• "Pornografi izlemekten nasıl kurtulabilirsiniz" sorusuna bizim cevabımız

    Dün medyada “Pornografi izlemekten nasıl kurtulabilirsiniz” diye bir yazı çıktı. Yazıda evlenemeyen bir genç yaşadığı sorunları ve pornografi yayınları izlemekten vaz geçemediğini belirtmiş ve yardım istemiş. Soruya yanıt veren Nurettin Yıldız hoca. Biz burada bu yazıyı ve bizim açımızdan böyle insanların dikkat etmesi gereken noktaları içeren daha öne sitemizde de yayınladığımız başka bir yazıyı yayınlamayı uygun gördük. Eğer bu noktalara dikkat edilecek olunursa bu zorlukların üstesinden gelineceği kanaatindeyiz.

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt İmamlarının Dilinden Tevhit Nedir / İlk Yaratılan Şey Nedir?

    Cabir el-Cu'fî şöyle rivayet eder: Şam ulemasında biri Ebu Cafer’in (İmam Muhammed Bakır aleyhi selâm) yanına gelerek İmam’a size bazı sorularım var, dedi. İnsanlardan üç gruba bu soruyu sordum, ancak her biri bir diğerinden farklı cevaplar verdi, dedi.” Ebu Cafer (aleyhi selâm) sorun nedir? dedi.” Şamlı adam: “Aziz ve celil olan Allah’ın yarattığı ilk şey nedir? Soru sorduğum kişilerden bazıları “Kudret” bazıları “ilim” bazıları da “ruh”dur dedi.” İmam Muhammed Bakır (aleyhi selâm) sana bir şey (meselenin hakikatinin ne olduğunu) söylemediler mi?

    Daha Fazla ...
  • Herkesin bilmesi gereken bazı hükümler

    Livat yapan birisi tövbe ederse tövbesi kabul olur mu? Livat yapan birisinin Livat yapılanın anne, kız ve kız kardeşiyle evlenmesi caiz midir? Zina yaptığı kadının kızıyla evlenmek caiz midir? Dinden çıkan birisiyle evli kalmak caiz midir? Günahı düşünmek haram mıdır? Zina eden birisine nasıl davranmalıyız? Fasık nedir ve kimlere fasık denir? Sakalını kesenler fasık sayılır mı? Kadınlar birbirlerine namahrem midirler? Karısının açılmasını isteyen kocaya itaat etmek caiz midir?

    Daha Fazla ...
  • Fedakarlık, iman ve gözyaşı…

    İran’ın en mazlum Şii ailesi ve dünyanın en garip Hüseyniyesi / Foto

    Dünyanın en büyük Şii ülkesinde mazlum ve garip bir Şii ailesi binlerce zorluk ve ağır saldırılar altında, sırf İmam Hüseyin’in (aleyhi selam) adı köylerinde yankılansın diye bir hüseyniye kurdu… Tek bir Şii ailesinin 400 Hanelik bir Sünni köyünde yaşadığı sıkıntı, zorluk ve baskılardan kesitler… Ehlibeyt (a.s) mektebi için yapılan fedakârlıklar ve imanın doruk noktasından kareler… İmanından ve Ehlibeytten hiçbir şekilde ödün vermeyen fedakâr ve bir o kadarda mazlum olan bir kadınla derd-i dil ettik ve röportaj yaptık…

    Daha Fazla ...
  • Önce insan olmak gerekir...

    Yakaladıkları pilotların başlarını kestiler / Video (21+)

    Erdoğan'ın 'kahramanlarımız', Davutoğlu'nun da 'dostlarımız' olarak nitelendirdiği kiralık ve tekfirci teröristler; Türk savaş uçaklarının Pazartesi günü öğleden sonra düşürdükleri M- 17 tipi Suriye helikopterinin pilotu Kurmay Tuğgeneral Münir İbrahim Sakkur'u öldürmeleri ardından kafasını kesti.

    Daha Fazla ...
  • Şia Mektebinde 'Hüccetülislam' Olan Ünlü Yahudi Haham'ın Hayat Öyküsü

    “Hüccetü’l İslam Muhammed Rıza Fahri İslam” Müslümanlığı seçmiş Yahudilerin büyük hahamlarından biriydi. Müslüman olup Ehlibeyt mektebini seçtikten sonra binlerce Yahudi Müslüman oldu… Bu denli seçkin bir Yahudi din adamının Müslüman olma hadisesi o kadar önemli bir olaydır ki Müslümanlıkla şereflendiği meclise Molla Ahmet Naraki ve Mirza Bozorg Kaim Makam gibi Şia’nın en büyük alimleri de katılmıştı. İslam dini ile şereflenen Yahudi din adamının ilginç hayat öyküsü burada son bulmuyor… eski ünlü haham, kısa bir süre sonra araştırmalarıyla Şia’nın kutsal alim elbiselerini giyerek ünlü bir hüccetü’l İslam’a dönüşüyor…

    Daha Fazla ...
  • İmam Cafer Sadık (a.s) Üniversitesi

    İmam Cafer sadık (a.s) şartların siyasi açıdan uygun olmasını göz önünde bulundurarak, babasının ilmi hareketini devam ettirmiş, ünü her yana ulaşan yaygın ve büyük bir üniversite kurmuştur. Hanefi mezhebinin kurucusu Ebu Hanîfe şöyle derdi: “Bir müddet Cafer b. Muhammed’in yanına gidip geliyordum. Onu her zaman ya namaz kılarken, ya oruç, ya da Kur’an okurken görüyordum. Asla abdestsiz hadis naklettiğini görmedim. Bilgi, ibadet ve takvada Cafer b. Muhammed’den daha üstününü ne bir göz görmüş, ne bir kulak duymuş, ne de beşerî bir kalp içinden geçirmiştir.”

    Daha Fazla ...
  • Hadisler Işığında Şehadet Makamı (Allah Yolunda Öldürülmek)

    Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Her iyiliğin üstünde insanın Allah yolunda öldürülmesine kadar bir iyilik vardır. İnsan Allah yolunda öldürülünce o iyilikten daha üstün bir iyilik yoktur.”[1]Resulullah (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “En şerefli ölüm şehadettir.”[2] İmam Zeyn’ul Abidin (a.s) şöyle buyurmuştur: “Aziz ve celil olan Allah nezdinde şu iki damladan daha sevimli hiçbir damla yoktur. . Allah yolunda dökülen kan damlası ve kulun gece yarısı aziz ve celil olan Allah için döktüğü göz yaşı damlası.”[3]

    Daha Fazla ...
  • İnsanın Değeri ve İslam'daki Önemi

    İslam insana son derece önem vermiş, onu diğer tüm canlılardan farklı kılmış ve hayatı için onu koruyan gelişmiş bir yol tayin etmiştir. Bu sayede onu sürçmelerden ve felaketlerden korumuş, güven ve bolluk eşliğinde özgür ve onurlu bir hayat güvencesi vermiştir. İslam, haksız yere kan dökmeyi mutlak surette haram kılmıştır ve onu en çirkin suçlardan, en kötü haramlardan saymıştır. Katili sonsuza kadar cehennem ateşinde yakmakla tehdit etmiştir ki bu da en şiddetli cezalardandır. Yüce İslam dini, bilerek adam öldürme suçu için diyet belirlemiştir. Nitekim maddi ağırlığından dolayı pek çok insan diyet ödemekten aciz kalmaktadır. Bu diyet ise şöyledir: Yüz erkek deve. İki yüz inek. Bin koyun...

    Daha Fazla ...
  • Müçtehitlerin fetvası esasına göre:

    İslam'da dövme yaptırmak haram mıdır?

    İslam ve Ehlibeyt (aleyhimu's selam) mektebinde tattoo ve dövme yaptırmak caiz midir? Bu konuda İslam müçtehitlerinin fetvası hangi yöndedir? Dövme yaptırmak abdest, gusül ve hac amellerini yerine getirmek için bir sakınca teşkil eder mi?

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt İmamları İçin Nazil Olan Ayetler Hakkındaki Şüphelere Cevaplar

    Tathir “(İnnema Yuridullahu) ayeti Hz. Peygamberin (s.a.a) eşleri hakkında mıdır?” / İmamın tayin edilmesinin gerekliliğinin ne anlamı vardır? / Şura suresindeki {إِلَّا الْمَوَدَّةَ فِي الْقُرْبی} “İstediğim, ancak yakınlarıma / Ehlibeytime sevgidir” ayetinden maksat nedir? Ayetler hakkında genel şüphe şudur: “Bizim ayetten anladığımız her Müslüman’ın tahir ve pak olabileceğidir. Allah, Kur’an’da taharet ve paklığı tüm Müslümanlar için mümkün bilmekte ve şöyle buyurmaktadır: ‘Eğer sizler tövbe ederseniz, Allah sizin tövbenizi taharetiniz için karar kılacaktır.’ Dolayısıyla her insan tathir ve pak olabilir ve bu ehlibeyte has değildir, gerçi bu ayet Ehlibeyt hakkındadır, ancak onların başkalarından üstün olduğuna sağlam delil teşkil etmez!!”

    Daha Fazla ...
  • Hadisler ışığında

    Ruhlar Alemindeki Hayatın Özellikleri

    — Şüphesiz Allah, bizi İlliyyin'in en yukarısından yaratmıştır. Şiâmızın kalplerini de bizi yarattığı şeyden, onların bedenlerini ise bundan aşağı bir mertebeden yaratmıştır. — Allah bizim Şiâmızdan, onlar henüz babalarının sulbünde zürriyetler halinde iken, velayet hususunda misak almıştır. — Allah varlıkları yarattı. Sevdiği kimseleri, sevdiği şeylerden yarattı. Sevdiği şeyleri de cennet balçığından yarattı. Buğz ettiği kimseleri, buğz ettiği şeylerden yarattı. Buğz ettiklerini de ateş tıynetinden yarattı. Sonra onları gölgelere gönderdi...

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt Mektebinde Sahabenin Adaleti Görüşü

    Sahabenin adaleti görüşü: Bundan maksat, gerçekten az bir zaman da olsa Allah Resulü (s.a.a) ile birlikte olan kimsenin adil olduğu, yalan konuşmayacağı ve hata işlemeyeceğidir. Böyle bir kişinin dediği söze, rivayet ettiği hadise uymak caiz olduğu gibi onunla diğerlerine karşı delil de getirilebilir. Bu görüş, Emevî yöneticiler döneminde, onların uygulamalarını temize çıkarmak ve onlara meşruiyet kazandırmak amacıyla özel bir siyasî zaman diliminde ve özel bir takım siyasi hedeflerle ortaya atılmıştır. Bazı bidatçiler bu görüşü ortaya atıp İslam ümmeti arasında yaymayı üstlendiler ve bunu Kur'an–ı Kerim’in kendilerinden her türlü çirkinliği uzak tutup tertemiz kılarak masum olduklarını bildirdiği Ehl–i Beyt’in konum ve makamına gölge düşürebilmek için gerekçe bildiler.

    Daha Fazla ...
  • Namazda Elleri Bağlamak Bidat midir, Sünnet midir?

    Ehl–i Beyt mektebiyle diğer bazı mezhepler arasındaki ihtilaf konularından biri de “Namazda elleri bağlamak”tır. Bu anlamı ifade etmek için Arapçada “tekfir” ve “kabz” terimeri de kullanmıştır. Bunların tümü “Kişinin namazda sağ elini sol elinin üzerine koyması” anlamına gelmektedir.

    Daha Fazla ...
  • Tövbe Hakkında Önemli Bilgiler

    Anne ve baba, hayatlarının ürünü olan çocuklarını herhangi bir tehlike karşısında görseler, onları koruyacak çareler bulmaya çalışırlar. Doğal olarak, her yapımcı yaptığı şeye karşı son derece duyarlıdır. Çünkü kendi güzelliklerinin onda ortaya çıktığına inanır. Dolayısıyla, onu korumak için gerekli olan çabayı harcar. Bu konu hakkında şu içerikte çok meşhur bir örnekleme bulunmaktadır: Bir kişi, testiciden bir testi satın alır. Testiyi testicinin önünde kırar. Bu olay birkaç defa tekrar edilince, testici çok öfkelenir. Satın alıcı şöyle der: Niçin öfkeleniyorsun? Kırılan testilerin parasını sana ödemedim mi?

    Daha Fazla ...
  • Şia Tarihinin Değişim Safhaları ve Şiilik Kimliğinin Açığa Çıkması

    1- İlk Halifeler Döneminde Şia Aşağıda açıklanacağı üzere Şia ilk üç halife zamanında (Ebu Bekir, Ömer, Osman) bazı özelliklere sahipti. 1- Sakife’den sonraki ilk günler haricinde Şia, bu üç halife döneminde büyük bir baskı altında değildi. Ama Şii olduklarından dolayı önemli makamlara ulaşmaktan mahrum kaldıklarını belirtmekte de fayda vardır.[1] 2- Sakife’den sonra Müslümanların önderliği konusunda bölünme oldu ve Müslümanlar iki önemli gruba ayrıldılar. Ehl-i Sünnet; ilim, fıkıh, inanç gibi alanlardaki sorunlarında zamanın halifelerine, Şia ise, Hz. Ali (a.s)’ye yöneldi.

    Daha Fazla ...
  • Kureyş'in Sakife'deki Rolü, Hz. Ali'nin Sükutu ve Şii Sahabeler

    Kureyş’in, Ehl-i Beyt (a.s) Düşmanlığının Sebepleri / Kureyş’in Makam Hırsı / Kabilesel Çekişmeler ve Çekemezlikler / Kureyş’in Hz. Ali (a.s)’ye Olan Düşmanlığı / Müminlerin Önderi’nin (s.a) Sükûtu / Şia’nın Sakife’den Sonra Siyasi ve Ayni Yapılanması / Şii Sahabeler /

    Daha Fazla ...
  • Şialar, Sahabelere Küfür Ederek Lanet Okumakta mıdır (1)

    Şia, öteden beri sahabeyi sebbedip lanetlemekle itham edilmiş, bu iftira nedeniyle olmadık sıkıntılara maruz kalmış, hatta küfürle bile itham olmuştur. Müslümanlar arasında lanetleşme olayı birçok kimsenin dikkatini çekmiş; lanetin şer’i hükmü, hikmeti ve çeşitli boyutlarının merak edilmesine yol açmıştır. Burada lanetin lügat anlamının yanı sıra Kitap ve Sünnetteki hükmünü inceleyecek ve sonra da hulefa ve Ehl-i Beyt (a.s) mektebi mensuplarının bu konudaki tutumunu değerlendirerek Şia’nın bütün sahebeleri lanetlediği iddiasının doğru olup olmadığını gözler önüne sereceğiz.

    Daha Fazla ...
  • Lanet eden kimse kafir olur mu?

    Şialar, Sahabelere Küfür Ederek Lanet Okumakta mıdır (2)

    İslam fakihleri, kıble ehlinin tekfiri olayına çok ihtiyatla yaklaşmış çok özel durumlar dışında buna izin vermemişlerdir. Zira tekfir meselesinin şeraitteki etkileri son derece zor ve çetrefillidir. Nebevi sünnetin sert tavrı meşhur olması nedeniyle bu hususta çeşitli örnekler sunmamızı gereksiz kılmaktadır. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Tekfirin başlıca şartlarından biri, ilgili şahsî görüşün yanlış bir içtihaddan kaynaklanmış olmamasıdır. Zira meseleyi anlamada hataya düşen müçtehid mazur sayılır ve bir başka müçtehid ise onun görüş ve fikrini değiştiremez. Lanetleme olayında da temel yapı budur. Bir müçtehidin içtihadı veya mezhebi anlayışı, bazı sahabenin lanetlenmesinin caiz olmasına yol açıyor, hatta bunu olumlu ve müstehab görüyorsa; sözkonusu iddiadaki asla göre onun tekfir veya tefsikine (fasık görme) yol açsa dahi bunu yapma hakkına sahip olmadığımızı bilmeliyiz. Binaenaleyh içtihad, bu hükmün istisna durumlarına girmektedir.

