Şia olan Vahabinin Öyküsü / Ava giderken Avlandım / Foto

  • News Code : 447691
  • Source : Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA.İR
Brief

İmam Humeyni'nin (r.a) kıyamı ve muazzam devriminin Ehlibeyt (a.s) mektebinin yayılmasındaki etkisi kimseye kapalı değildir. Bunun örnekleri oldukça fazladır. İmam Humeyni'nin (r.a) İslam inkılabının etkisiyle Ehlibeyt mektebini tanıyan Gine Bissau'lu öğrenci vahabilik mezhebini yaymaya çalışırken Şia kitapları sayesinde Şia'lığın parlayan hakikat güneşine çarpılmış ve kendisinin ifadesiyle nihayetinde Ehlibeyt'in (a.s) muhabbetiyle avlanarak Şia mezhebiyle şereflenmiştir. Burada üç Afrikalı ve bir Endonezyalı öğrenciyle Ehlibeyt mektebi hakkında yaptığımız söyleşiye yer vereceğiz.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- "İnkılabımız Nur Patlaması idi (İmam Humeyni)" sözünü, bu nurun yansımasının ektisini hakikat peşinde koşanların ve dünyanın özgür insanlarının kalbinde görenler ve her türlü menfaat, dünyalık, gurur ve düşmanlıktan uzak duranların izlenimlerinde yer edinmiş ve vicdanlarıyla tahlil edenler anlayabilir. İşte bu doğrultuda El Mustafa Üniversitesinde okuyan dört öğrenciyle bir araya geldik ve onları İran İslam Cumhuriyetinde okumaya ve Şia mektebine doğru yönelten hakikatleri kendi ağızlarından dinledik.

Gine Bissau'dan[1] olan Lemin Kamar, bizimle röportaj yapan dört öğrenciden biri. Şimdi yeni Müslüman olan Lemin Kamar'ı dinleyelim:

Ülkem, 1973 yılına kadar Portekizlerin işgali altında bulunan Afrika Kıtasının batısında yer almaktadır. Gine Bissau, dört milyonluk bir ülke ve nüfusunun yaklaşık % 75'ini Ehli sünnet mezhebinden Müslümanlar oluşturmaktadır. Bunların büyük bir çoğunluğu İran İslam Devriminden önce Şialık ve inançları hakkında bir şey duymamışlardı.

Ben, İmam Humeyni (a.s) ve İran halkına, inkılaplarıyla "Velayet Nurunun" dünyaya ve özellikle Afrika'ya yayılmasına neden oldukları için teşekkür ediyorum. Ben de bu nurun etkisi altında kalarak Şia mezhebiyle şereflendim.

Lemin Kamar, nasıl Şia olduğu konusunda ise şunları söyledi: İran İslam Devriminden sonra, Şia olan arkadaşlarımın birinden o ana kadar duymadığım bazı sözleri duydum. Ben o zamanlar Suudi Arabistan'ın Vahabiliğinin etkisi altındaydım.

Avcıydım, Avlandım

Ben kendimi o güne kadar yetenekli, usta ve avcı bir Vahabi olarak biliyordum. Şia olan arkadaşımın zihninde şüpheler oluşturmak ve etkilemek için Vahabilik düşüncesi üzerine yazılan kitapları okuması için ona verdim. (Ehli sünnet mezhebinden) Şia mektebine geçen arkadaşım ise bana Şia inançlarını anlatan kitaplar verdi. Arkadaşımı avlama düşüncesinde olan ben, yavaş yavaş hakikatin Ehlibeyt (a.s) mektebi yanında olduğunu anlamaya başladım ve nihayetinde kendim, Ehlibeytin (a.s) hakikat ve muhabbetinde avlandım. 

El Mustafa Üniversitesi (Medresesi) öğrencisi Lemin Kamar, Ehlibeyt (a.s) nurunun hakikatini şöyle açıklıyor: Ehlibeyt (a.s) hakikat nuru bende öyle bir etki bıraktı ki Şia mektebini tebliğ etmek için İran'a giderek İslam ilimlerini öğrenme kararı aldım. Dolayısıyla 2007 yılında İran'ın Senegal'deki temsilcisiyle görüşerek buraya geldim. Ehlibeyte (a.s) olan özel sevgim nedeni ile sekizinci imam, İmam Rıza'ya (a.s) gelerek saygılarımı sunmaya karar verdim. Ve onun muhabbet ve marifet mazharında İslam ilimlerini öğrenmeye başladım.

İmam Humeyni'nin (r.a) Kıyamı Olmasaydı Şia Mektebi Dünyada Yayılmazdı

Lemin Kamar, İmam Humeyni'nin etkisini ise şöyle açıklıyor: İmam Humeyni (r.a) ve onun kıyamı olmasaydı Şia mektebi Afrika ve dünyanın diğer noktalarında yayılmazdı. İran İslam Cumhuriyetinin bu konudaki rolü benzersizdir. 

Eğer dünyada İmam Humeyni (r.a) gibi beş kişi olsaydı, dünya istikbarın elinden kurtulur, hidayet nuru dünyanın her yerine hakim olur ve İslam bayrağı her yerde dalgalanırdı. 

Elbette Allah, bizlere lütufta bulunmuş ve bana göre o beş kişiden biri olan yüce rehberlik makamı Hz. Ayetullah Hamaney'i (h.a) bizlere rehber olarak karar kılmıştır. Ben eminim ki İmam Humeyni'nin başlattığı bu kıyam bir gün dünyayı istikbar ve zalimlerden özgür kılacaktır.

Senegal'de "Kudüs Günü" Etkinlikleri

Senegal'de yaşayan Gine Bissau doğumlu Lemin Kamar, Senegal'deki Kudüs Günü etkinlikleri hakkında şunları söyledi: Müslüman Senegal halkı, Ramazan ayının son Cuma günü başta başkent olmak üzere şehirlerdeki büyük camilerde bir araya gelmekte ve Filistin halkının zaferi için dua etmekteler ve bazen Filistinli yetkililerin daveti ile himayelerini bildirmektedirler.

Bir Başka Afrikalı Şerif Hasan

Meşhed'de görüştüğümüz El Mustafa üniversitesinde okuyan bir diğer Afrikalı öğrenci ise Şerif Hasan. Şerif Hasan ise şunları söylüyor: Ben, Müslüman olarak dünyaya geldim, ancak Şia mezhebini çeşitli araştırma ve tarihi ve dini kitapları okuyarak seçtim.

Senegal ülkesi[2], İslam tarihiyle bütünleşmiş ve halkının uzun bir İslam dini geçmişi bulunmaktadır.

Senegal'in 14 milyon nüfusu bulunmakta. Bunun % 95'i Müslüman ve geri kalanları ya her hangi bir dine mensup olmayanlar veya öteki din mensuplarıdır.

Ben bilmiyorum neden bizler tarihe bu denli kayıtsızız? Halbuki tarihi ve özellikle İslam tarihini okumak bir çok hakikati bizlere açmakta ve aydınlatmaktadır. Elbette bende babamın da teşvikleri ile bu tarihi okuyarak Şia'nın hak olduğunu buldum.   

Hz. İmam Hüseyin'in (a.s) Maktelini Okumak Bana Ruhi Olarak Büyük Bir Darbe Vurdu

Şia dünyası ile tanışan öğrenci konuşmalarını şöyle sürdürdü: Tarihi Taberi'yi okurken, İmam Hüseyin'in (a.s) makteline rastladığım da bu bana büyük bir ruhi darbe vurdu. Bu mesele Ehlibeyti (a.s) daha çok araştırmama neden oldu.

Dayımın oğlunun yardımlarıyla İran'ın "El Belağa" kurumundan Ehlibeyt (a.s) siyresi hakkında kitaplar elde ettim. Bu kitapları okuyarak Ehlibeyte olan ilgim daha da arttı. Sonra El Belağa Kurumu ile irtibatım gelişti ve araştırmalarım sonucu Şia'nın hakikati bana aşikar oldu ve Şia oldum.

Babam da Şia oldu, ancak babamın akrabaları bundan haberdar değil. Benim Şia olduğumu herkes biliyor. Buna rağmen kimseyle bir sorunumuz bulunmuyor. Onlar kendi mezheplerinde bizlerde kendi mezhebimizdeyiz.

Şu anda Fil Dişi Adalarında yaşayan amcalarımdan birisi Lübnan Şiaları ve tacirleriyle irtibatından sonra o da Şia oldu. Kendisini Senegal'de gördüğümde inançlarımızın birbirine çok yakın olduğunu fark ettik. O anda amcamın Şia olduğunu anladım. Amcam Senegal'de bir vakıf kurdu ve şu anda her yıl İmam Hüseyin (a.s) yas ve matem günlerinde programlar düzenlemekte.

İmam Rıza'nın (a.s) Evinden Eli Boş Dönmedim

Şerif Hasan, Veliyi Emri Müslim'in İmam Hamaney ile görüşmesine de değinerek şunları söyledi: 2005 yılında Hz. Ayetullah Hamaney ile yakından görüşme iftiharına erdim. O görüşmeden çok hoş bir anı zihnime kaldı. O görüşmeden sonra İmam Rıza'nın (a.s) limanına yanaştım ve orada aziz ve şefkatli İmam'ın (a.s) yanında kalarak eğitimime devam etmek için nezrettim.

Şu ana kadar İmam Rıza'nın (a.s) yanına hacetim olduğu halde gidip de eli boş geri döndüğüm olmamıştır. Sekizinci İmamın (a.s) Allah'ın ona has bir bakış açısıyla bakmasına neden olan kendisine has bir özelliği vardır. O özellik, o rauf İmamın (a.s) vatandan uzak olması ve garip olmasıdır.

Hz. İmam Rıza (a.s) İslam için vatanından uzaklaştı ve gurbette şehadete erdi. Ve bugün mukaddes türbesinin kalabalıktan asla boş kalmadığını görmekteyiz. Bunun sebebi onun Allah ve arşın katında olan yüce makamından kaynaklanmaktadır.  

Afrika'da Kudüs Günü

Bizler, birkaç yıl öncesine kadar Kudüs Gününü televizyonlardan, İran ve Lübnan'da yapılan gösterilerden biliyorduk. Ancak son yıllarda bazı Afrika ülkelerinde de bu kıyam oluşmuştur. İnşallah en kısa zamanda Kudüs Günü etkinlikleri İran'da düzenlendiği gibi Afrika ülkelerinde ve Senegal'de de düzenlenir.  

Nijerya'daki etkinliklere değinen Şerif Hasan şunları söyledi: Nijerya'da mazlum Filistin halkını himaye etme gösterileri oldukça arttı. Oradaki bu dalga yakın bir gelecekte tüm Afrika'ya yayılabilir.

İran İslam Cumhuriyetinin Ehlibeyt (a.s) mektebinin dünya genelinde duyulmasındaki katkılarına da değinen Şerif Hasan bu konu hakkında şunları söyledi: İran İslam Devriminden önce Afrika'da çok az bir insan Şia adını duymuştu, ancak İslam İnkılabından ve İmam Humeyni'nin (r.a) devriminden sonra şu anda İran ve Şia'yı duymayan insan sayısı oldukça azdır.   

Meşhed'deki Kadir Gecelerinin Maneviyatı Eşsizdir

El Mustafa Üniversitesinin Endonezyalı talebelerinden Vehyu Hidayet ise şunları söylemekte: Ben kısa bir süre önce El Mustafa Üniversitesinden mezun oldum ve en kısa süre sonra İslam dinini tebliğ etmek için ülkeme döneceğim.

Ben, Şia bir ailenin ve dünyanın en kalabalık Müslüman nüfuzuna sahip ülkesi Endonezya'dan İran'a geldim. Burada İmam Rıza'nın (a.s) türbesinin yanında İslam ilimlerini öğrenerek dinimi tebliğ etmek için ülkeme döneceğim.

Vehyu Hidayet, İmam Humeyni ve İslam Devriminin Endonezya'daki etkisinin çok derin olduğunu dile getirerek şunları söyledi: Endonezyalı bir çok öğrenci ve aydın İslam inkılabına, İmam Humeyni'ye ve İmam Hamaney'e ilgi duymakta ve İran'la ilgili konuları yakından takip etmektedirler.

İnşallah benim ülkemden de İmam Humeyni ve Hz. Ayetullah Hamaney gibi insanlar çıkar ve halkım onlardan yararlanır. Madde odaklı dünyanın hepsi dünyevi şeylerin peşinde koşmakta ve maneviyattan uzak yaşamaktadırlar. Sanat yönünden ilerlemeler kaydetmelerine rağmen insanlar manevi olarak oldukça gerilemiştir.

Meşhed'de düzenlenen kadir gecelerine değinen Vehyu Hidayet şunları söyledi: Meşhed'de bulunan bu maneviyat benzersizdir. Maalesef bizler ülkemizde bu maneviyattan yoksunuz.

Vehyu Hidayet, Kudüs Günü hakkında ise şunları söyledi: Kudüs Günü etkinlikleri Endonezya'nın başkenti Jakarta ve öteki büyük şehirlerinde devamlı Müslüman ülkelerle birlikte düzenlenmiştir. Kudüs gününde Şii ve Sünni Müslümanlar birlikte Mazlum Filistin halkını himaye etmektedirler.  

Vahabilik, İslam Dininin Çirkin Bir Şekilde Yansıması İçin Uğraş Vermektedir

Gambiyalı Musa Dabu, Şia olmasını ve İran'a gelmesini Allah'ın davetine ve insaniyetin tekamülü için olduğuna inanmakta. Gambiyalı Musa Dabu ise şunları söylemekte:  Tarihin bazı dönemlerinde yaşanan bazı zulüm ve haksızlıkların ardından Afrika'da mezhepler gizli kalmış ve insanlar bir uçtan has bir mezhebe yönelmiş ve onunla haşir neşir olmuşlardır. Ancak Allah Teala şöyle buyurmaktadır: Bazıları hakikatlerin ortaya çıkmaması için çaba sarf etmektedirler, ancak Allah'ın istediği bunun aksi yönündedir.

Vahabilerin Emire'l Mümin'in Hz. Ali Şialarına karşı amansız mücadelesine değinen yeni Şia olmuş Musa Dabu bu konu hakkında ise şunları söyledi: Vahabi- Selefiler, Şia'nın dünyaya yayılmasını önlemek için çok harcamalar yapmaktadırlar. Ancak Allah'ın lütfuyla tüm bu ziyanlar kendilerine geri dönecektir.

İran İslam Cumhuriyeti, bir Şii devleti olarak ilk kez Afrika'nın farklı noktalarına tebliğcileri gitmeyi başarmıştır. Bende bu tebliğcilerin birisiyle görüştüm ve bana Şia mezhebini anlattı. Kur'an, Sünnet ve akıl yoluyla Şia bize sabit oldu ve bende Şia oldum. Hz. Ali ve Ehlibeytin (a.s) takipçisi olmaktan gurur duyuyorum.

Şu anda Vahabi – Selefiler her nereye gitseler binlerce insanı doğramakta ve binlerce insanın dilini kesmektedirler. Bu anlamda onlar için çocuk, kadın, erkek, yaşlı ve genç olması arasında hiç bir fark yoktur.

Vahabi – Selefiler bu tutumlarıyla her kim Müslüman olmak istiyorsa bu şekilde çirkin bir kalbe sahip olmak gerekir demek istemektedirler. Ben sormak istiyorum bu şekilde çirkin işlerle İslam tebliğ edilebilir mi? Veya oturarak ve İslam'ın fatihasını okuyarak tüm dünyaya anlatmak istiyorlar ki Müslüman demek yani acımasızlık, insan öldürmek ve insan yemekle eş değerdir.

Afrika Kıtası Şia'yı İmam Humeyni (r.a) ve İran Adıyla Bilmektedir

Şia olmam üç yıl sürdü. Sonunda Ehlibeytin (a.s) nuraniyet hakikati karşısında kani oldum ve Şia mezhebine geçtim.

Afrika Kıtasında Şia, İran ve İmam Humeyni'nin (r.a) kıyamı ile anılmaktadır. Çünkü çağımızda insan hakları için mücadele eden ilk kişi İmam Humeyni'dir.

Hatta dine inanmayan ve Müslüman olmayan bazı insanlar İmam Humeyni'yi (r.a) özgür düşüncesinden dolayı sevmektedirler.

Ben, Gine Bissau'da dünyaya geldim, ancak şu anda Gambiya'da yaşıyorum. Kudüs Günü etkinlikleri ülkemde kendine has bir özellikte düzenlenmektedir. İlk olarak Kudüs Gününü İmam Humeyni'den bilmektedirler. Onlara göre bugün İslam dünyasının günü ve istikbarla mücadele günüdür. Ve bu kıyamete kadar böyle devam etmelidir… 


--------------------------------------------------------------------------------
[1] —Gine Bissau Cumhuriyeti, Afrika kıtasının batısında, Atlantik Okyanusu kıyısında bulunan bir devlet. Ülkenin ismine komşu ülke Gine ile karıştırılmaması adına ayrıca başkent Bissau adı eklenmiştir. Gine-Bissau'da 2012 tahmini nüfus bilgilerine göre 1,628,603 kişi yaşamaktadır. Ülke nüfusunun % 50'lik bir kesmi İslam inancını benimsemektedir. Yerel dinlere inananın oranları % 40 iken, Hristiyan inancına göre yaşayan halkın oranı %10'dur. (wikipedia.org)

[2] — Senegal, Senegal Nehri'nin güneyinde, Batı Afrika'da yer alan bir ülkedir. Batıda Atlas Okyanusu 531 km, kuzeyde Moritanya 813 km, doğuda Mali 419 km, güneyde ise Gine 330 km ve Gine Bissau 338 km sınırı bulunan Senegal'in toplam sınır uzunluğu Atlas Okyanusu dâhil 3171 km'dir. Yeşil Burun adaları Senegal kıyılarının 560 km ötesindedir. (wikipedia.org)


Özel Dosya: Kutlu Doğum Haftası Etkinlikleri
Şeyh Zakzaki
conference-abu-talib