• Namazda "Amin" Demek Sünnet mi, Bidat mi?

    Namazda Fatiha suresinden sonra "Amin" demek İslam mezhepleri arasındaki ihtilaflı konulardan biridir. Şia mezhebi bu amelin sünnette geçmediğine ve Fatiha suresinden sonra "amin" denilmesinin namazı batıl edeceğine inanmaktadır; Çünkü bu iş müstehap olduğu bile ispatlanmamış bir şeyi (bidati) namaza eklemek sayılır. Diğer dört mezhebin ise bu konuda farklı görüşleri vardır. Şöyle ki: Meşhur üç mezhep onu namazın sünnetlerinden bilmekteler; oysa dördüncü mezhep müstehap olduğuna inanmaktadır.

    Daha Fazla ...
  • Neden İmamet Makamı Risalet Makamından Daha Yücedir?

    Bu soruya cevap vermek için ilk önce, Kur’an ve hadislerde yer alan nübuvvet, risalet ve imamet kavramlarının dakik anlamlarını gözden geçirmek ve böylece imamet makamının diğer iki makamdan üstün olduğunu açıklığa kavuşturmak gerekir.

    Daha Fazla ...
  • İslam'da öldürülmesi yasaklanan altı canlı

    Kuşkusuz sizlerde toplumlarınızda bu canlıyı öldürmemek gerekir, şu canlıyı öldürmek gerekir sözlerini çokça duymuşsunuzdur. Ancak Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.a) altı canlı hakkında tavsiyede bulunmuş ve onların öldürülmesini yasaklamıştır. Şimdi Kainatın efendisinin (s.a.a) öldürülmesini yasakladığı bu altı canlıyı tek tek ele alalım.

    Daha Fazla ...
  • Şia'ya atılan iftiralara cevaplar...

    Şia Mezhebine Atılan Abdullah İbni Sebe İftirası ve Cevabı (1)

    İslam tarihiyle ilgili olup da Abdullah b. Sebe’nin önemli bir yer almadığı, sayfalar dolusu açıklamalarla değinilmediği çok az kitap vardır. Bu hayali, kurgusal adam çeşitli suretlerde tasvir etmiş, farklı görüntüler altında sahneye çıkarmışlar. Bazen korkuların kol gezdiği, tozun dumana katıldığı olayların arasına dalan bir cengâver, bazen ardı arkası kesilmeyen göçlere ve uzun seferlerin zorluklarına katlanan bir kahraman olarak çıkarmışlar karşımıza. Bir bakıyorsun Medine’de, bir bakıyorsun Mekke’de ortaya çıkıyor. Oradan Basra’ya, sonra Kufe’ye geçiyor. Birden Şam’da sahne alıyor. Çöller, sahralar dolaşıyor, vadileri, dağları aşıyor. Her yerde o. Büyülü bir deniz dalgası, gözlerin ışığını alan bir şimşek. Sesten daha hızlı hareket ediyor. Dinsizliğin ve şirkin davetçisidir. Görüşleriyle insanları yoldan çıkarır, sözleriyle akılları zehirler. Yahudiliğin ilkelerine, Zerdüştiliğin inancına çağırır.

    Daha Fazla ...
  • Şia'lar İçin Söylenen Diğer İsimler

    Müminlerin önderi Ali (a.s)’nin hilafetinden sonra Şiiliğin yayılışıyla, Peygamber Efendimiz (s.a.a)’in Ehl-i Beyt’ini sevenler için, Şii ismine ilaveten İmamî, Hüseyniyye, İsna Aşerî (On iki İmam Şiileri), Hasse, Caferi, Turabi ve Rafizi gibi isimler kullanılmaya başlamıştır. Gerçi Ehl-i Beyt (a.s)’i sevenlere genel olarak Şia denmekteydi ama çeşitli münasebetlerle bu lakaplar ve unvanlar da kullanılıyordu.

    Daha Fazla ...
  • Beyat Zencani'nin Oruç Hakkında Tartışma Yaratan Fetvasına Cevap

    (Ayetullah) Beyat Zencani, oruç hakkında yayınladığı en son fetvasında tartışmalara neden oldu. (Ayetullah) Beyat Zencani'nin fetvasının yayınlanmasının ardından Kum ilmi havzalarında ve İran medyasında eleştirilere neden oldu. Beyat Zencani, Türkiye medyasında da tartışılan fetvasında şöyle demekte: "Oruç tutup fakat susuzluğa dayanamayanlar, susuzluklarını giderecek kadar su içebilirler. Böyle bir durumda oruç bozulmaz ve kaza yapmaya da gerek yoktur."

