• İslam’da Sakal Kesmenin Hükmü Nedir? Sakal Kesenler Fasık Olur mu?

    Sakalları tıraş makinesi veya jiletle kesmenin hükmü nedir? İslam’da profesör (keçi) sakalı bırakmak yeterli midir? Sakalları kesmekten maksat nedir? Sakallara hat vurmak ve düzenlemek caiz midir? Sakalları yeni çıkan birilerinin sakallarının daha gür çıkması ve sıklaşması için seyrek sakalı kesmenin hükmü nedir? Sakal tıraşı olmak fasıklığa neden olur mu? Vücudun diğer yerlerindeki tüy ve kılların kesilmesinin hükmü nedir? Sakalını kesen imamların arkasında namaz kılmak caiz midir? Fısk ve Fasıklık Nedir? Kur’an ve Hadislerde Fasıklık…

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt mektebi esasına göre (3)

    Bir Müslümanın Bilmesi Gereken Farzlar ve Haramlar

    İslam düşmanlarının kültürel, siyasi ve ekonomik saldırılarına karşı koymak farzdır. İster küffar olsun ve isterse İslam hakikatleri ile mücadele içinde adı İslam olan kimselere karşı olsun. Her bir mükellefin tuvalette yüzü veya arkası kıbleye gelecek şekilde oturması haramdır. İster yerleşim yerinde olsun isterse çöl ve sahrada olsun. Cenabetli birisinin, hayız ve nifas halindeki kadınların ve abdesti olmayanların ellerini ve bedenlerini Kur’an-ı Mecid’in hatlarına, Allah’ın mübarek isimlerine ve Allah’a has sıfatlarına sürmeleri ve değdirmeleri haramdır. Aynı şekilde Hz. Peygamber Ekrem’in (s.a.a) ve Tahir İmamların (a.s) şerif isimlerine bu şekilde dokunmak ve el sürmek haramdır...

    Daha Fazla ...
  • İslam’da Nafaka Hakkında Bilinmesi Gereken Tüm Hükümler

    Eşin nafakası kocaya farzdır. Kadının nafakasını alması için fakir ve ihtiyaç sahibi olması gerekmemektedir. İsterse kadın insanların en zengini olsun. Kadının kocasına itaat etmesi farz olduğu yerlerde kocasına itaat ederse eşin nafakası erkeğe farz olur. Dolayısıyla, naşize (itaatsiz ve serkeş) kadının nafakası yoktur. Evladın nafakası, kendilerini idare edemeyecek durumda oldukları sürece babaya farzdır. Yoksul baba ve annenin nafakası çocuklarına farzdır. Olmaması veya çocuğun fakir olması durumunda, nafaka torunlarına farz olur...

    Daha Fazla ...
  • Caferi Mektebi, Öz Muhammed’i İslam’ın Kendisidir

    Ayetullah Hadevi Tahrani, Caferi Mektebinin, Ehli Sünnettin dört fıkıh mezhebi ile mukayese edilmesinin yanlış olduğunu belirterek şunları söyledi: Bazen bazıları hatayla Caferi Mektebini Hambeli, Maliki, Şafii ve Hanefi mezhebi ile mukayese etmektedir. Ancak bilinmelidir ki bu dört mezhep, fıkhi mezheplerdir ve gerçekte bu dört mezhep mensupları fıkıh alanında bir taklit merci ve müçtehidin takipçileridir. Yani Ebu Hanife, Ahmed bin Hambel, Şafii ve Maliki’nin. Halbuki İmam Cafer Sadık (aleyhi selam), Nebiyi Mükerrem Hz. Muhammed’in bulunduğu konuma sahiptir. Yani bizler dinin bütün boyut ve alanlarında ona müracaat etmekteyiz. Bir müçtehit olarak değil, bilakis Allah’ın ilmine sahip bir imam olarak ona başvurmaktayız.

    Daha Fazla ...
  • “EBCED” Harflerinin Açıklaması

    Esbağ b. Nubate, Müminlerin Emiri Hz. Ali’den (aleyhi selâm) şöyle rivayet etmiştir: Osman ibn Affan, Allah Resulünden (sallallahu aleyhi ve âlih) “ebced” harflerinin anlamını sordu. Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve âlih) şöyle buyurdu: “ebced”in açıklamasını öğrenin, hiç şüphesiz onun tamamı olağanüstülüklerle doludur. “Ebced”in açıklamasını bilmeyen âlime yazıklar olsun. Denildi ki ey Allah’ın Resulü! “Ebced”in açıklaması nedir?” Resulullah (sallallahu aleyhi ve âlih) şöyle buyurdu: “elif” (e) Allah’ın nimetleri ve O’nun isimlerinin harflerinden olan bir harftir. “ba” (b) Allah’ın parlaklığı ve görkemi. “cim” (c) Allah’ın cenneti, celâli ve cemalidir…

    Daha Fazla ...
  • Çocuklar Hakkında Bilinmesi Gereken İslami Hükümler (4)

    İnsanın çocuğunu teklife ermeden önce ve sonra namaz için uykudan uyandırması çok yerindedir. Ancak hastalık veya başka bir özürden dolayı uyandırması çocuğun zarar görmesine veya ziyana uğramasına neden olursa kaldırması gerekmemektedir. Yedi yaşındaki –erkek ve kız- çocukların oruç ve diğer ibadetlere alıştırılması için onlara katı ve sert davranmak müstahaptır.

    Daha Fazla ...
  • Kabirde İnsana Yardımcı Olacak Dualar / Adile Duası

    Razı oldum Rabb olarak Allah’a, din olarak İslam’a, peygamber olarak Muhammed’e (Allah’ın selamı onun ve Ehlibeytinin üzerine olsun); kitap olarak Kur’an’a, kıble olarak Kâbe’ye, imam ve veli olarak Ali’ye ve sonraki imamlar olarak Hasan’a, Hüseyin’e, Ali b. Hüseyin’e, Muhammed b. Ali’ye, Cafer b. Muhammed’e, Musa b. Cafer’e Ali b. Musa’ya, Muhammed b. Ali’ye Ali b. Muhammed’e, Hasan b. Ali’ye ve Hüccet b. Hasan’a ki İmam, efendi ve önder olarak onlara selam olsun. Onları seviyor ve düşmanlarından bizar ve beriyim.

    Daha Fazla ...
  • Mısır Müftüsü ve Şia Müçtehitlerinin Müslümanların Tekfiri Konusundaki Sözleri

    Mısır Müftüsü: Allah’a iman eden ve ‘La ilahe illallah, Muhammeden Resulullah’ sözünü diyen, Allah’ın birliğine, (Hz.) Muhammed’in (s.a.a) nübüvvetine tanıklık eden, dinde kesin olan şeyleri inkâr etmeyen, İslam dininin rükünlerini ve namazın ahkâm ve şartlarını bilen her Müslüman’ın imameti de sahihtir. Eğer başkaları da bu şartları taşırsa onun da imamlığı sahihtir. Hatta fıkhî mezhepleri birbirinden farklı olsa bile. Ehlibeyt Şiaları da bu fıkhî mezheplerdendir. Bizler de onlarla beraber Allah’a, Resulü Mükerrem-i İslam’a, Peygamberin Ehlibeyti ve Sahabelerine tabiyiz ve İslam dininin erkânında, usulünde ve onun müsellematında da aramızda hiçbir ihtilaf yoktur. Allah Teâla’dan İslam ümmetinin vahdetini sağlamasını niyaz ediyor ve her türlü tefrika, çekişme ve fıkıh ve mezheplerin cüz’i konularında bulunan ihtilafları ortadan kaldırmasını diliyoruz.

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt mektebi esasına göre (2)

    Bir Müslümanın Bilmesi Gereken Farzlar ve Haramlar

    Fasık birisinin getirdiği haberi inceleyip araştırmak farzdır. İster haber dini hükümlerde olsun. —Örneğin Masum (imamların) birinden bir hüküm veya hikmet aktarımında yahut her hangi bir fakihten bir fetva nakledilmesinde- İsterse dış ve hariç konularda olsun, örneğin her hangi ölmüş birisinin vasiyetinin nakledilmesinde. Bu farza, şartlı farz denir. Yani şart, araştırmak ve itminandır, ancak eğer şart yerine getirilmez ise hüccet ve delil olmaz.

    Daha Fazla ...
  • İslam’da Et Yemenin Önemi ve Et Hakkındaki Önerileri

    Hz. Peygamber efendimiz hayvanın en çok ön kol veya ön taraflarını severdi, İslam’da et ne kadar yenilmelidir? İslam’da pişirmeden önce etin yıkanması gerekiyor, çiğ et yemekten sakınmak İslam’ın emridir, her zaman ve çok et yemekten sakınmak gerekiyor, İslam’da kırk gün boyunca et yememekten sakındırmak icap eder, İslam’da vejetaryenlik var mıdır?

    Daha Fazla ...
  • Şehadeti münasebeti ile..

    İmam Rıza’nın Bazı Sorulara Verdiği Cevaplar

    1- Allah nasıl ve nerededir? 2- Allah Teala ne zaman meydana gelmiştir? 3- Evrenin hadis olduğuna (sonradan yaratıldığına) deliliniz nedir? 4- Allah'ı bize tavsif ederek tanıtır mısınız? 5- Yeryüzü imamsız ve hüccetsiz kalır mı? 6- Hz. Mehdi'nin (a.f) zuhuru hakkında bir açıklama yapar mısınız? 7- İman ve İslâm nedir? 8- Yakin nedir? 9- Amelleri yok eden kendini beğenmişlik nedir? 10- Hz. İbrahim'in (a.s) kalbinde şüphe olduğu için mi, "Kalbim mutmain olsun diye." arz etti? 11- Halk Emirü'l-Müminin Ali'nin (a.s) faziletini, Resulullah'ın (s.a.a) yanındaki makam ve mevkisini bildikleri hâlde neden ondan uzaklaşıp başkalarına yöneldiler?

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt mektebi esasına göre (1)

    Bir Müslümanın Bilmesi Gereken Farzlar ve Haramlar

    a) İslami usul-u akait[1] ve ameli füruların[2] öğrenilmesi aklı selim ve şer’i mübin açısından her mükellef için tekitle farz-ı ayndır. Akait usulleriyle vasıflanmak ve muttasıf olmak imandır ve ameli füruuları yerine getirmek adalettir. Ve her kim bu iki büyük nimeti elde etmeyi başarırsa yüce insani kemal derecesine nail olmuş ve sanki Subhan Allah’ın tüm isteklerini yerine getirmiş ve inançsal ve ameli takva muhakkak olmuştur. İtikadi ve inançsal usulleri terk etmek küfür ve inkarı[3] gerekli kılmakta, ameli füruuları terk etmek ise fısklığı (fasıklığı) gerekli kılmaktadır. Her ikisinin birlikte terk edilmesi insanın şekavet ve bahtsızlığına sebep olur ve şiddetli uhrevi mesuliyeti gerekli kılmaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Hz. Ali, Peygamber Efendimizin vefatından sonra neden hakkını savunmamıştır

    Bazı Müslümanlar insaf üzere hareket ederek tarihi yargılıyor ve şöyle diyorlar: "Hz. Ali'nin (a.s) hilafetini kanıtlayan ne Gadir-i Hum hadisi ve ne de diğer deliller inkâr edilemez. Ancak şu soruya açıklık getirilmesi gerekir: Hilafeti döneminde ayaklanarak hükümeti gasp etmek isteyenlerle defalarca savaşan Hz. Ali (a.s), neden Allah Resulü'nün (s.a.a) vefatından sonra kendi hakkını savunmamıştır?"

