• Alevi-Caferiliğin Doğuşu

    Caferilik konusunu ele alan genellikle Ehl-i Sünnet mezheplerine mensup bazı yazarların, bu mektebe karşın çok olumsuz ve insafsızca bir tavır sergilediklerini esefle görmekteyiz, okumaktayız. Acınarak belirtmeliyiz ki, kuru taassupları yüzünden ne zahmet çekip bu mektebin öz kaynaklarına müracaat etme tenezzülünde bulunan, ne de böyle bir lüzumu gören, bu tip yazarlar, bu mektebi eleştirirken, bu mektebin muhalifleri tarafından uydurulduğu belli olan, bir takım yalan yanlış bilgilere ve hatta iftiralara istinat ederek onun; İslam dinini bölüp yıkmak amacıyla İslam dininin düşmanları tarafından ortaya çıkarılan, bir bölücülük hareketi olduğu iddiasında bulunabilecek kadar cüretkar ve kaygısız olabiliyorlar.

    Daha Fazla ...
  • Şüphelere cevap:

    Tarihten Günümüze İran Amerika İlişkileri (1)

    İran Amerika ilişkileri 1800’li[1] yıllara kadar gitmektedir. Haziran 1883 yılında Amerika İran’da bir konsolosluk açarak Benjamin Samuel Green isimli üst düzey bir diplomatı Tahran’a gönderdi. İran devleti de 1856 yılında Mirza Ebu’l Hasan Şirazi’yi[2] ve daha sonra 1888 yılında da Hacı Hasankuli Han Sadrusaltanat’ı resmi temsilcisi olarak Amerika’ya gönderdi. Konsolosluk haddindeki iki ülke ilişkileri 1944 yılına kadar devam etti. Yirminci yüzyılın başlarına kadar Tahran’daki Amerika’nın üst düzey diplomatı olan Vallece Murray, Amerika’nın bu ülkedeki ilk elçilerinden biri oldu.

    Daha Fazla ...
  • Adın “Ali” ama gözlerin “Muaviye”ye benziyor (1)

    Herkesin dağarcığındakini ortaya döktüğü bir dönemi yaşıyoruz. İrin kadar tiksindirici bastırılmış mutaassıp duyguların ağızlardan salyalar gibi aktığı, insaf ve vicdanın bu kin kaynayan kalplerden pırını pırtısını toplayıp gittiği bir dönemde, insan kime ne diyeceğini şaşırıyor.

    Daha Fazla ...
  • Yeni Şii olmuş imamın bedenine çiviler çakılarak işkence edildi!

    Mayıs ayından sadece 8 gün geçmesine rağmen Pakistan’da şu ana kadar 11 Şii Müslüman şehit olurken 5 kişide bu saldırılardan ağır yaralı olarak sağ kurtulmayı başardı. Ancak bunlardan en fecisi yeni Şii olmuş Pakistanlı bir Şii Müslüman’a karşı gerçekleştirildi. Bu müstebsir Şii Pakistanlı, Vehhabi-Selefiler tarafından ağır işkencelere tutularak bedenine çiviler çakıldı.

    Daha Fazla ...
  • Sitemize Yine Hacker Saldırısı Düzenlendi

    Ehlibeyt Haber Ajansı ABNA Türkçe bölümü, yaklaşık 2 yıldır Kamuoyuna İslami bir bakış açısıyla haber, makale ağırlıklı olmak üzere habercilik yapmaktadır. İnsanlarımızı doğru bir şekilde bilgilendirerek bilinçlendirilmesi konusunda yaptığı habercilikten dolayı kamuoyunun takdirini kazanan ABNA; habercilik sektörü içinde bulunan bazı “kendini bilmez” haber siteleri ile öz Muhammedi İslam olan Ehlibeyt Mektebini ve İran İslam Cumhuriyetini karalamak için Siyonistler ve Vehhabiler tarafından kurulan “kukla siteler” tarafından iftiralara ve organizeli yalanlara muhatap olmaktadır. Burada açıkça ilan ediyoruz ki hakkımızda atılan iftira ve yalan haberler bizi yıldırmayacağı gibi yayın akışımızı da etkilemeyecektir. Yine bildiğimiz doğrultuda hareket edecek ve halkımızı doğru bir şekilde bilgilendirmeye devam edeceğiz.

    Daha Fazla ...
  • Fitnecilerin yalanlarını çürütmek için..

    İran İslam Devriminin Bilinmeyen Tarihinden Kesitler

    İran İslam Cumhuriyeti ve Öz Muhammedi İslam olan Ehlibeyt mektebine düşmanlık güden dünyanın tüm zorba güçleri, her fırsatta çeşitli bahanelerle bu mazlum halka saldırmaktadır. Bu saldırılar İslam Devrimin ilk gününden itibaren başladı ve halende şiddetli bir şekilde devam etmektedir. İslam Devrimine saldırıların öncülüğünü Amerika ve İsrail başta olmak üzere öz Muhammedi İslam’dan korkan sözde Müslüman ve gayri Müslimler üstlendi. Kimileri savaş meydanında bu mücadeleyi verirken, kimileri de kalemleriyle İran İslam Cumhuriyetine ve onun temelini oluşturan Ehlibeyt mektebine saldırmaktadır. Gerçeklerden haberi olmayan halkımız da bu satılmış kalemlere kimi zaman kanmış ve kimi zamanda olayların iç yüzünü bilmedikleri için teslim olmak zorunda kalmışlardır. Bizde ABNA olarak İran İslam Devrimiyle başlayan olayların kısaca tarihini vermeyi uygun gördük.

    Daha Fazla ...
  • Şii Din Adamının Demek İstedikleri Ve Gerçekler ‎

    Dün yine Şiilere acımasızca saldırdılar. Kendilerine Müslüman diyen bu zevatlar kendileri gibi düşünmeyen başka bir mezhebi karalamak için bir Şii aliminin konuşmasının bazı yerlerini keserek montajlarla insanlarımızın Şia mezhebine kin gütmesine çalıştılar. Eskiden İslam dinini karalamak ve Kur’an-ı Kerim ayetlerinin birbiriyle çeliştiğini ortaya koymak için ilk duyulduğunda insanın kafasının karışmasına sebep olabilecek İslam’daki bazı konuları gündeme getirip ya o anki geçerli genel yasaları gündeme getirerek bir çelişki varmış gibi gösterirlerdi veya akli ilimlerle çeliştiğini ortaya koymaya çalışırlardı. Veya şu anda da geçerli olmak üzere siyaset sahnesinden silinmesi istenen bazı politikacıların bazı kasetleri hazırlanır ve günü geldiği zaman yayınlanarak o politikacının ayağı kaydırılırdı. Bu kirli oyunların bir benzeri son aylarda Şiilik ve İran’a karşı uygulanmakta. Burada dün pressmedya ve timeturk sitesinde yayınlanan haberi ele alacağız.

    Daha Fazla ...
  • Anadolu Aleviliği Masalı

    Ülkemizdeki Ehli Beyt dostları Alevilik konusunda belli kavramlara açıklık kazandıramadıklarından dolayı sıkıntı içerisinde kalmışlardır. Dahası bazı karanlık güçler gerçeklerden korktukları için kavramları birbirine karıştırma yoluna gitmişler ve kafalarda böylece daha da karışmıştır. İşte ANADOLU ALEVİLİĞİ kavramı da sırf kafa karıştırmak ve gerçekleri Alevi halktan saklamak için ortaya atılmış uydurma bir kavramdır. İslamiyet’in temeli bizim anlayışımıza göre Kur-an ve Ehli Beyt düşüncesine dayanır. Alevi olmak ise bu düşüncenin temelini oluşturur. Hz. Ali taraftarı olmak demek, Hz. Peygamberin taraftarı olmak demektir. Ve O’nun taraftarı olmak ise Allah’ın lütfettiği çizginin tam üzerinde olmak demektir. Alevilik, özel anlamda Hz. Ali ile başlayıp 12. İmamla devam eden İLAHİ BİR YOLDUR.

    Daha Fazla ...
  • Kızların Evliliğinde Babanın İzni Şart mıdır?

    İslam dininde bakire[1] bir kızın evlenmesi için bazı şartlar öngörülmüştür. Bu şartlardan birisi de kızın velisinin (baba veya dedesinin; babasının babası…) evliliğe izin vermesidir. Ayetullah uzma İmam Hamaney’in bu konu hakkındaki fetvası şöyledir:

    Daha Fazla ...
  • Şia ve Ehli Sünnet Ekolünde Hadis Yazımı Hakkındaki Farklılıklar

    Şia’nın yanında hadis dairesi ehli sünnetten daha geniştir. Zira Şia mektebi Kur’an ve Resulullah’ın (s.a.a) öğretileri gereği masumların bir değil 14 olduğuna inanmaktadır. Yani Peygamber Efendimizden sonra Hz. Fatıma ve 12 İmam’da masumdur. Bu bağlamda masumların söz, fiil ve takriri Şia’nın yanında hüccettir. Dolayısıyla Şia mektebinde masumlardan birine ulaşmak üçüncü asra kadar sürmüştür. Ama ehli sünnet inancına göre Allah Resulünün vefatından sonra masuma ulaşma imkanı ortadan kalkmıştır. Şia’nın yanında hiçbir zaman hadis yazımı yasaklanmamış ve mütevakkıf olmamıştır. Hz. Peygamber (s.a.a) ve onun Ehlibeyt’inin öğretileri gereği Şia’da her zaman hadis yazımı yaygın olmuş ve revaç bulmuştur.

    Daha Fazla ...
  • Yemin Etme, Bozma ve Kefareti

    Eğer birisi herhangi bir işi yapmaya veya terk etmeye, örneğin oruç tutmaya veya sigara içmemeye yemin eder, daha sonra bilerek bu yemini bozarsa, kefaret vermeli, yani bir köle azat etmeli veya on fakiri doyurmalı yada giydirmeli; bunlara da gücü yetmediği takdirde, üç gün oruç tutmalıdır.

    Daha Fazla ...
  • 12 yıldır Bedeni Hiç Çürümeyen İranlı Şehit – Foto

    İran – Irak Savaşı sırasında esir düşerek Iraklı askerler tarafından işkenceyle şehit edilen Şehit Hasan Hidavend Mirzai’nin naaşı, 12 yıl sonra kabri açılarak İran topraklarına getirildi. Şehidin kabri açıldığında sanki yeni defnedilmiş gibi bedeni sapasağlam olarak duruyordu.

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt Mektebinde Bebeğe Süt Verme Süresi Ne kadardır

    Bebeğe süt verme konusunda masumların (a.s) buyurduğu bazı hadislere bir göz atalım: Hz. Resulü Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Bebek için anne sütünden daha üstün bir süt yoktur.” Hz. İmam Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: “Bebek, anne sütü kadar mübarek ve bereketli hiçbir sütle beslenmez.” Hz. İmam Cafer Sadık (s.a) şöyle buyurmuştur: “Farz olan süt verme haddi 21 aydır ve bebeğe 21 aydan az süt verilirse, süt veren gerekli miktardan az süt vermiştir. Eğer süt verme dönemini tamamlamak istiyorsa 2 yıl süt vermelidir.”

    Daha Fazla ...
  • Şia’nın reddettiği Sapkın Gulat Fırkasının İnançları

    Ehlibeyt Mektebinin reddettiği ve kafir olduklarına dair fetvalar yayınladığı Gulat (aşırıya kaçanlar) fırkası, maalesef Ehlibeyt mektebini karalamak için muhalifler tarafından Şia mektebine nispet verilmiş ve Şia’ların Müslüman toplumdan dışlanması için bazı mihraklar tarafından kullanılmıştır. Tarih boyunca İmamiye Şia’sı çeşitli zulüm ve haksızlıklara maruz kalmış, ancak zalim yöneticilerin acımasız saldırıları karşısında ayakta durmayı başarmıştır. Peygamber efendimizin (s.a.a) rihletinden sonra İslam ümmeti arasında çıkan ihtilaf iki büyük kutbun Şii ve Sünni ekolunu ortaya çıkarmıştır. Hz. Ali’nin (a.s) dört yıl dokuz aylık hükümeti dışında Ehlibeyt İmamları (a.s) hiçbir zaman hükümet edememişlerdir. İmamiye Şia’sı dışarıda Ümeyyeoğulları, Abbasiler gibi zalim hükümetlerin zulmüne maruz kaldıkları gibi, Şia inançlarını yanlış yorumlayan, İmamların (a.s) Allah olduğunu iddia eden tehlikeli bir grupla da mücadele etmişlerdir…

    Daha Fazla ...
  • Aleviler Namaz Kılmak Zorunda mı?

    Sorunun cevabına geçmeden önce Alevi sözcüğünün ne anlama geldiğini açıklayalım; eskiden beri Hz. Ali’nin (a.s) soyundan gelen seyyitlere Alevî denilmiştir. Nitekim İmam Hasan’ın (a.s) soyundan gelenlere Hasenî, İmam Hüseyin’in (a.s) soyundan gelenlere Hüseynî, İmam Musa Kazım’ın (a.s) soyundan gelenlere Musavî, İmam Rıza’nın soyundan gelenlere de Razavî demişlerdir. Şimdi de onların soyundan gelen seyyidlere öyle diyorlar. Daha sonra zamanla Hz. Ali’nin (a.s) taraftarları ve takipçilerine de Alevî denilmiştir. Hz. Ali’nin döneminde onun taraftarlarına ve takipçilerine genellikle Şia deniliyordu. Selman, Ebuzer ve Mikdat gibi sahabeler geldiklerinde Ali’nin Şiası yani taraftarı, takipçisi geldi diyorlardı.

    Daha Fazla ...
  • Namaz Allah’ı Tanımak ve Kulluk Görevidir

    Resûlullah (s.a.a)’ın “İslam dininin direği” “Gözümün nuru” dediği namaz; çok kıymetlidir. Allah Teala, kâinatı kendisini tanıttırmak için inşâ etmiştir. Namaz, O’nu tanımaktır. Allah Teala, âlemi kendisini sevdirmek için nihâyetsiz zînetler ile süslemiştir. Namaz, O’nu sevmektir.

    Daha Fazla ...
  • Hz. Nuh’un Ehlibeyte Tevessül Ederek Allah’tan Yardım Dilemesi

    Bilim adamları Hz. Nuh’un gemisine ait kalıntıları bulduklarında içlerinde Hz. Nuh’a ait olduğu saptanan bazı yazıtlara rastlandı. Yazıtta Hz. Nuh’un Peygamber efendimiz ve Ehlibeytine tevessül ettiği yazılıydı... Hz. Peygamber efendimiz (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Allah Teala, Nuh kavmini helak etmeyi irade ettiği zaman Nuh’a büyük bir gemi yapmasını emretti. Cebrail’de geminin yapımı için çivilerle ona yardıma geldi. Çivi yığınlarının içinde özel bir parlaklığı olan beş çivinin özel bir yeri vardı. Onların her birinin üzerine mukaddes adlar olan Muhammed, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin adları işlenmişti.

    Daha Fazla ...
  • İslam’da tüketilmesi kesinlikle haram…

    Ürünlerinde Böcek Kullanan Marka ve Firmaların Listesi

    Uluslararası bir çok firmanın ürünlerinde hayvansal (böcek) madde kullandıkları ortaya çıktı. Ürünlerinde renklendirici olarak böcek kullandığı bilinen Coca Cola'dan sonra Starbuck'ın da aynı yöntemle üretim yaptığı anlaşılmıştı. Ürünlerinde renklendirici olarak Karmin kullanan en dikkat çekici firma ise Ülker!

    Daha Fazla ...
  • Kendi Kendine Tedavi Yöntemleri:

    İslam Tıbbı; İnsanı Teşkil Eden Dört Unsur (Mizaçlar) ve Özellikleri (1)

    Evren dört ana unsurdan meydana gelir. “Anasır-ı Erbaa” olarak bilinen ve dört sır manasına gelen bu unsurlar su, toprak, ateş ve havadır. İnsan bedeninde bu dört unsurun her birinin karşılığı olduğuna inanılır ve bunlara hılt adı verilir. Hıltların karışımından müteşekkil insan bünyesine ise mizaç denmiştir. Her bünyede bu karışımlar değişik oranlarda bulunduğundan, insanların mizaçları da farklı farklıdır. Bir bünyede hangi mizaç hâkimse bünye onunla anılmıştır. Eski tabipler insanları mizaçlarına göre ayırmışlar ve ona göre tedavi şekilleri uygulamışlardır. Temel mizaçlar; Balgamî mizaç, Demevî mizaç, Safravî mizaç, Sevdavî mizaçtır. Hastalıkların tedavisinde insanların mizacını mutedil ve vasata yakınlaştırmaya çalışılır. Örneğin eğer kişinin mizacı soğuk ve kuru ise ona sıcak ve nemli yiyecekler verilerek vasat ve mutedile yakınlaştırılır.

    Daha Fazla ...
  • İran- Irak Savaşına Dair Bazı İstatistikler

    22 Eylül 1980 yılında başlayan ve 20 Ağustos 1988 yılına kadar süren İran- Irak Savaşı hakkında bazı bilinmeyenler: 8 yıl süren İran- Irak savaşında İran’ın harcadığı para miktarı 644 milyar dolar, Irak’ın harcadığı para miktarı ise 452 milyar dolar. Halbuki İran’ın 1919 yılından 1988 yılına kadarki petrol gelirinin miktarı 418.5 milyar dolar. Irak’ın 1931 yılından 1988 yılına kadarki petrol geliri de 418.5 milyar dolardır. Bu savaşta Irak ordusu İran askerlerine ve sivil halka karşı geniş bir şekilde kimyasal silah kullandı. Buna rağmen uluslararası toplum bir kez dahi olsun bir araya gelerek Irak’ı kınayan bir karar almadı. Irak Baas rejimi savaş boyunca İranlı kadın, erkek, çocuk, yaşlı demeden yaklaşık 100 bin kişiyi kimyasal silah kullanarak şehit etti.

    Daha Fazla ...
  • Velayet-i Fakih Sistemine Yöneltilen Sorular ve Cevapları (2)

    “Velayet-i Fakih-i Mutlaka” konusunda hangi Kur’an ayetlerine dayanarak bu konuyu ispatlayabiliriz? / Velayeti fakihin felsefesi nedir? / İmam Humeyni (r.a) “velayet-i mutlaka-i fakihe” (fakihin mutlak velayeti) inanıyor muydu ve pratikte bu teorik görüşten faydalanmış mıdır? / Fakihlere göre velayeti fakihin ihtiyar ve yetkileri / İmam Humeyni (r.a)’nin sözlerinde velayet-i mutlaka-i fakih / İmam Humeyni (r.a) kendi hükümet geçmişinde bu velayetten ameli olarak faydalanmış mıdır?

    Daha Fazla ...
  • Savaşta İran'ın vereceği muthemel yanıtlar...

    Devrim Muhafızlarının ABD ve Müttefiklerine Cevabı: 'Siyah Savaş'

    Bu yazı, Amerika, İsrail veya batı bloğunun hep birlikte İran’a saldırması halinde İran’ın bu saldırıya vereceği muhtemel cevabı konu etmektedir. Bu yazının başlığından da anlaşılacağı gibi Devrim Muhafızlarının Amerika ve müttefiklerine vereceği cevap dünyayı en az bir on yıl karanlığa gömecektir. Devrim Muhafızları Komutanları en son yaptıkları görüşmelerinde, İsrail’e karşı saldırı plan ve projeleri hazırladıklarını beyan ettiler. Komutanlar, beyaz sarayın “İran’a karşı askeri seçenek masadadır ve kaldırmamıştır” sözüne karşılık “Bizler de bu seçeneğe karşı vereceğimiz cevabı hazır bekletiyoruz” yanıtını verdiler. Bu yazıda İran Devrim Muhafızlarının vereceği muhtemel cevabın ne veya neler olacağına dair bazı öngörülerde bulunulmuştur.

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır