• Alimzade Nuri: Ehlibeyt’in Yaşam Tarzının Ruhuna Ulaşmak Gerekir (1)

    İslami İlimler ve Kültür Araştırma Merkezinin Ahlak ve Eğitim bölümünün ahlak grubu müdürü şunları söyledi: Masumun amelini idrak etmedeki en önemli kaide bizim masumun amelinden tam bir tasvirimizin olmasıdır. Eğer masumun bir tek amelini göz önüne alırsak ve diğer fiillerini görmezden gelirsek o tek amelin de idrakinde başarılı olamayız.

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Kemal Haydari'den Sekaleyn Hadisi dersleri (62)

    O bu eserinde şöyle diyor: Son derece gariptir ki, Sekaleyn hadisi Sahihü Müslim’de, Sünenü’t-Tirmizi’de -ki Tirmizi hadisin sahih ve hasen olduğunu belirtir-, el-Müstedrek’te - Hâkim bu hadisin hasen olduğunu belirtir-, Müsnedü İmam Ahmed’te, Taberani’nin el-Mucemü’l-Kebir’inde geçtiği ve isnadı sahih olduğu halde çağdaş bilginlerin ve hatiplerin büyük bir çoğunluğu ya hadisi bilmiyor veya bilmezlikten geliyor.

    Daha Fazla ...
  • Dr. İsam el-İmad: Ehl-i Beyt ve Haşimoğullarının rolü niçin gizlenmeye çalışılıyor? (1)

    Bunlar Hz. Resulullah'ın (s.a.a.) Müslim ve Buharî'de yer alan, "Benden sonra 12 imam vardır" hadisinde beyan ettiği kişilerdir. Onlar İslamî, İlahî, Rabbanî hilafeti temsil ettiler. Bu hilafet, belirli bir siyaset yoluyla kurulan tarihi ve siyasi hilafet değildi. Siyasi hilafet Yüce Allah'ın irade ettiği İlahî hilafetle çelişir, çarpışır.

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Kemal Haydari'den Sekaleyn Hadisi dersleri (47)

    Ala İbn el-Müseyyeb’den, o da babasından şöyle rivayet etmektedir. Ben, Bera İbn Azib ile karşılaştım ve kendisine şöyle dedim: Müjdeler olsun sana! Hz. Peygamber (s.a.a.) ile sohbette bulundun. Rıdvan Biatinde de bulundun. O da ‘Ey kardeşimin oğlu, sen sonradan neler ihdas ettiğimizi bilmiyorsun?’ dedi. (Buhari)

    Daha Fazla ...
  • İmam Humeyni'nin Sözlerinde Velayet-i Fakih

    İmam Humeyni'nin, İslam dünyasının emperyalist ve siyonist güçler karşısındaki en güçlü ağırlık merkezi olduğu her geçen gün daha fazla belli olan Velayet-i Fakih kavramı ve kurumu hakkındaki sözlerinden derlenmiş bir yazının çevirisini sunuyoruz.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da 'Ruh Göçü' ve Reenkarnasyon...

    Tenasüh veya Reenkarnasyon (Arapça: التناسخ) Türkçe’de ruh göçü, yeniden doğuş ve Batı dillerinden geçen reenkarnasyon terimleriyle ifade edilir. Kelam, felsefe ve irfan ilminde bir terim olan tenasüh, ölümünden sonra ruhun bir bedenden başka bir bedene geçmesi ve dünyaya yeniden geri dönmesi anlamındadır. Tenasühe inananlar arasındaki tek ortak nokta, ruhun bir cisimden başka bir cisme geçmesidir; illeti, türü ve sonunun nereye varacağı konularında ortak bir inanca sahip değillerdir.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da Müçtehitlere Uymak ve Taklit Etmek

    Taklit (Arapça: تقلید) İslam’da mükellef bir Müslümanın dinin ameli hükümlerinde ve fıkhi konularda bir müçtehidi takip etmesi ve ona uyması anlamına gelen fıkhi bir terimdir. Usul-u dinde taklit caiz değildir ve kişi araştırma ve incelemeyle usul-u dine iman etmelidir. Ahkâmda ya kendisi müçtehit olmalı veya ihtiyata amel etmeli yahut kendisine müçtehit veya taklit merci denilen fıkıh alanında uzman bir kişiye uymalı ve taklit etmelidir.

    Daha Fazla ...
  • Silsiletu’z Zeheb (Altın Silsile) Hadisi

    Silsiletu’z Zeheb (Altın Silsile) Hadisi (Arapça: حديث سلسلة الذهب); İmam Rıza’nın (a.s) Merv’e doğru giderken Nişabur’da beyan ettiği tevhit ve şartları babındaki kudsi hadisidir. İmam Rıza (a.s) bu hadiste kendisini (imametin) tevhidin şartı bilmektedir. Bu hadis, Allah Resulüne (s.a.a) kadar uzanan ravilerin hepsinin masum imamlardan (a.s) olması ve nihayetinde de Allah-u Teâla’ya ulaşması hasebiyle “Altın Silsile” manasına gelen “Silsiletu’z Zeheb” hadisi olarak meşhur olmuştur.

    Daha Fazla ...
  • Mefatihu’l Cinan Kitabı

    Mefatihu’l Cinan (Arapça: مَفاتیحُ الجِنان ; Anlamı: Cennetlerin anahtarları) kitabı, Şeyh Abbas Kummi’nin (ölümü: 1294) telif ettiği ve Şialar arasında en meşhur ve umumi dua kitabıdır. Bu kitapta dualar, münacatlar, ziyaretnameler, gün ve aylara mahsus önemli ameller, dini adap ve gelenekler ve Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a), Masum Ehlibeyt İmamları (a.s) ve ulemalardan nakledilen menkıbe ve öyküler yer almaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Şia Tarihinde Fıkıh, Fıkıh Ekolleri, İçtihat, Ahbariler...

    Fıkıh (Arapça: فقه), ameli hükümleri veya insanın dini tekliflerini elde etmek için bir İslami ilimdir. Fakihler fıkıh hakkında çok farklı tanımlar yapmışlardır. Fıkıh hükümleri istidlal ve dört İslami kaynağın incelenmesi ile elde edilir. Bu dört kaynak: Kur’an, sünnet, icma ve akıldır. Fıkıh, Şia ve Ehli sünnet arasında İslam’ın başlangıcından itibaren farklı dönemleri geride bırakmıştır. Hz. Resulullah’ın (s.a.a) yaşadığı dönem olan teşrii dönem fıkıh açısından bu iki mezhebin ortak dönemlerdir.

    Daha Fazla ...
  • Cuma Guslü

    Cuma Guslü (Arapça: غسل جمعه), Cuma günü alınan en önemli müstahap gusüllerden biridir. Hz. Resulü Kibriya Efendimiz (s.a.a) bu guslün önemi hakkında şöyle buyurmuştur: “Hiçbir zaman Cuma guslünü terk etme; her ne kadar yemek ve içme parandan kısmalı da olsan Cuma guslü için harca; çünkü cuma guslü en üstün ve önemli müstaplardan biridir.” Cuma guslünün vakti, Cuma sabah ezanından, Cuma öğlen vaktine kadardır.(1) Cuma öğleden sonra veya Cumartesi günü kazası yerine getirilebilir. Taklit mercilerin (müçtehitlerin) çoğunluğuna göre Cuma guslü ile namaz kılınamaz, namaz kılmak için abdest almak gerekir.

    Daha Fazla ...
  • Taharet ve Adapları

    Taharet (Arapça: طهارة‎; Türkçe: Temizlik), fıkhi ve İslami bir terimdir. Abdest, gusül ve teyemmüm gibi bazı şeri eylemlerin sonucunda elde edilir. Ayrıca Şia fıkhında adına “Mutahhirat” veya temizleyiciler denen necis şeylerin giderilmesinde de kullanılır. Necasetten taharet namaz gibi bazı ibadetlerin sahih olma şartlarından biridir. Zahiri taharet, elbise ve vücudun necasetten temiz olması, batini taharet abdest, gusül veya teyemmüm ile elde edilen temizlik ve nuranilik; ahlaki taharet ise ruhun şirk ve günah kirlerinden uzak ve temiz olması anlamındadır.