    Daha Fazla ...
  • ABNA Haber Ajansı Yönetiminden “Erişim Sorunu” ile İlgili Önemli Bir Duyuru

    ABNA Haber Ajansı’nın etkili yayınları, Allah, hakikat ve beşeriyet düşmanları için tahammül edilecek bir durum değildi. Dolayısıyla bu süre zarfında defalarca farklı propaganda araçları, medya yayın organları, hacker ve filtreleme saldırılarıyla karşı karşıya kaldık. Emperyalist devletlerin uydu kanallarındaki olumsuz ve karalama yayınlarından, Selefilerin zehirli kanallarındaki yakışıksız küfür ve hakaretlerine, Suriyeli teröristlerin hamileri Türk hackerlerden, Suudi Arabistan, Bahreyn, Malezya’nın bazı eyaletlerinde ve Kuzey Afrika’daki bazı ülkelerin ABNA’nın erişimini yasaklamalarına kadar sorunlarla karşı karşıya kaldık…

    Daha Fazla ...
  • Bizi susturamayacaksınız..

    İslam ve Ehlibeyt Düşmanları Sitemizi Yine Çökertti

    Anlaşılan sitemiz yine birilerini rahatsız etmişe benziyor. Şu ana kadarki yayıncılığımızda hiçbir taviz ve itiraza aldırış etmeden doğru bildiklerimizi hep yazdık, bundan sonrada yazmaya devam edeceğiz. Bizi hiçbir güç yolumuzdan alıkoyamayacaktır. Hak ve doğrular Ehlibeyt mektebi çizgisinde verilmeye devam edilecektir.

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Sistani ve Diğer Şia Müçtehitlerinin Sünniler Hakkındaki Görüşleri

    Soru: Birçok Müslüman ve gayrimüslim, bizlerden İslami birlik ve İslam mezhepleri arasındaki ilişkileri sormaktadırlar. Zati âlinizden bu iki soruya cevap vermenizi rica ediyoruz: 1- Acaba İslam mezheplerinden birine yani Hanefi, Şafii, Maliki, Hanbeli, Caferi, Zeydi, İbadiyye’ye bağlı olan kimse, Müslüman sayılır mı? 2- İslam’da tekfirin (kâfirliğin) had ve sınırı nedir? Acaba Müslüman bir kimsenin, -birinci soruda zikredilen- başka bir İslam mezhebine mensup birini veya Eş’ari yahut Mutezile mezhebine tabi olan birini tekfir etmesi caiz midir? Bununla birlikte Sofileri tekfir etmenin hükmü nedir?

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt Mektebine Yöneltilen Bazı Sorulara Cevaplar

    “Sıddıka” Peygamber Efendimizin (s.a.a) eşi Ayşe’nin mi lakabıdır? / Neden Muaviye’nin vahiy katibi olduğunu kabul etmiyorsunuz? / Ebu Sufyan, Peygamberin sahabesi idi. Neden onu ihmal ediyorsunuz? / Acaba Hira dağına çıkmak bidat midir?

    Daha Fazla ...
  • Şia Müçtehitlerinin Sünniler ve Diğer Mezhepler Hakkındaki Görüşleri (3)

    İlk olarak: Kim Allah’ın vahdaniyetine, Hz. Muhammed Mustafa’nın nübüvvetine ve onun son peygamber olduğuna iman ederse Müslümandır. İkinci olarak: Müslümanların can, mal ve namusuna yönelik saldırı şiddetle haramdır. Üçüncü olarak: Müslümanlar birbirlerinin kardeşidirler. İslam’ın ilerlemesi için kardeşliklerini koruyarak işbirliği yapmalı ve birbirlerinin ihtilaflı meselelerini mazur görmelidirler. Dördüncü olarak: İslam mezhepleri arasında ihtilaf çıkarmak İslam dinine ihanettir.

    Daha Fazla ...
  • Şu ana kadar Hizbullah kaç şehit verdi?

    Suriye’de vatan haini ve tekfircilere karşı savaşarak şehit düşen 90 Hizbullah mensubu / Foto

    Siyonist İsrail ve Selefi Suudi Arabistan için bir numaralı düşman olan Lübnan İslami Direniş Hareketi Hizbullah, kendisine karşı bu ülkeler tarafından Suriye üzerinden gelen tehditleri önlemek ve tekfircilerin mazlum Suriye halkına karşı işledikleri katliamları durdurmak için 2012 yılının sonlarına doğru Suriye’ye girmek zorunda kaldı. Bir yıla yakın bir süredir Suriye’de İslam’ın mukaddesatını korumak ve mazlum halkı azılı katillere karşı savunmak için cihat görevini yerine getirmektedir. Ataları Muaviye gibi yalan, iftira, dezenformasyon ve karalama konusunda uzman olan (sözde) İslamcı basın bu zaman zarfında İslam’ın izzeti ve yüz akı olan Hizbullah’ı karalamak için her türlü yalan ve iftiradan geri durmadı. Bugüne kadar Hizbullah’ın Suriye’de çok kayıp verdiği yalanını atarak yandaşlarına moral vermeye çalıştılar!!

    Daha Fazla ...
  • Acil şifalar diliyoruz...

    Ehlibeyt Şairi Kerbelai Hüseyin Yalçın İçin Ehlibeyt Dostlarını Duaya Çağırıyoruz

    Ömrünü Ehlibeyt (a.s) Mektebinin hadimliğine adamış ve bu uğurda kimsenin kınamasından çekinmeden her platformda yiğitçe “Ya Hüseyin” sedasını haykıran aşk ve gönül adamı Kerbelai Hüseyin Yalçın ağabeyimiz geçtiğimiz günlerde ani bir rahatsızlık geçirerek hastaneye kaldırılmıştır. Bir haftaya yakın bir süredir Erzurum hastanesinde yatan ve durumunun ağır olduğu belirtilen Ehlibeyt Şairi Hüseyin Yalçın, siz Ehlibeyt dostlarının dualarını beklemektedir. Şu ana kadar Peygamber efendimiz ve Ehlibeyti hakkında yüzlerce Şiir, mersiye ve sinezen kaleme alarak “Ehlibeytin Hadimi” olduğunu ispatlayan şairimize yaptığı hizmetlerinden dolayı bizimde kendisine bir vefa borcumuz bulunmaktadır. O da Allah’tan şifa bulması için dua etmektir. Burada Şairimiz ve tüm hastaların şifa bulması için yapılması gereken birkaç ameli zikredeceğiz.

    Daha Fazla ...
  • İşte Ehlibeyt, işte imam…

    İmam Cafer Sadık’ın Hintli Tabiple “İnsan Anotomisi” Üzerine Söyleşisi

    Rabii Hacib şöyle anlatmaktadır: Bir gün Hintli bir tabip Abbasi Halifesi Mansur’un meclisinde tıp kitabı okuyordu. O sırada İmam Cafer Sadık’ta orada hazır bulunmaktaydı. Tıbbı konularla ilgili bölümleri okuduktan sonra İmam Cafer Sadık’a (a.s) selam vererek şöyle dedi: “İlmimden sana da öğretmemi ister misin?!” İmam buyurdu ki: “Hayır, istemiyorum. Çünkü benim bildiğim ilim seninkinden daha üstündür.” Tabip dedi ki: “Sen tıp hakkında ne biliyorsun?”

    Daha Fazla ...
  • Namazda ‘Besmele’yi Sesli Okumak Farzdır (2)

    A– Ebu Hurere’den şöyle rivayet edilmiştir: Allah Resulü (s.a.a) buyurdu ki: Cebrail bana namazı öğrettikten sonra ayağa kalkarak bizim için tekbir getirdi. Sonra ‘Bismillahirrehmanirrehîm’i her rekatta sesli okunanlar arasında sesli olarak okudu.[1] B– Aişe’den şöyle rivayet edilir: Allah Resulü (s.a.a) ‘Bismillahirrahmanirrahîm’i sesli söylüyordu.[2] C– Ali b. Ebutalip’ten (a.s) şöyle aktarılır: Allah Resulü (s.a.a) –namazın– her iki suresinde ‘Bismillahirrahmanirrahîm’i sesli okuyordu.[3]

    Daha Fazla ...
  • Besmele’nin Kur’an’ın Bir Parçası Oluşu Ve Namazdaki Hükmü (1)

    İslam mezhepleri arasındaki ihtilaf konularından biri de “besmele”nin Fatiha veya diğer surelerin bir ayeti olup olmadığıdır. Bunu müteakiben namazda Fatiha ve sureyi okurken besmeleyi okumanın hükmü hakkında ihtilaf çıkmıştır; nitekim sesli mi sessiz mi okunması konusunda da ihtilaf vardır. Bu makalede dört mezhebin birinci derecedeki kaynaklarına dayanarak bu meselenin özünü ve bununla ilgili olan ayrıntıları açıklayacağız. Burada belki de okuyucularımızın varacağı en önemli sonuç, bu ihtilafın sahabeyle ve yine fıkıh, içtihat ve mezheplerle bir ilgisinin olmayışı, bunun, Muaviye’nin Peygamber efendimizin (s.a.a) sireti ve sahabenin ameline aykırı olarak İslam dininde icat ettiği bir bidat olmasıdır.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da Uyku Adabı

    Sabahın başlangıcı (tan yerinin ağarması) ile güneşin doğuşu arasında, akşam ve yatsı arasında ve ikindiden sonra uyumak mekruhtur. Öğleden önce, hava sıcak olduğu vakit ve öğle namazından sonra ikindiye kadar uyumak öğle istirahatidir ve sünnettir. İmam Ali b. Hüseyin (a.s) Ebu Hemze-i Somali’ye şöyle buyurmuştur: “Güneş doğmadan önce uyuma. Ben bunu senin için istemiyorum, zira Hak Teala kullarının rızkını bu vakitte taksim eder ve her kim bu vakitte uykuda olursa, rızktan mahrum kalır."

    Daha Fazla ...
  • Iğdır’da Geleneksel Aşura Çadırı ve Düzenlenen Etkinlikler / Foto

    Türkiye’nin Şii-Caferi Şehri olarak anılan Ehlibeyt dostlarının yoğun olarak yaşadığı Iğdır’da yıllardır Muharrem ayında İmam Hüseyin ve yaranları için ağıtlar yakılır, mersiyeler okunur, sineler dövülür. Şehir baştan aşağı siyahlara bürünerek, insanlar matem ve hüznün sembolü olan siyah elbiseler giyer. Muharrem ayında düğün ve eğlence programları düzenlenmez. Kentin Ehli sünnet Müslümanları da bu etkinliklere iştirak ederek Peygamber efendimizin hüznüne ortak olarak yas tutar. Hüseyni matem etkinlikleri daha çok cami ve mescitlerde yapılmasına rağmen her kesimden Ehlibeyt dostlarının kucaklaşması, birlikteliği ve şehrin Hüseyni bir şehir olduğunu dost ve düşmana göstermek için şehir merkezinde AŞURA Çadırı adı altında bir çadır kurulur…

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Hadevi Tahrani ile röportaj (2)

    “Zalim Yöneticilere Başkaldırmayı Savunan Tek Mezhep Şia Mezhebidir”

    El Kaide gibi örgütler gerçekte İslam düşmanları tarafından kurulmuştur. Amerikalılar bu şekilde makasın diğer tarafını tamamlamaktadırlar. Çünkü onlar bir taraftan Müslümanların şiddet yanlısı ve haşin insanlar olduğunu söylemekte ve bir taraftan da bu şiddet ve huşunetin numunelerini (El Kaide gibi örgütlerle) icat etmektedirler. Dolayısıyla Amerikalılar bir yandan Müslümanlara karşı propaganda çalışmaları yürütmekte, bir yandan da sapkın görüşlere sahip Müslümanları gizli ve görünmez himayelerle destekleyerek, İslam’la mücadele etmekte ve özelde Şia düşmanlığı ve genelde İslam düşmanlığını Batıda yaymaktadır. İslam mezhepleri arasında zulümle mücadeleyi dini bir şiarla gündemde tutan tek mektep Şia mektebidir. Halbuki öteki İslam mezhepleri, zalimlerle işbirliği ve uzlaşmayı dini bir emir olarak algılamaktadırlar!

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır