1 Ekim 2026 - 17:52
Azerbaycan’da Başörtüsü Sorunu: Din Âlimlerinden Anayasal Haklara Vurguyla Çağrı

Azerbaycan’da okullarda başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesine tepki gösteren din âlimları, yayınladıkları bildiride Kur’an-ı Kerim’den ayetlere atıfta bulunarak, mevcut uygulamaların hem anayasal güvenceleri hem de İslami değerleri ihlal ettiğini belirtti. Âlimler, “adaleti ayakta tutma” sorumluluğunu hatırlatarak yetkililere seslendi.

Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Azerbaycan’da eğitim kurumlarında başörtüsü yasağına karşı çıkan din âlimları, mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’den Nisa Suresi’nin 135. ayeti olan “Ey iman edenler! Adaleti titizlikle ayakta tutan ve Allah için şahitlik eden kimseler olun” ayetiyle başlayan kapsamlı bir bildiri yayımladı. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin din âlimları adına yapılan açıklamada, devlet okullarında başörtülü öğrencilerin karşılaştığı engellemelerden duyulan derin endişe dile getirildi.

Bildiride, 30 yılı aşkın süredir resmi belgelerde başörtülü fotoğrafların yasaklanmasının ardından, bu yasağın eğitim kurumlarına kadar yayılmasının “dini yasaklar kapsamında değerlendirildiği” ifade edildi. Tek tip kıyafet uygulaması adı altında, Azerbaycan’ın örf ve gelenekleriyle bağdaşmadığı savunulan bazı kıyafet biçimlerinin toplumu iffetsizlikten uzaklaştırdığı ve aynı zamanda “dini inancın bir gereği olan başörtüsüne yasak uygulandığı” kaydedildi.

Anayasal Haklara ve Vicdan Özgürlüğüne Vurgu

Din âlimları, eğitim kurumlarındaki tek tip kıyafet uygulamasının Azerbaycan’ın millî değerleriyle çeliştiğini belirterek, kıyafetle ilgili düzenlemelerin Anayasa, insan hakları ve çocuk haklarına uygun olması gerektiğini vurguladı. Azerbaycan Anayasası’nın her vatandaşa eğitim hakkı tanıyan 42. ve vicdan ile din özgürlüğünü güvence altına alan 48. maddelerine işaret edildi. Ayrıca, “Çocuk Hakları Hakkında” Kanun’un 14. maddesindeki çocuğun vicdan, düşünce ve ifade özgürlüğü hakkı ile ebeveynlerin, diğer kişilerin ve devlet kurumlarının bu hakka saygı göstermesi gerektiği hükmü hatırlatıldı.

Bildiride, laik devlet ve laik eğitim anlayışının, dinî inançların okullarda otomatik olarak yasaklanması anlamına gelmediği, aksi takdirde dünyanın birçok Hristiyan çoğunluklu ülkesinde de başörtüsü yasağının olması gerektiği ancak bunun böyle olmadığı belirtildi. Laikliğin devletin herhangi bir dini benimsememesi veya belirli bir dini zorla dayatmamasını ifade ettiği, ancak aynı zamanda vatandaşın kanunlarla korunan dinî inanç ve vicdan özgürlüğünden mahrum bırakılması anlamına gelmemesi gerektiği vurgulandı.

Yetkililere Çağrı ve Talepler

Bu bağlamda, sadece başörtüsü taktığı için bir kız öğrencinin eğitim hakkının ihlal edildiği ve dinî inanç özgürlüğünün elinden alındığı ifade edilerek, ilgili devlet kurumlarına şu çağrılar yapıldı:

  • Başörtülü öğrencilerin okula alınmamasına son verilmesi.
  • Kıyafet düzenlemelerinin millî değerler, anayasal vicdan ve din özgürlüğü ile eğitim hakkıyla uyumlu hale getirilmesi.
  • Laiklik ilkesinin, dinî inanç ve sembollerin genel ve otomatik olarak yasaklanması şeklinde uygulanmasına izin verilmemesi.
  • Çocukların vicdan özgürlüğüne saygı gösterilmesi ve eğitim haklarının korunması.
  • Başörtülü öğrencilerin eğitimden uzaklaştırılmasına yol açan kararın kaldırılması.
  • Bu hukuk ihlallerine sebep olan sorumluların (öğretmen, müdür vb.) hesap vermesi.
  • “Tek tip kıyafet” ifadesinin başörtüsü yasağı ihtimali doğurması nedeniyle, ilgili kurumların başörtüsünün yasaklanmadığını ve yasaklanmayacağını kanunda açıkça belirtmesi.

Son olarak, Azerbaycan’da eğitim sistemindeki ciddi sorunlar varken dikkatin Müslümanların dinî inançlarına yöneltilmemesi gerektiği hatırlatıldı ve halkın millî manevi değerlerine, aile kurumuna, çocuk haklarına ve kanun önünde eşitlik ilkesine saygı gösterilmesi talep edildi.

Ekler

yorumunuz

You are replying to: .
captcha