2 Eylül 2026 - 17:07
ABD'nin İran ile 6 aylık gerilimi, Asya-Pasifik'teki gücünü tüketti

ABD'nin İran'a yönelik 6 aydır süren askerî operasyonları, Washington'un Asya-Pasifik'teki varlığını zayıflattı ve Çin'e stratejik bir avantaj sundu. Analizlere göre, uçak gemisi transferleri, azalan ortak tatbikatlar ve tükenen silah stokları, ABD'nin "çok cepheli savaş" kapasitesini sorgulatıyor. Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin, Washington'u Doğu Asya'dan uzaklaştırdığını ve Pekin'in bölgedeki etkisini artırdığını belirtiyor.

Uluslararası Ehl-i Beyt (a.s) Haber Ajansı – ABNA: ABD'nin İran'a yönelik altı aydır devam eden askerî operasyonları, Washington'un stratejik önceliklerini yeniden şekillendirirken, Asya-Pasifik bölgesindeki askerî varlığını önemli ölçüde zayıflattı. Uzman değerlendirmelerine göre, bu durum Çin'e bölgede manevra alanı sağlıyor.

Askerî Kaynakların Yeniden Yönlendirilmesi

ABD, İran ile gerilimin başlamasının ardından "George Washington" uçak gemisini Japonya'dan çekerek Hürmüz Boğazı'na yönlendirdi. Bu transfer, Pasifik'teki "Abraham Lincoln" gemisinin yerini almak üzere yapıldı ancak uzmanlara göre, bu hamle ABD'nin Çin ile rekabette kilit rol biçtiği bölgedeki deniz varlığını azalttı.

Aynı dönemde, ABD ile Güney Kore arasındaki ortak tatbikatlar önemli ölçüde azaldı. "Ulchi Freedom Shield" tatbikatı planlanandan 6 gün erken sonlandırılırken, başka bir deniz-kara tatbikatı ise İran savaşı nedeniyle yeterli Amerikan personelinin bulunmaması gerekçesiyle iptal edildi.

Silah Stokları ve Çin Faktörü

Analizler, ABD'nin İran ile savaşının füze ve mühimmat stoklarını tükettiğine dikkat çekiyor. Bu durum, Washington'un Çin ve Kuzey Kore'ye karşı caydırıcılık kabiliyeti konusunda soru işaretleri yaratıyor. Amerikan askerî çevrelerinden gelen raporlar, savaşın, Doğu Asya'daki olası bir krize müdahale kapasitesini sınırlayabileceği endişesini artırıyor.

Hürmüz Boğazı: Yeni Odak Noktası

İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü, ABD'nin savaş hedeflerini yeniden tanımlamasına neden oldu. Uzmanlar, Washington'un başlangıçta İran'ın stratejik kapasitesini vurmayı hedeflediğini, ancak şimdi asıl gayesinin boğazdaki deniz trafiğini güvence altına almak olduğunu belirtiyor.

İran'ın boğazdaki mayın döşeme ve askerî müdahale tehditleri, ABD'yi mayın temizleme ve konvoy koruma operasyonlarına zorlarken, bu durum savaşın maliyetini ve karmaşıklığını artırıyor. Brent petrol fiyatlarının yeniden 90 doların üzerine çıkması da bu gerilimin küresel ekonomik yansımalarını gözler önüne seriyor.

Çin için Fırsat

Uzmanlara göre ABD'nin dikkatinin Ortadoğu'ya kayması, Çin için stratejik bir fırsat yaratıyor. Pekin, Washington'un bölgedeki azalan varlığını fırsat bilerek, Güney Çin Denizi ve Tayvan çevresindeki faaliyetlerini artırabilir.

Analizler, ABD'nin Asya-Pasifik'teki müttefikleri (Japonya, Güney Kore) ile yaşadığı güven bunalımının da Çin'in elini güçlendirdiğini vurguluyor. Özellikle Güney Kore'nin İran savaşına doğrudan katılmayı reddetmesi, Washington ile Seul arasında gerilime yol açtı.

Sonuç: İki Cephe Arasında Sıkışan Washington

Değerlendirmeler, ABD'nin İran ile savaşını ne kadar uzatırsa, Hürmüz Boğazı'ndaki baskıyı sürdürmenin o kadar zorlaşacağını ve bu durumun Çin'in Asya-Pasifik'teki nüfuzunu artırmasına zemin hazırlayacağını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre, yaşananlar, Washington'un "çok cepheli savaş" doktrini ile mevcut askerî kapasitesi arasındaki uçurumu gözler önüne seriyor.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha