?>

Ayetullah Ramazani: Batı Toplumunda Liberalizmin Sonucu Kayıtsızlık ve Laubaliliktir

 Ayetullah Ramazani: Batı Toplumunda Liberalizmin Sonucu Kayıtsızlık ve Laubaliliktir

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri liberalizm dünyasının sürekli halkın düşünce ve inanç değişimi için gayret ettiğine değinerek şöyle dedi: Batı toplumunda liberalizmin sonucu kayıtsızlık ve laubaliliktir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri liberalizm dünyasının sürekli halkın düşünce ve inanç değişimi için gayret ettiğine değinerek şöyle dedi: Batı toplumunda liberalizmin sonucu kayıtsızlık ve laubaliliktir.

Ayetullah Rıza Ramazani 24.3.2022 tarihinde Lengerud’un Fetide köyündeki camide düzenlenen Fetide Köyü Şehitlerini anma merasiminde Rabbani Alim Ayetullah Seyit Mucteba Rudbari’nin vefatı ve bu merhumun teşyii cenaze ve tedfin merasimlerine halkın geniş katılımına işaret ederek şu açıklamalara yer verdi: Bu seçkin şahsiyet Kum ve Necef’te 20 yıldan fazla İmam Humeyni’nin (r.a) öğrenciliğini yaptı ve din ve ilim havzalarına hizmet etti.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri Serdar Hakbin’in ahlaki ve davranışsal seçkin konumuna da değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: Suriye gezim sırasında bu şehidin edebî ve manevi durumu çok konuşuldu. Bugün Serdar Süleymani ve Serdar Hakbin gibi kalplere ahlak ve maneviyatla hükmedecek komutanlara ihtiyacımız var.

Fetide köyü halkı dindarlıkları, devrime bağlılıkları, velayetçi olmaları ve Ehlibeyt’e (a.s) sevgileriyle ünlüdür. Bu bölge halkı, birlik ve beraberliğin sağlanmasının çok önemli olduğu tarım ve hayvancılık sektörlerinde faaliyet göstermektedir.

İnkılabın ikinci adımında mümin ve inkılabi çocukların yetiştirilmesine ihtiyacımız var. Bir zamanlar bu ülkede dinin tatil edilmesi çanı çalınıyor ve dinin artık sosyal alanda var olamayacağı ilan ediliyordu. Pehlevi döneminde din, kendisini yalnızca dua ve oruç gibi bir dizi bireysel boyutta gösterdi ve dinin tüm yönleri canlı ve dinamik değildi.

İmam Hüseyin (a.s) meclisleri zulüm karşında durmalı ve yas merasimlerin sosyal bir etkisi olmalıdır. İslam İnkılabı kültürel, sosyal ve politik dâhil olmak üzere dinin çeşitli yönlerini yeniden canlandırdı. İnkılabın başarıya ulaşmasından itibaren, düşmanlar toplumda dinin toplumsal çehresini silmeye çalıştılar.

Devrimin kırk dört yılı boyunca, İran halkı, toplumda İslam’ın doğru anlayışını yeniden tesis etmek için düşmanlarına karşı durdu ve azizlerini inkılaba sundu. İmam Humeyni (r.a) bize Aşura, Gadir, Hac ve İmam Hüseyin’in (a.s) gözyaşı dökmenin başka bir yorumunu sundu. Düşman, din ve insan doğasıyla iç içe olan şeylerle savaşılamayacağını anladı. İslam İnkılabı, rahmetli İmam’ın (r.a) bir mucizesiydi ve doğru, derin ve kapsamlı bir İslam anlayışı olan bu mucizeyi korumak bir kamu görevidir.

Çocuklarımıza dakik ve derin İslam’ı; insanın kendisiyle, başkalarıyla, Allah’la ve hatta çevreyle bir ilişkinin olduğu bir İslam’ı anlatıp öğretmeliyiz. Tebliğcilerimizin görevi, dua ve oruç da dâhil olmak üzere ilahi hükümlerin yayında insanlara Allah yolunda çalışmayı da öğretmelidir. İran milleti mukaddes savunma ve haremin korunması gibi çeşitli zaman dilimlerinde inkılabın korunması için bedel ödemiştir.

Allah Teala bizi adaletle görevlendirerek adaletin gerçekleşmesi ve Hz. Mehdi’ye (a.s) yardım edilmesinin pahasının ödenmesini istemiştir. Hepimiz toplumda adaleti uygulamak ve zengin ile fakir arasındaki uçurumu kapatmak için çalışmalıyız. Bizler zulüm, haksızlık ve ayırımcılığa nispetle sorumluyuz. Kur’an, hakkı yüceltmek için her zaman ayağa kalkmayı ve yüzleşmeyi vurgular. İnsan onurunu ve insanlığın saygınlığını zedelemek isteyenlere karşı durmalıyız, bunu ihlal etmemeliyiz.

İmam Humeyni’nin (r.a) mucizesi olan İslam İnkılabını yaşatmak için halkın sahada olması gerekir ve toplumun bu varlığı güvenlik faktörünü arttırır. Geçim sıkıntıları sorumluların tedbirleriyle ortadan kaldırılmalıdır. Kuşatıcı İslam sisteminde güç halkın etkin varlığı ve Rehberin rolüdür ve halkın bir rükün unvanıyla korunması gerekir.

Bugünün alanı kültürel ve ekonomik bir savaş alanıdır. Bugün ABD ve Avrupa Kongresi’nde şehitlerin ideallerini baltalamak ve çocuklarımızın kültürlerini ve dinlerini değiştirmek için büyük meblağlarda para aktarılıyor. Beşeri dünyayla irtibatın kurulması için sanal ortamın fırsatlarından yararlanılmalıdır. Sanal âlem fırsatı eşsiz bir fırsat ve aynı zamanda eşsiz bir tehdittir; günümüzde sanal âlem insanların evlerine, kültürüne, tesettürüne, edebiyatına, ahlakına ve maneviyatına girmiştir.

Kültür cephesi, din adamlarının, Cuma imamlarının ve tebliğcilerin yer alması gereken önemli bir cephedir. Kültürel mütevelliler çocuk, ergen ve genç nesline nispetle mühendislik içerikli atılımlar gerçekleştirmelidirler. Düşman sorumluluk, haysiyet, Allah sevgisi, maneviyat ve halka hizmet kelimelerini kutsallıktan çıkarmaya çalışmaktadır. Günümüz neslinin itibarını koruyarak toplumumuz yeniden canlandırılmalıdır. Emanete riayet etmek, insanların elinden tutmak, fakirliğin kökünü kurutmak ve … gibi çoğu kavramların ihya edilmesi gerekir.

İslam İnkılabı, kelimenin tam anlamıyla dindarlığı canlandırmalıdır. Dini kabullenen ve dini kaygısı olan gençler yetiştirmeliyiz. Liberalizm edebiyatı başıboşluk ve laubaliliktir ve insanı din, dini hakikatler, ahlak ve inanca nispetle sorumsuzlaştırır. Düşman oyuncak bebek ve oyuncak yapımından Hollywood filmleri yapımına kadar laubaliliğin peşindedir. Liberalizm dünyası halkın düşünce ve inançlarını değiştirmek için var gücüyle çalışmaktadır.

Bizim görevimiz şehitlerimizin bize emanet ettiği şeyleri korumaktır. Şehitlerin anılıp saygıyla yad edilmesi yalnızca merasimlerle olmaz, şehitlerimizin vasiyetleri de ihya edilmelidir. Düşmanın tüm çabasına rağmen bugünün dünyası maneviyata yönelmiştir. Günümüz dünyasında insanların kendilerini kabullenmesi için kimlik tanısı klinikleri oluşturulmuştur.

Günümüz dünyasında gelişmelerle karşı karşıyayız. Batı, manevi eğilimlerin popülerliğini görerek sahte ve yapmacık maneviyatlar geliştirmiştir. Maneviyat bir ilke ve ihtiyaçtır ve Batı bunu sahteleştirmeye çalışıyor. Bugün Avrupa ve Amerika’da yaklaşık kırk bin sahte manevi akım oluşturulmuştur. Dünyada din, Allah, dini hükümler vb. olmadığı bir maneviyat yaygınlaştırılıyor. Düşmanın tüm çabasına rağmen bugün Almanya ve Londra’da 2 bin 700 İslam merkezi vardır ve çoğu ülkede halkın geniş katılımıyla Aşura merasimleri düzenleniyor.

Batı toplumu İmam Humeyni’nin (a.s) tertemiz İslam’ının susuzluğunu çekiyor. Böyle bir İslam, beşerin maneviyatına cevap verebilir ve çeşitli boyutlarda ihtiyaçlarını giderebilir. İslam İnkılabı muhalifleri, BBC ve Menoto da dâhil olmak üzere medya kanallarında kuşku yaratmakla meşguldür. Şehitleri anma toplantılarının sonucu fedakârlık ve şehitlik kültürünün yaşatılması olmalı ve gençler, yaşlılar ve ilim havzaları da dâhil olmak üzere çeşitli kesimler bu emanete sahip çıkmalıdır.

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri toplantının sonunda şu ifadelere yer verdi: Başta Ayetullah Reisi olmak üzere devlet adamlarımızın akıllıca tedbirleriyle halkın sorunlarına çözüm getirmesini temenni ediyoruz.

...............................
167


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*