    Daha Fazla ...
  • Tevessül Allah'a Şirk Koşmak mıdır? / Tevessül Nedir?

    Kur’ân-ı Kerim’de, müminlere hitaben yer alan, “Ey İman edenler! Allah’tan korkun. O’na yakınlaşmak için bir vesile (araç) edinin ve yolunda cihat edin ki kurtuluşa eresiniz.”[1] ayeti, tevessül gerçeğinin çerçevesini çizmiştir. Çünkü bu ayet, bir insanın, Allah’a ulaşmada sarılacağı sebeplerin olması ilkesini açıkladıktan sonra takva ve cihadı, meşru vesileler örnek olarak zikreder. Acaba şeriat çerçevesinde Allah’a ulaşmanın sebepleri olarak teşvik edilen başka vesileler de var mıdır? Yoksa bundan sonrası tamamen insana mı bırakılmıştır? Ve acaba insan, Allah’a yakın olmak için başka vesileler de bulma imkânına ve gücüne sahip midir?

    Daha Fazla ...
  • İmam Ali'nin (a.s) Mushaf'ı ve Şüphelere Cevaplar

    Kur'an-ı Kerim'in bir araya toplanış tarihi incelenmedikçe İmam Ali'nin (a.s) Mushaf-ı hakkında bahsetmek imkânsızdır. Çünkü İmam Ali'nin (a.s) Mushaf'ı, Kur'an-ı Kerim ve onunla ilgili konuların bir araya toplanmasından başka bir şey değildir. Kur'an-ı Kerim'in surelerinin sıralandırılması, toplanış tarihi, irabı ve noktalandırılışı ve yine onun cüz ve hiziblere bölünüşü kısa bir zaman diliminde gerçekleşmiş bir olay değildir. Risaletle başlayan Osman'ın döneminde Kur'anların tek nüshada toplanması ve Halil b. Ahmed-i Ferahidi tarafından iraplandırılmasıyla son bulan bu sürecin üzerinden uzun dönemler geçmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Timetürk sitesindeki iftiraya cevaben...

    İslam’da Takiyye ve Şia’ya Atılan İftira

    Takiyye Kur'an–ı Kerim’in söz konusu ettiği ve caiz olduğunu apaçık bir şekilde bildirdiği pratik ilkelerden biridir. Allah Teala bu konuda şöyle buyurmaktadır: “Mü'minler, inananları bırakıp, kâfirleri dost edinmesin. Kim böyle yaparsa Allâh ile bir dostluğu kalmaz. Ancak onlardan (gelebilecek tehlikeden) korunmanız başka. (Şerlerinden korunmak için dost gözükebilirsiniz). Allâh sizi kendisin(in emirlerine karşı gelmek)den sakındırır. Dönüş Allah'adır.”[1]

    Daha Fazla ...
  • Ehlibeyt İmamları Hakkında Ortaya Atılan Bazı Şüphelere Cevaplar

    Ehlibeyt İmamlarının, imam olduklarına dair mucize ve kerametleri var mıydı? Masum Ehlibeyt İmamları için sabit olan makamlar, bir tür guluv ve aşırıcılık değil midir? İmamet makamının ilahi bir makam olduğuna inanmak hatmi nübüvvetle (Peygamberimizin gelişiyle peygamberliğin sona erdiği ve efendimizin son peygamber olduğu düşüncesiyle) çelişmekte midir?

    Daha Fazla ...
  • Şia mezhebini tanımak isteyenlere özel

    İslam Mezhepleri İçinde Yalnızca Şiaların İnandığı 'RİCAT' Nedir?

    İmamiyye inancında ricatten maksat, Allah Teala’nın, ölülerden bir grubunu önceki şekilleriyle dünyaya döndüreceğidir. Allah’ın dünyaya döndüreceği kişiler iki gruptur: Biri, dünya hayatında halis imana sahip olanlar, diğer ise küfürlerinde aşırı olanlar. Sonra Allah Teala hak üzere olanları batıl üzere olanlara ve mazlumları zalimlere galip kılacaktır. Bu olay Hz. Mehdi (a.f) zuhur edince gerçekleşecek ve sonra öleceklerdir. Bazıları da ricati, hakkın Hz. Mehdi’nin (a.f) eliyle yerleştirilmesi ve egemen kılınması yorumlamışlardır. Bu tanım, ölülerin diriltilip onların tekrar dünyaya dönüşünü kapsamına almaz...

    Daha Fazla ...
  • İslam Mezhepleri İçinde Yalnızca Şiaların İnandığı 'BEDA' Nedir?

    Allah bir şeye hüküm verdikten sonra o hükmü değiştirebilir mi? Allah bir şeye karar verdikten sonra o kararı daha sonra askıya alabilir mi? Allah bir topluluğa cennetlik dedikten sonra o topluluğu daha sonra cehenneme atabilir mi? İslam'ın ilk yıllarında Peygamber ve İslam'a sadık olan sahabeler hakkında inen ayetlerde onların üstün insanlar olduğu ve Allah'ın onlardan razı olduğu ve onlarında Allah'tan razı oldukları geçmektedir. Acaba bu insanlar sonradan yaptıkları hata ve günahlarından dolayı cehennem ehli olabilirler mi, yoksa artık bu insanlar cennet vaadedildiği için günah işlemezler mi, yoksa işleseler bile artık Allah onları cezalandırarak cehenneme atmaz mı?... İşte Beda bu tür soruların cevabını vermektedir...

    Daha Fazla ...
  • Şefaat Eden, Edilen ve Edilmeyen Kimseler (3)

    1- Şefaat Eden Kimseler Ayetleri incelediğimizde, ilgili ayetlerde şefaat edeceklerin birisinin bile isminin verilmediğini, sadece niteliklerine işaret edildiğini görürüz. Eğer bir insan bu niteliklere sahip olursa, Allah'ın izin verdiği durumda şefaatçilerden olur. Ayetlerden peygamberlerin, meleklerin, salih müminlerin şefaat edecekleri ve yine salih amelin sahibine şefaat edeceği anlaşılmaktadır. Bu hususta Hz. Resulullah şöyle buyurmaktadır: "Peygamberler, melekler ve müminler şefaat edecekler; bunun üzerine yüce Allah, benim şefaatim kaldı, buyuracaktır."[96] Yine Resulullah şöyle buyuruyor: "Kıyamet günü peygamberler, âlimler ve sonra da şehitler şefaat edecekler."[97]

    Daha Fazla ...
  • Şefaat şirk midir?

    Şefaatle ilgili Eleştiriler ve Cevapları (2)

    Müslümanlar arasında itikadi meselelerin gelişmesi, bazı kavramlar çerçevesinde tartışmalara yol açmıştır. Bu tartışmalardan biri, şefaat meselesine yöneltilen eleştirilerdir. Biz burada şefaat inancına yöneltilen bu eleştirilerin en önemlilerinden bazılarına değineceğiz ve daha sonra açık delillerle bu eleştirilerin yersiz olduğunu açıklayacağız: Birinci Eleştiri: İnanan bir kişinin işlediği günahın aynısını kâfir de işlemektedir ve Allah kullarının amellerinin karşılığı olarak cezalandırma ve mükâfatlandırma sünnetini bırakmıştır. Bu durumda, şefaat vasıtasıyla günahkâr inananlardan cezalandırmayı kaldırmak ve günahkâr kâfirleri cezalandırmak yüce Allah'ın adaletiyle çelişmektedir; oysa yüce Allah bundan münezzeh ve yücedir. Bu eleştiriye, günah bir olmasına rağmen cezalandırmada çifte standart eleştirisi ismini verebiliriz.

    Daha Fazla ...
  • Şefaatin Anlamı ve Eleştirilere Cevap (1)

    Şefaat, sözlükte bir şeye bir mislini daha ekleyerek çift kılmak, tek olan bir şeyi bir başka şeyle birleştirmek anlamına gelir. Türevlerinin bütün kullanım yerlerinde bu anlam esas alınmıştır.[1] Şefaatin İslâmî literatürdeki anlamı da sözlük anlamıyla ilintili olarak, "kendisine şefaat götürülen makamdan birisinin yaptığı günah ve suçtan geçmesini istemek"[2] veya "kendisine şefaat götürülen kimseden şefaat edilecek olan kimse hakkında bir şey istemek"tir. Bu durumda Peygamber efendimizin (s.a.a) veya başkasının birine şefaat etmesi; onun için Allah'a dua etmesi, Allah'tan günahının bağışlanmasını ve dileklerinin giderilmesini istemesidir. Dolayısıyla şefaat bir nevi dua ve istektir.[3]

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Hamaney'in bu konudaki görüşü...

    Sigara ve nargile içmek caiz midir?

    Tütünlü ürünlerin zarar ve ziyanı o kadar çoktur ki bazı fakihler ve taklit mercileri bu konuya doğrudan eğilmiş ve konu hakkında görüşlerini açıklamışlardır. Ayetullah Mekarim Şirazi ve Ayetullah Behçeti, sigara içmeyi haram ilan eden müçtehitlerdendir.

    Daha Fazla ...
  • Peygamberimizin biseti günü münasebeti ile…

    Peygamberlerin Gerekliliği Konusunda 10 Delil

    Peygamberlerin bi'seti (Allah tarafından seçilerek gönderilmesi) hakkında en fazla sorulan sorulardan ve şüphelerden birisi şudur: Peygamberlerin Allah tarafından beşere gönderilmesinin ne gibi delilleri vardır? Ayrıca bilim ve teknolojinin bu denli gelişmesiyle birlikte insan yine peygamberlere ihtiyaç duyar mı?" Gerçi sorunlar, problemler, bunalımlar, savaşlar, kavgalar ve bunca anormallikler karşısında insaf ve vicdan sahibi insanların bu sorulara verdiği cevap yeterlidir, ancak konu hakkında detaylı bir açıklama yapmak daha uygun olacaktır. Ayetullah Muhsin Kıraati, dün akşam İran televizyonundan kısa ve güzel bir üslupla bunun için 10 delil açıkladı. Burada bu delilleri kısaca ele alacağız.

    Daha Fazla ...
  • Caferi-Şiileri tanımak isteyenler için özel

    40 Maddede Biz Caferi-Şiiler… (2)

    20- Caferi Şiiler Resulullah’tan (s.a.a) rivayet edilen çok sayıdaki hadislere dayanarak Hz. Fatıma’nın (s.a) evlatlarından olan beklenilen Mehdi’nin varlığına inanırlar. İmam Hüseyin’in (a.s) 8. oğlu İmam Hasan Askerî hicrî 260. yılda vefat edince ismi Muhammed ve künyesi Ebu’l-Kasım[1] olan biricik oğlu Hz. Mehdi’den başka çocuğu yoktu. Güvenilir Müslümanlardan bir grubu onu gümüş, dünyaya geldiğini ve özelliklerini, babası tarafından apaçık bir şekilde imam olarak tanıtıldığını rivayet etmişlerdir. Hz. Mehdi (a.f) dünyaya geldikten beş yıl sonra gaybete çekilerek gözlerden saklı kalmıştır; çünkü düşmanları onu tutuklayıp öldürmek istiyorlardı. Oysa Allah Teala onu ahir zamanda evrensel ve adaletli İslam hükümetinin gerçekleşmesi ve yeryüzünün fesat ve zulüm ile dolduktan sonra temizlenmesi için bekletmeyi irade etmiştir.

    Daha Fazla ...
  • Caferi-Şiileri tanımak isteyenler için özel

    40 Maddede Biz Caferi-Şiiler… (1)

    1- Caferiler, günümüz Müslümanlarının büyük bir bölümünü oluşturmaktadırlar. Sayıları yaklaşık olarak Müslümanların dörtte birine tekabül etmektedir. Onların tarihi kökleri sadr-ı İslam’a dayanır. Yüce Allah’ın Beyyine Suresindeki, “İnanıp iyi işler yapanlar da halkın en hayırlısıdır.” ayeti indiği gün Resulullah (s.a.a) sahabenin de bulunduğu bir sırada elini Ali bin Ebu Talibin (a.s) omzuna koyarak şöyle buyurdu: “Ey Ali! Halkın en hayırlıları sen ve senin Şiilerindir.” Örnek olarak bk. Taberi Tefsiri (Camiu’l-Beyan), Allame Siyutî Şafii’nin ed-Dürrü’l-Mensur’u, Alusî Bağdadî Şafii’nin Ruhu’l-Meani tefsiri, bu ayetin tefsiri. Bu olaydan sonra fıkhını İmam Cafer-i Sadık’a dayandıran bu toplum “Şia” olarak isimlendirildi...

    Daha Fazla ...
  • Şiilere atılan alçakça iftiralara cevaplar:

    Bağdat'ın Düşmesinde Nasıruddin Tusî'nin ve Şiilerin Rolü Efsanesi

    Büyük İranlı âlim Hace Nasiruddin Tusî'nin İslam dünyasında, bilhassa Moğollar döneminde meydana gelen bazı hadiselerdeki siyasî rolü hakkında birbirinden farklı, hatta kimi zaman birbirine karşıt görüşler ileri sürülmüştür. Bu görüş farklılıkları, Nasıruddin Tusî ve siyasî tavrı hakkında yargıda bulunmayı güçleştirmektedir. Kimi araştırmacılar Nasıruddin Tusî'yi dinî maslahat karşısında siyasî menfaatleri öncelemekle suçlamış; kimileri ise onun siyasî meselelere karışmadığını ileri sürmüşlerdir. Bu araştırmacılara göre Nasıruddin Tusî, siyasî ve toplumsal etkiler yaratacak denli bir güce sahip değildi. Bu iki grubun dışında yer alan üçüncü bir grup araştırmacı, hakkında ileri sürülenlerin doğru olduğunu varsayarak Nasıruddin Tusî'nin tavrının Müslümanların maslahatına ters düşmediğini, bilakis maslahata uygun olduğunu iddia eder. Biz bu makalede bu görüşler üzerinde duracak, şüpheli konuları aydınlatmaya çalışacağız.

    Daha Fazla ...
  • Şah İsmail, Acaba Sünni Bir Sufi Mi İdi, Yoksa Şia Mı İdi?

    1- Söylendiğine göre Şah İsmail, tarikat ehli idi. Oysa Şia, tarikat ve Sufizm'i kabul etmiyor. Buna göre acaba Şah İsmail, Sünni bir sufi mi idi, yoksa Şia mı idi? 2- O, eğer başlangıçta Sünni idiyse, kimler Şia olmasında rol oynamışlardı? Âlimler mi yoksa şahlar mı? Bu değişikliğin aktörleri kimlerdi? 3- Bazı tarihi belgelerde Şah İsmail'in Alevilerin katili olan Osmanlı padişahı 2. Bayazıt'a çok saygı gösterdiği ve ona 'baba' diye hitap ettiği yazılıdır. Bu hitap ve bakışı nasıl değerlendiriyorsunuz? 4- Şah İsmail şiir, söz ve düvazlarında (düvaz, 12 İmam'ın isimlerinin saygıyla anıldığı şiirlerdir) sufilik öğretisinden bahsediyor. Eğer şah Şia ise bu maarifleri nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Daha Fazla ...
  • Alim ve Müçtehitlerin Savefi Şahları hakkındaki genel görüşleri nelerdir?

    1- Âlimler ve müçtehitlerin Savefi Şahları hakkındaki genel görüşleri nelerdir? İslam inkılâbının kurucusu İmam Humeyni (r.a)'in 'Şahların hepsi yaramaz insanlardır' diye dediğini duydum. Âlimlerin de genel görüşü bu yönde midir? 2- Safavi Şahlarının, On iki İmam (a.s)'ın takipçisi olduklarını söylemeleri acaba kendi saltanatlarını güçlendirmek için miydi? Nitekim böyle bir durum Osmanlı padişahları için de geçerlidir. Onlar da saltanatları için Sünniliği bir araç olarak kullanıyorlardı. Yoksa onların içinde saltanatlarına rağmen bu yolda dürüst ve dindar kişiler de var mıydı?

    Daha Fazla ...
  • Şeytan ve taraftarları işte bunlardır…

    Suriye’de Yaşanan Vahşi Cinayetlerden Örnekler / Foto (+18)

    Suriye olayları başlar başlamaz, Vahhabi – Selefi silahlı gruplar, çatışmalara fırka ve mezhepsel bir renk katmak için vahşice ve acımasız cinayetlere imza attılar. Bunun için Şia ve Alevi ailelerini katlettiler, çocuklarını gözlerinin önünde idam ettiler, başlarını kestiler…

    Daha Fazla ...
  • Ayetullah Kıraati ile röportaj:

    Yeni bir bakış açısıyla Hz. Ali’nin Velayetinin Kur’an-ı Kerim’den İspatı

    Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Ayetullah Muhsin Kıraati, Uzun yıllardır tatlı ve etkileyici bir üslupla Kur’an-ı Kerim’den dersler veren çağımızın önemli müfessirlerindendir. Ayetullah Kıraati, Kur’an-ı Kerim Ayetlerinden yenilikçi ve yaratıcı bir yöntemle istifade etmesiyle meşhurdur. ABNA Haber Ajansı olarak Müminlerin Emiri Hz. Ali’nin (aleyhi selam) doğum günü münasebeti ile kendisiyle bir röportaj gerçekleştirdik. Kur’an-ı Kerim’den yeni bir bakış açısıyla Muttakilerin Mevla’sı Hz. Ali’nin (a.s) velayet, imamet ve hakkaniyetini ispat ederek okuyucularımıza bu şekilde bir bayram hediyesi vermeyi uygun gördük.

    Daha Fazla ...
  • İmam Hamenei bir gününü nasıl geçiriyor?

    Bismillahirrahmanirrahim İnsanın dünyaya bakış açısı onun ideolojisinin temelini oluşturur. İdeolojiler de insanın hayat tarzını belirler. İdeolojik öğretilerin insanın yaşamını yölendirdiği, insanın bireysel ve toplumsal yaşamını şekillendirdiği toplum biliminin/sosyolojinin temel kabullerindendir. İnsanın ideolojisi ilahi ise yaşam tarzı da ilahi olacaktır, yani hayatının nasıllığını ve yönünü din belirleyecektir. İnsanın ideolojisi, beşer kaynaklı ideolojiler olursa hayat tarzı da humanist/materyalist bir yaşam tarzı olup bütün kural ve kaidelerini insan belirleyecektir.

    Daha Fazla ...
  • İmam Cevad ile Yahya b. Eksem arasında Ebu Bekir ve Ömer’in faziletleri üzerine bir münazara

    Ehlibeyt İmamlarından İmam Cevad'ın (a.s) Yahya b. Eksem ile yaptığı münazarada hadis diye insanlara sunulan sözlerden bazıları şu şekilde: “Allah, ben Ebu Bekir'den razıyım, acaba o da benden razı mı?” “Ebu Bekir ve Ömer yeryüzünde, gökte Cebrail gibidirler.” “Ebu Bekir ve Ömer Cennet yaşlılarının efendisidir.” “Ömer bin Hattab, Cennet ehlinin lambasıdır.” “Sekine" Ömer'in diliyle konuşmaktadır.” “Eğer azap nazil olsaydı, Ömer'den başka kimse kurtulamazdı!”

    Daha Fazla ...
  • “Hizbullah, Tekfircilerin Kökünü Kazımak İçin İmam Hamaney’den Emir Bekliyor”

    Tekfirci Selefiler, utanç kaynağıdır. Hizbullah, şu anda tüm tekfirci teröristleri yok etmeye muktedirdir ve bu şer mevcudatın kökünü yeryüzünden kazımaya kadirdir. Ancak Hizbullah, rehberi ve lideri olan İmam Seyyid Ali Hamaney’in emrini beklemektedir. Tekfirci selefiler, vatandaşlarımızı katliam ve tecavüzle tehdit etti. Acaba elimizi elimizin üzerine koyup yurttaşlarımızı savunmamamız düşünülebilir mi? Evet, Hizbullah kendi vatandaşlarını korumak için Suriye’nin Lübnan sınırlarında bulunarak tekfirci teröristlerin vatandaşlarımıza yönelik saldırılarını önlemektedir. Ancak Hz. Zeyneb’in (s.a) haremini korumak tüm Müslümanların vazifesidir...

    Daha Fazla ...
  • İnsanlar yaratılışlarında dünyaya gelip gelmeme konusunda seçme hakları olmuş mudur? Nasıl?

    İnsan kendi yaratılışında mecburdur ve dünyaya gelmede hiçbir rolü ve etkisi bulunmaz. Lakin yaratıldıktan sonra özgür ve irade sahibidir. Elbette insanın mutlak şekilde irade sahibi olduğuna inanan Mutezile mütekellimlerinin bakışı ve insanın fiil ve amellerinde bile mecbur olduğuna inanan Eşa’ire mütekellimlerinin bakışının tersine İmamiye Şiiliği insanın yaratıldıktan sonra fiil ve amellerinde ne mutlak anlamda özgür ve ne de mutlak anlamda mecbur olduğunu savunur. Başka bir ifadeyle bu hususta bu iki yol arasındaki bir yola inanır.

    Daha Fazla ...
پیام رهبر انقلاب به مسلمانان جهان به مناسبت حج 1441 / 2020
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib
Yüzyılın Anlaşmasına Hayır