    Daha Fazla ...
  • Zamane Haricileri Hz. Ali'nin Kabrini Yıkarak Mezarından Çıkarma Peşindeler / Şüphelere Cevaplar

    Düşmanlar siz neden "Ya Ali" diyorsunuz ve "Ya Allah" demiyorsunuz diye iğneli kinayelerde bulunmaktadırlar?! Hz. Ali (a.s) defalarca "İbn Mülcem-i Muradi benim katilimdir" demiştir. Neden, Hz. Ali (a.s) öldürülmesine mani olmadı? Hatta bazı rivayetlerde camide uyuklayan katilini uyandırdığı söylenmektedir. Şia olan herkes cennete, Şia olmayanlar cehenneme mi gidecekler? Neden Mevla Ali'nin (a.s) kabri on yıllarca gizli kalmıştır? Acaba bilinçli olarak Hz. Ali'nin (a.s) velayetini inkar edenlerle cahillik ve bilinçsizliğinden Hz. Ali'nin velayetini inkar edenlerin durumu aynı mıdır? "Esedullah", "Veliyullah", "Yedullah", "Halifetullah"… gibi Hz. Ali'ye ait lakaplar, nereden gelmiştir? Hz. Ali (a.s) cennet ve cehennemin taksim edicisi midir?

    Daha Fazla ...
  • Guluv -Aşırılık- Nedir?

    Aşırılık (Guluv) Hakkında Ehlibeyt'in Görüşü

    "Guluv" istikamet, vasat, itidal kelimeleri gibi tek başına tanımı yapılmayacak kavramlardandır. Bu kelimeler, sadece bu sıfatlara sahip olan bir takım şeylerin olduğunu ve anlam bakımından bunların aksi olan ve zıt noktasında yer alan diğer kelimelerin de bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle mezkur mefhumların gerçekleşebilmesi ve bir halete bu sıfatları verebilmek için belli bir ölçüyü esas almak gerekir; işte o zaman belirebilecek durumlardan biri "guluv", diğeri "itidal" ve "vasat" olacaktır. Bugün Şia mezhebinden olan Müslümanlara "guluv" yaftası vurulmaktadır, "guluv" mefhumunun varlığı elbette ki inkar edilemez, ancak Şia'ya bu iftirayı reva görenlere şu soruyu sormak kaçınılmazdır: Şia'ya "guluv" (aşırı gidenler) iftirasını reva görürken hangi ölçü ve sebeple görüyorsunuz? Bu sorunun cevabı genellikle şu dört şıktan birinde yer almıştır:

    Daha Fazla ...
  • Abdestte Ayaklara Mesh Etmek mi, Yıkamak mı Farzdır?

    Müslümanlar bazı itikadî ve dinî meselelerde ihtilafa düşmüşlerdir. Bu ihtilaflar bir araştırmacı tarafından incelendiğinde bazılarının ortaya çıkışının doğal ve daha önceden tahmin edilebilir olduğunu görür. Çünkü bu ihtilaf konuları herkesin anlayamayacağı karışık meselelerdir. İşte bu nedenle ehliyetli olmayan kişiler bu konulara girdiklerinde çeşitli ihtilaflara düşmekte, meseleyi karıştırmaktadırlar ve böylece gerçekler halk kitlesine gizli kalmaktadır. Buna örnek olarak cebir ve tefviz, cismanî mead, Kur'an'ın kadim mi hadis mi olduğu meselesi ve bunun gibi birçok itikadî meseleleri gösterebiliriz. İşte bu gibi konularda İslam mezhepleri ulema ve bilginleri ihtilafa düşer ve her biri farklı bir görüş belirtirse, görüşleri birbirine ters düşse bile fazla şaşırtıcı olmaz ve zihinlerde soru yaratmaz.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) Türbeti Üzerine Secde Etmek Caiz midir?

    Kutlu İslam dininde namaz dinin direği sayılmıştır; İslam dini namaz için bir şekil belirtmiş, Allah Teala katında doğru ve sahih olarak kabul görmesi için ona bir takım rükün, ecza ve şartlar yasamıştır. Şüphesiz secde de farz ve müstehap namazların bir parçası, hatta namazın en fazileti bölümü, kulluğun, Allah’a itaatin ve yaratılmışın Yaratanı karşısında huzu ve huşusunun en açık tecellisidir. Mümin insan Allah huzurunda mutlak kulluğunu secde vesilesiyle izhar eder. Secde huzu–huşu ve zilletin zirvesidir. İşte bu nedenle Allah Teala kendisinden başkası için secde edilmesine razı olmamıştır.

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır