• Allah Hakkında Cidal ve Bahsetmek Yasaktır

    Ebu Basir şöyle rivayet etmiştir: Ebu Cafer (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) buyurdu ki: “Allah'ın yarattığı varlıklar hakkında konuşun; ama Allah’ın (zatı) hakkında konuşmayın; çünkü Allah, hakkında konuşmak kişinin şaşkınlığını arttırmaktan başka şeye yaramaz.” *** Aynı senetle Ebu Ubeyde’den aktarılan diğer bir rivayette ise Ebu Cafer’in (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle dediği belirtiliyor: “Her şey hakkında konuşun; ama Allah'ın zâtı hakkında konuşmayın.”

    Daha Fazla ...
  • Allah Teâlâ’nın Varlığı

    "Peygamberleri onlara dedi ki: Allah'ın varlığında şüphe mi olur? Oysa gökleri ve yeri var edip açan O'dur." Evet dış alemde, kendi nefsimizde, kısacası her şeyde O'nun varlığına, birliğine ve güzel sıfatlarına çeşitli yönlerden sayısız açık deliller olduğu halde, O'nun varlığından şüphe etmek olur mu? Doğrusu bu kadar açık delillere rağmen, böyle bir kuşkuya kapılan insanların akıl sahibi olup olmadığından şüphe etmek gerek.

    Daha Fazla ...
  • Hadisler ışığında…

    Bilgi ve Hidayet Allah’a Mahsustur

    İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şu işi (Ehli Beyt'e bağlılığı)'nızı Allah için yapın. İnsanlar için değil; çünkü ancak Allah için yapılan iş, Allah içindir. İnsanlar için yapılan bir şey de Allah katına yükselmez. Dininiz hususunda insanlarla didişmeyin. Çünkü didişme kalbin hastalanmasına neden olur. Allah-u Teâlâ, Peygamberi’ne (sallallahu aleyhi ve âlihi) şöyle demiştir: "Sen istediğini doğru yola iletemezsin; fakat Allah dilediğini doğru yola iletir." Ve şöyle buyurmuştur: "Sen mi mümin olsunlar diye insanları zorlayacaksın?"

    Daha Fazla ...
  • Allah’ın Razı Olup Öfkelenmesi

    Hamza b. el-Rabi’i ashabımızın bazısından şöyle rivayet etmiştir: Bir gün Ebu Cafer'in (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) meclisinde bulunuyorken Amr b. Ubeyde içeri girdi ve İmam'a şöyle dedi: "Sana kurban olayım! Allah Tebareke ve Teâlâ: "Her kim ki kendisini gazabım çarparsa, hakikaten o, yıkılıp gitmiştir." (Ta-ha, 81) buyurmuştur. Bu ayette sözü edilen gazap nedir?" Ebu Cafer (aleyhi selâm) buyurdu ki: “Bundan maksat cezadır, ey Amr! Bir kimse, Allah Azze ve Celle’nin bir durumdan bir duruma geçtiğini iddia ederse O'nu kullarının nitelikleriyle vasfetmiş olur. Hiçbir şey Allah Azze ve Celle’yi taciz edemez ve O'nu değiştiremez.”

    Daha Fazla ...
  • Allah’ın Razı Olup Öfkelenmesi

    Hamza b. el-Rabi’i ashabımızın bazısından şöyle rivayet etmiştir: Bir gün Ebu Cafer'in (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) meclisinde bulunuyorken Amr b. Ubeyde içeri girdi ve İmam'a şöyle dedi: "Sana kurban olayım! Allah Tebareke ve Teâlâ: "Her kim ki kendisini gazabım çarparsa, hakikaten o, yıkılıp gitmiştir." (Ta-ha, 81) buyurmuştur. Bu ayette sözü edilen gazap nedir?" Ebu Cafer (aleyhi selâm) buyurdu ki: “Bundan maksat cezadır, ey Amr! Bir kimse, Allah Azze ve Celle’nin bir durumdan bir duruma geçtiğini iddia ederse O'nu kullarının nitelikleriyle vasfetmiş olur. Hiçbir şey Allah Azze ve Celle’yi taciz edemez ve O'nu değiştiremez.”

    Daha Fazla ...
  • Tevhid ve Şirk

    Şia Mektebinde Tevhidin Sınıf Ve Kategorileri

    Tevhide eğilim ve şirkten kaçış, tüm Semavi öğretilerin kaynaklandığı ve ilahi Enbiyaların kitaplarda ve kendi sözlerinde vurgu yaptıkları öteki tevhidi marifetlerin alt yapısından sayılan en önemli inançsal konulardandır. Din alimleri, tevhidin tür ve derecelerini kendi eserlerinde saydıkları gibi bizde onların her birini Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinin şahitliğinde kısaca ele alıyoruz:

    Daha Fazla ...
  • Hadisler ışığında…

    Bilgi ve Hidayet Allah’a Mahsustur

    İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: “Şu işi (Ehli Beyt'e bağlılığı)'nızı Allah için yapın. İnsanlar için değil; çünkü ancak Allah için yapılan iş, Allah içindir. İnsanlar için yapılan bir şey de Allah katına yükselmez. Dininiz hususunda insanlarla didişmeyin. Çünkü didişme kalbin hastalanmasına neden olur. Allah-u Teâlâ, Peygamberi’ne (sallallahu aleyhi ve âlihi) şöyle demiştir: "Sen istediğini doğru yola iletemezsin; fakat Allah dilediğini doğru yola iletir." Ve şöyle buyurmuştur: "Sen mi mümin olsunlar diye insanları zorlayacaksın?"

    Daha Fazla ...
  • Allah Teâlâ’nın Varlığı

    "Peygamberleri onlara dedi ki: Allah'ın varlığında şüphe mi olur? Oysa gökleri ve yeri var edip açan O'dur." Evet dış alemde, kendi nefsimizde, kısacası her şeyde O'nun varlığına, birliğine ve güzel sıfatlarına çeşitli yönlerden sayısız açık deliller olduğu halde, O'nun varlığından şüphe etmek olur mu? Doğrusu bu kadar açık delillere rağmen, böyle bir kuşkuya kapılan insanların akıl sahibi olup olmadığından şüphe etmek gerek.

    Daha Fazla ...
  • Bismillahirrahmanirrahim, “Subhanallah”, “Allah-u Ekber”, Evvel ve Ahir’in Anlamı

    “Allah’ın anlamı nedir?” diye soran birisinin sorusuna İmam Ali (aleyhi selâm) şöyle cevap verdi: “Allah; her yaratığın ihtiyaçlar ve zorluklar anında, herkesten ümidini kestiği ve ondan başka tüm sebepler zincirinin koptuğu bir anda yöneldiği kimsedir. Zira her insan bu dünyada her ne kadar makam ve servet sahibi de olsa ve diğer insanlar kendisine çok muhtaç da bulunsa kendisinin gideremeyeceği bir takım ihtiyaçları ortaya çıkar. Hatta bizzat böyle bir şahıs için de karşılayamayacağı bir takım ihtiyaçlar baş gösterir. Böylece ihtiyaç ve zaruret anında Allah’a yönelir. Ama ihtiyaçları giderilince yeniden şirk yoluna koyulur…

    Daha Fazla ...
  • Allah Hakkında Cidal ve Bahsetmek Yasaktır

    Ebu Basir şöyle rivayet etmiştir: Ebu Cafer (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) buyurdu ki: “Allah'ın yarattığı varlıklar hakkında konuşun; ama Allah’ın (zatı) hakkında konuşmayın; çünkü Allah, hakkında konuşmak kişinin şaşkınlığını arttırmaktan başka şeye yaramaz.” *** Aynı senetle Ebu Ubeyde’den aktarılan diğer bir rivayette ise Ebu Cafer’in (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) şöyle dediği belirtiliyor: “Her şey hakkında konuşun; ama Allah'ın zâtı hakkında konuşmayın.”

    Daha Fazla ...
  • Hadisler ışığında...

    Allah Gözle Görülebilir mi? / Kalp Gözüyle Allah'ın Görülmesi

    Es- Sekuni, Ebu Abdullah’tan (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) o da babalarından şöyle nakletmekte: Nebi (sallallahu aleyhi ve alih) bir yerden geçerken bir kişinin gökyüzüne bakarak dua ettiğini gördü. Allah Resulü ona “gözlerini kapat, çünkü asla onu göremezsin diye buyurdu.”

    Daha Fazla ...
  • Allah’ın Sıfat ve Fiilleri

    Ebu Basir şöyle rivayet etmiştir: Ebu Abdullah’ın (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm) şöyle dediğini duydum: “Allah celle ve azze Rabbimizdir ve bilinenler olmadan ilim; O’nun zatıydı. İşitilenler olmadan işitme; O’nun zatıydı. Görülenler olmadan görme; O’nun zatıydı. Güç yetirilenler olmadan kudret; O’nun zatıydı. Eşya var olunca, bilinenler meydana gelince, Allah'ın bilgisi[1] bilinenlere taallûk etti, işitmesi işitilenlere, görmesi görülenlere ve kudreti güç yetirilenlere taallûk etti.” Dedim ki: O halde Aziz ve celil olan Allah her zaman "mütekellim (konuşan) midir?"

    Daha Fazla ...
  • Allah “Rahman Arşa İstiva Etti” Sözünün Anlamı

    Muhammed b. Marid şöyle rivayet etmiştir: Ebu Abdullah’a (İmam Cafer Sa­dık aleyhi selâm) Allah Azze ve Celle’nin "Rahman, arş'a istiva etmiştir."[1] (Ta-ha, 5)” ayetinin anlamı soruldu. Buyurdu ki: “Her şeye karşı eşit konumdadır. Bir şey başka bir şeye göre O'na daha yakın değildir.” Abdurrahman b. Haccac şöyle rivayet etmiştir: Ebu Abdullah'a (İmam Cafer Sadık aleyhi selâm), "Rahman, arş'a istiva etmiştir." ayetini sordum. Buyurdu ki: “Her şeyde eşit konumdadır. Bir şey başka bir şeye göre O'na daha yakın değildir. Uzak bir şey O'na uzak olmaz ve yakın bir şey O'na yakın olmaz. Her şey O'na göre eşit konumdadır.”

    Daha Fazla ...
  • Allah’ın Akli Delillerle İspatı (3) / Farabi'nin Metodu

    İkinci Muallim lakabını alan Türk asıllı büyük İslam filozofu Farabi, "Fusus- ül Hikem" adlı eserinde Allah'ın varlığını, sınırlı varlıkların, varlığın özü olmadıkları ve var olabilmeleri için varlığın özü olan bir varlığa muhtaç olduklarını, onun da Hak Teala'nın kendisi olduğu ilkesine dayanarak ispatlamaktadır. Farabi şöyle diyor:

    Daha Fazla ...
  • Allah’ın Akli Delillerle İspatı (2) / Molla Sadra’nın “Sıddıkin” Metodu

    İbn-i Sina'nın sıddıkîn delili diye adlandırdığı imkan metodunu, ünlü İranlı filozof Sadr-ül Müteallihin Molla Sadra, Vacib-ül Vücud'un ispatında doğru bir delil olarak kabullenmesiyle birlikte; onu sıddıkîn delili olarak görmediğini ve asıl sıddıkîn delilinin kendi ispat metodu olduğunu öne sürmüştür. Şimdi gelmiş geçmiş en büyük İslam Filozofu olan Molla Sadra’nın sıddıkîn delilini nasıl açıkladığını görelim. Ancak daha önce o delilin dayalı olduğu bazı felsefi ilkeleri bilmemiz gerekiyor:

    Daha Fazla ...
  • Allah Ancak Kendisiyle Bilinir, Tanınır

    Selman-ı Farisî'ye dayandırılan uzun bir hadiste Resulullah’ın (sallallahu aleyhi ve âlih) vefatından sonra Hıristiyanların lideri “Caslik” yüz kişiyle birlikte Medine’ye gelerek Ebu Bekir’e bazı konular hakkında sorular sordu. Onlara cevap veremediğinden onları Emirü’l Müminin’e Hz. Ali’ye (aleyhi selâm) yönlendirdiler. Onlar, sorularını sorarak cevaplarını aldılar. Caslik’in sorduğu sorulardan biri de şuydu: “Allah’ı Muhammed’le mi, yoksa Muhammed’i Allah Azze ve Celle’yle mi tanıdın?” Ali b. Ebu Talib (aleyhi selâm) şöyle buyurdu: “Allah’ı Muhammed’le (sallallahu aleyhi ve âlih) tanımadım, bilâkis Muhammed’i yaratıp onda uzunluk ve genişliği meydana getirdiğinde Allah Azze ve Celle’yle tanıdım. Sonra…

    Daha Fazla ...
  • Hadisler ışığında

    Allah’ın Çocuklara Karşı Olan Adaleti

    İmam Muhammed Bakır’a (aleyhi selâm) dedim ki: “Ey Resulullah’ın oğlu! Biz bazı çocukların doğduğu sırada öldüklerini, onlardan bazılarının eksik bir şekilde düşük yapılmış olarak öldüklerini, bazılarının kör, dilsiz ve sağır olarak dünyaya geldiklerini, bazılarının dünyaya geldikten kısa bir süre sonra öldüğünü, bazıları ergenlik çağına kadar, bazıları da yaşlanıncaya kadar yaşarlar. Neden böyle olmaktadır ve sebebi nedir?” imam Muhammed Bakır (aleyhi selâm) şöyle buyurdu:

    Daha Fazla ...
  • İmamların Diliyle Âlemin Sonradan Var Edilmesi ve Var Edicisinin İspatı

    Hişam b. Hakem, İmam Cafer Sadık'tan (a.s) şöyle rivayet etmiştir: Ebu Şakir ed- Deysani, İmam Cafer Sadık'ın (a.s) yanına gelerek şöyle dedi: “Hiç şüphesiz sen parıldayan yıldızlardan bir yıldız, babalarınız ışık saçan dolunay, anneleriniz seçkin akillerden, unsurunuz en üstün unsurlardandır. Her ne zaman ulema anılsa size göre ikinci sırada yer alırlar. Ey engin ve coşkun deniz! Bana ‘âlemin sonradan yaratıldığına dair delilin ne olduğunu’ söyle.” Ebu Abdullah (aleyhi selâm) şöyle buyurdu: “Onun için en yakın şeyden sana delil getiriyorum.” Dedi ki: nedir o? Ebu Abdullah (aleyhi selâm) bir yumurta isteyerek onun önüne koydu ve şöyle buyurdu:

    Daha Fazla ...
  • Her şeyin bir yaratıcısı olduğuna göre Allah’ın yaratıcısı kimdir?

    Öncelikle “Her şeyin ve herkesin bir yaratıcısı ve onu vücuda getiren bir illet ve sebebi vardır.” Sözüne dikkat edelim. Acaba bu söz, bir milak ve ölçü dâhilinde mi söylenmiş, yoksa mutlak mı söylenmiştir? Öte yandan acaba yüce Allah, bu ölçüye tabi midir ki bu kanun O’nu da kapsamış olsun, yoksa tabi değil midir?

    Daha Fazla ...
  • Herkesin kafasındaki şüpheleri giderecek hadisler:

    Allah, kullarına karşı en iyi şeyleri mi yapar?

    Enes, Peygamber’den (sallallahu aleyhi ve alih) Peygamber Cebrail’den o da Allah Azze ve Celle’den şöyle nakletmiştir: “Her kim benim dostuma hakaret ederse, hiç şüphesiz bana karşı savaşa kalkışmıştır ve ben ölümden hoşlanmayan müminin ruhunu kabzetmek kadar hiçbir şeyden tereddüt etmem (yani bir taraftan ölüm haktır, diğer taraftan dünyada kalmak isteyen müminin duasına icabet etmek gerekir.) ve ben onun kötülüğünü istemem, ama ölüme çare yoktur. Kulum, ona farz ettiğim şeyleri yerine getirmesi kadar hiçbir şeyle bana yakınlaşmaz ve devamlı olarak benim için müstehapları yerine getirir öyle ki onu seveyim ve ben onu sevdiğim de onun kulağı, gözü, eli ve yaveri olurum. Eğer bana dua ederse ona icabet ederim, eğer benden bir şey isterse ona veririm.

    Daha Fazla ...
  • Kendini Tanımak Allah’ı Tanımak mıdır?

    Allah’ı tanımak, kendini tanımakla mümkün olduğundan, Marifet-i Nefs veya Kendini tanımak ne demektir ve onu elde etmenin yolu nedir? Bu soru, Hz. Ali’den (as) nakledilen meşhur rivayete binaen ortaya atılmıştır. O hazret şöyle buyurmuştur: «Kim nefsini tanırsa, Rabbini tanır»[1] Bu hadis-i şerif ve insan’ın tanınmasıyla Allah’ın tanınması arasında ilintinin varlığından tekitle bahseden diğer hadisler üzerine çok sayıda tefsirler yazılmış, bilim adamlarının konuyla ilgili geniş çaplı çalışmalar yapmalarına neden olmuştur.

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt’in Dilinden “Allah Kimdir, Nedir?” (2)

    Hiçbir şey Allah’a benzemez, duyularla algılanmaz, insanlarla mukayese edilmez. Uzaklığında yakın, yakınlığında uzaktır. Her şeyin üstündedir. Bir şey O’nun üstündedir denemez. Her şeyin önündedir; ama Onun önü vardır denemez. Varlıkların içindedir; ama bir şeyin bir şeye girmesi gibi değil. Varlıkların dışındadır; ama bir şeyin bir şeyden çıkması gibi değil. Bu niteliklere sahip olan Allah'ı tenzih ederim. Ondan başkası da bu niteliklere sahip değildir. O, her şeyin başlangıcıdır. Gözle görülmez, elle tutulmaz, beş duyu organıyla algılanmaz. Zihinler O'nu kavrayamaz, zamanın geçmesiyle yıpranıp eksilmez, akıp giden zamanlar O'nu değiştirmez...

    Daha Fazla ...
  • İnsanın Özgür ve Muhtar Oluşuna Yönelik Şüpheler

    Allah Teala’nın adaletine yönelik insanı çıkmaza sürükleyen bazı şüpheler söz konusudur. Burada bu şüphelerden ikisine değinilecektir: “Allah Teala, insanın fiilleri de dahil olmak üzere, cihanda olan her şeyi ezeli olarak bilmektedir. Allah Teala'nın ilminin tersinin de gerçekleşmesi mümkün olmadığından, isyankarların Allah Teala'nın ilmi doğrultusunda isyan etmeleri gerekir. Aksi taktirde, Allah Teala'nın ilmine ters davranmış olurlar ki, bu muhal ve imkansızdır. O halde insanın fiilleri de dahil olmak üzere, her şey Allah Teala'nın ilmine uygun olarak gerçekleşir. Bu durumda artık insanın kendi seçiminin ve ihtiyarının bir anlamı kalmaz. Demek ki, insan özgür ve muhtar olmayıp, Allah Teala'nın ilmine uygun olarak hareket etmek zorundadır.”

    Daha Fazla ...
  • Aşkımız sadece sana…

    Allah’la Kul Arasındaki Söyleşi

    Allah: Ey benim kulum! 11 rekatlık gece namazını kıl. Kul: Allah’ım! Yapamam çok yorgunum. Allah: Ey kulum! 2 rekat şef, 1 rekat vitri kal yeter. Kul: Allah’ım! Gece yarısı kalkmak bana çok zor geliyor. Allah: Ey Kulum! Bari yatmadan önce bu 3 rekatı kıl. Kul: Allah’ım! Üç rekat fazla. Allah: Ey kulum! En azından bir rekatlık vitri kıl. Kul: Allah’ım! Bugün çok yorgunum başka bir yolu yok mu?

    Daha Fazla ...
  • Esmaül Hüsna isimlerinin açıklaması (2)

    “Allah’ın 99 İsmi Var Kim Onları Sayarsa Cennete Girer”

    *ET- TAHİR* Tahir, yani Allah benzerinin olmasından, denginin bulunmasından, zıttının olmasından, örneğinin olmasından, sınırının bulunmasından, zevalden, bir yere gidip gelmekten, yaratılanlara has olan uzunluk, en, bölge, ağırlık, hafiflik, incelik, kalınlık, giriş, çıkış, yapışıklık, ayrılık, koku, yemek, renk, mücessemlik, kabalık, yumuşaklık, sıcaklık, soğukluk, hareket etmek, durmak, birleşmek, ayrılmak, bir yerde bulunup diğer bir yerde bulunmamak gibi özelliklerden münezzehtir...

    Daha Fazla ...
  • Esmaül Hüsna isimlerinin açıklaması (1)

    “Allah’ın 99 İsmi Var Kim Onları Sayarsa Cennete Girer”

    İmam Ali, Allah Resulünün şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "Allah Tebareke ve Teâlâ’nın doksan dokuz, yani yüzden bir eksik ismi vardır. Kim onları sayarsa, cennete girer."[1] Hakeza şöyle buyurmuştur: "Allah Azze ve Celle’nin doksan dokuz ismi vardır. Kim Allah'a bu isimlerle dua ederse, duası kabul olur. Kim o isimleri sayarsa[2], cennete girer."[3] Burada Allah’ın 99 isminin tamamını açıklamalarıyla birlikte veriyoruz:

    Daha Fazla ...
  • Tesbihat-u Erbaa Zikri

    “Subhanallah-i vel hamdülillah-i vela ilahe illallah-u vallah-u Ekber” zikrine “Tesbihat-u Erbaa” demektedirler. Halbuki bu zikirlerden sadece bir tanesinde ‘Subhanallah’ zikri bulunmakta gerisinde ise tesbih yoktur. Diğerleri ‘tehmid’, ‘tehlil’ ve ‘tekbir’dir. Tesbih: Subhanallah. Tehmid: Elhamdülillah. Tehlil: La ilahe illallah. Tekbir: Allah-u Ekber… Tesbihat-u Erbaa’yı namazların üçüncü ve dördüncü rekatlarında söyleyebiliriz…

    Daha Fazla ...
  • Dünyada işlenen birkaç dakikalık suçun karşılığı neden bu kadar çoktur?

    Allah Teala’nın adaletine yönelik şüphelerden bir diğeri de dünya hayatında işlenen suçların ahretteki karşılığı olan cezalar arasında uygunluk olmadığı ve dolayısıyla da ahiret cezalarının Allah'ın adalet ilkesi ile bağdaşmadığıdır. Şöyle ki; kısa bir süreden ibaret olan dünya hayatında ve çok kısa bir hayat diliminde işlenen bazı suçlardan dolayı kulun ahirette bu kadar ağır cezalara çarptırılması Allah’ın adalet ilkesiyle bağdaşmayan bir cezalandırma yöntemi olduğu, bunun da Allah'ın adil olmadığının kanıtı olduğu ileri sürülmüştür.

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt’in dilinden:

    Allah Kimdir, Nedir? (1)

    Allah, varlıkların değişmesiyle değişmez, onların mahdut olmasıyla mahdut olmaz. O, birdir sayılar mefhumuyla değil; zahirdir, vasıtayla değil; aşikârdır, gözle görülecek gibi değil; batındır, bir şeyin içinde değil; ayrıdır, mesafeyle değil; yakındır, birliktelikle değil; lâtiftir, cisimle değil; mevcuttur, yokluk sonrası değil; Benzeri yoktur ki benzeriyle tanınsın. O, her şeyden önce ve bütün şeylerden sonradır ve hiçbir şey O’nunla eşit değildir…

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır