?>

Atvan, 'Adana Anlaşması'nı Yazdı

Atvan, 'Adana Anlaşması'nı Yazdı

Ortadoğu’nun hatrı sayılan Filistinli gazetecilerinden, aynı zamanda Londra’daki Re’y’ul Yevm Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Abdülbari Atvan, 'Adana Anlaşması'nı yazdı.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Ortadoğu’nun hatrı sayılan Filistinli gazetecilerinden, aynı zamanda Londra’daki Re’y’ul Yevm Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Abdülbari Atvan, 'Adana Anlaşması'nı yazdı.

Ebu Bekir Dilli'nin tercüme ettiği yazı şu şekilde:

Adana Anlaşması, Suriye’deki yeni dönemin çözüm şiarı… Lavrov neden birden bire Rus-Türk kararını uygulamayı ortaya koydu? Resmi Suriye tarafı bunun neresinde? Peki ya İdlib? Kürtlerin rüyası Fırat'ın doğusundaki "Şeyhlik" petrolünde buharlaştı mı? Araplar, Buseyne Şaban'ın eski-yeni tavsiyelerine mi uyar?  

İlk defa ve çok fazda açık bir şekilde Sergey Lavrov, Rusya dışişleri bakanı, Rusya ve Ankara, geçen Perşembe düzenlenen Soçi’deki üçlü zirvede, 1998 yılında Türkiye ile Suriye arasında imzalanan “Adana anlaşması” konusunda, Türkiye-Suriye sınırındaki terör tehditlerine karşı koymada örnek yol olarak anlaştıklarını ortaya koydu.

Rusya-İran-Türk üçlü zirvesinden beş gün sonra gelen açıklama, ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye kontrolünde 20 km derinlikte Suriye sınırında inşa etmek için çağrıda bulunduğu güvenli bölgenin gömülmesi ve Suriye'nin bölünmesini ve Fırat Nehri’nin doğu yakasında bir "devletçik" kurmaya engel olmak anlamına geliyor.

Adana Anlaşması'nın uygulanması, Türk ve Suriye’nin tüm güvenlik kaygılarının birlikte ortadan kaldırılması ve Kürt, Arap, Türkmen veya uluslararası, sınır ötesi yerlerden gelen bütün teröristlere karşı ortak mücadele etme, 8 yıllık kanlı kaos dönemini dürmek ve özellikle de Amerikan ve yabancı askeri müdahalelerinin dürülmesi, altı milyondan fazla Suriyeli mültecinin anavatanına geri dönmesidir ki, bunların yarısından fazlası Türkiye’de bulunuyor. Bunlar, Suriye’nin şartlarına en uygun olanlardır.

İdlib’deki durum, Suriye’deki siyasi çözüm ve ABD güçlerinin geri çekilmesi sonucu ortaya çıkan boşluğun nasıl doldurulacağına ilişkin Soçi Zirvesi’nde yapılan diğer anlaşmaların açıklanmadığı kesin, ancak bunların açıklanmasında tedrici bir üslubun benimsendiği ve çözümün aşamalı bir şekilde açıklanacağı görülüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın en bariz kurbanların sivillerin olacağı insani bir felaketten kaçınmak için vaat ettiği barışçıl müzakere çözümlerinin tesiri altında, İdlib ilinin yüzde 90'ını kontrol eden "Şam Kurtuluş Örgütü"nün kontrolünü sona erdirmek için Türk-Rus-Suriye üçlü askeri çözümünün yaklaşmakta olduğu kehanetinde bulunmuştuk.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Soçi Zirvesi’nde “Adana Anlaşması”nın uygulanmasına ilişkin muvafakati, Suriye devletini ve cumhurbaşkanını tanımak, bu anlaşmanın tozunu üflemek için Rus şemsiyesi altında diyalog masasında oturmak ve bu alanda ortak uygulama mekanizmaları koymak anlamına geliyor. Bu, mantığın söylediği şey. Bu çerçevede ilk adım, diyalog havasının oluşturulması ve Türkiye ve Suriye tarafındaki her türlü medya kızışmasını durdurmaktır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ve Suriye tarafları arasında istihbarat servisleri düzeyinde temaslar olduğunu kabul etti, ancak şimdi "Adana anlaşması"nın çözüm olduğu konusunda anlaşmaya vardıktan sonra, bu temasların seviyesini istihbarattan siyasete yükseltmek şart ve bu "model"in dışlanması gerekmiyor. Bu, Soçi Üçlü Zirvesi'nde kararlaştırılan adımlardan biri.

ABD ve İsrail’in ve bazı Arap müttefiklerinin hedefinin Suriye’yi bölmek ve körfez yolu üzerinde Fırat’ın doğusunda Suriye petrol ve doğal gaz kuyuları üzerinde “devletçik” yada “şeylik” kurma hedeflerinin olduğu noktasında Lavrov’un görüşünde muvafığız. Ancak Arap ordusu ve Suriye devletinin direnci ve Rus-İran desteği bu planı başarısız kıldı. Sykes-Picot’tan sonra ve Arap bölgesinin İngiliz-Fransız işgali sırasındaki durumu şimdiden daha üzüntü verici değildi.

Görüşümüze göre merkezi dönüm noktası, müttefik Rusya’nın Suriye yönetiminin Suriye’nin bütün topraklarına barışçıl yada savaşla geri dönmesinde ısrar etmesi ki bu, bölme planını havaya uçurmuştur ve ABD’nin yenilgiyi kabul etmeye zorlanması ve başkanı Trump’un bütün kuvvetlerini nisan ayına kadar geri çekeceğini ilan etmesidir.

Suriye Cumhurbaşkanı Danışmanı Dr. Buseyne Şaban, Moskova’da katıldığı Valdai Uluslararası Forumu arasında yaptığı açıklamada Suriye meselesinin yüksek derecede önemini şöyle delillendirdi; “Suriye, Arap Birliğinin temelini oluşturuyor. Araplar ona geri dönmeli. Çünkü o, gerçek Arap direniş çizgisini temsil ediyor. Filistin davasına ve Arap geleceğine isteği temsil ediyor.”

O, eski-yenilenmiş bir dildir. “Varşova Arapları”nın bunu anlamalarını umarız ki onlar yada çoğu, son on yıldır İbranice diliyle aşırı meşgul oldukları için harflerini, müfredatını ve ulusal manalarını unuttular. Çok olmazsa eğer, onlar için hidayet ve doğru yola geri dönmelerini dileriz.


İlgili Konular

Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*