• Kur’an ve Nehcul Belağa’ya Göre Peygamber Efendimizin Özellikleri

    Tarihe adlarını altın harflerle yazdıran kişileri ötekilerden ayırt eden özellikleri bulunmaktadır. Peygamberler ve bütün peygamberlerin en üstünü olan peygamber efendimizin (s.a.a.) evrenselleşmiş bazı özellikleri vardır. Bu makalede Kur'an ve Nehcul Belağa’ya göre yüce İslam peygamberinin (s.a.a) birkaç özelliğine değineceğiz. Öncelikle Kur'an açısından Hz. Peygamberin (s.a.a.) bazı özelliklerine bakacağız.

    Daha Fazla ...
  • Peygamberlerin İsmeti ve “Kendime Zulmettim” ayeti

    Diyorlar ki: Şialar peygamberlerin masum olduğuna inanmaktadırlar, halbuki peygamberlerden biri olan Hz. Musa (a.s) Kıpti adamı öldürdükten sonra kendisi şöyle söyledi: {رَبِّ إِنِّي ظَلَمْتُ نَفْسِي فَاغْفِرْ لِي فَغَفَرَ لَهُ إِنَّهُ هُوَ الْغَفُورُ الرَّحِيمُ} “Musa: Rabbim! Doğrusu kendime zulmettim (başıma iş açtım). Beni bağışla dedi, Allah da onu bağışladı. Çünkü, çok bağışlayıcı, çok esirgeyici olan ancak O'dur. (Kasas, 16)”

    Daha Fazla ...
  • İmam Mehdi’nin (a.s) Hayatı

    Ehl-i Beyt İmamları (aleyhim’us-selâm), İmam Mehdi aleyhi’s-selâm’ın adını anmayı izleyicilerine yasaklamışlardır ve “Onun adı, Peygamber’in (sallâ’llâhu aleyhi ve alih) adıyla ve künyeleri, Peygamber’in (sallâ’llâhu aleyhi ve alih) künyeleriyle aynıdır; zuhur edinceye kadar onun özel ismini anmak doğru değildir” buyurmakla yetinmişlerdir.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hasan Askeri “Besmele”nin Anlamını Açıklıyor

    “Allah, ihtiyaçlar ve zorluklar anında, her yaratığın O’ndan başka herkesten ümidini kestiği ve O’ndan başka her sebebin (bağın) koptuğu bir anda her yaratılmışın kendisine yöneldiği kimsedir. Sen, “Bismillah” diyorsun. Yani tüm işlerimde sadece ibadete lâyık olan Allah’tan yardım dilerim. Yardım istendiğinde yardıma koşar ve çağrıldığında icabet eder.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hasan Askeri’nin Hayatı ve Mucizelerinden Örnekler

    İmam Hasan Askeri (a.s) şöyle buyurmuştur: “Allah'ın ism-i âzam’ı, yetmiş üç harften oluşur. Asef adlı ifritin yanında bir tek harf vardı. O harfi söyleyince, onunla Sebe ülkesi arasındaki yer deliniverdi. Açılan delikten Kraliçe Belkıs'ın tahtını alıp Süleyman'a getirdi. Sonra yer tekrar es­ki haline geldi. Bu olay, bir göz açıp kapama anı kadar kısa bir sürede gerçekleşti. Bizim (Ehlibeyt İmamlarının) yanımızda ise ism-i âzamın yetmiş iki harfi vardır. Bir harf de Allah katında­dır. Bu harfi gayb ilmiyle ilgili olarak kendine has kılmıştır.”

    Daha Fazla ...
  • İmam Hasan Askeri aleyhi selam

    O büyük insanın ismi “Hasan”, meşhur künyeleri “Eba Muhammed ve “İbn-i Rıza”; meşhur lakapları ise “Askeri"dir. Mutlu doğumları Hicri iki yüz otuz iki, Rebiu-s Sani’nin sekizinde gerçekleşirken, şehadetleri Hicri iki yüz altmış, Rebi-ul Evvel’in sekizinde, Abbasi halifesi Mutemet’in eliyle gerçekleşti.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hasan, Muaviye ve Tarihi Gerçekler

    İki cihan serveri Hz. Resul-ü Ekrem'in (s.a.a) ilk torunu ve İmam Ali'yle (a.s) Hz. Fatıma Zehra'nın (s.a) ilk yavruları, hicretin 3. yılı Ramazan'ının 15. gecesi dünyaya geldi.[1] Hz. Resulullah (s.a.a) İmam Ali'nin (a.s) evine gelip onu kutlayarak Allah'ın emriyle bebeğe "Hasan" adını verdi.[2]

    Daha Fazla ...
  • İslam'da Miras ve Vasiyet

    İslam, vasiyetin kapsamını malın üçte biri ile sınırlamıştır. Buna göre vasiyet malın üçte birinden fazlası için geçerli değildir. Bazı yeni kanunlar bu konuda İslam’ın yöntemini izlemişlerdir. Fransız kanunu gibi. Fakat iki kanun arasında bakış açısı farklılığı vardır. Nitekim İslam vasiyeti teşvik ederken söz konusu kanunlar ya onu engelliyor veya sessizce geçiştiriyorlar...

    Daha Fazla ...
  • OKU VE AĞLA...

    İmam Zeynel Abidin: “Ben Mekke ve Mina’nın, Zemzem ve Sefa’nın Oğluyum…”

    Ey insanlar! Ben Hüseyin b. Ali b. Ebu Talib'im! Ben malı yağmalanmış, ailesi esir alınıp buraya getirilmiş adamın oğluyum; ben Fırat'ın kenarında şehit edilen, kimsenin kanını dökmeyen, boynunda kimsenin hakkı bulunmayan o büyük insanın oğluyum. Ben Mekke ve Mina'nın oğluyum, Zemzem ve Sefa'nın oğluyum, Ben yüceler yücesi Rabbimin vahiy gönderdiği kimsenin oğluyum. Ben Kerbela'da katledilen Hüseyin'in oğluyum. Muhammed Mustafa'nın oğluyum. Anam, Fatımatu'z-Zehra'dır benim. Haticetu'l-Kübra'nın evladıyım ben. Ve ben kanını son damlasına kadar Rabbi uğruna verip al kanlara boyanan o eşsiz yiğidin oğluyum…

    Daha Fazla ...
  • Şialar Sünnileri kardeşleri bilir...

    Şia Müçtehitlerinin Sünniler ve Diğer Mezhepler Hakkındaki Görüşleri (2)

    Ayetullah Uzma Lütfullah Safi Gulpayaganî: Allah Teâla’nın vahdaniyetine ve Hatemu’l-Enbiya Hz. Muhammed b. Abdullah’ın (s.a.a) nübüvvetine şehadet eden herkes Müslüman’dır. Canı, malı ve ırzı saygıdeğerdir. Hiç kimsenin dini kutsallara hakaret etme hakkı yoktur. İntihar saldırıları ve Müslümanların kanlarını dökmek büyük günahlardandır. Müslümanların görevi, rahmet, muhabbet ve şefkat dini olan İslam’ın hakiki çehresini dünyaya tanıtmaktır. Herkes bir safta aziz İslam’ın ilerlemesi ve insanların hidayeti için dünyanın her yerinde aktif bir şekilde, Kur’an düşmanlarının haince oyunlarını birlik ve beraberlik için ortadan kaldırmalı ve İslami görevlerini yerine getirmelidirler.

    Daha Fazla ...
  • İmam Ali Naki Hadi'nin Sözleriyle İmam'ı Tanımak

    On İki İmamımızdan her biri -Allah'ın selamı sürekli onların kutlu nurlarına olsun- sadece ümmetin önderi, İslâm ve Kur'ân hükümlerinin açıklayıcıları değil, Şia kültüründe masum imam; Allah'ın yeryüzündeki nuru, âlemdeki bütün varlıklara hakkın en mükemmel hücceti, varlık âleminin odak noktası, Allah'la kulları arasındaki feyiz vasıtası, tabiat ötesi kemallerin aynası, insanî faziletlerin en üstün kalesi, bütün hayır ve iyiliklerin mecmuası, Allah Teala'nın ilim ve kudretinin tecelli merkezi, Allah'a ulaşan insanın en mükemmel örneği, hata, unutkanlık ve yanlıştan masum, melekût, gayb âlemi ve meleklerle ilişki içerisinde olan kişi, dünya ve ahiretteki olmuş ve olacakları bilen, Allah'ın sırlarının mahzeni ve peygamberlerin bütün kemallerinin mirasçısıdır.

    Daha Fazla ...
  • İmam Ali Naki’nin Mucizeleri ve Gaybla İlişkisi

    Masum İmamlar sahip oldukları masumiyet ve imamet makamından dolayı Allah Teala ve gayb âlemi ile özel bir ilişkiye sahiplerdi. Onların da peygamberler gibi imamet makamları ve Allah Teala ile ilişkilerini teyit eden mucize ve kerametleri vardı. Gerektiğinde o yüce zatların ilahî ilim ve güçlerinin örnekleri -Allah'ın izniyle- zuhur ediyor, izleyicilerini eğitmeye ve imanlarını güçlendirmeye neden oluyor ve yine hak üzere olduklarını gösteren apaçık bir delil ve hüccet sayılıyordu.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hamaney: Müslümanlar Arasında İhtilafları Körüklemek ve Mukaddesata Hakaret İslam'a Hıyanettir"

    İslam İnkılabı Rehberi İmam Hamaney: "İslam ümmetinin menfaatlerini düşünenler ve İslam alimlerinden bir çoğu gibi, ben de, bir kez daha Müslümanlar arasında ihtilafları körükleyen söz ve amel ile Müslüman gruplardan her hangi birinin mukaddesatına hakaret edilmesi veya İslam mezheplerinden har hangi birinin tekfir edilmesinin küfr ve şirk kanadına hizmet ve İslam'a hıyanet olup şeran haram olduğunu ilan ediyorum..."

    Daha Fazla ...
  • İmam Muhammed Bakırla (a.s) Hariciler Arasındaki Tartışma

    Abdullah b. Nâfi, Müminlerin Emiri Hz. Ali'ye (a.s) düşmandı ve "Ali'nin Nehrevan'da Haricîlerle savaşıp onları öldürmekte haklı olduğunu ispatlayabilecek biri çıkarsa ben de Ali Şia’sı olurum!" diyordu. Bir gün ona: "Sence Ali'nin oğulları da mı ispatlayamaz bunu?" dediklerinde, "Ali oğulları arasında âlim mi var?" diye sordu. "İşte bu bile senin cehaletini gösterir." dediler ona. "Ali'nin (a.s) soyundan bilge ve âlim insanların çıkmayacağını nasıl düşünebilirsin?" Ali oğullarının bilgesinin o sırada kim olduğunu sordu. İmam Bâkır (a.s) olduğunu söylediler.

    Daha Fazla ...
  • İmam Muhammed Bakır (a.s) ve Emevîler

    Bir imam için halkın arasında olmak ile inzivaya zorlanıp evinde oturmak arasında hiçbir fark yoktur. Zira imamet de peygamberlik gibi Allah vergisi bir makamdır ve insanlar kendi reylerine uyarak kafalarına göre birine biat edemezler. Biat etseler bile, biat ettikleri bu kişi sırf bu biat ile imamlık vasfını kazanamaz.

    Daha Fazla ...
  • Ayet ve Hadisler Açısından Kimler Mustazaf'tır

    Her mezhep ve tarikat ehli, kendilerine lider ve mürşitler bularak Allah'a doğru hareket etmeye çalışır ve zaman zaman bu hareketlerinde bir yerlere de varabilmektedirler. Bazıları doğru ve sağlam yolda hareket ettikleri için hedeflerine çabuk varmakta, bazıları ise hareketlerine yanlış yoldan başladıkları için ya sapıtmakta ya da çok az bir mesafe kat edebilmektedirler. Elbette mezhep ve tarikatlara uyanlar arasında mazur olan mustazaflar oldukça fazladır. Kur’an konu hakkında şöyle buyurmaktadır: “Erkekler, kadınlar ve çocuklardan (gerçekten) âciz olup hiçbir çareye gücü yetmeyenler, hiçbir yol bulamayanlar müstesnadır. Umulur ki Allah bunları affeder. Allah affedicidir, bağışlayıcıdır. (Nisa, 98-99)”

    Daha Fazla ...
  • Şia Müçtehitlerinin Sünniler ve Diğer Mezhepler Hakkındaki Görüşleri

    İmam Hamaney’e sorulan soru: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla Günümüzde Müslümanların vahdetinin zorunluluğunu ortaya koyan kesin ve açık delilleri göz önüne alarak, zati alileriniz, İslam dininin usullerine iman eden, İslam mezhepleri takipçilerinden Ehli Sünnetin dört fırkası ve ayrıca Zeydiye, Zahiriye ve İbadiyye gibi fırkalar… için “İslam Ümmeti” sözcüğünün kullanılması hakkındaki görüşünüz nedir? Acaba yukarıda adları zikredilen fırkaların tekfir edilmesi caiz midir? Tekfirin çağımızdaki ölçüsü ve sınırları nedir?

    Daha Fazla ...
  • Şia ve Sünni Ulemaya Göre ‘Müslümanların Tekfir’ Edilme Meselesi

    Günümüz İslam dünyası, tarihinin en hassas ve önemli dönemlerinden birini geçirmektedir. Bir taraftan İslami uyanışın gelişip, yayılması, ecnebi düşüncelerden yorulmuş ve ümitsizliğe kapılmış Müslümanların İslam feryatları İslam dünyasının her yerini kuşatmış ve öte yandan İslam’ın yeminli düşmanları, bu hayat veren öğretiyle mücadele etmek için, tüm güçleriyle savaş meydanına inmişlerdir. İslam düşmanları çok iyi anlamışlardır ki eğer İslam’ın asil ve can veren manevi öğretileri Müslümanlar arasında yayılırsa, artık istikbar ve sömürü yerleri kalmayacak ve İslam dini evrensel olacaktır. Müslüman düşünürler açısından, Müslümanların tekfiri, oldukça eleştirilmiştir. Şia âlimleri, diğer Müslümanların tekfirinin haram olduğuna dair fetvalar yayınlamışlardır.

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt mektebinin farkı...

    Şia’ya Kâfir Diyen Sünnilere, Şia’nın Cevabı

    Bizler, Ehli sünnetin yaşadığı bir yerde yaşayan bir (Şii) topluluğuz. Onlar (Sünniler) bizleri kafir bilmekte ve Şia’nın kafir olduğunu söylemektedirler. Böyle bir durumda acaba bizlerde onlara misliyle mukabele ederek onların bizlere kafir dedikleri gibi bizlerde onlara kafir muamelesi yapabilir miyiz? Bu tür saldırılar karşısında bizim şeri vazifemizi açıklamanızı rica ediyoruz.

    Daha Fazla ...
  • İslam Dünyasındaki Tekfiri Fitne Akımı ve İslam'ın İnsana Verdiği Değer

    İslam dünyasında tekfir fitnesi, Havariç (Hariciler) adlı grupla başladı. Hariciler, iman anlayışını yanlış ve yıkıcı bir şekilde tefsir eden İslam dünyasındaki ilk sapkın akımdır. Hz. Peygamber efendimiz (s.a.a) hayatta olduğu dönemde, Haricilerin şekilleneceği konusunda öngörüde bulunmuş ve şöyle buyurmuştur: “Okun yaydan çıktığı gibi dinden çıkacaklardır.”

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Reyşehri

    İmam Rıza aleyhi selam Hakkında Birkaç Nükte

    İmam Rıza’nın (a.s) İmamet Delili / İmam Rıza’nın (a.s) Veliahtlığı Kabule Zorlanışı / İmam Rıza’nın (a.s) Serahs Zindanındaki Hali / İmam Rıza’nın (a.s) Çeşitli Dilleri Bilmesi / İmam Rıza’nın (a.s) Kalp Güveni

    Daha Fazla ...
  • Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde Şia

    İbn Hanbel'in Müsned'inin üstün özelliklerinden biri, Peygamber'in (s) Ehl-i Beyt'inin menkıbeleri hakkındaki dikkat çekici hadislerin bu kitaba emanet edilmiş olmasıdır. Şia bakışaçısının birçok meselede sahihlik mührü vurduğu rivayetler Ahmed'in Müsned'inde diğer hadis külliyatlarıyla karşılaştırıldığında o kadar barizdir ki şarkiyatçıları bile şaşırtmış ve onları bunun sebebini araştırmaya sevketmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Şia ve Ehlisünnet Ekolünde İmamet Anlayışı

    Biz Ehl-i Beyt dostları İslam'ın temel ilkelerinden bir diğerinin de imamet olduğuna inanıyoruz. Bize göre, imamet makamı aynen nübüvvet makamı gibi ilahi bir makam olup, o makama gelecek kişiyi Allah Teala seçer. Nasıl ki, kullar peygamber seçme hakkına sahip değillerse, imam seçme hakkına da sahip değillerdir. Biz Ehl-i Beyt dostları, peygamberlerde gerekli olan bütün şartların imamlarda da şart olduğuna ve peygamberlerin varlığını zorunlu kılan gerekçelerin aynen imamların da varlığını zorunlu kıldığına inanıyoruz...

    Daha Fazla ...
  • Şia Mezhebine Atılan Abdullah İbni Sebe İftirası ve Cevabı (2)

    Bu arada okuyucunun dikkatini bir hususa çekmek istiyoruz. Taberi, bu kıssayı Muaviye’yi mazur görenlerin anlattıklarını anlatıyor. Bunlardan maksat ona taassup derecesinde bağlı kimselerdir. Taassubun insanı ne tür yalanlar üretmeye sevk ettiğini anlatmaya gerek var mıdır? Rivayet son derece meşhurdur. Burada da körü körüne tabi olma, aklı dondurma, araştırmayı bir kenara bırakma, ve hayat kanunlarına aykırı unsurları görmemezlikten gelme, insanların rivayet ettikleri ve ortaya attıkları şeyleri aklın kıstaslarıyla değerlendirmeyi unutma işlevini görmüştür. Öyle ya, İbn Sebe kıssasının sıhhatine herhangi bir itirazın gelmemesini sağlayan hangi güçlü dayanak vardır? Yoksa Taberi gibi sika birinden sadır olmuş olması mıdır? Oysa Taberi tarihindeki bütün rivayetleri onaylamamış, onlar için sıhhat garantisi verdiğini belirtmemiştir!...

    Daha Fazla ...
  • Peygamber Efendimizden Muhteşem Hutbeler...

    İslâm İnancının Temel İlkeleri ve Resulullah'ın Mirasından Örnekler

    Yaratıcı Nitelenemez / Tevhidin Şartları / Allah'ın Rahmeti / Ne Zorlama ve Ne Tam Serbestlik / Hz. Peygamber'in Ayrıcalıkları / Beni Allah Seçti / Ben Yağmura Benzerim / Resulullah'tan (s.a.a) Sonraki İmam / Hz. Ali'nin (a.s) Üstünlüğü / Resulullah'tan (s.a.a) Sonraki İmamlar / Hak İmamlar...

    Daha Fazla ...
  • Sünni ve Şiilerde Peygamber ve Ehlibeyt’ine Salavat

    Allah Resulüne (s.a.a) Nasıl Salavat Getirilir?

    Peygamber efendimize (s.a.a) salavat konusu Müslümanların ittifak ettiği konulardan biridir; fakat bu konunun ayrıntıları ve niteliği konusunda Müslümanlar arasında ihtilaf vardır. Bu mesele, Allah Teala’nın, “Allâh ve melekleri, Peygambere salât etmektedir. Ey inananlar, siz de ona teslimiyetle salat ve selam getirin!”[1] şeklindeki ayetinden kaynaklanmaktadır. Bu ayet, Allah Teala’nın kullarına salat ettiğine işaret eden şu ayetle aynıdır: “O (Allâh)dır ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için üzerinize salat (rahmet) eder, melekleri de (size acıyıp mağfiret dilerler. Allâh) inananlara karşı çok merhametlidir.”[2]

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır