• Allah'a Giden Bazı Yolların Açıklanması

    Allah'a giden yollar mahlukların nefesleri sayısıncadır. Her bir şahıs için bütün mahlukların nefesleri sayısı kadar Allah'a giden yol vardır. Günah bataklığına saplanmış insana ise kudretiyle her şeyi kaplayan Allah'ın rahmeti sıkıcı gelir ve bu durum rahmet kapılarının üzerine kapanmasına sebep olur. Allah'ın rahmetine karşı daima ümitli ve iyi niyetli olunması insanı tekamül merhalesine en kısa yoldan ulaştırır. Allah Teala mü'min kulunun niyetine göre takdir eder. Niyet hayır olursa ilahi irade ve takdir hayra vardırır, aksi durumda insanın şerre varması önlenemez.

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Nohudeki’nin Oğluna Vasiyeti

    Allah’a doğru giden bu (seyri suluk) yolunda takva olmazsa riyazet ve mücadelenin asla bir faydası olmaz ve zarar ve ziyandan başka bir eseri de yoktur. Eğer birisi bir çille (inzivaya çekilerek yapılan kırk günlük ibadet) boyunca riyazet çekerse, ama eğer bir sabah namazı kazaya kalırsa tuttuğu o erbainin boşa gittiği anlaşılır. Tüm ömrüm boyunca sadece bir kere sabah namazım kazaya kaldı. Bir erkek çocuğum vardı. O gece onu kaybettim. Seher vakti bana dediler ki sabah namazın kazaya kaldığı için bu acı kayba müstahak oldun. Şu anda eğer bir gece teheccüt ve gece uyanık kalmayı terk edersem onun sabahında bir belanın başıma geleceği beklentisi içinde olurum. Eğer seyri suluk yolunda bir yerlere gelmişsem…

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Hamaney:

    Namazın Esrarı

    Namaz ve dua; İnsanın kendini bulmak ve kendini yetiştirmek için, bütün iyi­lik ve güzelliklerin kaynağı, yaratıcı Allah ile kısa bir sohbet, irtibat ve ondan sürekli feyiz isteme progra­mıdır. Namaz, dertli, yoğun ve bezgin kalplerin sakinleşti­ri­cisi, teselli vericisi, iç huzur ve ruh aydınlığının esası­dır. Tüm kötülük ve çirkinlikleri reddetmek tüm gü­zellik ve iyilikleri elde etmek için, hile ve riyadan uzak samimi bir halde antlaşma, harekete geçme sebebi, hazırlık ve iradedir.

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Nohudeki İsfahani ve Allah'ta Fani Oluşu

    Kış gecelerinden bir geceydi. Gökyüzü tüm cömertliğini göstermiş ve kar taneleri tane tane yağarak yeryüzünü örtüyordu. Rahmet ve şefkat öylece akıyordu. Birden ağır adımlarla İmam Rıza’nın (a.s) hareminin çatısının üstüne doğru çıkmakta olan birinin ayak sesleri duyuldu. Merdivenleri bir bir geride bırakarak dünyanın, hatta melekutun çatısına ulaştı. Seccadesini imam Rıza’nın sarı kubbesinin yanına açtı. Dostun zikrinin sıcaklığı, kışın soğukluğunu bahara, çatıdaki karları da beyaz ve yumuşak kadifeye dönüştürmüştü. İçindeki sıcaklık, yakıcı soğuğu, ruhunun letafeti ise zeminin sertlik ve kabalığını aklından götürüp atmıştı...

    Daha Fazla ...
  • Mir’acu’s Saadet kitabından (9)

    İnsanı Yönlendiren Deruni Sıfatlar

    Birçok insan dünyayı dünya için terk etmiş ve dünyevi bazı lezzetleri de daha büyük lezzetleri elde etmek için terk etmişlerdir. Bu tür insanlar iffet faziletine sahip değillerdir. Ve yine bazıları çaresizlik ve yokluktan, imkân ve güçlerinin olmamasından veya onların birçoğundan nefret edildiğinden, bazı hastalıkların oluşabileceğinden ve hoş olmayan şeylerin tedirginliğinden veya insanların kınamasından çekindiklerinden dolayı (dünyevi) lezzetleri terk etmişlerdir. Dolayısıyla bu tür insanlara da iffetli insan diyemeyiz. Birçok insan kırsal alanlarda ve dağlarda yaşayan insanlar gibi, lezzetleri bilmedikleri ve onların tadına varamadıkları için bazı lezzetleri terk ederek peşi sıra gitmemektedirler. Bu da iffet sıfatı değildir. Bilakis iffet sıfatına sahip kişi şu özelliklere sahiptir: “Güçlü, kuvvetli ve sağlıklı bir şekilde, lezzetlerin mahiyetini bilerek, elde edilmesi için gerekli araç ve gereçlerin olmasıyla, maraz ve afetlere düşme tedirginliğini yaşamadan, dışsal bir engel olmadan, dünyevi lezzetleri elde etmek için şeriat ve akıl hükümlerinin dışına çıkmayandır.”

    Daha Fazla ...
  • İslam Açısından İnsanlardan Bir Şey Dilemek, Ağız Açmak

    “İnsanlardan bir şey dilemek fakirliğin anahtarıdır.” “Benim Şialarım açlıktan ölse dahi köpek gibi ulamayan, karga gibi tamaha kapılmayan ve insanlara el uzatmayan kimsedir.” “Şialarımız açlıktan ölse dahi insanlara ihtiyaç elini uzatmaz.” “İhtiyacı olmadığı halde insanlardan bir şey dileyen kimsenin sonunda gerçekten de insanlardan bir şey dileyecek duruma düşeceğine dair Rabbimi kefil tutarım.” “İhtiyaç içinde kalmak ehli olmayandan bir şey dilemekten daha kolaydır.”

    Daha Fazla ...
  • Kul olmak isteyenler için

    Köpeklerden Alınması Gereken 10 Ders

    Müminlerin bazı güzel sıfatları elde etmek için yaşamlarında köpeklerden alması gereken bazı dersler vardır. Bu hayvanda bulunan ve biz insanların elde etmesi gereken 10 güzel özellik:

    Daha Fazla ...
  • Mir’acu’s Saadet kitabından (8)

    Akıl, Gazap, Şehvet ve Vehim Kuvvelerinin Lezzet Ve Elemi

    Her kimde azıcık bir akıl varsa ve kendi nefsinin düşmanı değilse, akıl kuvvesinin üstünlüğü için uğraş vermesi ve ebedi saadete ermesi için ciddi bir şekilde çaba sarf etmesi gerekir. Vaktini güzel ve cemile sıfatları elde etmekte ve çirkin ahlakı bertaraf etmekte geçirmelidir. Ey kardeşler! Kendiniz için Allah’tan rahmet dileyerek, nefislerinize merhamet edin. Bütün kapılar üstünüze kapanmadan uyanın. Ayaklarınız kırılmadan önce yolları kat edin. Vakit geçmeden kendinizi bulun. Ömrün kısa ve muhtasar olmasından gaflet etmeyin. Kötü ahlak kökleşmeden, çirkin sıfatlar adetleşmeden, şeytan orduları kalp memleketine hâkim olmadan, kalbin tahtı şeytanın yeri olmadan önce, güç ve kuvvetinizin olduğu gençlik yıllarınızı kaybetmeden önce çare düşünün. Evet, sen yavaş yavaş acizlik, çaresizlik ve yaşlılığa doğru ilerlemektesin ve nefsinde bulunan sıfatlar her geçen dakika güçlenip gelişmektedir...

    Daha Fazla ...
  • Mir’acu’s Saadet kitabından (7)

    İnsanı Yöneten Dört Kuvvet ve Görevleri

    ‘Akl’ın görevi, işlerin hakikatlerini idrak etme, hayır ve şerleri ayırt etme, güzel işlere emretme ve kötü sıfatlardan nehyetmedir. “Şeheviye” kuvvesinin faydası bedenin bekasını sağlamaktır. Nefsin kemalinin tahsil edilme aletidir, zira bu birkaç günlük dünya yaşamı yemesine, içmesine, evlilik ve çoğalmasına bağlıdır. “Vehmiye” kuvvesinin faydası cüzi şeyleri anlamak ve insanı doğru yola iletecek işlerin ince noktalarını öğrenmektir. “Gazap” ve öfke kuvvesinin görevi: dıştaki zararlı şeyleri bedenden uzak tutmak ve eğer şehvet ve vehim kuvvesi, aklın emrinden serkeşi ederek kendi başlarına amel etmişlerse, onları zorlayıp doğru yola getirerek, aklın iktidarına boyun eğdirmektir.

    Daha Fazla ...
  • Mir’acu’s Saadet kitabından (6)

    Ahlak İlminin Faydaları ve Diğer İlimlere Üstünlüğü

    “Çirkin ahlak” ve “alçak sıfatların” ortadan kaldırılmasıyla, melek-i kuvvelerin ve kutsi sıfatların kesp edilmesiyle ebedi hayat ve daimi saadet insan için oluşacaktır. Bu da ancak alçak ve kötü sıfatları, melekelerin erdem ve faziletini tanımak ve onların iyi ve kötüsünü ayırt edebilmek; ahlak ilminde nefsin tezkiye edilmesi için öngörülen deva ve ilaçların bilinmesiyle elde edilebilir. Bununla birlikte bu ilmin diğer ilimlerden daha kutsal, fayda ve eserinin de daha çok olduğu ortaya çıkmaktadır. Nasıl böyle olmasın ki! Her ilmin kutsallığı onun konusunda yatmaktadır. Bu ilmin konusu, kâinatın en şerefli yaratığı ve mümkün varlıkların en üstünü olan “nefsi natıka-i insaniye”dir. Bu ilim vasıtasıyla insan en aşağı hayvaniyet derecesinden melekler âlemine yükselir.

    Daha Fazla ...
  • Şia müçtehitlerinin örnek yaşantısı...

    Ayetullah Ensari Hamedani’nin Hayatından Kesitler

    Üstat Kerim Mahmut Hakiki şöyle anlatıyor: “Bir gün Ayetullah Ensari’ye namazlarda düşüncemin dağılmaması için bana bir destur buyurun dedim. Şöyle buyurdu: Nafileleri terk etme ve hayvani yiyecekler az ye.” Seyyit Abbas, şöyle nakletmekte: Hamedan’da olduğum günlerden bir gün eşimle sözlü bir tartışmaya girdik. Ben çok sinirlendim ve eşimin yüzene okkalı bir tokat attım, ancak anında pişman oldum ve çok üzüldüm. Kendi kendime dedim ki sakinleşmek ve rahatlamak için Ahunt medresesine gideyim… Yolda giderken Ayetullah Ensari Hamedani’nin evinin önünden geçiyordum. Birden üstada uğrayıp bir selam vereyim dedim. Üstada selam verdim. Üstat selamımı alır almaz. Bana şöyle buyurdu: “Seyyit Abbas, eşini dövmeyebilir ve rahatlamak için de bir yerlere gitmene gerek kalmayabilirdi!!!”

    Daha Fazla ...
  • Bahru’l Maarif Kitabından İrfan dersleri (2)

    Allah’ın Bizden İstediği Dua Şekli

    Ey Aziz! Ne duan kabul olduğu için mutlu olman gerekir -çünkü bunun istidraç[1] olması muhtemeldir- ve ne de duan kabul olmadığı için huzursuzluğa kapılman gerekir. Zira bu konuda şöyle bir hadis nakledilmiştir: “Yüce ve münezzeh Allah, mümin kulunun sesini duymayı sever.”[2] Başka bir hadiste Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Yüce Allah’ın muradını verdiği günahlara dalmış bir kişiyi gördüğünüzde bilin ki bu istidraçtır. Dolayısıyla ona şöyle söyleyin: “Kendilerine yapılan uyarıları unuttuklarında, üzerlerine her şeyin kapılarını açtık. Nihayet kendilerine verilenler yüzünden şımardıkları zaman onları ansızın yakaladık, birdenbire onlar bütün ümitlerini yitirdiler.”[3]

    Daha Fazla ...
  • İrfan dersi:

    Ariflerin Sonuncusu Ayetullah Ali Saadet Perver’in hayatı (1)

    Arifler silsilesi Hüseyin Kulu Hemedani’den başlamış[1], Ayetullah Seyyid Ahmed Kerbelai, Allame Gazi, Allame Tabatabi ve son olarak Ayetullah Ali Saadet Perver’le[2] günümüze kadar devam etmiştir. Şu anda İran genelinde bulunan ariflerin bir çoğu bu silsileden gelen üstatların öğrencilerindendir. Bu üstatların sonuncusu Allame Tabatabi’nin irfan alanındaki en seçkin öğrencisi Ayetullah Ali Saadet Perver’dir. Burada Ayetullah Saadet Perver’in yaşantısından kesitler sunarak bazı öğütlerini yayınlıyoruz...

    Daha Fazla ...
  • İmam Humeyni’den İrfan Dersleri:

    Nefisle Mücadele Etmenin Yolları

    Kendi çıkarları için Amerika ve batılı emperyalist devletlere bile hizmet etmekten çekinmeyen sözde bazı İslami sitler ile laik çevrelere ait bazı siteler sürekli İran İslam Cumhuriyeti düşmanlığı yapmakta ve Şiileri karalamaktadırlar. Bu bağlamda hiçbir ahlaki ilke ve kurala uymayan bu çevreler son zamanlarda İmam Humeyni’ye bile dil uzatmaktan çekinmemekte hatta Peygamber ve Kur’an aşığı olan imam Humeyni’nin Kur’an ve Peygamber efendimize dil uzattığı iftirasında bulunarak alçalmaktadırlar. ABNA olarak Peygamberlerin müjdelediği, Peygamber Efendimizin torunu imam Humeyni’nin nefisle mücadele konusundaki derslerinden kesitler sunmaya karar verdik…

    Daha Fazla ...
  • Bahru’l Maarif Kitabından İrfan dersleri (1)

    Duanın Kabul Olma Şartları

    Rabbani alimlerin üstadı, hakikat marifetlerinin arifi, Allah yolunun savaşçısı, ilim ve hikmet sancaktarlarından, muhakkik fakihlerden, uzman muhaddis, akideleri tanıyan edip kısacası tüm ilimlerde uzman Şehit Mevla Abdussamed Hemedani’nin* (rahmetullah aley) ameli/pratik irfan alanında kaleme aldığı “Bahru’l Maarif” kitabı, kendisini tezkiye edip, seyri suluk yolunda ilerlemek isteyen hak talibi peşinde olan salikler için son derece önemli ve yol gösterici kitaplardan biridir. Bu kitap ahlak üstatları tarafından ameli irfanda ilerlemek isteyenler için okunması tavsiye edilen kitaplardandır. Biz abna.ir olarak bu kitabı bölümler halinde yayınlayarak ülkemizde bu yolda ilerlemek isteyenlerin hizmetine sunmayı uygun gördük.

    Daha Fazla ...
  • Ahlak dersi:

    İnsanı Yöneten Deruni Kuvveler ve Görevleri

    Bil ki insanın bedeni bir ülkedir. Âlemlerin Rabbi Allah onu mücerret ruhun hizmetine sunmuş ve ruh için bu ülkede organlar, hisler, zahiri ve batini kuvveler ile birçok ordu ve hizmetçi karar kılınmıştır. Burada bunları detaylı olarak ele alacağız. “ما يعلم جنود ربك الا هو”[1] Onların her birine muayyen hizmet ve istikrarlı bir meslek tayin etmiştir. Onların içinden dört kuvve olan: “Akıl”, “Şehvet”, “Gazap” ve “vehim”i bu memleketin hâkimleri ve yöneticileri karar kılmıştır. Diğer kuvveler ise bunların ellerinin altında ve emir alma makamındadırlar.

    Daha Fazla ...
  • Kur’an ve Hadis Açısından

    Lanet Etmek Hakkında Her Şey

    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mümine lanet etmek onu öldürmek gibidir.”[1] Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz ben lanet edici olarak gönderilmedim aksine ben bir rahmet olarak gönderildim.”[2] Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mümine lanet edici olması yakışmaz.”[3] Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Mümin lanet edici değildir.”[4] Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Sıddıka (dosdoğru kimseye) lanet edici olması yakışmaz.”[5]

    Daha Fazla ...
  • Ahlak Dersleri:

    Büyük Arif Ayetullah Ensari Hemedani’nin İrfani Düsturlarından Bazıları (2)

    Ayetullah Ensari Hemedani şöyle buyururdu: Cemkeran Camisinin etrafındaki çöller çok bereketlidir. Ben buralardan çok önemli faydalar elde ettim. Bu ilahi kişi, Cemkeran Camisinde oldukça fazla itikaflarda bulunmuş ve buradan oldukça yararlanmıştır. Ayetullah Ensari Hemedani şöyle buyurmuştur: Seyr-i Suluk’un başlangıç günlerinde merhum babamı rüyamda görmüştüm. Rüyamda bana nakışlı iki tespih vermişti. Uykudan uyandığımda rüyamın tabirini öğrenmek için Kur’andan istihareye bakmıştım. Bu ayet çıkmıştı: “يُسَبِّحُونَ الَّيْلَ وَالنَّهَارَ لَا يَفْتُرُونَ” “Onlar, bıkıp usanmaksızın gece gündüz (Allah'ı) tesbih ederler. (Enbiya Suresi, 20. Ayet)”

    Daha Fazla ...
  • Ahlak Dersleri:

    Tevhidi Vasıtasız Allah’tan Alan Büyük Arif Ayetullah Ensari Hemedani (1)

    Önemli Bir Uyarı: Değerli ve muhterem okuyucularımız, burada hayatını konu alacağımız çağımızın en büyük Ariflerinden olan Ayetullah Ensari Hemedani’nin yaşamında yaptığı amel ve çalışmalar kişiye has amellerdir. Dolayısıyla burada geçen olaylar kişiyle alakalıdır. Allah’a ulaşmak için hiç kimse bu şekilde ameller yapmaya çalışmamalıdır. İnsanların birinci görevi maksada ulaşmak için seyr- suluk üzerine uzman bir üstat bulmak ve yaşamının tüm alanlarında onun dediklerini yaparak onun iznine göre amel etmektir. Hatta söyleyeceği zikri bile ona danışmaktır. Zira bazı zikir ve amaller ilaç gibidir; bazıları için şifa ve deva olabildiği gibi bazıları için de dert ve hastalık olabilmektedir.

    Daha Fazla ...
  • İmam Humeyni (r.a)

    Anlayış ve Aptallık Üzerine

    Ey sevgili! Biraz olsun bu ağır uykudan uyan, dergah aşıklarının yoluna koyul, bu zulmet, bulanıklık ve şeytanlık aleminden uzak dur, dostlar sokağına ayak bas. Umulur ki dostun sokağına doğru harekete geçersin. Ey aziz! Bu Allah’ın mühlet verdiği birkaç günlük hayat, yakında sona erecek ve bizleri istesek de istemesek de bu dünyadan götüreceklerdir. O halde eğer kendi iradenle gidecek olursan, orada rahatlık, güzel bir koku ve ilahi yücelikler bulursun. Eğer zorla götürecek olurlarsa o zaman da can çekişme, kendinden geçme, baskı, zulmet ve bulanıklık bulursun…

    Daha Fazla ...
  • Kalp Gözünün Açılmasına Götüren Yunusiye Zikri (1)

    Bilin ki zikirlerin etkin olma şartı nefsin tezkiye ve ıslahına bağlıdır. Dolayısıyla günahtan uzak durulmalıdır. Fevkalade bir insan olmanın en önemli şartı Ulum-u garibe bilmek değil, bilakis takvalı olmaktan geçmektedir. Ve bize göre takvalı olmak ve günahlardan uzak durmak ulum-u garibenin elde edilmesine de sebep olmaktadır. Yunusiye Zikrinden maksat Enbiya Suresi’nin 87. Ayetidir: لا اله الا انت ،سبحانک اني کنت من الظالمين La ilahe illa ente subhaneke inni kuntu mine’z Zalimin

    Daha Fazla ...
  • Büyük üstat Allame Hasan Zade Amuli’den İrfan-i Düsturlar

    İnsan, hayvaniyet boyutunun azalması ve ruhani boyutunun güçlenmesi için genelden az olmak üzere yemekten ve dinlenmesinden kısmalıdır. Bunun ölçüsünü ise şöyle yapmalıdır: “İnsan gece gündüzünü oluşturan yirmi dört saatinde iki öğünden* fazla yemek yememelidir, hatta iki öğün arasında da bir şeyler atıştırmamalıdır. Ayrıca her ne zaman insan acıkırsa acıkmasından bir saat kadar sonra yemek yemeli ve yediği zamanda tam olarak doymadan kalkmalıdır. Bu yemek miktarı hakkındaki görüş.

    Daha Fazla ...
  • Mir’acu’s Sadet kitabından (5)

    Tezkiyesiz İlim, İlim Değildir

    Her ne zaman kalp evi, yırtıcı köpekler olan rezil ve pis sıfatlarla dolsa, olabilir mi ki! İlim ve marifetleri taşıyan melekler oraya dâhil olsun? Buradan anlaşılıyor ki bazıları iğrenç ve pis sıfatlardan nefislerini arındırmadan, ömürlerini kelami fikri mücadeleler yoluyla ilim tahsil etme yolunda harcamışlardır. Bilakis onların kalpleri aşağılık “Gazurat”[1] dünyasına bağlı, nefisleri ise gazap ve şehvet kuvvesine tabidir. Onlar, ilim hakikatinden habersiz, çabaları ise beyhudedir. Her ne elde etmişlerse ilim zannetmişlerdir…

    Daha Fazla ...
  • Üstat Cevad Muhaddisi

    Edep Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    İnsan hayatının en değerli sermaye ve miras­larından biri, edeptir. Edep, servet ve ser­mayeden bile önemli­dir. Karşılaşılan hiçbir şey edep kadar güzel ve etkileyici değildir. İnsanların arasında ilişkilerin sağlam, sağlıklı ve sü­rekli olabilmesi için bunun öğrenil­mesi ve uygulamaya konulması gerekir. Ancak, edep konusunun anlaşılmasında biraz ka­palılık ve gizem­ söz konusudur. Bu yüzden; anlamı, yeri ve şartları üze­rinde yeniden durmamız ve edebin ne olduğunu bilmemiz gerekir.

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Şeyh Tahriri:

    İnsanın Yaratılışındaki Hedef

    Yüce Allah insanı bu âlemde yüce hedefleri elde etmesi için yaratmış ve bu yüce hedeflere ulaşması için çeşitli güç ve kuvvetlerle donatmıştır. O hedef kulluk ve Yüce Hakkın marifetinden başka bir şey değildir. O hedefe kavuşan her insan halifetullah makamına nail olur ve eğer mevcudatın vücutlarının insan hayatı için bir başlangıç olduğunu ve nihayetinde onun fermanı altına gireceğini diyorsak bu manadan başka bir şey değildir.

    Daha Fazla ...
  • İmam Humeyni’nin İrfan Üstadı, Ayetullah Şahabadi’den İrfan-i Düsturlar

    Bil ki sen ölmeyecek olan varsın. Bedenin ölecektir, sen sağ ve var olacaksın. Ahiret hayatı için ne hazırladığının hesabını yap. Baki kalmayacağın bu iki günlük dünyada nasıl çaba ve çekişme içinde olduğuna bir bak. Ebedi ve doğal yaşam yeri olan orası için ne çaba harcamış ve neler hazırlayıp stoklamışsın? Orası bireysel hayat yeridir, ihtiyaçlarını kendin tek başına bireysel olarak gidermek zorundasın; orada borçlanma ve yetenek kapısı bloke olunmuş elinden alınmıştır. Buraya oraya hazırlık görmek için gelmişsin.

    Daha Fazla ...
  • İmam Humeyni (r.a)

    Kendini Yetiştirmek

    Ömrümüzden bir yıl daha geçti. Siz gençler yaşlanırken biz ihtiyarlar da ölüme doğru gidiyoruz. Bu bir yıllık eğitiminiz boyunca, belli bir ilmî birikime sahip oldunuz. Malûmunuz, ne kadar çok eğitim görürseniz ilmi temellerinizi de o kadar çok yükseltmiş olursunuz. Ancak, ahlâkın güzelleşmesi, dini davranışın elde edilmesi, ilahi marifetler ve nefsin tezkiyesi ile ilgili olarak neler yaptınız? Bu yolda ne gibi müspet adımlar attınız? Acaba hiç aklınıza kendinizi ıslah etme düşüncesi, ahlâkınızı güzelleştirme fikri geldi mi? Bununla ilgili bir program yapmayı düşündünüz mü?

    Daha Fazla ...
Özel Dosya: Kutlu Doğum Haftası Etkinlikleri
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib