• İmam Hasan, Muaviye ve Tarihi Gerçekler

    İki cihan serveri Hz. Resul-ü Ekrem'in (s.a.a) ilk torunu ve İmam Ali'yle (a.s) Hz. Fatıma Zehra'nın (s.a) ilk yavruları, hicretin 3. yılı Ramazan'ının 15. gecesi dünyaya geldi. Hz. Resulullah (s.a.a) İmam Ali'nin (a.s) evine gelip onu kutlayarak Allah'ın emriyle bebeğe "Hasan" adını verdi.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hasan Askeri’nin Hayatı ve Mucizelerinden Örnekler

    İmam Hasan Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah'ın ism-i âzam’ı, yetmiş üç harften oluşur. Asef adlı ifritin yanında bir tek harf vardı. O harfi söyleyince, onunla Sebe ülkesi arasındaki yer deliniverdi. Açılan delikten Kraliçe Belkıs'ın tahtını alıp Süleyman'a getirdi. Sonra yer tekrar es­ki haline geldi. Bu olay, bir göz açıp kapama anı kadar kısa bir sürede gerçekleşti. Bizim (Ehlibeyt İmamlarının) yanımızda ise ism-i âzamın yetmiş iki harfi vardır. Bir harf de Allah katında­dır. Bu harfi gayb ilmiyle ilgili olarak kendine has kılmıştır.”

    Daha Fazla ...
  • Peygamberlerin İsmeti ve “Kendime Zulmettim” ayeti

    Diyorlar ki: Şialar peygamberlerin masum olduğuna inanmaktadırlar, halbuki peygamberlerden biri olan Hz. Musa (a.s) Kıpti adamı öldürdükten sonra kendisi şöyle söyledi: {رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي فَغَفَرَ لَهُ إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ} “Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla dedi, Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur. (Kasas, 16)”

    Daha Fazla ...
  • Kur’an ve Nehcul Belağa’ya Göre Peygamber Efendimizin Özellikleri

    Tarihe adlarını altın harflerle yazdıran kişileri ötekilerden ayırt eden özellikleri bulunmaktadır. Peygamberler ve bütün peygamberlerin en üstünü olan peygamber efendimizin (s.a.a.) evrenselleşmiş bazı özellikleri vardır. Bu makalede Kur'an ve Nehcul Belağa’ya göre yüce İslam peygamberinin (s.a.a) birkaç özelliğine değineceğiz. Öncelikle Kur'an açısından Hz. Peygamberin (s.a.a.) bazı özelliklerine bakacağız.

    Daha Fazla ...
  • Akıl ve Akletme üzerine Mükemmelliğin Doruk Noktası (1)

    Kur’an-ı Kerim, İslami marifetleri elde etmek için asıl kaynaktır. İmamlar (a.s) açısından rivayetlerin doğruluk ve yanlışlığının değerlendirme ölçüsü de onların Kur’an’la mutabakat edip etmemesine bağlıdır. Bundan dolayı İmam Kazım (a.s) bu hadiste kendi görüşlerinin yanı sıra birçok defa Kur’an ayetlerine istinat etmiş ve bazen de Kur’an ayetlerini tefsir etmiştir.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hasan Askeri’den (a.s) Hadisler

    Allah, ihtiyaçlar ve zorluklar anında, her yaratığın O’ndan başka herkesten ümidini kestiği ve O’ndan başka her sebebin (bağın) koptuğu bir anda her yaratılmışın kendisine yöneldiği kimsedir. Sen, “Bismillah” diyorsun. Yani tüm işlerimde sadece ibadete lâyık olan Allah’tan yardım dilerim. Yardım istendiğinde yardıma koşar ve çağrıldığında icabet eder.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hüseyin Hakkında Hadisler

    İmam Bakır şöyle buyurmuştur: “Şiilerimize Hüseyin'in kabrini ziyaret etmelerini emrediniz. Zira onu ziyaret etmek, rızkı arttırır, ömrü uzatır ve kötülükleri insandan uzaklaştırır.” İmam Rıza şöyle buyurmuştur: “Ağlayanlar Hüseyin gibi biri için ağlamalıdırlar. Zira ona ağlamak büyük günahları temizler.” İmam Sadık’a, “Peygamber’in, Fatıma’nın Ali ve Hasan’ın şahadet günlerinin değil de Aşura gününün musibet açısından daha büyük sayılmasının sebebi sorulunca şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Hz. Hüseyin’in (a.s) günü musibet açısından bütün günlerden daha büyüktür...

    Daha Fazla ...
  • Leyletü'l Mebit

    Leyletü’l Mebit (Arapça: ليلة المبيت); Allah Resulünün (s.a.a) Allah’ın emriyle Mekke’den Medine’ye hicret ettiği; Kureyş’in önde gelenlerinin Allah Resulünü (s.a.a) öldürme kararı alması üzerine, müşriklerin Peygamberimizin yokluğunu anlamaması için Hz. Muhammed’in (s.a.a) Hz. Ali’den (a.s) kendi yatağına yatmasını istediği geceye denir.

    Daha Fazla ...
  • Şia'nın Sekizinci İmamı, İmam Rıza'nın Hayatı

    Çok sayıdaki hadis içerikli delillere ek olarak, İmam Rıza’nın (a.s) Şialar arasında kabul görmesi, ilmi ve ahlaki üstünlüğü imametini sabit etmektedir. Her ne kadar İmam Musa Kazım’ın (a.s) ömrünün son dönemlerinde imamet konusu oldukça karmaşıklaşmış ve zorlaşmış olsa da İmam Musa Kazım’ın (a.s) ashabının çoğu İmam Kazım’ın ardılı olarak İmam Rıza’yı görmüş ve onun yerine İmam Rıza’yı kabul etmişlerdir.

    Daha Fazla ...
  • Rafızi ve Rafızilik

    “Firavun ordusundan 70 kişi Firavun’u rafz ederek (terk ederek) Hz. Musa’ya (a.s) katıldılar. Bunlar, Hz. Musa’nın kavmindekilerden daha çok dinlerinde sabit ve sağlamdılar ve ayrıca Harun’u sevmekteydiler. Daha sonra Firavun onlara Rafızi lakabını taktı. Sonra Hz. Musa’ya (a.s) şöyle bir vahiy geldi: bu ismi Tevrat’ta onlar için kaydet ve ben bu ismi onlar için seçtim.”

    Daha Fazla ...
  • HÜSEYN’İYİM DİYORSAN / Şiir

    Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Hüseyn’iyim diyorsan; Gözyaşının tuzunu katacaksın aşına. Rahatsız olacaksın kaçacak uykuların. Yanacak ciğerlerin her yudum soğuk su da. Aşuraya dönecek her saatin her anın

    Daha Fazla ...
  • Hz. Ali ve Ehlibeytin Hakkaniyeti..

    Mübahale Olayı

    Efendimiz şöyle buyurmuştur: Canım kudret elinde olan Allah’a and olsun ki Necran ehli için ölüm yakın olmuştu ve eğer benimle mübahele yapacak olsalardı kesinlikle her birisi maymun ve domuza dönüşecekti ve kesinlikle bu vadinin tamamı onlar için ateş olacak ve hepsi yanacaktı. Allah Teâlâ ise tüm Necran halkını yok edecek ve hatta kuşlar bile onların ağaçlarının üzerine konmayacak ve tüm Nasranîler yıl olmadan öleceklerdi.

    Daha Fazla ...
  • İmam Humeyni:

    Dostun muhabbet kadehinden içenler her iki âlemi düşmana layık görürler

    Başka bir ifadeyle, maddenin saf ve berrak olması durumunda, “saf akla” ulaşma imkanı vardır, ancak manilerin oluşmasıyla “saf akla” ulaşmaması mümkündür. Nitekim birinci heyula insani dereceleri elde etme kabiliyetine sahiptir, ancak bu insani dereceye ulaşmak için sağlam amele, nefsani riyazete, ruhi kesbe ve “cenne’l leyl”e ihtiyacı vardır.

    Daha Fazla ...
  • İmam Muhammed Bakır (a.s)

    İmam Muhammed Bakır (a.s), Kur’an’ı tanıma ve marifetin Ehlibeytin tekelinde olduğuna inanmaktaydı. Çünkü Ehlibeyt (a.s) Kur’an’ın muhkemlerini müteşabihlerinden, nasih ve mensuhlardan teşhis edebilir. Ehlibeyt dışında hiç kimsede böyle bir ilim yoktur. Bundan dolayı İmam şöyle buyurmuştur: Kur’an tefsiri kadar hiçbir şey insanların aklından uzak değildir. Çünkü yapışık bir cümle olan ayetin başı bir konuyla ilgili, sonu başka bir konuyla ilgilidir, ancak buna karşın cümlenin kendisi birkaç şekle döndürülebilmektedir.

    Daha Fazla ...
  • İmam Cevad ve Münazaraları

    İmam Cevad (a.s) sözünü şöyle sürdürür: (Ebu Bekir hakkındaki) bu rivayet Allah'ın kitabıyla uyuşmamaktadır, çünkü Allah şöyle buyurmaktadır: “Andolsun, insanı biz yarattık ve nefsinin kendisine fısıldadıklarını biliriz ve biz ona şah damarından daha yakınız. (Kaf, 16)” Acaba Ebu Bekir’in razı olup olmadığı Allah’a gizli miydi ki bunu Peygamberinden soruyor?! Dolayısıyla sorunuz doğru değildir. Daha sonra Yahya b. Eksem şu rivayeti İmam Cevad’a sorar: “Ebu Bekir ve Ömer yeryüzünde, gökte Cebrail ve Mikail gibidirler.

    Daha Fazla ...
  • İslam ve Ehlibeyt Mektebinde Teberra

    İslam mezhep ve fırkalarının çoğu, Kur’an-ı Kerim ve Hz. Resulü Ekrem’in (s.a.a) hadislerinin tekidi ile teberra inancına sahip ve Kur’an’ın genel kavram, zaruret ve öneminde bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak Allah düşmanlarının mısdak ve örnekleri konusunda ve ayrıca dinden çıkmanın ölçüsünde ihtilaf etmişlerdir. Onlardan bazıları kendi hakkaniyetlerine dayanarak dindarlıkta kendilerini Allah dostlarının mısdak ve örnekleri bilmiş ve kendilerine muhalif olanları dinden çıkmış, batıl ehli ve Allah düşmanı saymış ve onlardan beraat etmenin farz olduğunu belirtmişlerdir.

    Daha Fazla ...
  • Hz. Hatice Kübra (s.a)

    Hz. Hatice’nin (s.a) evlilik konusu Şia ve Ehli Sünnet düşünürleri arasında ihtilaf konusu olmuştur. Ehli sünnet Hz. Hatice’nin (s.a) Peygamber Efendimizden (s.a.a) evlenmeden önce iki kere evlendiği ve her evliliğinden bir çocuk sahibi olduğuna inanmaktadır. Ehli sünnet tarihi kaynaklarının çoğunluğu, Hz. Hatice’nin (s.a) önceki evliliklerini kabul etmiş ve evlendiği kişilerin ve çocuklarının isimlerini zikretmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Hz. Masume (s.a)

    Hz. Fatıma Masume (s.a), İmam Kazım’ın (a.s) kızı, Ehlibeyt ailesinin seçkin ve faziletli hanımefendisi ve özel bir büyüklük ve konuma sahip Kum Şehri İmam zadesidir.

    Daha Fazla ...
  • Ben, yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah'a çevirdim

    Peygamberlerin (a.s) kıssasının zikri ve seyri suluklarının niteliği, Allah’ın kullarını terbiye ediş metotları, hikmetli sözleri, öğütleri ve güzel mücadeleleri; azameti yüce olan Hak Teâlâ’nın kullarının yüzüne açtığı marifet ve hikmet baplarının en büyüğü, saadet ve öğreti kapılarının en yücesidir. Nitekim marifet erbabı ve suluk ve riyazet ashabı bundan büyük ölçüde istifade etmiştir.

    Daha Fazla ...
  • İmam Cafer Sadık (a.s)

    Hz. Resulü Kibriya Efendimizin (s.a.a) vefatından sonra halifeler döneminde her ne zaman fıkhi bir mesele halife veya sahabelere zor gelirse İmam Ali’ye (a.s) müracaat edilir o da meseleyi çözerdi. Hz. Ali (a.s) şehit olduktan sonra, düşmanlar ortamı onun oğulları ve Şialara karşı zorlaştırmış ve onlar ile halk arasında fasıla oluşturmuşlardı. Öte yandan dinini dünyasına satanlar da zamanın hâkimlerini razı etmek veya kendi menfaatleri için hadis uydurmaya koyulmuşlardı. Öyle ki artık doğru hadisle uydurma hadisler fakihlere zor gelmeye başlamıştı.

    Daha Fazla ...
  • Cismin hadis (sonradan var olan) olduğunun delili

    Cismin hadis (sonradan var olan) olduğunun delillerinden biri de şudur: cisimler, birlikte veya ayrıktırlar; hareketli veya sakindirler. Birliktelik, ayrıklık, hareketlilik ve sakinlik hallerinin tamamı hadis varlıkların özelliklerindendir. Bütün bunlar, cisme önceliği olmayan, zati özellikler olduklarından, bu özelliklerinden dolayı cismin hadis olduğuna hükmediyoruz.

    Daha Fazla ...
  • Müminler Neden Dünyadan Feragat Ederler

    Müminler Neden Dünyadan Feragat Ederler

    İlmin ölçü ve odak noktası, huzur olduğuna göre, görülenleri gören göz, duyulanları duyan kulak ve idrak edilebilen hassa ve nefste listelenmiş şekiller nefsin karşısında hazırdırlar. Görülenler haricidirler ve onun zatında dahil değildirler. Mubsir (gören) başka bir maddedir ki beser (görmek) onun hakikatinden hariçtir. Mubsir (gören) ve mubser (görülen) her ikisi de mahiyet sahibidirler ve mahiyet, ötekilik ve kesret ölçüsüdür, ancak mubser’de malumiyet kabiliyeti ve beser’de mubsiriyet (gören) kabiliyeti olduğu için gaybetin ölçüsünün varlığı ile o iki arasında bir çeşit eksik huzur vardır. İlmin ölçüsü oluşmuş ve ilim hasıl olmuştur.

    Daha Fazla ...
  • Kudüs Günü

    Eğer İslam milleti uyanmaz ve kendi görevlerini bilmezse, eğer İslam âlimleri kendi görevlerini ihsas etmez ve ayağa kalkmazsa, eğer ecnebiler karşısında vahdet ve tüm İslam fırkalarının tahrik faktörü olan; Müslümanların ve İslam ülkelerinin egemenlik ve bağımsızlıklarını tazmin eden gerçek İslam, ecnebilerin amil ve uşaklarının elinde sömürgeciliğin siyah perdesi altında provoke edilirse, İslam toplumu için daha çok felaket ve acı dolu günler önümüzde ve İslam ve Kur’an hükümlerinin temeli yıkıcı tehlikelerle karşı karşıyadır.

    Daha Fazla ...
  • İmam Humeyni: Mücadele Put ve Putperestlerle Sınırlı Olmayacaktır

    Beraatın ilan edilmesi, mücadelenin ilk merhalesi ve diğer merhalelerin idamesi bizim görevimizdir ve her asır ve zamanda, kendisine uygun yöntem, program ve etkileri beraberinde getirmektedir. Görmek gerekir bugünkü asırdaki gibi, küfür ve şirk liderleri tevhidin tüm mevcudiyetini tehlikeye atmışlar ve milletlerin siyasi, dini, kültürel ve milli değerlerini heves ve şehvetlerinin oyuncağı yapmışlardır, ne yapmak gerekir?

    Daha Fazla ...
  • Ahiret Âleminin, Dünya Âlemi İle Tekabülü

    وَقَالُوا اِنْ هِىَ اِلَّا حَيَاتُنَا الدُّنْيَا وَمَا نَحْنُ بِمَبْعُوثٖينَ “Onlar dediler ki: hayat ancak bu dünyadaki hayatımızdan ibarettir; biz, bir daha da diriltilecek değiliz. (29)” Onlar diyorlar ki: bu kabir toprağını toplarlar ve et ve kemiğe dönüştürürler ve Kıyamet bu yeryüzünde kurulur ve bu kabirlerden, çürüyen bedenler, deri ve kemik olduktan sonra, dışarı çıkarlar ve kıyamet sahnesi böyle kurulacaktır. Bu yeryüzü, cennet veya cehennem olacaktır.

    Daha Fazla ...
  • Allah’ın eli sıkıdır derler, söylediklerinden dolayı lanetlendiler

    Bazen yaratılış alemindeki unsurları etken kabul etmekte ve nimetleri surî (yüzeysel) ve zahirî etkenlere isnat ederek Allah’ın elinin bağlı olduğunu söylemektedir: “Allah’ın eli sıkıdır derler, söylediklerinden dolayı lanetlendiler.” Hakkın tasarruf eli açıktır ve bütün varlık dairesi, hakikaten O’ndandır. Başkasının bu hususta hiç bir etkinliği yoktur. Bütün zuhur âlemi onun nimet ve kudretidir ve onun rahmeti her şeye şamildir. Bütün nimetler O’ndandır, başkası için herhangi bir nimet söz konusu değildir ki velinimet sayılsın. Bütün varlık âlemi O’ndandır ve başkası için herhangi bir varlık yoktur ki herhangi bir şey kendisine isnat edilsin. Ama ne yazık ki gözler kör, kulaklar sağır ve kalpler perdelenmiştir! Bir göz istiyorum ki sebepleri delip geçsin

    Daha Fazla ...
  • İmam Humeyni:

    Allah’a layık ve Uygun Tazim ve Tavsif Mümkün Değildir

    Yazara (İmam Humeyni’ye) göre “kader” ölçü anlamındadır ve de hakkıyla ululayamamaktan ve nitelendirememekten kinayedir. Zira nitelendirmek, nitelendirilen şahsı nitelendirme giysisinde ölçmek demektir. Bu da Allah’tan gayrısının Allah hakkında yapması caiz olmayan bir iştir… Bil ki hadiste Allah-u Teâlâ’nın nitelendirilemeyeceğinin beyan edilmesi, kelam âlimlerinden ve diğerlerinden kimi bazı cahil ve cidal ehli kimselerin Allah-u Teâlâ için reva gördükleri bir takım nitelendirmelerdir. Zira bu nitelendirmeler birtakım sınırlandırma, teşbih ve hatta tatil (marifet kapısının kapatılması) gibi şeyleri gerektirmiştir.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hadi aleyhi selam

    İmam Hadi (a.s) hicretin 220. Yılında imamet makamına erdi. Şiaların İmam Cevad’ın (a.s) küçük yaşta imam olması konusundaki sorunu -az bir grup dışında- aşmasından dolayı İmam Hadi’nin (a.s) küçük yaşta imam olması konusunda önemli bir tereddüt yaşanmamıştır. Şeyh Mufid’in yazdığına göre İmam Cevad’ın (a.s) takipçilerinin tamamına yakını İmam Hadi’nin (a.s) imametine inanmıştır. Az sayıda bir grup ise kısa bir süreliğine “Musa Müberka” diye meşhur olan Musa b. Muhammed’in (ö. 296) imametine inanmış, lakin kısa bir süre sonra ondan vazgeçerek İmam Hadi’nin (a.s) imametine dönmüşlerdir. Said b. Abdullah, o grubun İmam Hadi’ye (a.s) yönelmesinin nedenini Musa Müberka’nın onları dışlamasına ve kendisinden uzaklaştırmasına bağlamaktadır.

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır