?>

Amerika ve Siyonist rejimin, bölgenin kitle imha silahlarından arınmasını önlemesi

Amerika ve Siyonist rejimin, bölgenin kitle imha silahlarından arınmasını önlemesi

BM’de İran İslam cumhuriyetinin elçisi ve daimi temsilcisi, Amerika’nın Siyonist rejimin nükleer programına verdiği desteğinin, bölgenin kitle imha silahlarından arınmasını engellediğini söyledi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – Mecid Taht-Revançi, , bölgeden tüm davetlilere ilaveten 4 büyük nükleer gücün de hazır bulunduğu ve fakat Amerika ve Siyonist rejimin karşı çıkmaları nedeniyle katılmadıkları “kitle imha silahlarından arınmış batı Asya” 2. Konferansında yaptığı açıklamada, mevcut şartlarda söz konusu engellerin kaldırılması için öncelikli yolun korsan rejim İsrail’in Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması NPT’ye katılması ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın ırkçı rejimin tüm nükleer faaliyetlerini denetlemesi olduğunu belirtti. 

Bundan önce 2019 yılında düzenlenen “kitle imha silahlarından arınmış batı Asya” 1. Konferansına katılanlar, bölgenin kitle imha silahlarından arınması için bir anlaşmayı sürdürmeye yönelik ciddi taahhütlerini bildirdiler. Fakat bölgede tek nükleer silaha sahip olan Siyonist rejimin oturuma katılmaması, pratikte batı Asya’yı kitle imha silahlardan arındırma çalışmalarını sonuçsuz bıraktı.
Aslında Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Antlaşması  NPT anlaşmasının yürürlüğe girmesinden 50 yıl geçmesine rağmen başta nükleer silahsızlanma olmak üzere antlaşmanın sorumlulukları tam olarak yerine getirilmemiştir. Tabi ki Amerika ve Siyonist rejim ise NPT’nin dünya ve bölge çapında gerçekleşmesinin başlıca ve en önemli engellerindendirler.
Amerika dünyada en büyük nükleer silah sahibi ülke olarak sadece 2019 yılında nükleer silah fabrikaları ve yeni nesil nükleer silah üretmek için 36 milyar dolar harcamıştır. Bu ülkenin  Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Antlaşması INF’ten çekilmesi ve silahsızlanmaya istekli olmaması ise  silahsızlanma ve nükleer silahların yayılmamasına darbe indirmiştir. 
Diğer yandan Siyonist rejim de yüzlerce nükleer başlıklarla bölge güvenliği için bir tehlike sayılıyor ve Amerika’nın destekleri ile başkalarını tehdit ediyor. 
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı eski genel başkanı Muhammed el-Beradei Ajans’ın Siyonist rejimin nükleer santrallerine ulaşmak için çok çalıştığına işaretle, “İsrail nükleer silaha sahip olduğu için, bölgenin birincil tehlikesi sayılıyor” dedi.
Irkçı rejim batı Asya’nın birçok ülkesi tarafından gayrı meşru ve gasıp bir rejim olarak biliniyor ve her zaman bu rejimi kitle imha silahların yayılmasını engellemeye zorlayan anlaşmalar ve oturumlara katılmaktan sakınıyor. Bu yüzden İran uluslararası topluma bir çok kez çağrıda bulunarak, ırkçı rejimi NPT’ye katılmaya ve UAEA üyesi olmaya mecbur etmesini istemiştir.
İran İslam cumhuriyeti açısından son yıllarda batı Asya’ya yaşanan krizler ve değişken şartlar, bölgenin kitle imha silahlardan arınması gerektiğini zaruri kılıyor; ayrıca batı Asya’da kitle imha silahlarından arınmış bir bölgenin oluşması ise korsan rejimin bu konuda uluslararası anlaşmalara uymasını sağlıyor. 
Bu bağlamda İslam inkılabı rehberi birkaç kez, örneğin Nisan 2010’da Tahran’da düzenlenen Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme ve Silahsızlanma konferansına gönderdiği mesajında şöyle bir vurguda bulundular:
Bize göre nükleer silahlara ilaveten diğer çeşitleri de vardır. Kimyasal ve biyolojik gibi silahlar da insanlık için ciddi tehdit sayılıyor. Bizzat kimyasal silah kurbanı olan İran halkı diğer halklardan daha fazla benzer silahların üretim ve depolanmasından doğan tehlikeyi hissediyorlar ve tüm gücü ile benzer tehditlere karşı mücadeleye hazırdır. /

342/


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*