl taşlarını ellerine alır, önce sıcaklığını giderip soğuturlar sonra da ona secde ederlerdi.

Peygamber efendimiz (s.a.a) bir sahabenin sarığını katlayarak ona secde ettiğini gördüğünde sarığını kenara atarak şöyle buyurdu: Alnını toprağa bula ve toprağa secde et. Bu amel, Allah katındaki en yüce huzu ve huşu derecesidir.

Ayetullah uzma Cafer Subhani


پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır