?>

Ayetullah Ramazani: İmam Musa Sadr’ın Kaygısı İslam’ın Toplum’da Yer Almasıydı / Rubab Sadr: İmam Musa Sadr ile Ayetullah Şehit Beheşti Arasında Fikirsel ve Pratik Ortak Yönler Var

  Ayetullah Ramazani: İmam Musa Sadr’ın Kaygısı İslam’ın Toplum’da Yer Almasıydı / Rubab Sadr: İmam Musa Sadr ile Ayetullah Şehit Beheşti Arasında Fikirsel ve Pratik Ortak Yönler Var


Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Genel Sekreteri: İmam Musa Sadr diyalog ehli, yakınlaştırıcı ve İslam’ın savunucusuydu ve İslam’a hakaret edilmemesi için kiliseye gidiyordu.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA - Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Lübnanlı şahsiyetlerle görüşmelerinin devamında İmam Musa Sadr’ın kız kardeşi Rubab Sadr ile görüştü.

Bu görüşmede Ayetullah Rıza Ramazani İmam Musa Sadr’ın yayın faaliyetlerin takdire şayan olduğunu dile getirerek şu açıklamalarda bulundu: Tüm meslektaş ve dostların İmam Musa Sadr’ın konuşmalarını dinlemelerini öneriyorum. Bugün Lübnan’da onun tebliğ faaliyetlerinin meyvelerini görüyoruz ve kabul etmek gerekir ki büyük işler için direniş şehitleri gibi bedel ödenmelidir.

Avrupa bilim konferanslarından birinde, Batılı bir düşünür, Ehlibeyt (a.s) ve Şia kültüründe birisi şehadet modeliyle Hüseyin b. Ali (a.s) ve diğeri Şialara ümit veren âlemin kurtarıcısı Mehdi olmak üzere adalet ve cihat akımlarını güçlü tutan iki gerçek olduğunu söyledi. İnşallah İmam Musa Sadr, İmam Mehdi’nin (a.s) yaranları arasında yer alır ve biz onun için hayır duada bulunuyoruz.

İmam Musa Sadr’ın boşluğu gerçekten hissediliyor ve 43 yıl sonra her gün ve her an sözleri ve konuşmaları hala kulaklarımda çınlıyor.

Ayetullah Şubeyri’nin Şehit Beheşti ve İmam Musa Sadr’a özel bir bağlılığı var. İmam Musa Sadr ile Ayetullah Beheşti arasındaki yakınlık, bu iki şahsiyetin her zaman dost ve yaranlarının gönüllerinde kalmasına sebep oldu.

Ayetullah Ramazani’nin sözlerinin teyidi doğrultusunda Rubab Sadr Hanım da şu açıklamaları yaptı: bu İki saygın şahsiyet samimi dosttu. İmam Musa Sadr Lübnan’a geldiğinde Sayın Beheshti de geldi ve birlikte birçok düşünsel ve pratik ortak noktalara sahiptiler.

“Rubab Sadr Hanımın günden güne insana ümitsizliğin hâkim olduğu tehlikeli ve sorunlarla dolu bu günlerde bizlere tavsiyelerde bulununuz” şeklindeki isteği karşısında Ayetullah Ramazani şöyle dedi: İslam anlayışımızı güçlendirmeliyiz. İslam’ın farklı boyutları vardır. Merhum Mutahhari, ilahiyat okulunun büyük kişiliklerinden biriydi. İmam Humeyni onun hakkında şöyle buyurmuştur: Dinde devrim ve İslam ilkelerini Şehit Mutahari sundu ve kendisi kapsamlı bir İslam anlayışına sahipti. Şehit Mutahhari, liberal İslam’ın karşısındaydı ve rahmani bir İslam’ı kabul ediyordu ki kurtuluş yolu da budur.
İmam Musa Sadr diyalog ehli, yakınlaştırıcı ve İslam’ın savunucusuydu ve İslam’a hakaret edilmemesi için kiliseye gidiyordu. Taahhüdümüz diğerlerinden daha çok olmalıdır. Batı’da güçlü Kur’an âlimleri var, ama Kuran’a bağlılık yok. İmam Musa Sadr’ın kaygısı İslam’ı ev köşelerinden çıkarıp sosyal hayata dâhil etmekti.

Batı, İslam’ın onurunu ayaklar altına almak istiyor, bu yüzden İslam’ın izzetini korumalı ve topluma kazandırmalıyız. İman, marifetle kazanılır. Allah’tan başarı ve ihlas istemeli ve ümidimiz O’na olmalıdır. Merhum Allame Hasan Zade şöyle buyuruyordu: Allah Teâlâ yüce Arş’ın Rabbidir ve yüce Arş, müminin kalbidir.
Rubab Sadr Hanım: Akademik şahsiyetlerden birisi Allame Hilli ile İmam Musa Sadr’ın arasında benzerliklerin olduğunu söylüyor. Ben Allame Hilli hakkında bilgi sahibi olmak istiyorum; Farsça kitapları var mı? İlim havzalarında Allame Hilli’nin kitapları okutuluyor mu?

Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayı Rubab Sadr Hanım’ın sorusunu şöyle cevaplandırdı: “Şeraiu’l-İslam fi Mesaili’l-Helal ve’l-Haram” kitabı Allame Hilli’ye aittir. Allame Hilli kelam ilminde Nasırü’d-Din Tusi’nin öğrencisi ve Nasırü’d-Din Tusi de fıkıh ilminde Allame Hilli’nin öğrencisiydi. Bu ikisini birbirinin üstadı ve öğrencisi olarak tanırlar ve onlara “Fukahau’l-Akdemin” adını verirler. Fıkhi bakış açısı Allame Hilli zamanında başladı. Sahibu Cevahir olarak bilinen Şeyh Muhammed Hasan Necefi, Allame Hilli’nin Şeraiu’l-İslam adındaki kitabına 43 cilt şerh yazmıştır ki bu Cevahiru’l- Kelam adındadır.

Günümüzde ilim havzalarında içtihada yönelik dersleri, Şerhi Cevahir olmaksızın ileri götüremeyiz. Keza Fazıl Miktad’ın şerhi eşliğindeki “Hadi Aşr” kitabı da Allame Hilli’nin eseridir ve bu kitabın Farsça tercümesi de mevcuttur.

İmam Musa Sadr’ı fıkıh ve kelam da değişim icat etmesi yönüyle Allame Hilli’ye benzetmiş olabilirler. İmam Musa Sadr İslam’ın tanıtılması ve dinler söyleminde köklü değişimler yaratmıştır.

..........................
167


Yorumunuzu Giriniz

E-Posta adresiniz yayımlanmayacaktır. *İle işaretli alanların girilmesi mecburidir.

*