    Daha Fazla ...
  • Zekat Hakkında Her Şey

    Zekât (Arapça: الزكاةٌ), İslam fıkhında belirlenmiş belli miktardaki malın belirlenen yerlere verildiği muayyen miktardaki malın adıdır. Zekat, Füru-u dinden sayılmakta ve mali-ibadi bir farzdır. Dini kaynaklarda namaz ve cihadın yanında yer almakta ve İslam dininin beş direğinden biridir. Dini bir ibadet olan zekât Kur’an’da 59, hadislerde ise yaklaşık olarak 2000 kere geçmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Hadisler ışığında

    İnsan mecbur mudur, yoksa her şey insana mı bırakılmıştır

    “İnsanlar “kader” konusunda üç düşünceye sahiptirler: “Allah Azze ve Celle’nin insanları günah işlemeye mecbur ettiğini iddia eden kişi. Bu kişi hakikaten verdiği hükümle Allah’a zulmetmiş ve kâfir olmuştur. İşlerin insanların ihtiyarına bırakıldığını iddia eden kişi. Bu kişi hakikaten Allah’a hükümranlığında hakaret etmiş ve kâfir olmuştur. Allah’ın kullarına güç yetirebilecekleri şeyleri yüklediğine ve güç yetiremeyecekleri şeyleri yüklemediğine ve her ne zaman iyi işler yapsalar Allah’a hamd ederler ve her ne zaman bir kötülük yapsalar Allah’tan bağışlanma dilerler, düşüncesinde olan kişi ise işte bu kişi kâmil Müslüman’dır.”

    Daha Fazla ...
  • Yetim Malı

    Bizlerde bu konuda Muhakkikle aynı görüşü paylaşacak ve onun görüşünü kabul edeceğiz. Dolayısıyla eğer: “Suyun kalil (az) ve kür miktarından az olması dışında hiçbir necaset suyu necis edemez.” Denilirse, bu sözün mefhumunun anlamı fakat bu olur ki eğer su az olursa, “müstesna minhu’da olan genel kaziye (cümle) bozulur ve onun gereksinimi müstesna için cüzi hükmün sabit olmasıdır ve böyle denilebilir: hakiki mefhumu şöyle olur: “Onu hiçbir şeyin necis etmemesi söz konusu değildir” bundan da yalnızca cüziye kaziyesi istifade olunur.

    Daha Fazla ...
  • Humus Hakkında Her Şey

    Hums (Arapça: الخُمس), yıllık kazancın beşte biri ve bazı durumlarda maden, hazine gibi fıkıhta belirtilmiş şeylerin verildiği fıkhi bir terimdir. Humus, füruu dindendir ve 110 hadis ve Enfal Suresinin 41. Ayetinde kendisinden bahsedilmiştir. Humus, İslam fıkhının en önemli ve İmamiye fıkhının has konularındandır. Humsun hesaplanması ve verilmesi Şiaların yaşamları boyunca üzerinde ciddi bir şekilde durdukları şeri bir tekliftir.

    Daha Fazla ...
  • Allah'ı gereği gibi tanımadılar

    Muhaddislerin en fazılı şeyh-i celil Muhammed b. Yakup el-Kuleyni’nin muttasıl senetle naklettiği hadiste Zürare’nin Ebu Cafer’den (İmam Bakır aleyhi selam) şöyle duyduğu rivayet edilmiştir: “Şüphesiz ki aziz ve celil olan Allah nitelendirilemez. Nasıl nitelendirilsin ki? Nitekim kitabında şöyle buyurmuştur: “Allah'ı gereği gibi (tazim edemediler) tanımadılar.” Allah-u Teâlâ bir sıfatla nitelendirildiğinde, mutlaka o nitelendirmeden daha büyüktür…”

    Daha Fazla ...
  • Şehadeti münasebeti ile...

    Eyyami Fatıma / Fatıma Günleri

    Eyyami Fatımiye (Arapça: أیام الفاطمیه ; Fatıma günleri) veya Fatımiye, Şiaların Hz. Fatıma Zehra’nın (selamullahi aleyha) şehadet günleri münasebeti ile yas ve matem tuttukları günlerin adıdır.

    Daha Fazla ...
  • Hz. Zeyneb'in (s.a) Hayatı

    Hz. Zeynep (Arapça: حضرت زینب; Zaynab bint Ali), İmam Ali ve Hz. Fatıma’nın kızıdır. Hicretin beşinde veya altısında Medine’de dünyaya gelmiştir. Kendisi İmam Hüseyin ile birlikte Kerbela’da yer almıştır.Kerbela savaşı sonrasında Muharrem’in onunda (Aşura günü) bir grup Ehlibeyt ile birlikte esir düşmüş veKufe’ye oradan da Şam’a götürülmüştür. Esareti boyunca öteki esirleri koruyup kollamasının yanı sıra insanları irşat edici aydınlatıcı hutbeler de okumuştur. Hz. Zeyneb-i Kübra (s.a) şecaat, fesahat ve belagati ile örnek gösterilir bir kişilik ile Kerbela kıyamının kalıcı olmasına neden olmuştur. Tarihi kayıtlara göre hicretin 63’ünde Şam’da hayatını kaybetmiş ve orada defnedilmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Hidayet İmamları dünyayı aydınlatıyor...

    İmam Hasan Askeri'nin Hayatı

    Ebu Muhammed Hasan b. Ali (a.s), İsna Aşeri (On İki İmam) Şialarının 11. İmamıdır. Babası (İmam Hadi) ve kendisinin Asker’de (Samarra) zorla alıkonulmasından dolayı bu iki imam Askeri diye ünlü olmuşlardır. Samarra’daki zorunlu ikamet, bu iki imamın (a.s) tüm hareketlerinin hükümet güçleri tarafından kontrol altında tutulmasına neden olmuştur. Dolayısıyla Şialar, bu dönemde imama (a.s) ulaşmakta büyük kısıtlamalarla karşı karşıya kalmıştır.

    Daha Fazla ...
  • Şia'nın En Önemli Dördüncü Kitabı "el-İstibsâr"

    Kitabın adından da anlaşılacağı üzere Şeyh Tusi bu eserinde farklı fıkıh içerikli hadisleri bir araya getirmeye çalışmıştır. Kitabın önsözünde de belirtildiği gibi kapsamlı kitap olan Tehzibu’l Ahkam kitabından sonra müelliften içinde karşılaştırma yapılacak yalnızca ihtilaflı ve çatışmalı hadislerin yer aldığı daha muhtasar bir eser yazması talebine binaen kitabı kaleme almıştır. Şeyh Tusi, bu eserinde araştırmacılara uygun kaynaklar vermeye çalıştığı gibi müptediler için de münasip yollar göstermeye çalışmıştır.

    Daha Fazla ...
  • OKU VE AĞLA...

    İmam Zeynel Abidin: “Ben Mekke ve Mina’nın, Zemzem ve Sefa’nın Oğluyum…”

    Ey insanlar! Ben Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib'im! Ben malı yağmalanmış, ailesi esir alınıp buraya getirilmiş adamın oğluyum; ben Fırat'ın kenarında şehit edilen, kimsenin kanını dökmeyen, boynunda kimsenin hakkı bulunmayan o büyük insanın oğluyum. Ben Mekke ve Mina'nın oğluyum, Zemzem ve Sefa'nın oğluyum, Ben yüceler yücesi Rabbimin vahiy gönderdiği kimsenin oğluyum. Ben Kerbela'da katledilen Hüseyin'in oğluyum. Muhammed Mustafa'nın oğluyum. Anam, Fatımatu'z-Zehra'dır benim. Haticetu'l-Kübra'nın evladıyım ben. Ve ben kanını son damlasına kadar Rabbi uğruna verip al kanlara boyanan o eşsiz yiğidin oğluyum…

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır